Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1997’de siyasi bir mitingde okuduğu şiir nedeniyle hapsedildi. Kendisini halka bir kahraman, özgürlük ve adalet savunucusu olarak tanıtırken, yargı reformu konusundaki çabaları vatandaşlar tarafından büyük memnuniyetle karşılandı.
Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 yıla yakın yönetiminde Türkiye’deki yargı, milyonlarca vatandaşın hayatını kısıtlayıcı yasal prosedürlerle sınırlandırılmış bir kriz geçiriyor. Bunun neticesinde insanların adalete olan güveni her zamankinden daha fazla azaldı.
Ülkedeki muhalif kesim, iktidar partisi içerisindeki otoriter idare ve kayırmacılığın güveni zedelediğini ve bunun sonucunda genel performansın zayıfladığını dile getiriyor.
Birçok kişi ülkedeki mahkemelerin, reforma en çok ihtiyaç duyulan alan olduğunu düşünüyor. Hukuk uzmanları, yargıdaki tutuklamaların ve beyin göçünün yargıyı bozduğunu, halen görevde olan hâkimlerin ise bir korku iklimi nedeniyle endişeli olduğunu söylüyor.
Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, “Yargı, bağımsızlığını tamamen kaybettikten sonra hükümetin elinde bir silah haline geldi. Bu sorun Türkiye'de bir günde ortaya çıkmadı ancak mevcut hükümet altında zirveye ulaştı” yorumunda bulundu.
Başarısız darbe girişiminin ardından 4 bin hâkim meslekten ihraç edildi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ülkede sayıları 14 bini bulan hâkimlerin iş tecrübesinin ortalama seviyede olduğunu ve iş deneyimlerinin 2.5 yılı aşmadığını belirtti.
Geçtiğimiz ay, Cumhurbaşkanı Erdoğan insanlara hizmet etmeye, bağımsız yargıyı güvence altına almaya ve dava süresinin kısaltılmasına odaklanan Yargı Reformu Paketi Strateji Belgesi’ni açıkladı.
Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği Eş Başkanı Avukat Veysel Ok, “Yargı sisteminde bir kusur olduğunu kabul etmek iyidir. Öte yandan, anayasamız bize tüm hakları garanti ediyor. Yerel yasalara ve Avrupa sözleşmelere uymaları halinde reforma ihtiyaçları olmayacak" şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Erdoğan, bağımsız bir yargının önemini açıkça dile getirmesine rağmen, kendisine eleştiri yöneltenler, Türkiye’deki mahkemelerin tam bağımsız bir şekilde çalışma yürüttüğünü düşünmüyor.
Buna en iyi örnek de, adli ve idari yargı hâkim ile savcılarını mesleğe kabul etme, atama, nakletme, disiplin cezası verme ve görevden uzaklaştırma ile görevli olması nedeniyle ülkedeki en güçlü yargı organı olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK).
Hukuk uzmanlarına göre HSK, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini genişleten 2017 referandumundan bu yana Erdoğan'a yakın konumda bulunuyor.
Bugün, HSK’da, TBMM tarafından seçilen 7 üye ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçtiği 4 üyenin yanı sıra Adalet Bakanı başkan, Adalet Bakanlığı Müsteşarı da doğal üye olarak görev yapıyor.
Erdoğan’ın yargılandığı dönemde de, Türk yargı sistemi hiç ideal durumda değildi. Hukuk profesörleri, ülkenin yalnızca sınırlı zamanlarda bağımsız yargıya sahip olduğunu belirtiyor.
Bunlarla birlikte Erdoğan, 2003’ten başlayarak iktidardaki ilk yıllarında hükümetini Avrupa Birliği'nin (AB) teşvikiyle yargı reformlarına doğru yönelttiğinde övgüyle karşılandı. Erdoğan, Türkiye'nin sistemini Avrupa standartlarıyla daha uyumlu hale getirmek amacıyla idam cezasını kaldırarak üç seviyeli (Mahkeme, Temyiz ve Yargıtay) bir sistem getirdi.
Bu gelişmelere rağmen hapishanelerdeki tutuklu ve mahkûm sayısı, AK Parti’nin 17 yıl önce iktidara geldiğini döneme kıyasla 5 kat artarak 272 bine yükseldi. Metin Feyzioğlu, en az 15 milyon vatandaşın tanık ya da sanık olarak ceza adaleti sisteminde kuşatıldığını ve mahkemelerde halen 7,5 milyon ceza davası olduğunu söyledi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir dönem öğretim görevlisi olan ancak ‘barış bildirisini’ imzaladığı için görevden alınan Cenk Yiğiter, yargıdaki herkesin ‘temizlik giyotini’ altına düşmekten ve Fethullah Gülen destekçisi olmakla suçlanma endişesi yaşadığını dile getirdi.
Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmaları sürüyor
Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmaları sürüyor
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة
Havana'daki bir hükümet binasında Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Raúl Castro ve Fidel Castro'nun fotoğrafları, 20 Mayıs 2026 (Associated Press)
Havana'da Küba Devrimi hakkında bir sergide, duvardaki Raúl ve Fidel Castro fotoğraflarının yanında bir adam telefonla konuşuyor, 20 Mayıs 2026 (Associated Press)
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Maria Elvira Salazar, Washington'daki Kongre binasında düzenlediği basın toplantısında Raúl Castro'nun yargılanması çağrısında bulundu, 20 Mayıs 2026 (Reuters)
ABD Kongre Binası önünde, İran savaşı nedeniyle benzin fiyatlarının yükseldiğine dikkat çeken bir tabela (AFP)
Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, Kentucky ön seçimlerinde yenilgisini açıkladıktan sonra, 19 Mayıs 2026 (AP)
Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, 20 Mayıs 2026 (AP)
Trump, Beyaz Saray’da MAGA şapkalarını imzalarken, 19 Mayıs 2026 (AFP)