Uyuşturucu baronu El Chapo’ya ömür boyu hapis cezası

Uyuşturucu baronu El Chapo’ya ömür boyu hapis cezası
TT

Uyuşturucu baronu El Chapo’ya ömür boyu hapis cezası

Uyuşturucu baronu El Chapo’ya ömür boyu hapis cezası

Meksikalı uyuşturucu baronu El Chapo lakaplı Joaquin Guzma ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 
Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar’dan sonra en tanınmış zehir taciri Meksikalı uyuşturucu kaçakçısı, El Chapolakaplı Joaquin Guzman ABD mahkemelerince ömür boyu hapse mahkum edildi. Guzman’ın Aldığı bu ceza sonrasında iyi hali bile gözetilse dahi 30 yıldan önce hapisten çıkamayacağı ve cezasını ABD’nin en güvenli hapishanesi ADX Florence’de geçireceği kaydedildi. 
Cezası açıklanmadan önce konuşma yapan Guzman Amerikan adalet sistemini ‘yozlaşmış’ olarak nitelendirdi ve “Bütün dünya onu izlerken yargıç beni adil bir şekilde yargılamayı reddetti. Jürinin suiistimali yüzünden bu dava lekelendi. Mağdur olarak tutulduğum cezaevinde acımasız ve insanlık dışı muamele görüyorum” sözlerini kullandı. 
El Chapo’nun ömür boyu hapis cezası aldığı duruşmada eşi Dania hazır bulunurken, annesi Mara Consuelo Loera Pérez ise ABD makamları kendisine vize vermediği için oğlunu görme şansını elde edemedi. 
Sinaloa Kartelinin eski lideri olan Joaquin Guzan, Usame Bin Ladin'in ölümünden sonra ABD tarafından en çok aranan suçluydu. Bu yüzden ABD hükümeti, Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar'ın ölümünden sonra dünyadaki en büyük uyuşturucu kaçakçısı olarak El Chapo’yu kabul etmişti. El Chapo’nun çeyrek asırda, ABD’ye bin 213 ton uyuşturucu, bin 44 ton kokain, 222 kilo eroin, yaklaşık 50 ton esrar ve metamfetamin soktuğu bildirildi. 



Trump, İran'ın anlaşmayı kabul ettiğini duyurdu

Dün yayınlanan bir hava fotoğrafı, İran'ın Hark Adası'ndaki bir petrol terminalinin geçen şubat ayındaki durumunu gösteriyor (Reuters)
Dün yayınlanan bir hava fotoğrafı, İran'ın Hark Adası'ndaki bir petrol terminalinin geçen şubat ayındaki durumunu gösteriyor (Reuters)
TT

Trump, İran'ın anlaşmayı kabul ettiğini duyurdu

Dün yayınlanan bir hava fotoğrafı, İran'ın Hark Adası'ndaki bir petrol terminalinin geçen şubat ayındaki durumunu gösteriyor (Reuters)
Dün yayınlanan bir hava fotoğrafı, İran'ın Hark Adası'ndaki bir petrol terminalinin geçen şubat ayındaki durumunu gösteriyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’a yönelik planlanan saldırıların iptal edildiğini duyurarak, Tahran’ın bir ön mutabakatın maddelerini “en üst düzeyde” kabul ettiğini söyledi. Trump, anlaşmanın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye, Bahreyn, Kuveyt, Mısır ve Ürdün’ün de aralarında bulunduğu bölge ülkelerinden geniş destek gördüğünü belirtti. Anlaşmanın imzalanacağı tarih ve yerin yakında netleşeceğini ifade eden Trump, nihai anlaşma tamamlanıncaya kadar İran’a uygulanan deniz ablukasının yürürlükte kalacağını kaydetti.

Trump’ın açıklaması, saatler önce İran’a karşı “çok güçlü” saldırılar düzenlemekle tehdit ettiği ve İran’ın başlıca petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nın kontrol altına alınabileceği uyarısında bulunduğu sert söylemlerin sonrasında geldi.

Ancak Tahran, Trump’ın açıklamalarını hızla yalanladı. Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, İran müzakere heyetine yakın bir kaynakn ajansa yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ile bir mutabakat zaptına ilişkin “henüz hiçbir metni kabul etmediğini” söyledi.

Sahada ise taraflar dün üst üste ikinci gün karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Amerikan güçlerinin İran içinde gözetleme ve iletişim tesisleri ile hava savunma unsurlarını hedef aldığını açıkladı. Buna karşılık Devrim Muhafızları, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki Amerikan hedeflerine saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim de sürüyor.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin yeni bir saldırısının savaşın daha da genişlemesine ve ticaret ile enerji güvenliğinin tehdit altına girmesine yol açacağını söyledi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da Washington yönetiminin “sonu olmayan bir bataklığa” sürüklendiği uyarısında bulundu.


Netanyahu: Trump, İran’la yapılacak anlaşmanın zenginleştirilmiş nükleer materyallerin ortadan kaldırılmasını içereceğini taahhüt etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: Trump, İran’la yapılacak anlaşmanın zenginleştirilmiş nükleer materyallerin ortadan kaldırılmasını içereceğini taahhüt etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Ofisi, yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ABD arasında varılacak herhangi bir anlaşmanın, Tahran’ın elindeki zenginleştirilmiş nükleer materyallerin ülkeden çıkarılmasını içereceği yönünde taahhütte bulunduğunu bildirdi. Açıklamada ayrıca, Trump’ın İran’ın nükleer ve füze programlarının sınırlandırılmasına yönelik taahhütlerinin memnuniyetle karşılandığı belirtildi.

Netanyahu’nun Ofisi, Trump ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ardından X platformundan yaptığı paylaşımda, “Başbakan, Başkan Trump’ın müzakerelerin sonunda varılacak nihai anlaşmanın; zenginleştirilmiş nükleer materyallerin ortadan kaldırılmasını, uranyum zenginleştirme altyapısının sökülmesini, füze üretimine kısıtlamalar getirilmesini ve İran’ın bölgedeki terör örgütlerine verdiği desteğin sona erdirilmesini içereceği yönündeki taahhüdünden duyduğu memnuniyeti dile getirdi” ifadelerine yer verdi.


Rusya-Ukrayna savaşının süresi I. Dünya Savaşı'nı geçti

ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
TT

Rusya-Ukrayna savaşının süresi I. Dünya Savaşı'nı geçti

ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla 24 Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşında çatışmalar hâlâ sürüyor.

New York Times'ın analizinde, perşembe itibarıyla 1569. gününe girilen çatışmaların, 28 Temmuz 1914'ten 11 Kasım 1918'e kadar devam eden I. Dünya Savaşı'ndan daha uzun sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Adının paylaşılmasını istemeyen bir Ukraynalı asker, "Bu belki iki ya da üç yıl sürer, sonra politikacılar bir şekilde uzlaşmaya varırlar diye düşünmüştüm" diyor.

Ancak barış görüşmelerinin tıkanmasıyla Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmalar devam ediyor.

Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl ağustosta Alaska'daki Anchorage kentinde bir araya gelmişti. Kremlin, savaşın sonlanması için Ukrayna'dan ciddi toprak tavizleri istediğini yinelemiş, Trump yönetimi de Kiev'i şartları kabul etmeye zorlamıştı.

Ancak Ukrayna lideri Volodimir Zelenski yönetimi ABD ve Rusya'nın baskılarına direniyor. Ukrayna liderinin geçen hafta Putin'e hitaben yayımladığı açık mektupta, ABD'nin arabuluculuğu için teşekkür edilirken, Ukrayna hakkındaki meselelerin "Anchorage'da karara bağlanmayacağı" vurgulanmıştı.

Putin ise Zelenski'nin mektupta dile getirdiği yüz yüze görüşme talebini reddetmişti.

Uzmanlara göre Ukrayna cephesindeki savaş, tıpkı I. Dünya Savaşı gibi modern Avrupa tarihinin en belirleyici çatışmaları arasında yer alacak. Her iki savaş da askeri ittifakları yeniden şekillendiriyor ve savunma harcamalarının onlarca yıldır görülmemiş seviyelere çıkmasına yol açıyor.

Askeri analistler ayrıca, her iki çatışmanın da yeni teknolojilerin devreye girmesiyle savaşın doğasını değiştirdiğine dikkat çekiyor. Bir asır önceki çatışmalarda bunu uçaklar ve tanklar yapmıştı, mevcut savaştaysa deniz ve karada kullanılabilen drone'lar askeri stratejileri temelden değiştirdi.

Ukraynalı tarihçi Yaroslav Hritsak, "Bu drone'ların kullanıldığı bir I. Dünya Savaşı" diyor.

Emekli Fransız albay ve askeri tarihçi Michel Goya, Rusya-Ukrayna cephesinde özellikle savaşın başında kazılan hendekleri ve karşılıklı yoğun top atışlarını hatırlatarak şunları söylüyor:

Birçok açıdan Ukrayna'daki çatışmalar en çok I. Dünya Savaşı'na benziyor.

Diğer yandan I. Dünya Savaşı'nda haritada Ukrayna diye bir ülke yoktu. Bazı tarihçiler, iki savaş arasındaki karşılaştırmanın sınırları olduğuna dikkat çekiyor. Pek çok cephenin açıldığı ve farklı ülkelerin katıldığı küresel çaptaki bir savaşla iki ülke arasındaki çatışmaların, kayıplar ve ateş gücü bakımından karşılaştırma yapmayı zorlaştırdığını vurguluyorlar.

Independent Türkçe, New York Times, BBC