Lübnanlılar 'Birlik Günü' mitinginde bir araya geldi: Grev ve yol kesme çağrısı

Lübnan'daki protestolardan bir kare (AFP)
Lübnan'daki protestolardan bir kare (AFP)
TT

Lübnanlılar 'Birlik Günü' mitinginde bir araya geldi: Grev ve yol kesme çağrısı

Lübnan'daki protestolardan bir kare (AFP)
Lübnan'daki protestolardan bir kare (AFP)

Binlerce Lübnanlı dün, halk protestolarının başlamasının üçüncü haftasında, "Birlik Günü" ve "Baskı Günü" adı altında düzenlenen gösterilere katıldı. Gösterilerde, Başbakan Saad el-Hariri'nin istifasından sonra yeni bir başbakan atanması için yapılacak meclis istişarelerinde bir tarih belirlenmesi, süreci hızlandırmak amacıyla halk baskısının sürdürülmesi ve diğer taleplerin gerçekleştirilmesi için Pazartesi günü (bugün) genel grev yapılması çağrısında bulunuldu.
Başkent Beyrut’un doğusundaki Baabda bölgesinde, binlerce Lübnanlı dün, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giden yolda toplanarak Cumhurbaşkanı Mişel Avn'a destek sloganları attı. Göstericilerin ellerinde Lübnan bayrakları ve Özgür Yurtsever Hareketi (ÖYH) bayrakları vardı. Avn, Cumhurbaşkanlığının üçüncü yıldönümünde kalabalığa seslendi ve "yetkin ve deneyimli" bakanlardan oluşan yeni bir hükümet kurulması yönünde çağrıda bulunarak, herkesi birlik olmaya davet etti.
Ana gösteriler çeşitli bölgelerden vatandaşların katılımıyla Beyrut’taki Şehitler ve Riyad el-Sulh meydanlarında düzenlendi. Ülkenin kuzeyinden güneyine, Bekaa ve Cebel’de düzenlenen protestolarda 17 Ekim'den bu yana alışılan manzaradan farklı bir görüntü yoktu. Cumhurbaşkanı'na destek için cumhurbaşkanlığı sarayı önünde dün öğle saatlerinde düzenlenen gösterilere katılanlar, hedefin herhangi bir grupla karşılaşma olmadığını vurguladı. Vatandaşlar, ellerinde Lübnan bayrakları ve “yolsuzluğu kınayan, hesap verme ve reform” çağrısında bulunan pankartlarla mitinglere katıldılar.
Gösterilere devam çağrısı
Birçok eylemci, genel grev çağrıları ve hükümet kurulana kadar bütün yolların kapatılmasının yanında, talepleri karşılanana kadar gösteri ve eylemlere devam edilmesine vurgu yaptı. Beyrut'a doğru akın eden topluluklar ile "Şehitler" ve "Riyad el-Sulh" meydanlarındaki protestoculara katılmak için çok sayıda Trabluslu yolları doldurdu. Bazıları da oturma eylemi ve bir sonraki aşamalar hakkında beyin fırtınaları yapılan çadır oturumları gibi halk hareketi faaliyetlerine katılmak için Trablus'taki "Abdülhamid Karami" Meydanı'na akın etti.
Akkar'da da kasaba ve köylerden gelen bazı heyetler, "Birlik Günü" çağrısına olumlu yanıt vererek Halaba ve El-Abda'daki oturma eylemine katıldılar. Ellerinde Lübnan bayrakları taşıyan protestocular, değişim çağrısı, yolsuzlukla mücadele, bir geçiş hükümeti kurulması ve erken seçim yapılması yönünde sloganlar attı. Sayda'da ise manzara farklı değildi. Dün sabah saatlerinden itibaren sokağa çıkıp eylemlere devam çağrısı yapan Lübnanlılar, kentin tamamını gösterilere katılmaya ve yolu kapatmak için "Elia” meydanına inmeye davet etti.
Sayda kentindeki protestocular, ellerinde Lübnan bayrakları ve cumhurbaşkanlığı sarayına giden yolda festival sırasında açılan pankartlara karşı tepkiler içeren pankartlar taşıyarak, meydanda toplandıktan sonra Elia kavşağındaki tüm yolları kapattı. Etrafa yoğun şekilde konuşlanan askeri birlikler arasında değişim çağrısı yönünde sloganlar atan çok sayıda protestocu, ellerinde 40 metrelik Lübnan bayrağıyla kentin sokaklarında yürüdü. Sur'daki vatandaşların coşkusu da iki hafta önceki protestolardan farklı değildi. Ulusal Haber Ajansı, protestocuların Sur'daki Bayrak Meydanı'na akın ettiğini bildirdi.
Ajans ayrıca, Meclis Başkanı Nebih Berri ve İmam Musa el-Sadr'ın fotoğraflarının Sur’daki bazı noktalara asıldığını ve Al-Alam Meydanı'nın karşısındaki bir binanın üzerinde "Hepimiz sizinleyiz" yazan, Berri'nin dev bir fotoğrafının yer aldığı belirtildi.
Yine Kfarhamam kasabasında, Kafr Ruman otoyolu üzerinden başlanarak, ekonomik duruma karşı protesto yürüyüşü düzenlendi. Lübnan Komünist Partisi liderleri ve kadın aktivistlerin önderliğindeki protestoda Lübnan bayrakları dalgalandı. Devlet binalarının çevresine kadar ulaşan yürüyüşe "Nebatiyeh Hareketi" de katıldı. Güvenlik güçleri gözetiminde sokaklarda şarkılar söyleyen Lübnanlılar, Lübnan Merkez Bankası'na doğru yürüyüşlerini sürdürdü.
Öte yandan, başkentin doğusundaki Baabda bölgesinde, dün binlerce kişi, Cumhurbaşkanı Avn'a desteklerini ifade etmek için başkanlık sarayına giden yolda toplandı. Toplanan kalabalık, Lübnan bayrakları ve Avn liderliğindeki ÖYH’yi simgeleyen turuncu bayraklar salladı.
​Avn: Bir sonraki aşama için 3 eksenli yol haritası çizdik
Cumhurbaşkanlığının üçüncü yıldönümünde Mişel Avn, bir sonraki aşama için ‘yolsuzluk, ekonomi ve sivil devlet’ gibi üç eksenden oluşan bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi. Avn, başkent Beyrut'ta Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden yolda kendisine destek için miting düzenleyen kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, “Üç eksenli planı gerçekleştirmek kolay değil. Bunu başarmak için siz ve göstericilerden oluşan bir meydan istiyoruz. Bu yüzden büyük bir çaba istiyoruz. Sizinleyim ve sizin sayenizde Lübnan halkını görüyorum. Hepinizi sevdiğimi söylüyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı ayrıca birlik çağrısında bulunarak, “Bir meydanda diğer meydandaki gösteriye karşı bir gösteri yapılmamalıdır. Çünkü yolsuzluk onlarca yıldan beri ülkede kök salması nedeniyle kolayca yok olmayacak. Sadece büyük çabaların ardından yok olacaktır” ifadelerini kullandı.
Avn'ın damadı ve Dışişleri Bakanı olan ÖYH lideri Cibran Basil de yaptığı açıklamada, "Biz burada halka (protestoculara) karşı çıkmak için değil, onları güçlendirmek ve onlarla birlikte durmak ve birlikte devam etmek için bulunuyoruz" dedi. Protesto dalgasının başlangıcından bu yana göstericiler, tezahüratları ve sloganları ile başta Basil olmak üzere birçok siyasi ismi hedef aldı. Basil'in muhalifleri, ÖYH liderinin, bakanlık ve Hizbullah ile ittifakından yararlanarak kabinede kaldığını belirtiyor. Avn'ın partisi, başta Hizbullah olmak üzere müttefikleriyle birlikte en büyük meclis bloğuna sahip. Avn destekçilerinin mitingine katılan 40 yaşındaki Diana, "Bugün herkese General Avn'a güvendiğimizi kanıtlamak için buradayız. O, elleri yolsuzluk veya hırsızlıkla lekelenmemiş, dürüst bir adamdır. Ona -seninleyiz ve ne olursa olsun seninle kalacağız- demek için buradayız" dedi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.