Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın çenesini kırmasının ardından iyileşme sürecinde olan Jake Paul, bir daha boks yapamayabileceğini itiraf etti.

Aralık ayında Paul, Joshua'ya 6. rauntta nakavt olmuş, eski dünya ağırsıklet şampiyonu, YouTube fenomenliğinden boksörlüğe geçiş yapan ismi Miami'de yenmişti.

36 yaşındaki "AJ", bu karşılaşmada Paul'un çenesini kırmış ve 29 yaşındaki boksör acilen ameliyata alınmıştı. Hatta şubatta ikinci bir ameliyat daha geçiren Paul, boks kariyerinin geleceğinin belirsiz olduğunu itiraf etti.

Paul, Ariel Helwani Show'da, "İyileşme süreci hakkında bilgi almak için birkaç gün içinde çenemin yeni taramalarını yaptıracağım. Doktorlarımın ne diyeceğini göreceğiz" diye konuştu.

Sanırım tekrar dövüşüp dövüşemeyeceğime dair daha kesin bir zaman dilimi belirleyebileceğim. Bu kesinlikle olasılıklar arasında. Haftalar ve zaman geçtikçe kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama öncelikle antrenman yapabilmem için kesinlikle onay almam gerekiyor ancak formumu korumaya çalışıyorum. Yine de neredeyse her zaman spor salonundayım, sadece formumu koruyorum ve lapa antrenmanlarının tadını çıkarıyorum. Kesinlikle, [tekrar dövüşememe ihtimalim var]. Sanırım bu, kemiğin nasıl iyileştiğine bağlı ve ayrıca burada eksik bir dişim var, büyük olasılıkla bir tür implant yaptırmam gerekecek. Ayrıca bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum. Ama benim için en akıllıca olanın ne olduğunu görüp anlamamız gerekiyor. Doktorum Arman kesinlikle tekrar dövüşmemi istemiyor. Bunu istemediğini söylüyor. Arada sırada 'Bunu yapmana gerek yok' diyen iş insanları da oluyor. [Nişanlım] ise her iki tarafa da yakın. Bir sporcu olmanın, içindeki o duyguyu, kendini daha fazla kanıtlamak istemenin, rekabet etmenin ve bunu çok sevmenin ne demek olduğunu anlıyor.

Sonuç olarak Amerikalı şöyle dedi:

Henüz işim bitmedi. Ruhumda, kalbimde ve içimde daha çıkacak çok maçım ve tamamlanmamış işlerim olduğunu hissediyorum.

Paul'un Joshua'ya yenilgisi, kariyerindeki ikinci mağlubiyet oldu. Daha önce 2023'te eski ağırsıklet şampiyonu Tyson Fury'nin üvey kardeşi Tommy Fury'ye puanla yenilmişti.

Ancak Paul'un, eski UFC şampiyonları Anderson Silva ve Tyron Woodley'le eski boks şampiyonları Julio Cesar Chavez Jr. ve Mike Tyson'a karşı kazandığı zaferler de dahil 12 galibiyeti bulunuyor.

Independent Türkçe


Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.


2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına bir ay kala geri sayım pazartesi günü başlarken, atmosfer beklenti ile endişe arasında gidip geliyor. Bilet fiyatlarındaki artış, Donald Trump döneminde ABD’de yaşanan siyasi gerilimler ve İran’daki savaşın dünyanın en büyük futbol organizasyonu üzerindeki etkileri, turnuvaya gölge düşürüyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvaya rekor sayıda 48 milli takım katılacak. Ayrıca milyonlarca taraftarın akın etmesi bekleniyor. Bu organizasyon, üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olacak.

Altı hafta sürecek turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’deki ünlü Azteca Stadı’nda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’de 82 bin 500 seyirci kapasiteli MetLife Stadı’nda oynanacak final maçıyla sona erecek.

Ancak hazırlık sürecindeki karmaşık atmosfer, 23. Dünya Kupası’nın daha başlamadan “parti sonrası baş ağrısı” havasında açılabileceği yönündeki yorumları artırdı. Artan maliyetler, siyasi çekişmeler ve uluslararası çatışmaların birleşimi kamuoyundaki havayı olumsuz etkiledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Gianni Infantino ise bu kaygıların abartıldığını savunarak eleştiri dalgasını “olumsuz medya söylemi” olarak nitelendirdi.

Infantino, Beverly Hills’te düzenlenen bir ekonomi konferansında, “Gerçek şu ki bu turnuvada olumsuz bir yön bulmak son derece zor” dedi.

Ancak bu iyimser yaklaşım futbol çevrelerinde geniş kabul görmedi. Dünya Kupası öncesindeki sorunlar hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Bilet fiyatlarına büyük tepki

Dünya Kupası biletlerindeki sert fiyat artışı küresel çapta tepki toplarken, FIFA ve Başkanı Infantino büyüyen medya baskısını kontrol altına almaya çalışıyor.

Avrupa Futbol Taraftarları Birliği, bilet fiyatlandırma sistemini “aşırı derecede fahiş” ve “büyük bir ihanet” olarak tanımladı. Kuruluş, FIFA’ya yaklaşık 13 milyar dolar gelir getirmesi beklenen turnuvanın geniş taraftar kesimleri için ulaşılamaz hale geldiğini belirtti.

2022 Dünya Kupası finalinin en pahalı bileti yaklaşık 1600 dolar seviyesindeyken, 2026 organizasyonunda en yüksek bilet fiyatı yaklaşık 32 bin 970 dolara kadar çıktı. Bu benzeri görülmemiş artış geniş eleştirilere yol açtı.

Infantino ise bu fiyat politikasını savunarak, bunun turnuvanın büyük bölümüne ev sahipliği yapan ABD’deki piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

“Piyasaya bakmamız gerekiyor. Dünyanın en gelişmiş eğlence pazarlarından birindeyiz, dolayısıyla piyasa fiyatlarını uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

FIFA verilerine göre biletler için 500 milyondan fazla başvuru yapıldı. Bu sayı, 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için yapılan toplam 50 milyon başvurunun çok üzerinde.

Ancak biletlerin tükendiği yönündeki açıklamalara rağmen yeniden satış platformlarında hâlâ birçok maç için yer bulunabiliyor. Buna, 12 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak ABD–Paraguay açılış maçı da dahil.

Hatta Infantino’nun önemli destekçilerinden Donald Trump bile fiyatlara şaşırdığını dile getirdi. Açılış maçı biletinin yaklaşık 1000 dolar olduğunu öğrendiğinde tepki gösteren Trump, New York Post gazetesine, “Bu rakamı bilmiyordum. Kesinlikle gitmek isterdim ama açıkçası ben de bu parayı ödemem” dedi.

Siyasi gerilimlerin gölgesi

Taraftarlar turnuvayı takip etmenin maliyetleriyle ilgilenirken, eleştirmenler de turnuvadaki 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak ABD’deki gergin siyasi atmosfere dikkat çekiyor.

Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, organizasyonun adaylık sürecinde çizilen tabloyu köklü biçimde değiştirdi. O dönemde “birlik dosyası” sloganıyla tanıtılan organizasyon, Kuzey Amerika’daki üç ev sahibi ülke arasındaki uyumu temsil eden bir etkinlik olarak sunulmuştu.

Trump yeniden göreve geldikten sonra Kanada’yı “ABD’nin 51. eyaleti” yapma söylemini tekrarlaması ve Kanada ile Meksika’ya karşı ticaret savaşı başlatmasıyla tartışma yarattı.

Bu çerçevede İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), turnuvanın göç, protestolar ve basın özgürlüğüne yönelik sert politikalar nedeniyle “dışlanma ve korku” ile anılabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise organizasyonun “baskı platformuna dönüşebileceğini” belirtti.

İran savaşı ve katılım tartışmaları

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları da küresel tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Saldırıların ekonomik şoklara yol açtığı, Dünya Bankası’nın da Orta Doğu’daki çatışmanın milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.

Süren çatışma, İran’ın Dünya Kupası’na katılımı konusunda da belirsizlik yarattı. Bu durum, turnuvaya katılan bir ülkenin doğrudan askeri çatışma yaşadığı rakibini ağırlayacağı ilk örnek olarak dikkat çekiyor.

Donald Trump başlangıçta İran’ın “güvenlik ve emniyet nedenleriyle” turnuvadan çekilmesi gerektiğini ima etmişti.

Ancak Infantino, İran’ın turnuvaya normal şekilde katılacağını vurguladı. İran’ın grup maçlarının Meksika’ya alınması yönündeki talebin reddedildiği ve maçların planlandığı gibi ABD’de oynanacağı açıklandı.

Infantino, 30 Nisan’da Vancouver’da düzenlenen FIFA Kongresi’nde, “Elbette İran 2026 Dünya Kupası’na katılacak ve elbette maçlarını ABD’de oynayacak” dedi.

Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın turnuvaya katılımına artık “itiraz etmediğini” söyledi.

Favoriler ve ilk kez katılacak takımlar

FIFA ve Başkanı Infantino, turnuva başladığında siyasi tartışmaların geri planda kalmasını ve futbol heyecanı ile sahne gösterilerinin tüm gerilimleri gölgelemesini umut ediyor.

Son dünya şampiyonu Arjantin, Lionel Messi liderliğinde turnuvanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Avrupa şampiyonu İspanya, 2018 dünya şampiyonu Fransa ve 1966’dan bu yana ilk büyük kupasını kazanmayı hedefleyen İngiltere de öne çıkan takımlar arasında yer alıyor.

Öte yandan genişletilmiş format sayesinde tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılacak yeni milli takımlar da turnuvada boy gösterecek. Bunların başında, Dünya Kupası’na katılan nüfus bakımından en küçük ülkeler olan Curaçao ile Yeşil Burun Adaları geliyor.