​Suudi Arabistan salgınla mücadeleye 4 milyar dolar ayırıyor

Katif’te İzin verilen saatlerde marketlere giden vatandaşlar kontrol ediliyor (İsa ed-Debisi)
Katif’te İzin verilen saatlerde marketlere giden vatandaşlar kontrol ediliyor (İsa ed-Debisi)
TT

​Suudi Arabistan salgınla mücadeleye 4 milyar dolar ayırıyor

Katif’te İzin verilen saatlerde marketlere giden vatandaşlar kontrol ediliyor (İsa ed-Debisi)
Katif’te İzin verilen saatlerde marketlere giden vatandaşlar kontrol ediliyor (İsa ed-Debisi)

Suudi Arabistan, araştırmalar doğrultusunda vaka sayısının 10 ila 200 bin arasında değişmesinin beklediği bir zamanda koronavirüs salgınıyla mücadeleye 7 milyar riyal (1,8 milyar dolar) daha ayırdı. Şimdiye kadar 8 milyar (2,1 milyar dolar) ayrılan bütçeyle beraber salgınla mücadeleye toplamda 15 milyar riyal (4 milyar dolar) ayrılmış oldu. Bu yeni adım, ülkede 272 yeni vakanın teşhis edildiği, 64 kişinin de iyileştiği bir zamanda geldi. Suudi İçişleri Bakanlığı ise ülkenin geri kalan bölge ve şehirlerine de bugünden itibaren 15.00 ila 06.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı getirilmesi ve benzeri kararlar aldı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, ülkesinin koronavirüs salgınıyla mücadelede gereken mali ihtiyaçları sağladığını duyurdu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın başkanlık ettiği komisyon, pazartesi günü düzenlenen toplantı sonrasında 7 milyar riyal değerindeki ek bütçenin tahsis edilmesine onay verdi. Riyad, koronavirüsle mücadele çabaları için daha önce de 8 milyar riyal değerinde bütçeye ayırmıştı. Böylece, şimdiye kadar bu kapsamda ayrılan bütçe 15 milyar riyale (4 milyar dolar) ulaştı. Rebia, bakanlığın mali yılın sonuna kadar yaklaşık 32 milyar riyal (8,5 milyar dolar) değerinde bütçenin ayrılması talebinde bulunduğunu ve bu talebin onaylandığını kaydetti.
Rebia, izin verilen sürelerde bazı yollarda trafik yaşanmasının ardından insanların talimatlara uymamasından duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:
“Ne yazık ki toplumun bazı fertleri ‘Hepimiz sorumluyuz’ sloganını ciddiye almadı ve salgının ciddiyetini kavrayamadı. Temasta bulunulmaması ve bir araya gelinmemesi konusundaki uyarıları da dinlemedi. Böyle bir durumda toplumu korumak için başka önlemler almamız gerekiyor. Zirâ bugün salgınla mücadelede toplum olarak sorumluluk duygumuzu artırmamız tüm kararlılığımızı göstermemiz gereken kritik bir andayız.”
Ülkesinin Umre, camilerde namaz kılınması ve uçuşların askıya alınması gibi birçok başlıkta önlem aldığına değinen Rebia, bu önlemler ile temasın yüzde 90 oranında azaltılmasının amaçlandığını vurguladı. Toplumun bu önlemleri ciddiye almaması durumunda ise önümüzdeki günlerde vakalarda artış görülmeye devam edeceği uyarısında bulundu.
Sağlık Bakanı, salgın alanında uzmanlaşmış Suudi ve uluslararası uzmanlar tarafından yürütülen dört farklı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Söz konusu araştırmalara göre vaka sayısının önümüzdeki birkaç hafta içinde 10 bin ila 200 bin arasında seyretmesi bekleniyor. Son 24 saat içindeki trafik oranının yüzde 46 gibi halen çok yüksek oranda olduğuna da değinilen araştırmalarda şu ifadeler yer aldı:
“Vatandaşların umudu, gerekli prosedürleri dakik bir şekilde ve üst düzey sorumlulukla uygulamamıza yardımcı olacaktır. Böylece bazı ülkelerde görüldüğü gibi çok ileri bir aşamaya geçiş yapılmamış olur. Vaka sayısını kontrol altına alışımız, bu salgınla mücadelede küresel standartlara yaklaşmaya hazır olduğumuzu garanti eder.”
Salgınla ilgili son gelişmelerin sunulduğu dünkü basın toplantısına hükümetten dört farklı kurum katıldı. Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, 272 yeni vakanın daha doğrulandığını, toplamda kaydedilen vaka sayısının 2 bin 795’e çıktığını açıkladı. Aynı zamanda üç yeni can kaybı ile beraber koronavirüs nedeniyle toplamda 41 kişinin öldüğünü bildirdi. Diğer yandan 64 vakanın daha iyileşmesiyle ülkede toplamda 615 kişinin iyileştiği teyit edildi. Aktif vaka sayısı da 2 bin 139 oldu.
Gıda ve İlaç Genel Kurulu sözcüsü Teysir el-Müferric, ilaç fabrikaları sayısının haftada 1,4 milyon litre üretim kapasitesi ile 13’ten 35’e çıkarılması, maske fabrikaları sayısının haftada 3 buçuk milyon maske üretilecek şekilde 8’e yükseltilmesi gibi çeşitli adımların atıldığını bildirdi. İthal edilen gıdaların güvenliği konusunda da düzenlemeler yapıldığına değinen Müferric, eczanelerde iki milyondan fazla tıbbı çözelti ve çeşitli türlerde 20 milyon maske bulunduğunu vurguladı.
İçişleri Bakanlığı’ndan resmi bir kaynak daha önce açıklananlara ek olarak tüm şehirlerde ve bölgelerde de 24 saatlik sokağa çıkma yasağının getirildiğini duyurdu. Halkın yalnızca gerekli ihtiyaçları karşılamaları için 06.00 ila 15.00 saatleri arasında evlerinden çıkmalarına izin verilecek. Restoranlar ise (mobil yemek yerleri, kutlama restoranları ve ziyafetlerin verildiği restoranlar hariç) yetkili makamlarca onaylanan sağlık koşullarına tâbi oldukları taktirde saat 22.00’a kadar eve sipariş gönderebilecek. 
Benzin ve gaz istasyonları, araç bakım merkezleri, kuru temizleme kurumları, bakım ve işletme işleri, sıhhi tesisat, elektrik ve klima sistemleri kurumları, su dağıtım hizmetleri ve kanalizasyon idareleri ise çalışmaya devam edebilecek.



Suudi Arabistan, Bahreyn'in güvenliğini tehdit eden faaliyetlerle mücadele için aldığı önlemlere tam desteğini ifade etti

Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
TT

Suudi Arabistan, Bahreyn'in güvenliğini tehdit eden faaliyetlerle mücadele için aldığı önlemlere tam desteğini ifade etti

Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    
Suudi Arabistan bayrağı  (Şarku’l Avsat)    

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Bahreyn'in ulusal güvenliğini tehdit eden ve istikrarını baltalamayı amaçlayan faaliyetlere karşı aldığı önlemlere Krallığın tam desteğini ifade etti.

Açıklamada, Bahreyn güvenlik birimlerinin söz konusu faaliyetleri ortaya çıkarma ve takip etmedeki etkinliği ile teyakkuz hali övgüyle karşılandı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi de Bahreyn güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonları ve ülkenin güvenlik ile istikrarını hedef alan faaliyetleri tespit etmesini takdir etti.

Konsey Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, söz konusu güvenlik başarısının, Bahreyn’deki güvenlik kurumlarının ülkenin kazanımlarını koruma ve halkın güvenliğini sağlama konusundaki sürekli ve üst düzey takibini yansıttığını söyledi.

Budeyvi ayrıca, Körfez ülkelerinin Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumak amacıyla aldığı tüm önlemlere tam destek verdiğini, ülkenin güvenliğini tehdit etmeye veya vatandaşlar ile ülkede yaşayanların emniyetini tehlikeye atmaya yönelik her türlü girişime karşı duracağını ifade etti.

Körfez ülkelerinin terörle mücadelede ortak duruşunu sürdüreceğini belirten Budeyvi, kolektif güvenlik sisteminin güçlendirilmesi ve bölge ülkelerinde güvenlik ile istikrarın pekiştirilmesi yönündeki çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Bahreyn İçişleri Bakanlığı, bugün İran’a bağlı Devrim Muhafızları ile bağlantılı oldukları iddiasıyla 41 kişiyi gözaltına aldı.

Bakanlık açıklamasında, “İran Devrim Muhafızları ve Velâyet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı bir yapılanmanın ortaya çıkarıldığı” ifade edilirken, savcılık soruşturmalarının ayrıca “İran’ın açık saldırganlığına sempati duyma” suçlamalarını da içerdiği belirtildi.


Suudi Arabistan, gerginliğin artmasından kaçınmak ve müzakereleri desteklemek konusunda kararlı

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, gerginliğin artmasından kaçınmak ve müzakereleri desteklemek konusunda kararlı

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul etti (Arşiv-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Riyad yönetimi, gerilimden kaçınma, müzakereleri destekleme ve tansiyonu düşürme yönündeki tutumunu yineledi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu İşleri Müsteşarı Dr. Raid Karmali, ülkesinin İran savaşının sona erdirilmesine yönelik çabalara destek verdiğini açıkladı.

Karmali, X platformunda yaptığı paylaşımda, “bazılarının Suudi kaynaklara dayandırıldığı iddia edilen ve ülkenin resmî tutumuyla çelişen, kimliği belirsiz kaynaklara atfedilen haberler” konusunda uyarıda bulundu.

Bu arada Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini vurguladı. Kaynak, Riyad’ın savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ulaşılması için Pakistan’ın yürüttüğü diplomatik girişimleri desteklediğini belirtti.

Aynı kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumunu çarpıtılmış şekilde yansıtmaya çalıştığını ifade etti.

Körfez Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Abdülaziz bin Sakr da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın yaklaşımının “gerilimin artırılmaması ve tüm anlaşmazlıkların siyasi diyalog yoluyla çözülmesi” esasına dayandığını söyledi.


Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini belirterek, Riyad yönetiminin gerilimin düşürülmesi için çalıştığını ve savaşı sona erdirmeye yönelik Pakistan girişimlerini desteklediğini söyledi.

Kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumuna ilişkin yanıltıcı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve Genel İşler Müsteşarı Raid Krimli, Riyad’ın gerilimin azaltılması ve çatışmaların tırmanmasının önlenmesi yönündeki tutumunun sürdüğünü vurguladı. Krimli, Suudi Arabistan’ın İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecini ve diplomatik çabaları desteklediğini belirtti.

Krimli, X platformundaki paylaşımında, Suudi Arabistan’a atfedilen ve kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan bazı haberlerin Riyad’ın resmî tutumuyla çeliştiğini ifade ederek, ülkesinin “gerilimi azaltma ve tırmanmayı önleme” yönündeki kararlı pozisyonunu yineledi.

Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Abdulaziz bin Sagir ise Suudi Arabistan’ın başından beri net bir pozisyon ortaya koyduğunu belirterek, Riyad’ın yaklaşımının “gerilimi artırmamak ve tüm anlaşmazlıkları siyasi diyalog yoluyla çözmek” olduğunu söyledi.

Bin Sagir, Muhammed bin Selman ile Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesini hatırlatarak, Veliaht Prens’in görüşmede Suudi Arabistan’ın topraklarının veya hava sahasının askerî operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ifade ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili de 24 Mart’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad yönetiminin İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın uzamasını istediği yönündeki iddiaları daha önce de yalanladığını belirtmişti.

Yetkili, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, İran saldırılarının sona ermesi gerektiğini ve “Suudi Arabistan’ın sabrının bir sınırı olduğunu” söylediğini aktardı. Ayrıca Riyad’ın siyasi ve diğer yöntemlerle karşılık verme hakkını saklı tuttuğu ifade edildi.

Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Bin Sagir’e göre Suudi Arabistan’ın temel talepleri arasında “İran saldırılarının durdurulması, savaşın sona erdirilmesine yönelik güvence verilmesi, İran’ın Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmemesi ile deniz güvenliği ve enerji güvenliğinin sağlanması” yer alıyor.

Bin Sagir, Riyad’ın gerilimi düşürmek ve müzakerelere alan açmak istediğini belirterek, olası bir gerilimin müzakere sürecini sekteye uğratabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl de perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz yollarından biri olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)

El-Vasıl’ın açıklamaları, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ABD’nin New York’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin karar tasarısının sunulması sırasında yapıldı.

Suudi diplomat, boğazdaki deniz ulaşımının tehdit edilmesinin küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, temel tüketim malları, tıbbi malzemeler ve insani yardımların akışının kesintiye uğramasının ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Suudi diplomat, uluslararası hukuka uygun şekilde deniz güvenliğinin korunmasının ve uluslararası ticaretin güvenli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, gerilimin azaltılması ve krizin büyümesinin önlenmesi için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.