Ahmet Ağaoğlu: Yusuf benim en değerlim

Ahmet Ağaoğlu: Yusuf benim en değerlim
TT

Ahmet Ağaoğlu: Yusuf benim en değerlim

Ahmet Ağaoğlu: Yusuf benim en değerlim

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Yazıcı'yla ilgili son 1 haftada kendilerine ulaşan bir transfer teklifinin olmadığını söyleyerek, "Yusuf bizim en değerlimiz. Benim en değerlimi almak isteyen en değerlisini bana verecek. Onun en değerlisi paramı, farklı şey mi bilemiyorum" dedi. Ağaoğlu, ayrıca Jose Sosa ile sözleşme uzatma konusunda görüşme halinde olduklarını da ifade etti.
Trabzonspor'un 52. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri Sütlüce Sahili'nde yapılan meşale organizasyonu ile kutlandı. Kutlamalar öncesi Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Başkan Ağaoğlu, Trabzonspor taraftarı ile her sene yaptıkları etkinliği bu sene de büyük bir mutlulukla gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Her sene meşaleyi burada ateşliyoruz. İstanbul'da yakarak Trabzon'a gidiyoruz. Yavaş yavaş herkesi camianın içerisine çekmeye çalışıyoruz. Her sene yapılan bir etkinlik. Bu etkinliği düzenleyen gurbetçi gençlere ve İstanbul'daki taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Birazdan Haliç'i kırmızıya boyayacağız. Kimse yanlış anlamasın, bu bir şenlik. Taraftarla bütünleşmenin en güzel mesajını veriyoruz. Taraftarlarımızla birlikte biz bize, yan yana. Birlikte olduğumuz zaman çok güzel oluyoruz. Aynı zamanda biraz da tehlikeli oluyoruz. Rakiplere güç gösterisi şeklinde algılanırsa daha gerçekçi olur. Trabzonspor, dünyanın her yerinde taraftarı olan tek kent takımı. Napoli de kent takımı ama İtalya'ya gittiğiniz zaman Trabzonsporlu bulursunuz fakat Türkiye'ye geldiğinizde Napoli taraftarı bulamazsınız. Onun için bu büyük takım taraftarı her şeyin en güzeline layık. Ben burada başkanlık falan yapmıyorum. 'Bu adama biri başkan olduğunu hatırlatsın' diyorlar. Başkan olduğunu iddia eden mi var? Ben bu takımın bir hizmetkarıyım. O sürede hizmet ederken de büyük camiya layık olmaya çalışacağım” şeklinde konuştu.
“Mikel transferi 200-300 bin Euro daha fazlaya mal oldu” 
Forvet transferi hakkında da konuşan Başkan Ağaoğlu, “Dünya'nın hiçbir yerinde transfer böyle yapılmaz. Bu transferin düşmesine hizmet etmekten başka bir anlam ifade etmiyor. Transfer bittiği zaman herkes öğrenir. Medyaya göre 32 forvet transfer ettik. Nerede, niye gelmediler. Yapmış olduğumuz transferin önceden bilinmesini 200 bin Euro ile ödedik. O kadar garip ki; 'Başkanım yeni sosyal medya hesabı açtım. Ne olur haberi önce bana ver' diyorlar. Bu olay bu kadar basitleşmemeli. Yanlış yapacaksak bırakın ben yapayım. Kimse bize yanlışı yaptırma gayreti içerisine girmesin. Bir transferin 50 detayı var. Uyum ve performans boyutları var. Trabzonspor takımı gol sıkıntısı çeken bir takım değil. Gol yiyoruz, 2,3 gol atıyoruz. Bizde herkes gol atıyor. Forvet konusunda da Trabzonspor bütçesine en uygun, gerçekten hizmet verecek isim olsun. Trabzonspor, kariyeri devam eden, performansı bitmiş oyuncu transferi yapmaz. Orada bile başarılı olamadık. Mikel transferini 24 saat önce paylaşınca 200-300 bin Euro pahalıya mal oldu” ifadelerini kullandı.
“Yusuf Yazıcı'ya farklı kulüplerden teklif geleceğini söyleyenler var” 
Ağaoğlu, ‘Yusuf Yazıcı'ya farklı kulüplerden transfer var mı' sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Son 1 haftada gelmiş teklif yok ama geleceğini söyleyenler var. Orada da kulüp olarak tavrımız ortada. Yusuf bizim en değerlimiz. Benim en değerlimi almak isteyen değerlisini bana verecek. Onun en değerlisi paramı, farklı şey mi bilemiyorum.”
“Bu video gönlünü ve ruhunu veren 3 kişinin başarısı” 
Bordo-mavili ekibin yeni sezonda giyeceği ‘Keşan' motifli formanın tanıtım videosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağaoğlu, “Trabzonspor'da görev yapan herkes futbolcu, malzemecisi, başkanı, teknik heyeti, yönetimi, idari olarak çalışanları, camianın tamamı bu işe ruhunu katarak hizmet ediyor. Bir işe ruhunu verdiğin zaman başarısız olma ihtimali yok. Biz bunu bir benzin parasına yaptık. Bunu yapan bizim 3 arkadaşımız. Dünya genelinde bugün 100 milyonun üzerine çıktı. Twitter'da 13 - 14 milyon civarında izlendi. Gönlünü ve ruhunu veren 3 kişi başarısı bu. Çünkü son 1 senedir inanılmaz şeyler yapıyorlar. Takım çok güzel. Sosyal medyamız da güzel” diye konuştu.
"O sene her sene" 
Ağaoğlu, 2019-2020 sezonunun sonunda bordo-mavili takımın şampiyonluk ihtimaliyle ilgili de şu ifadelere yer verdi: 
"O sene her sene. Hep birlikte şampiyonluk mücadelesi vereceğiz. Kim daha iyi performans sergilerse, kim daha başarılı olursa, kim yan etkilerden daha az etkilenirse ipi o göğüsleyecek. Trabzonspor her sene zirveye oynar. Bundan sonra da performansını arttırarak devam edecek. Geçen senenin üzerine koyarak devam edeceğiz. Ligi nerede bitireceğimizi sonuna geldiğimiz zaman göreceğiz. Takım futbol oynuyor mu? Bana göre oynuyor. Sürdürülebilir başarının, sürekli zirve yarışında kalmanın tek yolu arkadan gelen gençlerimiz. 52 kişilik kadroya sahibiz. İlave 20'miz var. Trabzonspor'u layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen bütün çabayı sarf ediyoruz.”
“Sosa ile görüşmelerimiz başladı” 
Ağaoğlu, Jose Sosa ile sözleşme uzatma konusunda görüşme halinde olduklarını söyleyerek, “Sosa ile görüşmelerimiz başladı. Menajeri ile Avusturya'da görüştük. Diğer oyuncularımızla da sürdürüyoruz. Novak'ın menajeri ile de görüşeceğiz. Bu kadro Trabzon'a hizmet eden bir kadro. Mümkün olduğu kadar kadroyu elimizde tutmaya çalışıyoruz” dedi.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM