Antalya tüm zamanların rekoru kırıldı: 1 günde tam 96 bin turist

Antalya tüm zamanların rekoru kırıldı: 1 günde tam 96 bin turist
TT

Antalya tüm zamanların rekoru kırıldı: 1 günde tam 96 bin turist

Antalya tüm zamanların rekoru kırıldı: 1 günde tam 96 bin turist

Turizm kenti Antalya’ya, 14 Temmuz Pazar günü, hava yoluyla 96 bin 191 turist geldi. Bu sayıyla tüm zamanların 'gün' rekoru kırılırken hedefin ise 100 bin olduğu belirtildi.
Dünyanın sayılı turist destinasyonlarından olmasının yanı sıra Türkiye'nin dünyaya açılan penceresi olan turizm kenti Antalya'da hava yoluyla gelen turist sayısından rekorlar kırılmaya devam ediyor. Geçen yılı 13 milyon 642 bin turistle kapatan Antalya'da, bu yıl ise hedef 16 milyon olarak belirlendi. Antalya hedeflerine emin adımlarla ilerlerken Rus ve Alman uyruklu turistlerin başı çektiği görüldü. 
Antalya turizminde, 14 Temmuz'da yeni bir rekor kırıldı. Pazar günü kente hava yoluyla gelen 96 bin 191 turistle tüm zamanların 'gün' rekorunu kırıldı. 1 Ocak'tan, 14 Temmuz'a kadar kente gelen turist sayısının 6 milyon 749 bin 751'e ulaştığı bildirildi.  



Trump küreselleşmenin tabutuna çivi mi çakıyor?

Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
TT

Trump küreselleşmenin tabutuna çivi mi çakıyor?

Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)
Trump'ın kararnameyi imzalamasıyla Asya ve Avrupa piyasaları çakılmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi paketi, dünya piyasalarında sarsıntı yarattı.

Washington Post, ABD’nin “kendisini zengin ve güçlü kılan” küreselleşme sistemini terk ederek başlattığı ticaret savaşında uluslararası ekonomi politikalarından koptuğunu yazıyor.

II. Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana ABD’nin yatırım ve finans sektörünün önündeki engelleri azaltmaya yönelik adımlar attığı ancak Trump’ın politika değişikliğiyle bu dönemin sonlandığı ifade ediliyor.

Küreselleşmeyle liberal ticaret politikalarının ABD’de milyonlarca kişi için istihdam yarattığı değerlendirmesi yapılırken, özellikle imalat sektöründe kalifiye olmayan işçilerin zorluk yaşadığına dikkat çekiliyor. 

Çin’in 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) girmesiyle dengelerin değiştiği, Çin’den ithalatı artıran ABD’de 2,4 milyon kişinin bu sebeple işsiz kaldığı aktarılıyor. Ekonomistlerin “Çin şoku” adını verdiği bu olaya karşı Washington yönetiminin gerekli adımları atmamasıyla durumun zaman içinde daha da kötüleştiği belirtiliyor. 

Trump’ın ilk döneminde bu durumdan faydalanarak Çin ve göçmen karşıtı çizgisiyle muhafazakar seçmenlerden destek aldığına işaret ediliyor. Cumhuriyetçi liderin, yerli üretime ve iç siyasi dengelere ağırlık verdiği “Önce Amerika” politikasıyla sunduğu gümrük vergisi paketinin, bu sorunları çözmek yerine daha da derinleştirebileceği yorumu yapılıyor. 

Dünya Bankası’nın eski başekonomisti Carmen Reinhart, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Bu tarihi bir an. Yönetim geri adım atsa ve müzakereler yumuşatılsa bile bu, küreselleşmenin tabutuna çakılmış bir çividir.

Trump’ın 2 Nisan’da imzaladığı kararname kapsamında ABD’nin 185 ticaret ortağıyla yaptığı ithalatlara ek gümrük vergisi uygulanacak. Türkiye en düşük oran olan yüzde 10 diliminde yer alırken, Çin’e yüzde 34 ek gümrük vergisi getirilecek. Ocaktan bu yana Çin’den ithalata uygulanan vergilerle bu oran toplamda yüzde 54’e ulaşmış oldu. Pekin yönetimi, ABD’den ithalata dün yüzde 34 vergi getirerek misilleme yaptı. 

Trump vergi paketini açıklarken şu ifadeleri kullanmıştı: 

Amerikan tarihinin en önemli günlerinden biri, ekonomik bağımsızlığımızın duyurusu, ABD'nin altın çağı geliyor.

Analizde, ABD’nin vergilerinden korunmak isteyen Avrupa Birliği’nin Hindistan’la serbest ticaret anlaşması yapmaya yöneldiği, Brezilya’nın da Çin’le ticari ilişkileri geliştirme adımları attığına dikkat çekiliyor.  

Columbia Üniversitesi’nden Jeffry Frieden, piyasalarda dengelerin değişeceğini belirterek şunları söylüyor: 

Mevcut kaostan nasıl bir uluslararası ekonomik düzen çıkarsa çıksın, ABD'nin bu düzendeki rolü temelden değişecektir.

 

Independent Türkçe, Washington Post, CNN