Bitlis'te PKK operasyonu

Diyarbakır (Reuters)
Diyarbakır (Reuters)
TT

Bitlis'te PKK operasyonu

Diyarbakır (Reuters)
Diyarbakır (Reuters)

Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı 16 köy ve mezrada PKK’ya yönelik operasyon nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Çözüm sürecinin 2015 yılında sona ermesinin ardından Türkiye’nin doğusunda düzenlenen operasyonlarda aralıklarla, kısa süreli sokağa çıkma yasakları ilan ediliyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Van, Şırnak, Mardin, Hakkari, Diyarbakır, Batman ve Bingöl gibi şehirlerde PKK’ya yönelik askeri operasyonlar düzenliyor.
Hakkari’de 15 günlüğüne yasak
Hakkari Valiliği, 15 Temmuz’da,  il ve ilçelerdeki 5 bölgeyi 15 günlüğüne Özel Güvenlik Bölgesi ilan ederek giriş çıkışlara yasak getirmişti.
Irak sınırındaki Hakkari’nin Valisi İdris Akbıyık’ın ofisinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İlimiz sınırları içinde faaliyet gösteren bölücü terör örgütü ve diğer terör örgütlerinin son zamanlarda yapmış oldukları terör ve yıldırma eylemleri, ilimizin sosyal ve ekonomik gelişmesini de olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bu eylemler neticesinde vatandaşlarımız ekonomik, sosyal faaliyetlerini yürütme ve seyahat etme haklarını kullanmaktan mahrum kalmıştır. Günlük hayatları olumsuz etkilenen vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşamaktadır. Valilik makamımız, öncelikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ve güven ortamının devam ettirilmesi, devletimizin ve milletimizin her türlü terörist tehdidi ve saldırıdan korunması maksadıyla bölgesinde emniyet ve asayiş temin etmek için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaktadır.”
2015-2018 arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Dokümantasyon Merkezi’nin Ekim 2018 tarihli raporuna göre 6 Ağustos 2015’ten bugüne dek Diyarbakır’da 190, Mardin’de 53, Hakkari’de 23, Şırnak’ta 13, Bitlis’de 18 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasakların ilan edildiği ilçelerde yaşayanların sayısı 1 milyon 809 binin üzerinde.
Raporda,  sokağa çıkma yasaklarının süresiz uygulanmaya başlandığı 16 Ağustos 2015 ile 1 Ekim 2018 tarihi arasında toplam 11 il ve en az 50 ilçede en az 332 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildiği de aktarıldı.
Söz konusu raporda,  sokağa çıkma yasağıyla eş zamanlı olarak PKK’ya karşı yürütülen askeri operasyonlar ve güvenliğin sağlanması amacıyla kapatılan bölgelerde, 2016 yılında 250 binden fazla insanın köylerini terk ettiği bilgisi yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran'da gerçekleşen parlamento seçimlerinde ortaya çıkan tablonun ardından çözüm sürecinin buzdolabına kaldırıldığı açıklandı. Erdoğan aynı yılın 1 Kasım tarihinde erken seçim yapılmasına karar verdi.
TSK, PKK’nın özellikle Kürtlerin yaşadığı illere yönelik özerklik talebi sonucu 1980'lerden beri devam eden ve 40 bin kişinin ölmesine neden olan çatışma nedeniyle Irak’ın kuzeyindeki PKK noktalarının yanı sıra Güneydoğu’da da sık sık askeri operasyon düzenliyor.
Pençe Harekatı sürüyor
TSK, 27 Mayıs'tan bu yana Irak'ın kuzeyindeki Hakurk bölgesinde PKK’ya karşı ‘Pençe Harekatı’nı yürütüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, askeri harekatın Irak’ın kuzeyindeki PKK ile Suriye’nin kuzeydoğusundaki, Fırat’ın doğusundaki YPG arasındaki bağı kesmek için ‘Pençe 2’ ismiyle devam edeceğini bildirdi.
Trump’tan ‘operasyonu engelledim’ iddiası
ABD Başkanı Donald Trump, 28 ve 29 Haziran tarihlerinde, Japonya'nın Osaka şehrinde düzenlenen G20 Zirvesi’nde, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik olası operasyonunu engellediğini öne sürmüştü.
Trump açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan oldukça zorlu, ama ben onunla anlaşıyorum. Çünkü dürüst olmak gerekirse, herkesin bildiği gibi Kürtlerle yaşanan büyük bir sorun var. 65 bin kişilik ordusu sınırdaydı. Bize DEAŞ’ı yok etmemiz için yardım eden grupları haritadan silecekti. Kendisini aradım ve bunu yapmamasını rica ettim. O da bunu yapmadı.”
HDP Eş genel Başkanı Sezai Temelli de Trump’ın açıklamalarına yönelik yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Kimse Erdoğan’ın Trump’a ne dediğini ve nasıl dediğini bilmiyor. Bu ilişkiler zaman zaman kendini böyle teşhir eder. Biz de buradan diyoruz ki Kürtler Türksüz, Türkler Kürtsüz yapamaz. Biz yüzyıllardır bir aradayız. Bizi birbirimize düşman edenlere en güzel cevabı da yine hep birlikte biz vereceğiz. Suriye, Irak ve Türkiye'nin geleceği birbirine bağlıdır. Barış birlikte üretilmelidir. Kürt halkına doğal düşman gözüyle bakanların bu barış, demokrasi masasında yeri yoktur."
Akademisyenler için hak ihlali kararı
Anayasa Mahkemesi, Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’ndeki 10 akademisyenin, terör örgütü propagandası yapma suçundan ceza almalarının ardından yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali olduğuna kararı verdi.
Akademisyenler, Doğu ve Güneydoğu’da aylar süren çatışmaların ardından, Ocak 2016'da yayınlanan ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı açık mektubu imzalamaları nedeniyle terör propagandası yapmakla suçlanıyor.
Bin 128 akademisyenin imzası bulunan mektupta, haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında insanların fiilen açlığa ve susuzluğa mahkum edildiği iddia edilerek, Kürt siyasi hareketi ile diyalog çağrısında bulunulmuştu.
Hükümet ise alınan önlemlerin bölgeye hendekler kazarak patlayıcılar yerleştiren PKK militanlarını ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu vurgulamıştı.



Mücteba Hamaney gerçekte ne kadar güce sahip?

Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
TT

Mücteba Hamaney gerçekte ne kadar güce sahip?

Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)
Tahran’ın güneyinde, Humeyni’nin vefatının anısına düzenlenen törenin yapıldığı yerde, eski Dini Lider Ali Hamaney’in fotoğrafının konulduğu bir sandalye... Hamaney, ABD-İsrail saldırılarında öldürülmeden önce her yıl bu törende geleneksel konuşmasını yapardı. (Jamaran)

İran Dini Lideri olarak mart ayı başında göreve gelmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Mücteba Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin belirsizlik sürerken, fiili yetkilerinin kapsamı da netlik kazanmış değil. Ancak Washington, Hamaney’in yönetim ve müzakere süreçlerinde daha aktif bir rol üstlenmeye başladığını belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, daha önce hayatta olup olmadığı konusunda şüphelerini dile getirdiği Hamaney’in artık ‘tam anlamıyla sürecin içinde olduğunu’ söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ‘Mücteba Hamaney’in belirli bir düzeyde giderek daha fazla sürece dâhil olduğuna işaret eden göstergeler bulunduğunu’ ifade etti.

İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ilk gününde öldürülen babasının yerine geçen 56 yaşındaki İran Dini Lideri, bugüne kadar yaklaşık 12 yazılı açıklama yayımladı. Bunların sonuncusu, dün okunan ve ‘sinsi düşmana’ yönelik sert ifadeler içeren mesaj oldu.

İran siyasi sisteminin temel direklerinden biri olarak kabul edilen Dini Liderlik makamı, ülkenin üst düzey politikaları ile siyasi ve askerî kurumların genel yönelimleri üzerinde nihai söz sahibi konumunda bulunuyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Hatemü’l Enbiya Merkez Karargâhı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, Hamaney ile görüştüklerini açıkladı. Ancak söz konusu görüşmelere ilişkin herhangi bir fotoğraf paylaşılmadı.

dergth6y
 İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney (Jamaran)

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre uzmanlar, İran yönetim sisteminin işleyiş mekanizmalarının şeffaf olmaktan uzak olduğunu, ancak Mücteba Hamaney ve ekibinin şu aşamada arka planda kalmayı tercih etseler de sistem içinde etkili bir rol oynadıklarının görüldüğünü belirtti. Uzmanlara göre, daha doğrudan bir kontrol tesis etmek istemesi halinde Hamaney’in bunu gerçekleştirmesi zaman alacak.

Hamaney, dün yayımlanan açıklamasında da önceki mesajlarında olduğu gibi babasının benimsediği sert ABD ve İsrail karşıtı söylemi sürdürdü. Washington ve Tel Aviv’i, ‘ağır bir yenilgiye’ uğradıktan sonra İran toplumunda ‘ayrışma’ yaratmaya çalışmakla suçladı.

Söz konusu mesaj, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Humeyni’nin ölümünün 37. yıl dönümü dolayısıyla yayımlandı. Ancak Hamaney törenlere katılmadı. Babası Ali Hamaney’in nadiren kaçırdığı bu anma programında, tören alanına Hamaney’in fotoğrafının yer aldığı boş bir koltuk konuldu.

Mesajı Tahran Cuma İmamı okurken, devlet televizyonu da Hamaney’in daha önceki açıklamalarını yayımladı.

İranlı yetkililerden bazıları, Hamaney’in düzenlenen saldırılardan birinde yaralandığını doğrularken, sağlık durumuna ilişkin çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor.

AFP’ye değerlendirmelerde bulunan Thomas Juneau, “Mücteba Hamaney’in rolü belirsizliğini koruyor ve şu aşamada babasının sahip olduğu nüfuz düzeyine ulaşmış olması son derece düşük bir ihtimal” dedi.

Ottawa Üniversitesi’nde profesör olan Juneau, Hamaney’in özellikle İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) içindeki etkili isimler olmak üzere çok sayıda önemli figürle yakın ilişkilere sahip olduğunu vurguladı.

Juneau’ya göre fiili güç, DMO komutanları ile sınırlı sayıdaki önde gelen siyasi isimden oluşan gayriresmi bir komitenin elinde bulunuyor. Bu isimler arasında, eski bir DMO komutanı olan ve ABD ile yürütülen görüşmelerde baş müzakereci rolünü üstlenen Muhammed Bakır Kalibaf da yer alıyor.

Kamuoyu önünde görünmemesine rağmen İran yönetimi, Mücteba Hamaney’i toplumun gündeminde tutmaya çalışıyor. Bu kapsamda Tahran’da, kurucu lider Ruhullah Humeyni, eski Dini Lider Ali Hamaney ve halefi Mücteba Hamaney’in fotoğraflarının yer aldığı dev afişler asıldı. Söz konusu adım, iktidarın sürekliliğini vurgulamaya yönelik açık bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

wefr
İlk lider Ruhullah Humeyni, ABD-İsrail saldırılarında öldürülen eski Dini Lider Ali Hamaney ve yeni Dini Lider Mücteba Hamaney’in yer aldığı bir afiş (Reuters)

Cenevre merkezli Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nde araştırmacı olan Ferzan Sabit, güvenlik koşullarının normale dönmesi ve sağlık durumunun iyileşmesiyle birlikte Mücteba Hamaney’in daha etkin bir rol üstleneceğini öngördüğünü söyledi.

Sabit, Hamaney’in ‘Washington ile yürütülen müzakereler de dahil olmak üzere genel siyasi yönelimi denetlediğini’ ifade etti.

Bununla birlikte Mücteba Hamaney’in, 35 yılı aşkın süre boyunca iktidar üzerinde geniş kontrol sağlayan ve rejim içindeki güç mücadelelerini yöneten babasının yönetim modelini tekrarlayıp tekrarlamayacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor.

Analistlere göre babası dönemindeki hiyerarşik iktidar yapısından farklı olarak, günümüzde güç daha parçalı ve dağınık bir şekilde kullanılıyor. Bu çerçevede Mücteba Hamaney’in, DMO’nun giderek daha baskın bir rol üstlendiği sistemde etkili aktörlerden yalnızca biri olduğu değerlendiriliyor.

Juneau ise değerlendirmesinde, “Mücteba, babasının sahip olduğu otoriteye sahip değil. Ayrıca sistem içinde nihai hakem ve denge unsuru rolünü üstlenebilecek kapasiteye de sahip görünmüyor” ifadelerini kullandı.


Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz
TT

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Washington’da ilan edilen ateşkes anlaşmasını reddeden Hizbullah, Genel Sekreteri Naim Kasım aracılığıyla “kapsamlı bir ateşkes” ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi çağrısında bulundu. Kasım, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen doğrudan müzakereleri “bir komedi” olarak nitelendirdi.

İran Devrim Muhafızları da söz konusu uzlaşıları reddettiklerini açıkladı.

Buna karşılık Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmanın kapsamlı bir ateşkese ulaşılması için “son fırsat” olduğunu söyledi. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise ordunun güneydeki “pilot bölgelerde” konuşlanmaya başlayacağını duyurdu.

Bu gelişmeler yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada Washington’ın zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmak için İran’la bir anlaşmaya ihtiyaç duymadığını söyledi.

Oval Ofis’te gazetecilere konuşan Trump, “Ona şu anda ulaşabiliriz. İstesek bizi engelleyebileceklerini sanmıyorum. Ancak bunu yapmamız için bir neden yok; çünkü söz konusu miktar yer altında gömülü durumda” ifadelerini kullandı.

Reuters: Umman’daki El-Fahl Limanı ham petrol yüklemeyi durdurdu

Bilgi sahibi iki kaynağın aktardığına göre, Oman’daki El-Fahl Limanı, demirleme şamandıralarının bulunduğu bölge yakınında meydana gelen bir patlamanın ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini durdurdu.

Kaynaklar, patlamanın 1 ve 2 numaralı iskeleler arasında meydana geldiğini ve insansız hava aracıyla gerçekleştirildiği düşünülen bir saldırıdan kaynaklandığını belirtti.


Trump, Amerikan bağımsızlığının 250. yıldönümü için planlanan konserleri iptal etti

Beyaz Saray bahçesinde yapımı devam eden UFC karma dövüş sanatları arenası (AP)
Beyaz Saray bahçesinde yapımı devam eden UFC karma dövüş sanatları arenası (AP)
TT

Trump, Amerikan bağımsızlığının 250. yıldönümü için planlanan konserleri iptal etti

Beyaz Saray bahçesinde yapımı devam eden UFC karma dövüş sanatları arenası (AP)
Beyaz Saray bahçesinde yapımı devam eden UFC karma dövüş sanatları arenası (AP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamaları kapsamında 24 Haziran’da Washington’da büyük bir halk mitingi düzenleneceğini duyurdu. Trump, planlanan konserlerin ise katılımcı sanatçıların büyük bölümünün çekilmesi nedeniyle iptal edildiğini belirtti.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da dün yaptığı paylaşımında, “Ülkemizin 250 yıllık tarihini kutlamak için sizlere canlı yayında şimdiye kadarki en büyük mitingi sunacağız. Her açıdan olağanüstü olacak” ifadelerini kullandı.

79 yaşındaki Trump, paylaşımında konser programını eleştirerek, “Yeteneksiz şarkıcılar ve insanı uyutan, aşırı pahalı biletler istemiyoruz. Hepsine evlerinde kalmalarını söyledik” dedi.

Trump ayrıca, “Tek istediğimiz siz, ben, birkaç konuşmacı ve şimdiye kadarki en iyi müzikler. Yıllardır dinlediğiniz aynı müzikler” ifadelerini kullandı. Başkan, siyasi mitinglerinde sıkça çalınan “God Bless the USA” (Tanrı Amerika Birleşik Devletleri’ni Korusun) adlı şarkısıyla tanınan Lee Greenwood’nun da sahne alacağını belirtti.

Trump daha önce “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketi için büyük bir miting düzenleme fikrini gündeme getirmişti. Ancak dün yaptığı açıklamasında bu ifadeyi kullanmadı.

Cumhuriyetçi lider, ABD’nin bağımsızlığının 250. yılı kutlamalarına kendi damgasını vurmayı hedefliyor. Bu kapsamda, 14 Haziran’da —aynı zamanda doğum günü olan tarihte— Beyaz Saray bahçesinde özel olarak kurulacak bir arenada karma dövüş sanatları organizasyonları düzenlenmesi de planlanıyor.

Kutlama programı, etkinliğin siyasi bir nitelik kazandığı yönündeki tartışmaların ardından, John F. Kennedy Center for the Performing Arts’ta sahne alması planlanan dokuz sanatçıdan altısının organizasyondan çekilmesi nedeniyle aksaklığa uğradı.