İsrail, Şam yakınlarına hava saldırısı düzenledi

İsrail, Şam yakınlarına hava saldırısı düzenledi
TT

İsrail, Şam yakınlarına hava saldırısı düzenledi

İsrail, Şam yakınlarına hava saldırısı düzenledi

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından yayınlanan bir rapora göre, İsrail savaş uçakları salı sabahı Suriye'den İsrail'e atılan roketlere yanıt olarak Şam yakınlarında hava bombardımanı düzenledi.
Suriye Resmi Haber Ajansı (SANA), sabah saatlerinde Şam Uluslararası Havaalanı yakınlarında patlama sesi duyulduğunu bildirdi ancak ayrıntı vermedi.
AFP'ye konuşan Gözlemevi Müdürü Rami Abdurrahman, “İsrail uçakları, Şam'ın güneyinde ve güneybatısında, İsrail'e roket saldırısının başlatıldığı yaklaşık beş noktayı hedef aldı” dedi.
Abdurrahman, “Bu bölgeler rejim güçlerine bağlı gruplara ait. Bu gruplar, Lübnan Hizbullah’ı veya Filistinli gruplar olabilir” dedi.
İsrail ordusu, sabah saatlerinde hava savunma sisteminin Suriye'den İsrail topraklarına atılan dört roketi imha ettiğini belirtti ve roketlerin hiçbirinin İsrail'de bir hedefi vurmadığını açıkladı.
İsrail'den Suriye'de gerçekleştirilen hava bombardımanı hakkında yorum yapılmadı.
Geçtiğmiz salı günü Şam'da gerçekleştirilen bir İsrail bombardımanında, Filistinli İslami Cihad Örgütü Siyasi Büro üyesi Ekrem el-Acuri'nin oğlu da dahil iki kişi hayatını kaybetti. Öte yandan Suriye Resmi Haber Ajansı, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Beha Ebu’l Ata’ya suikast düzenlediğini duyurmuştu.
Suriye Resmi Haber Ajansı'na (SANA) göre, “İsrail saldırısında üç füze atıldı. Füzelerden ikisi Acuri'nin El-Mezze bölgesindeki evine isabet etti. Saldırıda Acuri'nin oğlu Muaz’ın yanı sıra bir kişi daha öldü. On kişinin de yaralandığı kaydedildi. Bunun üzerine İslami Cihad Örgütü Siyasi Büro üyesi Ekrem el-Acuri'nin evinin hedef alınması ve oğullarından birinin öldürülmesi üzerine örgüt alarm durumu ilan etti ve bu saldırganlıkla yüzleşeceğini açıkladı.
Son yıllarda, İsrail Suriye'deki bombardımanlarını yoğunlaştırdı. Esas olarak Suriye ordusuna ve İran ve Hizbullah’a ait hedefleri bombalıyor. Öte yandan İsrail, İran'ın Suriye'de askeri bir varlık oluşturma girişimlerine ve Hizbullah’a sofistike silahlar göndermesine karşı koymaya devam edeceğini yineledi. Suriye Gözlemevi, bir İHA’nın pazar akşamı Suriye-Irak sınırına yakın, Deyrizor’un doğusundaki Ebu Kemal kentinin bir mahallesinde rejim kuvvetlerine bağlı Haşdi Şabi’ye ait bir aracı hedef aldığını söyledi. Araç kullanılamaz hale geldi ve aracın içindeki herkes yaşamını yitirdi. Aracı hedef alan uçağın aidiyeti belirlenemedi.
Saldırı, Ebu Kemal kırsalındaki Ramadi köyünde İran yanlısı milislerin mevkilerini hedef aldı yaşanan can kaybına dair herhangi bir ayrıntı verilmedi. Suriye Gözlemevi’nin bazı kaynaklardan edindiği bilgiye göre birkaç gün önce bölgede patlama sesi duyuldu ancak daha fazla ayrıntının bilgisine ulaşılamadı.
Suriye Gözlemevi geçtiğimiz ayın 12’sinde, aidiyeti bilinmeyen İHA’ların, İran kuvvetlerinin ve milislerinin kontrolü altında bulunan Ebu Kemal semaları ile doğudaki Deyrizor şehrinin kırsalı üzerinde uçuş gerçekleştirdiğini İran kuvvetlerinin uçaksavarlar ile İHA’ları hedef aldığını açıkladı.
Tansiyonun yükselmesi, destek güçlerin bölgeye gönderilmesi ve Suriye’den, Golan'daki İsrail ordusunun mevkilerine 4 füze atılması üzerine Celile’de kapsamlı savaş seferberliği ilan edildi. Bu gelişmeler ışığında İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi saldırılara temkinli bir şekilde cevap verilmesi gerektiğine karar verdi. Aviv Kochavi, Netanyahu'nun Başbakanlıktaki konumunu güçlendirmek ve Arap milletvekillerinin oylarına dayalı bir hükümet kurulması olasılığını ortadan kaldırmak için böylesi bir fırsatı yakaladığı sırada, ordusunun savaşı başlatan taraf olmakla suçlanmaması için saldırılara temkinli yaklaşmaya karar verdi. İşgal altındaki Golan Tepeleri'nde, Yahudi yerleşim yerlerinde yaşayanlar salı günü sabah saatlerinde panik içinde uyandılar. İsrail ordusu bu bölgedeki vatandaşların barınaklara veya diğer güvenli alanlara girmeleri için uyarı sirenleri çaldı. İsrail ordusu, 4 roketin Suriye topraklarından Golan'daki mevkilerine doğru ateşlendiğini açıkladı. İsrail’in hava savunma sistemi “Demir Kubbe” Suriye’den yollanan füzeleri İsrail mevkilerine düşmeden havada imha etti. İsrail, İran’a karşı bir savaş başlatmakla suçlanmamak için bu saldırıya temkinli bir şekilde cevap verdi. İsrail ordusu Hizbullah ve diğer İran milislerinin aktif olduğu Şam'ın güneyindeki ve batısındaki mevkileri bombaladı.
Arap kaynaklarına göre, İsrail bu bölgeleri beş roketle hedef aldı. İsrail, ülkesine yönelik hiçbir saldırının cevapsız bırakılmaması politikasını bir kez daha hayata geçirdi. Ancak orduya yakın kaynaklar, İsrail ordusunun, İran’ın tansiyonu yükseltmesine karşılık daha üst perdeden bir cevap verme niyetinde olmadığını ve temkinli hareket edileceğini belirtti. İsrailli askeri analistler, roketlerin Suriye topraklarından ateşlendiğini belirtti. Dün sabah saatlerinde İsrail’e atfedilen bir operasyon gerçekleşti. İsrail Hava Kuvvetleri, İslami Cihad Örgütü Siyasi Büro üyesi Ekrem el-Acuri'ye yönelik bir suikast girişiminde bulundu. İsrail ordusu Şam'daki Acuri’nin Mezze banliyösündeki evini hedef aldı ancak Acuri bu suikastten kurtuldu. Oğlu Muaz öldürüldü ve karısı yaralandı. Öte yandan İsrail’in geçtiğimiz salı günü Gazze’de düzenlediği hava saldırısında Beha Ebu’l Ata hayatını kaybetmişti.
Analistler, üst düzey askeri kaynaklardan edindikleri bilgilere ışığında, iki suikastten birisinin başarılı diğerinin ise başarısız olduğunu belirttiler. Bu suikastler İran için bir mesaj anlamına geliyor. İsrail’in İran’a yönelik politikasının belirleyicilerinden biri olan Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Yaakov Amidror, “Bölgede olan biten ateş çemberi olarak adlandırılabilir. İran, İsrail Devleti etrafında bir ateş çemberi oluşturmaya çalışıyor. Hamas dahil çevredeki tüm örgütler öyle ya da böyle İran tarafından bir şekilde destekleniyor. Ancak içlerinde yalnızca İslami Cihad İran bütçesinden besleniyor. Doğru, İslami Cihad, İran’ın İsrail Devleti etrafında inşa ettiği savaş mekanizmasının güçlü ya da çok önemli bir parçası olarak görülemez. Ancak bu örgüt İran için ezici bir güçtür, çünkü Gazze'yi ateş çemberinin bir parçası haline getirmeyi başarmıştır” açıklamalarında bulundu. İsrailli askeri analist Roni Daniel, askeri kaynaklardan edindiği bilgiler doğrultusunda İsrail'in Kanal 2 televizyonuna salı günü yaptığı bir açıklamada,” Tel Aviv'deki yetkililer, dün sabah saatlerinde Suriye’den, İsrail topraklarına dört roketin fırlatılmasının İran'ın aylardır sürdürdüğü yeni politikasının bir parçası olduğunu düşünüyor. İran, İsrail’in herhangi bir askeri operasyonunun cevapsız kalmaması anlayışı üzerine benimsediği siyaseti uyguluyor. İsrail’de aynı politikayı benimsiyor. Bu sebeple, herhangi bir gelişme veya saldırı ile karşı karşıya kalınması ihtimaline karşı kuzeyde alarm durumu ilan etti.
Son gelişmeler üzerine, Netanyahu iki büyük parti olan Likud ve Mavi-Beyaz İttifakı arasında bir birlik hükümeti kurulması gerektiğini ilan etti. Netanyahu, böyle bir hükümetin kurulması ihtimalini arttırmak amacıyla Rus kökenli Yahudilerin desteklediği Evimiz İsrail (Yisrael Beiteinu) Partisi lideri Avigdor Liberman ile bir araya geldi. Netanyahu, "İsrail’in karşı karşıya kaldığı zorlu güvenlik durumu, İsrailli yetkililere birtakım çıkarları kenara bırakmalarını gerekli kılıyor. İsrailli yetkililer, zorluklarla güçlü bir şekilde yüzleşebilecek bir acil durum hükümeti kurmalılar" dedi.



Netanyahu: İran ile müzakerelere ilişkin ilkelerimizi Trump’a sunacağım

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025 tarihinde Florida’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025 tarihinde Florida’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu: İran ile müzakerelere ilişkin ilkelerimizi Trump’a sunacağım

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025 tarihinde Florida’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025 tarihinde Florida’da düzenlenen ortak basın toplantısında (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bugün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştireceği görüşmelerin başta İran ile yürütülen müzakereler ve Gazze dosyası olmak üzere bir dizi konuya odaklanacağını söyledi.

Netanyahu, ABD’ye hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, ‘İran’la müzakerelere ilişkin ilkeler konusundaki görüşlerini’ Başkan Trump’a sunacağını ifade etti.

Netanyahu, “Bana göre bu ilkeler yalnızca İsrail için değil, barış ve güvenliği hedefleyen herkes için önem taşıyor” dedi.

Trump ile sık aralıklarla gerçekleştirdiği görüşmelere de değinen Netanyahu, bu temasların İsrail ile ABD arasındaki ‘benzersiz yakınlığın’ ve kendisi ile Trump arasındaki özel ilişkinin göstergesi olduğunu belirtti.

Bu görüşme, Trump’ın geçen yıl ocak ayında yeniden göreve gelmesinden bu yana Netanyahu ile yapacağı yedinci buluşma olacak.

Ynet haber sitesi, geçtiğimiz cumartesi günü yayımladığı haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’a, İsrail’in İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırma konusundaki kararlılığını vurgulayacağını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığı haberde, konuya yakın bir kaynağa dayandırılan bilgilere göre, İsrail’in ortaya koyacağı tutumun; İran’ın nükleer programının tümüyle sona erdirilmesi, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılmasını içerdiği belirtildi.

Aynı kaynak, İsrail’in Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran’a yeniden dönmesini talep ettiğini aktardı.

Kaynak ayrıca, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İsrail’e tehdit oluşturamayacak şekilde füze menzilinin 300 kilometre ile sınırlandırılmasını da içermesi gerektiğini ifade etti.

Bu gelişmeler, Washington ile Tahran arasında ABD’nin güç kullanma ihtimalini gündeme getirdiği bir müzakere turunun ardından yaşandı.

Tahran ise müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmasını, füze programı dahil olmak üzere diğer başlıkların gündeme getirilmemesini istiyor.


Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
TT

Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)

Sudan, Doğu Afrika ülkelerinden oluşan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) geri döneceğini açıkladı. Bu karar, Sudan'ın üyeliğinin askıya alınmasından iki yıl sonra alındı. Askıya alınmasının nedeni ise o dönemde, Nisan 2023'ten beri hükümet güçleriyle savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'ya ("Hemedti") gönderilen davetti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı X internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Sudan Cumhuriyeti Hükümeti, örgüt üyeliğindeki faaliyetlerine tam olarak yeniden başlayacaktır" denildi. Örgüt ise üye devletlerin iç işlerine müdahale etmeyeceğini, Sudan'ın egemenliğine, toprak ve halkının birliğine ve mevcut ulusal kurumlarının bütünlüğüne tam saygı duyduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan, Ocak 2024'te IGAD'ın Dagalu'yu Sudan'daki çatışmayı görüşmek üzere Uganda'da bir zirveye davet etmesinin ardından IGAD üyeliğini askıya almıştı. Zirvenin amacı, başta çatışma bölgelerine BM güçlerinin konuşlandırılması olmak üzere bir dizi öneriyle savaşı sona erdirmekti.


Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.