​Koronavirüsten ölenlerin sayısı gizleniyor mu?

Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)
Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)
TT

​Koronavirüsten ölenlerin sayısı gizleniyor mu?

Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)
Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)

Resmi sonuçlara göre dünya genelindeki 100 bin eşiğini aşan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kurbanlarının günlük sayımı dakik olarak yapılıyor.
Bununla birlikte vaka sayılarını tespit etme yöntemleri ülkelere göre farklılık gösterdiği için resmi rakamlar fiili istatistiklerin tamamını kapsamıyor. Bazı verilere coğrafi zorluklar, savaş ortamı gibi sebeplerle sağlıklı ulaşılamazken bazı anti-demokratik rejimler kasten gerçek istatistikleri gizliyor. Vaka ve ölümleri farklı hastalıklar başlığı altında raporluyor. Bazı ülkelerde ise kayıt sistemi sadece hastanelerde yaşanan ölümleri istatistiklere yansıtıyor.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı’ndan (AFP) aktardığına göre, vaka sayım işlemlerini birçok faktör etkileyebiliyor ve ilan edilen vaka sayısı gerçek vaka sayısından kesin olarak daha az. Gerçek sayıların ortaya çıkması için, virüs salgınının gelişimi, ölüm yeri, belirtilerin ortaya çıkma şekli ve bilgilerin ilan edilmesindeki zaman farklılıkları gibi faktörlerin izlenmesi zaruri.
Fransız Demografik Araştırmalar Enstitüsü (INED), bunun gerçek bir “istatistiksel zorluk” olduğunu belirtti.
İspanya ve Güney Kore, hastanede veya hastane dışında Kovid-19’dan kaynaklı tüm ölüm vakalarını dikkate alırken diğer devletler bu yöntemi takip etmiyor. Örneğin, İran’da Kovid-19 sebepli tüm ölüm vakaları değil, sadece hastanelerde gerçekleşen ölümler resmi kayıtlara giriyor.
Yakın bir zamana kadar, Fransa ve İngiltere’de azımsanamayacak rakamlara ulaşan evlerinde ölen yaşlı sayıları resmi rakamlara dahil edilmiyordu. Fransa’da artık evlerinde vefat eden yaşlılar da dahil ediliyor ve bunların sayısı Fransa’da kaydedilen günlük vaka oranlarının üçte birinden fazlasını oluşturuyor. ABD’deki ölüm hesaplamaları ise eyaletten eyalete farklılık gösteriyor. Örneğin New York eyaletinde evlerinde ölen yaşlılar bilançoya dahil edilirken Kaliforniya’da dahil edilmiyor.
Resmi olarak dünyadaki en yüksek ölüm vakalarının kaydedildiği İtalya’da bile (12 Nisan 2020 saat 14.00 itibariyle 19,468 ölüm), evlerinde ölen yaşlılar toplam istatistiklere dahil edilmiyor. Sivil Savunma, geniş ölçekli salgın durumlarında testler ve ölüm sayımlarının evlerindeki yaşlıları da kapsadığını, ancak sınırlı ölümlerin kaydedildiği salgınlarda evlerinde ölen yaşlıların sayılmadığını söylüyor.
Güney Kore, İtalya, İspanya ve İngiltere gibi bazı ülkeler, kronik bir hastalığı olan kişilerde yeni tip koronavirüsün sebep olduğu ölümleri, toplam vaka sayısına dahil ettiyse de diğer ülkeler sayımlar konusunda daha seçici.
İran’da Kovid-19 salgınından etkilendiği teyit edildiği halde başka bir “ciddi solunum yolu hastalığından” dolayı ölenler vaka sayısına dahil edilmiyor.
ABD’de, resmi olarak testlerin kullanıma sunulmasından önce veya testlerin elde edilmesi mümkün olmaması sebebiyle zatürreye yakalanan akrabalarını kaybeden kişilerin ifadeleri giderek artıyor.
Fransız Demografik Araştırma Enstitüsü’nden iki uzman Jill Besson ve France Messley, kurumun internet sitesinde yer alan açıklamalarında, “Bir pandemi sırasında bilgi araştırması ve toplanması işlemleri çok hızlı yapılsa dahi birkaç gün gerekir ve bu araştırma tüm ölüm vakalarını kapsamaz. Uzmanlar ise salgının sebep olduğu ölümlerin gerçek sayısı hakkında bilgi vermek için birkaç ay, belki daha fazlasına ihtiyaç duyarlar.” ifadelerini kullandı.
ABD’deki ölüm belgelerinde, testlerin yapılmadığı zamanlarda vefat edenlerin dahi vefatlarında Kovid-19’un potansiyel bir sebep olup olmadığının belirtilmesi gerekiyor. Ancak bu belgelerin hazırlanması için vakte ihtiyaç duyuluyor ve herhangi bir anlık sonuçta sayılamıyor.
İspanya’daki sivil kayıtlar ve cenaze törenlerinin sayısı, Kovid-19’un sebep olduğu can kaybının resmi kayıtların çok üzerinde olduğu gösteriyor.
İspanya’da vefat ettikten sonra gerçekleştirilen testlerin az olması ve bir kişinin ölümünden önce Kovid-19’dan etkilenme durumu tespit edilmemişse o kişi yetkililer tarafından resmi rakamlara dahil edilmiyor. Sağlık yetkilileri bir kişinin ölümünden önce virüsten etkilendiğini tespit etmemişse o kişi resmi kayıtlara dahil edilmiyor.
Yargı yetkililerinin beyanatları, bilançonun çok daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Örneğin Castilla-La Mancha Yüksek Mahkemesi, Mart ayında 1921 kişinin Kovid-19 veya buna benzeyen şüpheler sebebiyle vefat ettiğini kaydetti. Bu kayıt, 31 Mart 2020 tarihinde sağlık yetkilileri tarafından açıklanan Kovid-19 kaynaklı 708 vakanın üç katından daha fazlası.
Sağlık yetkililerinin ilan ettiği rakamlar dahi bazen sorgulanıyor.
İran’da, vilayetlerdeki yetkililer tarafından ilan edilen resmi rakamlar üzerinde dahi şüpheler var. Salgının başlangıcında parlamenterler ve İran resmi haber ajansı IRNA dahi yetkililer tarafından ilan edilen rakamların üzerinde sayılar verdiler. Hükümet daha sonra bu açıklamaları reddetti. Özellikle Washington, Tahran’ı gerçek rakamları gizlemekle suçladı.
Salgının merkez üssü olan Çin ile ilgili olarak, Bloomberg tarafından yayınlanan gizli bir ABD istihbarat raporu, Pekin yönetimini ölüm vakalarını kasten az göstermekle suçladı.
Aynı şekilde İranlı yetkililer de bu rakamları sorguladılar. Ancak İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü, Çin’deki ölüm oranını “ağır bir şaka” olarak nitelediği ifadelerini düzeltmek zorunda kaldı.
Yukarıda ifade edilen eksiklik, gizleme ve yöntem farkları göz önüne alınsa da resmi istatistikler minimum veriler olarak değerlendirilmeli. Worldometers.com’un devletlerin resmi verilerinden derlediği istatistiklere göre 12 Nisan saat 14.30 itibariyle en az 1 milyon 792 bin 766 kişi salgına yakalandı. en az 109 bin 785 hasta hayatını kaybetti, 411 bin 517 kişi ise taburcu oldu.



Eski Prens Andrew hakkında sarayda kavga iddiası

Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
TT

Eski Prens Andrew hakkında sarayda kavga iddiası

Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)
Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Büyük Parkı'nda ata binerken (Reuters)

Rebecca Whittaker 

Andrew Mountbatten-Windsor'ın, Kraliçe II. Elizabeth'in en kıdemli yardımcılarından biriyle "fiziksel arbede" yaşadığı iddia edildi.

Eski York Dükü'nün, Buckingham Sarayı'nda bir Pitch@Palace etkinliğinde yer ayrılamayacağı söylendikten sonra Kraliyet Hanesi baş sorumlusu Koramiral Sör Tony Johnstone-Burt'ın üzerine yürüdüğü söyleniyor.

Kraliyet yazarı Robert Hardman'a konuşan kıdemli bir personel, olayı kraliyet sarayında şaşkınlığa neden olan "sert" bir darbe diye tanımladı.

Daily Mail'da tefrika edilen Elizabeth II adlı kitaptan bir alıntıya göre kıdemli personel, Hardman'a şunları söyledi:

Bu rutin bir saray meselesiydi. Dük bir resepsiyon vermek istedi ve yer yoktu. Bu kadar basitti.

Tony, herkes gibi sırasını beklemesi gerektiğini söyledi ve dük onun üzerine yürüdü.

2013'ten beri Kraliyet Sarayı'nın baş sorumlusu olan ve Kral için çalışmaya devam eden Sör Tony'nin, eski dükle yaşadığı tartışmayı Lord Chamberlain Lord Peel'a bildirdiği ve onun da olayı o zamanki Prens Charles'a ilettiği söyleniyor. Ardından iddiaya göre Prens Charles, olay hakkında kardeşiyle konuştu.

Lord Chamberlain'ın daha sonra şunları söyleyen Mountbatten-Windsor'dan bir telefon aldığı bildirildi:

Duyduğuma göre insanları arayıp sorun çıkarıyormuşsunuz.

Windsor'da yaşandığı iddia edilen bir başka olayda, Kraliyet Ahırları'ndan seyisler, 2022'de ölen Kraliçe'nin atlarından bazılarını arazide sürerken, yaklaşan bir arabanın motorunu "agresif bir şekilde" bağırttığı görüldü.

Hardman, arabanın Mountbatten-Windsor'ın yanına yanaştığını ve Mountbatten-Windsor'ın sürücüye "Sen kim olduğunu sanıyorsun lan?" şeklinde bağırdığını yazdı.

Eski dükün kadına adını sorduktan sonra konuyu  Kraliçe'yle bizzat görüştüğünü de ekledi.

Kitap ayrıca, Mountbatten-Windsor'ın tavsiyelere karşı gelerek Epstein'le ilişkisi hakkında Emily Maitlis'e verdiği meşhur 2019 Newsnight röportajını sarayda çekmesi üzerine kraliyet ailesi içindeki öfkeyi de anlatıyor.

Lord Peel, "Kendisinin herkesten üstün olduğuna dair baskın bir inancı vardı" dedi.

Ocak 2022'de, Epstein'in kurbanlarından Virginia Giuffre'yle uzlaşmaya gitmesinden bir ay önce, askeri görevlerinden alınmış ve HRH unvanını (Majesteleri anlamındaki unvanlar -ed.n.) kullanma hakkından kullanma hakkından mahrum bırakılmıştı. Giuffre, Andrew tarafından saldırıya uğradığını iddia etmişti.

22 Mart'ta Andrew, gözaltına alınmasından bu yana ilk kez görüntülendi. 66 yaşındaki eski prens, Norfolk'taki Sandringham Malikanesi'ndeki yeni evi Marsh Farm'ın çevresindeki arazide köpeklerini gezdirirken görüldü.

The Independent, yorum için hem Buckingham Sarayı hem de Andrew Mountbatten-Windsor'la iletişime geçti.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/uk/home-news


Kültürel bir fenomen: Yeni dizi izlenme rekorlarını altüst etti

Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
TT

Kültürel bir fenomen: Yeni dizi izlenme rekorlarını altüst etti

Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)
Love Story, Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette'ın arasındaki karşı konulmaz çekimi, fırtınalı ilişkiyi ve medyanın gözü önündeki evliliklerini konu alıyor (FX)

FX tarihinin en çok izlenen mini dizisi unvanıyla ekran yolculuğuna başlayan Love Story: John F. Kennedy Jr. & Carolyn Bessette, yayın hayatını büyük bir başarıyla sürdürüyor. Modern bir kültürel fenomene dönüşen yapım, sadece izlenme oranlarıyla değil, yarattığı ekonomik etkiyle de dikkat çekiyor.

Love Story, Hulu ve Disney+'ta toplam 65 milyon saati aşan izlenme süresiyle küresel ölçekte güçlü bir başarı yakaladı. Disney tarafından paylaşılan verilere göre, dizinin toplam izleyici kitlesinin yüzde 40'ı ABD dışındaki ülkelerden oluşuyor.

Final bölümü zirvede bıraktı

Love Story'nin 26 Mart'ta yayımlanan finali, dizinin en çok izlenen bölümü olarak kayıtlara geçti. Disney, tam rakam vermese de finalin, bir önceki bölüme göre yüzde 20, prömiyerine göre ise yüzde 90 oranında daha fazla izlendiğini belirtti. 

Diziye gösterilen ilgi, ekranla sınırlı kalmadı.

Geçen ay içinde John F. Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette için yapılan TikTok aramaları yüzde 9100 oranında artış gösterdi.

New York merkezli kozmetik markası C.O. Bigelow, dizide Bessette'ın taktığı saç bandı sayesinde aksesuar satışlarında tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı.

Çiftin randevu sahnesinde görülen Hint restoranı Panna II Garden'da, prömiyerin ardından rezervasyonlar yüzde 40 arttı.

Başrollerini Paul Anthony Kelly (Kennedy) ve Sarah Pidgeon'ın (Bessette) paylaştığı dizinin zengin kadrosunda Grace Gummer, Naomi Watts, Alessandro Nivola ve Constance Zimmer gibi isimler yer alıyor. 

20th Television stüdyolarında hayata geçirilen projenin yaratıcılığını Connor Hines üstlenirken, yürütücü yapımcı kadrosunda Ryan Murphy ve Nina Jacobson gibi sektörün dev isimleri bulunuyor.

Independent Türkçe, Variety, EverettPost


Prime Video yeni dizinin fişini çekti: 5 sezonluk plan yarım kaldı

The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
TT

Prime Video yeni dizinin fişini çekti: 5 sezonluk plan yarım kaldı

The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
The Runarounds, Kuzey Karolina'da liseden yeni mezun olan ve müzik kariyeri peşinde koşarak sıradan bir hayattan kaçmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)

Prime Video'nun eylül başında izleyiciyle buluşturduğu müzikal gençlik draması The Runarounds, ilk sezonun ardından ekranlara veda ediyor. 

Outer Banks'in yaratıcıları Jonas ve Josh Pate imzası taşıyan dizi, gerçek hayatta da birlikte müzik yapan genç bir rock grubunu konu alıyordu.

Dizideki grubu canlandıran ve gerçek hayatta da birlikte müzik yapan William Lipton, Axel Ellis, Jeremy Yun, Zendé Murdock ve Jesse Golliher, iptal haberini Instagram üzerinden hayranlarıyla paylaştı. Grup, "Televizyon dizisi sona ermiş olsa da müzik grubu olarak buradayız. Bu sadece bir bölümün sonu ve yeni bir başlangıç" açıklamasında bulunarak turnede olduklarını ve yollarına devam edeceklerini belirtti.

5 sezonluk vizyon yarım kaldı

Müzik ve büyüme hikayesini bir araya getiren dizinin yaratıcısı Jonas Pate, geçen yıl eylülde Hollywood Reporter'a verdiği röportajda dizi için aslında 5 sezonluk bir plan yaptığını söylemişti.

Pate, "Hayalim, seyirciye gerçekten o minibüsün içindeymiş gibi hissettirmek ve bu yolculuğu sonuna kadar götürmekti" diyerek karakterlerin gelişimini gerçekçi bir zemine oturtmak istediğini vurgulamıştı.

Amazon MGM Studios ve Skydance Television ortak yapımı olan dizi, bir yaz boyunca hayallerinin peşinden koşan, aşık olan ve aile kadar güçlü bağlar kuran bir grup genci anlatıyordu.

Dizi, orijinal müzikleri ve romantik gerilimleriyle yetişkinliğin eşiğindeki gençlerin her şeyi göze aldığı duygusal bir dünya kuruyordu.

Dizinin kadrosunda Lilah Pate, Maximo Salas, Brooklyn Decker ve Mark Wystrach gibi isimler de yer alıyordu.
Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline