Suriye’de 7 yıl sonra gelen terhis: 2013’te bitmesi gereken askerlik 2020’de sona erdi

Terhis kararının 20 binden fazla askeri etkilemesi bekleniyor / Fotoğraf: AFP
Terhis kararının 20 binden fazla askeri etkilemesi bekleniyor / Fotoğraf: AFP
TT

Suriye’de 7 yıl sonra gelen terhis: 2013’te bitmesi gereken askerlik 2020’de sona erdi

Terhis kararının 20 binden fazla askeri etkilemesi bekleniyor / Fotoğraf: AFP
Terhis kararının 20 binden fazla askeri etkilemesi bekleniyor / Fotoğraf: AFP

Suriye'de 2011'den bu yana devam eden savaş başlamadan önce bir düzenleme yapılmış, askerlik süresi 18 aya indirilmişti. Ancak ilkokul mezunları için bu süre 21 aydı.
Askere gitme yaşının 18 olduğu ülkede bir ailenin tek erkek çocuğu olanlar askere alınmıyor, üniversite mezunları da eğitimleri bitene kadar askerliklerini tecil ettirebiliyordu.
Ancak 2011’de başlayan savaşla birlikte binlerce askerin ordudan firar etmesi ve ülkenin neredeyse dört bir tarafında süren çatışmalar askerlik sistemini de değiştirdi.
O tarihten önce veya o tarihten sonra askere alınanlar mevcut sürelerini bitirseler dahi “Yedek Asker” statüsüyle birliklerde tutulmaya devam ettiler.
İki ayda bir verilen birer haftalık izinler (evlililer de bu süre uzuyabiliyor) dışında askerlik görevlerini sürdüren bu kişiler için ilk terhis kararı savaşın başlamasından tam yedi yıl sonra 2018’de verildi.

İlk terhis 2018 Mayıs ayında oldu
Normal şartlarda 2011’de askerlikleri bitmesi gerekip orduda bırakılan ve "104. devre" denilen asker grubu 2018’in mayısında terhis edildi. Savaşta en fazla kaybı da bu devredeki askerlerin verdiği belirtiliyor.
İkinci terhis ise Şubat 2019'da oldu.1981 ile öncesinde doğanlar terhis edildi.
Yeni terhisler beklenirken İdlib’de artan çatışmalardan dolayı iptal edilen terhislerin üçüncüsü 29 Mart 2020 günü Suriye Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan açıklama ile duyuruldu.
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, açıklamada 1 Ocak 2013 öncesinde askere alınıp halen orduda olanların 7 Nisan 2020 tarihinden itibaren terhislerine karar verildiği açıklandı.
Terhis kararı askeri doktorları ise kapsamayacak.

“Terhis kararı Suriye'nın Türkiye ile savaş beklemediğinin işareti”
Savaştıracak asker sıkıntısı çektiği, bu nedenle İran'a bağlı milisleri kullandığı iddia edilen Suriye Ordusu’nun Türkiye ile geçen ay İdlib’de karşı karşıya geldiği bir ortamda verdiği bu terhis kararı Suriye’de de hem sevinç hem de şaşkınlık yarattı.
Lazkiye’de yaşayan ancak adının verilmesini istemeyen bir Suriyeli gazeteci, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada bu kararın Suriye’nin Türkiye ile İdlib üzerine bir savaş ya da büyük bir çatışma beklemediğinin de işareti olduğunu söyledi. Ayrıca terhisten 20-25 bin kişinin faydalanması bekleniyor. 
Şam’da yaşayan gazeteci Sarkis Kassargian da terhisleri doğrulayarak terhisten kaç askerin etkilendiğini tam olarak bilmediğini ancak bu sayının 50 binin üzerinde olabileceğini söyledi.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.