BAE, Yemen hükümetinin suçlamalarını reddetti

Yemen Savunma Bakanı, Marib’de “ulusal ordu birliklerinin farklı cephe ve alanlarda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ilerleyişini ve yeni gelişmeleri ele almak üzere” askeri bir toplantıya başkanlık etti (SABA)
Yemen Savunma Bakanı, Marib’de “ulusal ordu birliklerinin farklı cephe ve alanlarda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ilerleyişini ve yeni gelişmeleri ele almak üzere” askeri bir toplantıya başkanlık etti (SABA)
TT

BAE, Yemen hükümetinin suçlamalarını reddetti

Yemen Savunma Bakanı, Marib’de “ulusal ordu birliklerinin farklı cephe ve alanlarda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ilerleyişini ve yeni gelişmeleri ele almak üzere” askeri bir toplantıya başkanlık etti (SABA)
Yemen Savunma Bakanı, Marib’de “ulusal ordu birliklerinin farklı cephe ve alanlarda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ilerleyişini ve yeni gelişmeleri ele almak üzere” askeri bir toplantıya başkanlık etti (SABA)

Yemen’in güneyini kuzeyinden ayırmaya çalışan Güney Geçiş Konseyi yandaşı güçler, geçici başkent Aden ve komşu Aden vilayetlerindeki saha kontrolünü yeniden sağlamayı başardı. Hükümet güçleri, Aden’i ele geçirdikten bir gün sonra geri çekildi.
Yemen hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) Geçiş Konseyi’ni desteklemek ve Aden ile Abyan’daki kuvvetlerini hedef almak için hava müdahalesinde bulunmakla suçladı.
Suudi Arabistan ve BAE tarafından yayınlanan ortak bir bildiride de BAE’ye yöneltilen söz konusu suçlamalar yalanlanarak, Husi darbesine karşı Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin meşruiyetini desteklemeyi sürdürdükleri ifade edildi. Aynı zamanda çatışmayı sona erdirmek ve Husilere karşı safları birleştirmek için hükümet ve Geçiş Konseyi arasındaki ilişkiyi hızlandırma çağrısı yapıldı.
BAE’den koalisyon savunması
Yemen Cumhurbaşkanlığı, yayınladığı bir bildiride BAE saldırılarının can kayıplarına yol açtığını savunurken, BAE ise saldırıların milislere karşı koalisyonu savunma amacı taşıdığını ifade etti.
Bildiride, “İsyancı milisler, Aden’deki tüm devlet kurumlarına ve kamplara BAE’nin desteği ve planlamasıyla saldırı düzenledi. Ardından Şebve’ye ulaşana kadar Lahic ve Abyan’a doğru genişledi” ifadelerine yer verildi.
BAE bildirisi, baskınların nedenini “Koalisyon unsurlarını hedef alacağı kanıtlanmış saha bilgisi varlığına” bağladı. BAE, herhangi bir askeri tehditten kaçınmak için doğrudan bir karşılık verilmesi gerektiğini vurguladı.
Silahlı grupların Aden havaalanında koalisyon kuvvetlerine saldırı düzenlediği ve 2 unsuru yaraladığı belirtilen bildiride, kuvvetlerin güvenliğini koruma ve kendini savunma hakkını kullandığı, söz konusu silahlı grupların takip edilerek hedef alındığı ifade edildi.
Güvenlik kaynakları ve görgü tanıkları da Yemen ordusu güçlerinin, 29 Ağustos’ta Abyan’dan geri çekildiğini duyurdu.
Güney Geçiş Konseyi’ne yakın kaynaklar, liderlerinin Aden sokakları, havaalanı ve Abyan vilayetinin başkenti Zanzibar şehrinde gerçekleştirdiği turların görüntülerini yayınladı.
Kaynaklar, Aden ve Abyan’da meşruiyet destekli birçok liderin akıbetine dair yayınlanan çelişkili haberler ortasında, ordu birliklerinin can kayıplarına neden olan saldırılar sonrasında geri çekildiğini açıkladı.
Kaynaklar, güvenlik kemeri tugayları ve hızlı müdahale kuvvetlerinin temsil ettiği Geçiş güçlerinin, güvenlik ve hükümet kuvvetlerinin geri çekilmesi sonrasında Abyan’daki Zanzibar ve Caar şehirleri üzerinde kontrolünü genişlettiğini ifade etti.
Hükümet güçleri geri çekildi
Hükümet güçlerinin ise Abyan’da sahil kasabası olan Şukra’ya doğru geri çekildiği aktarıldı.
Güney Geçiş Konseyi Başkanı Aidarus el-Zubeydi, Şebve yenilgileri sonrasında yaptığı bir açıklamada, Cumhurbaşkanı Mansur Hadi’nin meşruiyetini kabul etmelerine rağmen hükümet güçlerine karşı savaşlarını sürdüreceklerini açıklamıştı.
Hükümet güçleri, geçen çarşamba günü Aden havaalanını ve dün de (29 Ağustos) şehrin doğu girişini kontrol altına aldı. Daha sonra söz konusu bölgeler yeniden Geçiş Konseyi’nin eline geçti.
Meşruiyet yanlısı 115. Tugay tarafından yayınlanan bir bildiride, Aden’in doğusundaki el-Alam ve Dofas bölgelerinde düzenlenen hava saldırılarında General Muhammed el-Tali de dahil birçok unsurun öldüğü belirtildi.
Sukûnet çağrısı
Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 29 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Aden’deki olaylar karşısında duyduğu endişeyi dile getirerek, tüm taraflara “sukunet ve ülkenin toprak bütünlüğünü koruma” çağrısı yaptı.
ABD de Savunma Bakanlığı aracılığıyla Suudi Arabistan’ın daveti ve arabuluculuk çalışmaları çerçevesinde Yemen hükümeti ve Güney Geçiş Konseyi arasındaki müzakere kararını desteklediğini yineledi.
Yemen hükümeti, yayınladığı bir bildiride BAE’yi geçici başkent Aden, çevresi ve Abyan vilayetinde bulunan Zanzibar şehrindeki hükümet güçlerine karşı hava saldırısı gerçekleştirmekle suçladı. Bildiride, ölen ve yaralananların olduğu aktarıldı.
Yemen hükümeti, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yayınladığı bir bildiride, BAE’nin de bu saldırının sorumluluğunu üstlendiğini belirtti.
Bakanlık, BAE’nin devlet dışındaki tüm askeri oluşumlara mali ve askeri tüm desteğini durdurma talebini yineledi.
Yayınlanan bildiride, “Yemen hükümeti, bu tehlikeli tırmanışı ve hedeflemeyi durdurmak için gerekli tüm önlemleri alarak uluslararası yasalar ve BM tüzüğüyle güvence altına alınan yasal haklarını korumaktadır” denildi.
Hükümet, yayınladığı bildiride ayrıca, “Başta BMGK olmak üzere uluslararası toplum, ilgili tüm uluslararası yasalara uygun olarak, Yemen’de güvenliğin, barışın, birliğin ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik her türlü hedefi kınamaktadır” ifadelerine yer verdi.
Yemen Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed el-Hadrami, Twitter üzerinden açıklamada bulunurken, Yemen Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanı da BAE’yi Aden ve Abyan’daki kuvvetlerini hedef almakla suçladı.
Açıklamada, saldırının silahlı kuvvetler ve siviller arasında ölüm ve yaralanmalara yol açtığı ifade edilirken, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı da meşru hükümetin “BAE’nin devlet dışındaki tüm askeri oluşumlara mali ve askeri tüm desteğini durdurma talebini” desteklediğini belirtti.
Tüm askeri birimler arasında teyakkuz ve bağlılık çağrısı
Öte yandan resmi kaynaklar, Savunma Bakanı Muhammed Ali el-Makdişi’nin 29 Ağustos’ta Marib’de “ulusal ordu birliklerinin farklı cephe ve alanlarda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ilerleyişini ve yen gelişmeleri ele almak üzere” askeri bir toplantıya başkanlık ettiğini açıkladı.
Kaynaklar, Makdişi’nin İran destekli Husi milislere ve Güney Geçişi olarak isimlendirilen isyancı milislere karşı ordu birliklerinin dahil olduğu askeri operasyonların seyri hakkında bilgi aldığını ifade etti.
Kaynaklara göre Bakan, “verilen görevlerin yerine getirilmesi, risk ve zorluklarla mücadele edilmesi için farklı bölge ve eksenlerdeki tüm askeri birimler arasında teyakkuz ve bağlılık” çağrısı yaptı.
Makdişi ayrıca, “Vatanı savunma kuruluşu, devlet kurumlarının korunmasında, anayasal meşruiyetin savunulmasında ve güvenliğini, istikrarını, egemenliğini ve birliğini zayıflatmayı amaçlayan her türlü kaotik projeyle yüzleşmek için anayasal ve ulusal görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyi taahhüt etmektedir” dedi.
Hükümet güçleri, Husi darbesine karşı farklı cephelerde savaşırken, ülkenin güneyindeki Marib’in komşusu olan Şebve’de Geçiş güçlerini durdurmayı başardı.
Askeri gözlemciler, Yemen meşruiyetinin Aden, Abyan ve Lahic’de Geçiş Konseyi darbecilere karşı güç takviyesinde bulunabileceğini belirtti.
Yemen’in güneyini kuzeyinde ayırmayı amaçlayan Geçiş komutanı, Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin meşruiyetini tanıdıklarını, ancak yolsuzlukla suçladıkları hükümetini kabul etmediklerini belirtiyor.
Geçiş Konseyi güçleri, bu ay durumu sakinleştirmeyi ve hükümet ile darbeciler arasında Cidde’de diyalog düzenlemeyi amaçlayan Suudi Arabistan müdahalesinden önce 4 gün boyunca devam eden çatışmalar sırasında geçici başkent Aden’deki hükümet mevziilerini ve kamplarını ele geçirmişti.
Aden ve Abyan’da tırmanan saha gelişmeleri çerçevesinde Amalika Tugayları da 29 Ağustos’ta güvenliği sağlamak ve her tarafa aynı mesafeden yaklaşmak için batı sahilinde bulunan kuvvetlerinden, Aden ve Abyan’a 2 tabur göndereceklerini ilan etti.
Batı sahil şeridini kurtarma operasyonu sözcüsü Vaddah el-Debiş, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Güney Amalika Tugayları, Aden veya Abyan’ın kan dökme, ölüm, kamu ya da özel çıkarların yok edilmesi gibi olaylar için bir sahne olmasına izin vermeyecek. Albay Raid el-Habhi liderliğindeki Birinci Amalika Tugayları’ndan 2 tabur ve Albay Nebil el-Meşuşi önderliğinde üçüncü bir destek tugayı gönderecek. Gerekirse daha fazla asker de sağlanacak” ifadelerini kullandı.
Bu güçlerin, Aden ve Abyan’da kamu güvenliğini geçici olarak takip etme ve güçlendirme görevini üstleneceğini belirten sözcü, tüm çatışma taraflarına da aynı mesafeden yaklaştığını söyledi.
Debiş, Suudi Arabistan ve BAE liderliğindeki koalisyon ülkelerine de çatışma tarafları arasındaki anlaşmazlığa acil bir müdahalede bulunma ve ateşkesi sağlama çağrısında bulundu.
Saldırılarda 40 kişi hayatını kaybetti
Öte yandan Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, BAE’yi geçici başkent Aden, çevresi ve Abyan’daki Zanzibar’da bulunan hükümet güçlerine saldırı düzenlemek, ulusal ordu ve siviller arasında 40 kişinin ölümüne ve 70 kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçladı.
İryani, saldırının “isyancı Geçiş Konseyi milislere destek verdiğini” söylerken durumu, “anayasal meşruiyeti ve devleti onarma çabalarını hedef alma” olarak niteledi.
Enformasyon Bakan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu durum, Yemen’deki meşruiyeti destekleme koalisyonunun hedefleriyle çelişiyor, BM yasaları uyarınca bağımsız ve egemen bir devlete saldırı ve uluslararası hukukun da ihlali anlamına geliyor” dedi.
Hükümetin tüm siyasi, diplomatik ve yasal önlemleri alma hakkına sahip olduğunu vurgulayan İryani, hava saldırısının BAE’nin “hükümetin kuruluşlarını geri alma çabalarını destekleme eksikliğini” gösterdiğini vurguladı.
Bakan, “Geçmiş dönemlerde ulusal orduya yönelik saldırılar sonrasında gelen bu saldırı, BAE’nin yanlış bir yola imza attığını ortaya koydu, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini tehlikeli bir yöne çevirdi ve gelecek nesiller için acı dolu bir anıya sebep oldu” açıklamasında bulundu.
İryani, Suudi Arabistan ve liderliğinin meşruiyete olan güvenine de değinirken, “Yemen hükümeti, onlardan yalnızca cömertlik, kardeşlik işbirliği ve komşuluk yardımı gördü. Hükümetin devleti onarmasına, İran destekli Husilerin tehdidini sonlandırmasına, Yemen halkına yönelik insani, ekonomik ve kalkınma rollerine yardım sağlamaktan başka bir çaba ve proje ortaya koymadı” dedi.



Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik yürüyüş (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik yürüyüş (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik yürüyüş (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik yürüyüş (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altındaki Darfur bölgesinin orta kesimlerinde yer alan Zalinci şehrinde Hamidiye İç Göç Kampı'na dün insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 15 kişi yaralandı. Bu bilgi bölgede faaliyet gösteren Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi tarafından aktarılırken bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ile çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını söyledi.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil bir kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken siviller ile insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesaba çekmek amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması ile bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan en son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

dfvrfb
SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için askeri komuta talimatlarını beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kordofan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.

sdvbrt
SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

 


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na İHA saldırısı (Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Koordinasyonu)

Sudan Darfur’daki “Yerinden Edilmişler ve Mülteciler Genel Koordinasyonu”nun aktardığına göre, “Hızlı Destek Kuvvetleri”nin kontrolü altında olan bölgede, Orta Darfur’un Zalinci kentinde bulunan El-Hamidiyye yerinden edilmişler kampına yönelik dün gerçekleşen insansız hava aracı (İHA) saldırısında 15 kişi yaralandı. Bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek, saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ve çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını belirtti.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken, sivillerle insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesap sormak amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğu vurgunladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması, bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek, mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için talimat beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kurdufan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.


Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Hizbullah'ı ‘ihanetle’ suçladı

İsrail ordusunun dün yayımladığı ve Güney Lübnan'da Hizbullah altyapısının tahrip edildiğini gösterdiğini belirttiği bir videodan alınan görüntü (AFP)
İsrail ordusunun dün yayımladığı ve Güney Lübnan'da Hizbullah altyapısının tahrip edildiğini gösterdiğini belirttiği bir videodan alınan görüntü (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Hizbullah'ı ‘ihanetle’ suçladı

İsrail ordusunun dün yayımladığı ve Güney Lübnan'da Hizbullah altyapısının tahrip edildiğini gösterdiğini belirttiği bir videodan alınan görüntü (AFP)
İsrail ordusunun dün yayımladığı ve Güney Lübnan'da Hizbullah altyapısının tahrip edildiğini gösterdiğini belirttiği bir videodan alınan görüntü (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Hizbullah'ın İsrail ile doğrudan müzakereye girmesini bahane ederek kendisine yönelik başlattığı eleştiri ve ihanet suçlamaları kampanyasına yanıt verdi. Avn, açıklamasında, “Yaptığımız ihanet değil; ihaneti, dış çıkarlar uğruna ülkesini savaşa sürükleyenler yapıyor” diyerek müzakerelere yönelmenin ülkeyi koruma amacı taşıdığını vurguladı. Lübnanlıların, özellikle güneydekilerin ulusal çıkara hizmet etmeyen çatışmaların bedelini ödemeye devam etmesine karşı olduğunu söyleyen Avn, savaş kararının ulusal mutabakatla alınıp alınmadığını sordu.

Avn’ın bu açıklamasından önce Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail ile doğrudan müzakereyi reddettiğini bir kez daha yinelerken bunun olası sonuçlarını ‘yok hükmünde’ sayarak silahını bırakmayacağını vurguladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Kasım'ın açıklamalarına sert bir yanıt verdi. Tehditlerinin dozunu artıran Katz, Hizbullah’ın varlığını sürdürmesinin Lübnan'ı yakıp kül edeceğini söyleyerek “Lübnan hükümeti Hizbullah terör örgütünün kanadı altına sığınmaya devam ederse ateş alevlenecek ve Lübnan'ın sedir ormanlarını yakacak” uyarısında bulundu.