Hafter muhalifi milletvekili ve eşi kaçırıldı mı?

Sebha şehrindeki bir kampta yaşayan Afrikalı mülteci, Libya’da kötüleşen mülteci krizinden mustarip (AP)
Sebha şehrindeki bir kampta yaşayan Afrikalı mülteci, Libya’da kötüleşen mülteci krizinden mustarip (AP)
TT

Hafter muhalifi milletvekili ve eşi kaçırıldı mı?

Sebha şehrindeki bir kampta yaşayan Afrikalı mülteci, Libya’da kötüleşen mülteci krizinden mustarip (AP)
Sebha şehrindeki bir kampta yaşayan Afrikalı mülteci, Libya’da kötüleşen mülteci krizinden mustarip (AP)

Libya’nın doğusundaki Bingazi şehrinde geçen çarşamba günü kaçırılan ve eşi darp edilen Temsilciler Meclisi milletvekilinin akıbeti hakkındaki tartışma ve belirsizlik devam ediyor.
Başkent Trablus’taki Fayiz el-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ise olaydan Bingazi’deki Hafter milislerini sorumlu tuttu.
Bu çerçevede eylemciler, geçen çarşamba günü son açıklamalardan sonra Milletvekili Siham Sergiva’nın evinin önünde toplandı.
Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesinin haberine göre Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) karşı görüşleriyle tanınan Milletvekili Sergiva LUO’nun Trablus kuşatmasını da eleştiriyor. Sergiva, birkaç gün önce Kahire’de 180 üyenin bulunduğu Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’nden yalnızca 37 üyenin katıldığı toplantı sonrasında LUO destekçisi milletvekilleri tarafından tehdit edilmişti.
Öte yandan Trablus’taki Meclis üyeleri ise Bingazi’deki güvenlik makamlarının Sergiva’nın korunmasından sorumlu olduğunu belirtti. Üyeler, saldırıdan önce Sergiva’nın ve kocasının çocuklarının gözü önünde darp edilip tehdit edildiğini ifade ederek, serbest bırakılması çağrısı yaptı.
UMH de yaptığı açıklamada, “Bu suç, askeri yönetici (Hafter) ve yardımcısı tarafından kontrol edilen alanlarda hukukun ve kamu özgürlüğünün olmayışının doğal bir sonucudur. Libyalıların gerçekleştirmeye ve zemine yerleştirmeye çalıştığı demokratik sivil devlete zarar vermenin de bir başka örneğidir” ifadelerine yer verdi.
UMH, Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisini ve uluslararası kuruluşları da Sergiva’nın serbest bırakılması için derhal müdahalede bulunmaya, failleri ve Bingazi’nin güvenliğini bozanları adalete teslim etmeye çağırdı.
Öte yandan Trablus’ta bulunan Devlet Yüksek Konseyi, evden kaçırılması sonrasında milletvekili ile temaslarının kesildiğini açıkladı. Konsey, Siham Sergiva’nın Hafter’in Trablus saldırısını desteklemediğini belirtmesi dolayısıyla kimliği belirsiz silahlı milisler tarafından bilinmeyen bir yere götürüldüğüne dikkati çekti.
Yayınlanan bildiride, muhalefetin derin sessizliği çerçevesinde olaydan LUO sorumlu tutulurken, BM misyonuna da “bu ciddi ihlaller karşısında güçlü ve net bir tavır takınma” çağrısı yapıldı.
BM endişeli
Diğer taraftan BM’nin Libya Destek Misyonu (UNSMIL), Sergiva’nın kaçırılması ve kocasının da yaralanmasına ilişkin basında çıkan haberler dolayısıyla derin endişelerini dile getirdi. Olayların yakından takip edildiğini açıklayan UNSMIL, ilgili makamları da Sergiva’nın evini hedef alan saldırıyı incelemeye ve milletvekilinin yerini bulmaya çağırdı. BM misyonu, “karar alma pozisyonlarında kadınların seslerinin bastırılmasına tolerans gösterilmeyeceğini” ifade ederken, Libyalı kadınların barışın inşasında oynadıkları önemli rolü, siyasi hayata ve karar alma sürecine tam katılımlarını desteklediklerini belirtti.
Öte yandan LUO, “Bakara Tugayları” ismiyle bilinen milisleri Arada kasabasındaki sivillere havan topuyla saldırmakla suçladı. Sivil kayıpların yaşandığına dikkati çeken LUO, Vadi Rabi ekseninde “el-Hablus Tugayı” milislerinden bazı unsurların gözaltına alındığını ve 6 kişinin de öldüğünü açıkladı.
LUO’ya bağlı 73. Piyade Tugayı da geçen çarşamba günü Serrac hükümetine bağlı milislerin Kazirma ve Kubri havaalanı cephelerine başlattıkları saldırılara cevap verdiklerini duyurdu. Tugay, bu yeni girişimin, başarısızlığa uğratıldığını, 12’den fazla milisin öldüğünü ve silahlı mekanizmaların yok edildiğini belirtti.
Mitiga yeniden açıldı
Diğer taraftan Mitiga Uluslararası Havalimanı, sivil havacılık makamlarının havaalanındaki hava trafiğini yeniden başlattığını açıkladı. Geçen çarşamba günü akşam saatlerinde yapılan bir saldırı sonrasında hava sahası, saatlerce kapalı kalmış ve bazı uçuşlar, geçici olarak ülkenin batısındaki Mısrata havaalanına yönlendirilmişti.
Aynı şekilde LUO sözcüsü Ahmed el-Mismari, kuvvetlerinin ilerlemeye devam ettiğini açıkladı. Mismari, geçen çarşamba günü düzenlenen bir basın toplantısında, hava kuvvetlerinin başkent Trablus’taki kara kuvvetlerine destek vermeye çalıştığı belirtti. Sözcü ayrıca, Giryan’daki milis mevzilerine günlük saldırıların düzenlendiğine dikkati çekti.
Mismari yine Türkiye ve Katar’ı suçladı
Ahmed el-Mismari, ordu kuvvetlerinin el-Zatarna, Vadi Rebi ve Matta yolu üzerinde ilerleme kaydettiğini, hava kuvvetlerinin de Giryan ve Aziziye’nin kuzeyindeki mevziilere saldırdığını açıkladı. Mismari, kuvvetlerin LUO Komutanı General Halife Hafter tarafından kabul edilen çatışma kurallarına bağlı olduğunu vurguladı.
LUO sözcüsü ayrıca, Türkiye ve Katar’ı da Libya halkına karşı suç işlemekle suçladı.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.