Zoom'a alternatif en iyi 5 görüntülü sohbet uygulaması

Koronavirüs tecriti insanları Zoom, Skype ve WhatsApp gibi görüntülü sohbet uygulamaları aracılığıyla iletişimde kalmak durumunda bıraktı (Reuters)
Koronavirüs tecriti insanları Zoom, Skype ve WhatsApp gibi görüntülü sohbet uygulamaları aracılığıyla iletişimde kalmak durumunda bıraktı (Reuters)
TT

Zoom'a alternatif en iyi 5 görüntülü sohbet uygulaması

Koronavirüs tecriti insanları Zoom, Skype ve WhatsApp gibi görüntülü sohbet uygulamaları aracılığıyla iletişimde kalmak durumunda bıraktı (Reuters)
Koronavirüs tecriti insanları Zoom, Skype ve WhatsApp gibi görüntülü sohbet uygulamaları aracılığıyla iletişimde kalmak durumunda bıraktı (Reuters)

Dünya nüfusunun neredeyse üçte birinin bir çeşit koronavirüs tecriti kapsamında evlerine kapanması insanları başkalarıyla bağlantı halinde kalmak için teknolojiye başvurmaya zorluyor.
Video konferans uygulaması Zoom başlangıçta birçok kişinin ilk tercihi haline geldi ama bunun ne kadar güvenli olduğuyla ilgili sorular da gündeme geldi. Uygulamanın hızla yükselen popülerliği kullanıcılarının kişisel bilgilerini işleme biçimine dair artan titiz incelemeyi de beraberinde getirdi ve aynı anda "Zoombombing" (siber saldırılar ed.n.) diye bilinen fenomene de dikkat çekti.
Uygulama bilinen güvenlik uzmanlarını işe aldı ve güvenlik problemlerini gidermek için yeni güncellemeler yayımladı fakat hükümetler ve kurumlar Zoom toplantılarını yasaklamaya devam ediyor.
Neyse ki, bir dizi alternatif özel iş toplantılarından arkadaşlarla sosyalleşmeye kadar her şeyi kapsayan seçenekler sunuyor.

Skype
Birçok kişi için Skype internet üzerinden gerçekleştirilen görüntülü sohbetin başlangıcıydı. 2000'lerin başında piyasaya sürüldükten sonra platform o kadar yaygın hale geldi ki Google ve Xerox gibi isminin bir fiil olarak kullanıldığı seçkin bir mertebeye ulaştı.
10 yıldan uzun süredir video görüşmeleri konusunda neredeyse bir tekel haline gelen Skype eğer pandemi 10 yıl önce çıksaydı kesinlikle herkesin tercih ettiği uygulama olurdu.
Fakat 2011'de Microsoft'a satılmasından bu yana Skype'ın kullanışlılığı ve güvenilirliği ortaya çıkan yeni rakiplerin gerisinde kaldı. Problemler teknoloji devinin peer-to-peer (P2P) (İki veya daha fazla istemci arasında veri paylaşmak için kullanılan bir ağ protokolüdür ed. n.) hizmetten bulut tabanlı işleme geçme yönünde verdiği karardan kaynaklanıyor. Bu karar Skype'ın dağınık ve sinir bozucu hale gelmesine ve kullanıcıların alternatiflere yönelmesine sebep olmuştu.
Microsoft ayrıca son yıllarda odağını Teams konferans uygulamasına kaydırdı ama basit görüntülü konuşma ve grup sohbetleri için Skype hala sağlam ve tanıdık bir seçenek olmaya devam ediyor.

HouseParty
HouseParty kısa sürede oyun oynamak ve arkadaş ve aileleriyle uzaktan iyi vakit geçirmek isteyenlerin tercih ettiği görüntülü sohbet uygulaması haline geldi.
Uygulamanın kullanımı ücretsiz ve basit. Üstelik çift veya grup halinde oynaması zevkli, bilgi yarışmasından sessiz sinemaya geniş bir interaktif oyun yelpazesi sunuyor.
HouseParty'nin popülerliğindeki hızlı yükseliş Zoom'a kıyasla daha farklı problemler ortaya çıkardı. Uygulamanın açık ve kapsayıcı özellikleri yeni üye bombardımanına tutulmadan sadece arkadaşlarıyla sohbet etmek ve oyun oynamak isteyen kullanıcıların kaotik ve kafa karıştırıcı bir deneyimle karşılaşmasıyla sonuçlanıyor.
Uygulamanın ayarlarıyla uğraşmak bu sorunların çoğunu giderebiliyor. Aynı zamanda "sneak in (gizli giriş, ç.n.)" gibi gözden uzak özellikler iletişim listenizdeki kişilerden gizli şekilde uygulamaya girmenize olanak tanıyor.

Signal
Gizlilik savunucusu, ifşacı Edward Snowden internet üzerinden güvenli şekilde iletişim kurmak için Signal'i kullanan birçok tanınmış kişiden sadece biri.
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, geniş kesimlerce gizliliğe en çok dikkat eden mesajlaşma uygulaması olarak kabul edilen Signal aynı zamanda açık kaynaklı Signal Protocol teknolojisini kullanarak görüntülü aramaların da şifrelenmesine izin veriyor.
Benzerleri gibi ana akım bir başarı seviyesine ulaşamamasına sebep olan birtakım sınırlamalar mevcut. Mesela uygulama grup halindeki görüntülü konuşmaları desteklemiyor.
Ek güvenlik katmanlarına rağmen Signal'in kullanımı basit ve uygulama hem Android'de hem de iOS'ta ücretsiz olarak mevcut. Masaüstü cihazlarsa henüz Signal üzerinden görüntülü konuşmayı desteklemiyor.

WhatsApp
Dünya çapında 2 milyardan fazla kullanıcısı olan WhatsApp dünyanın en popüler mesajlaşma uygulaması.
2018'de Facebook'a ait uygulama tüm kullanıcıları için ücretsiz olarak grup halinde videolu arama özelliğini geliştirdi. Böylece de WhatsApp'ı sadece aile ve arkadaşlarıyla sohbet etmek isteyen insanlar için en kullanışlı seçenek haline getirdi.
Mesajlaşma işlevine benzer şekilde WhatsApp'ın video görüşmeleri şifreli fakat işin kötü tarafı tek seferde sadece 4 kişi şifreli video görüşmesinde yer alabiliyor.
WhatsApp'ın görüntülü sohbet işlevinde konuşmanın ortasında yeni kişi ekleme ve video akışını diğer katılımcılardan saklamak gibi kullanışlı birtakım özellikler bulunuyor.

Microsoft Teams
Başlangıçta son derece popüler olan işyeri konuşma aracı Slack'e rakip olarak tasarlanan Microsoft Teams o zamandan bu yana video konferansından 10 bin kişiye PowerPoint sunumu yapmaya kadar her şeyi destekleyen kapsayıcı bir platforma dönüştü.
Görüntülü sohbet işlevi aynı anda 250 kişiye kadar destek sağlarken Microsoft Word, Excel ve diğer Office uygulamalarının paylaşımını mükemmelleştirmek için Microsoft Office 365'i de Teams'e entegre etti.
Zoom'un başına bela olan güvenlik sorunlarının farkında olan Microsoft geçen haftalarda Teams'in gizlilik belgelerini yayımlamaya özen gösterdi.
Microsoft'un blogundaki paylaşımlar uygulamanın kullanıcı bilgilerini işleme biçimiyle övünüyor:
"Gizlilik öyle sonradan aklımıza gelen bir düşünce olmayıp şirketimizin felsefesinin ve ürünlerimizi tasarlayış biçimimizin ayrılmaz bir parçasıdır."
Office 365 aboneliği olan herkes için Teams ücretsiz ama bundan bağımsız olarak uygulamanın ücretsiz bir sürümü de mevcut, bu da onu işyerleri için belki de Zoom'a en iyi alternatif haline getiriyor.
IndyBest ürün incelemeleri güvenebileceğiniz, bağımsız ve tarafsız önerilerden oluşuyor. Bazı durumlarda bağlantılara tıklamanız ve ürünleri satın almanız durumunda biz de gelir sağlıyoruz fakat bunun sunduğumuz haberi ön yargılı hale getirmesine asla izin vermiyoruz. İncelemeler uzman görüşlerinden ve gerçek dünyada yapılan testler içinden derleniyor.



Tesla, Las Vegas sokaklarına 5 bin robotaksi sürmeyi planlıyor

esla'nın Las Vegas'ta sürücüsüz arabaları piyasaya sürme önerisi, araçların Teksas genelinde test edilmesinden sonra geldi (AFP)
esla'nın Las Vegas'ta sürücüsüz arabaları piyasaya sürme önerisi, araçların Teksas genelinde test edilmesinden sonra geldi (AFP)
TT

Tesla, Las Vegas sokaklarına 5 bin robotaksi sürmeyi planlıyor

esla'nın Las Vegas'ta sürücüsüz arabaları piyasaya sürme önerisi, araçların Teksas genelinde test edilmesinden sonra geldi (AFP)
esla'nın Las Vegas'ta sürücüsüz arabaları piyasaya sürme önerisi, araçların Teksas genelinde test edilmesinden sonra geldi (AFP)

Erin Keller Son dakika haberleri ve gündem muhabiri 

Las Vegas'ta sürücüsüz araç çağırma hizmetleri yakında büyük ölçüde yaygınlaşabilir. 

Vadide 5 bin adede varan devasa bir robotaksi filosunu hizmete sokmak için izin başvurusunda bulunan Tesla, bugüne kadarki en büyük otonom araç projelerinden birini gerçekleştirmeye çalışıyor.

ABD'nin Nevada eyaletinin denetim makamlarına sunulan belgelere göre Tesla, elektrikli araç üreticisinin Las Vegas'ın da bağlı olduğu Clark County, Harry Reid Uluslararası Havalimanı, Henderson Executive Havalimanı ve çevre bölgelerde geniş çaplı bir robotaksi filosunu işletmesine izin verecek bir Otonom Araç Ağı Şirketi izni için başvuruda bulundu. Başvuruda, faaliyetlerin ilk 12 ayında 5 bin adede kadar robotaksinin hizmet vermesine izin verilmesi talep ediliyor.

Nevada Üniversitesi Las Vegas kampüsünün Ulaşım Araştırma Merkezi Direktörü Shashi Nambisan, yerel yollarda başka bir otonom araç şirketinin bulunmasının tüketicilere daha fazla seçenek sunabileceğini ve çeşitli otonom teknolojilerinin nasıl çalıştığına dair daha iyi bir fikir verebileceğini söylüyor.

8 News Now'a konuşan Nambisan, "Vadide Tesla veya diğer otonom araç operatörlerinin yer alması olasılığını memnuniyetle karşılıyorum" diyor.

Bu, ister yerel halk ister ziyaretçiler olsun, buradaki kullanıcılar için birçok yeni olanak yaratıyor.

LIDAR gibi sensörler kullanan diğer otonom araçların çoğunun aksine, Tesla araçları otonom sürüş için kamera tabanlı sistemler kullanıyor.

Nambisan, "Tesla epey aktif bir şekilde pazarladığı tam otonom sürüş (FSD) teknolojisiyle, bu teknolojinin genel itibarıyla gayet güvenilir olduğunu kanıtladı" diyor. 

Bu nedenle bu konuda belirli bir endişe duymuyorum.

Ancak Tesla'nın ücretli yolcu taşımaya başlamadan önce Nevada ulaşım yetkililerinden gerekli tüm yasal onayları alması gerekiyor. Başvuru sürecinin; güvenlik prosedürlerinin, operasyonel planların ve eyaletin otonom araç yönetmeliklerine uygunluğun incelenmesini içermesi bekleniyor.

Nambisan, Tesla'nın robotaksilerinin Las Vegas bölgesinde ne kadar yaygın hale geleceğinin büyük ölçüde hangi bölgelerde faaliyet göstermelerine izin verileceğine bağlı olduğunu belirtiyor.

Nambisan, "Burada yaklaşık 2,3 milyon kişi yaşıyor ve yaklaşık 2 milyon araç var. Dolayısıyla, 2 milyon içinde 5 bin araç çok küçük bir sayı" ifadelerini kullanıyor.

Günahlar Şehri hamlesi, Tesla'nın Teksas'ta robotaksi hizmetini genişlettiği bir dönemde geliyor. Otonom Tesla araçları, halihazırda güvenlik sürücüleri olmadan Austin'de yolcu taşırken şirket, hizmeti Dallas ve Houston'a genişletmeye de başladı.

Yine de Tesla'nın robotaksi uygulaması, CEO Elon Musk'ın bir zamanlar öngördüğü kadar hızlı ilerlemiyor.

Reuters'a göre Temmuz 2025'te Austin'de küçük bir pilot programın başlatılmasının ardından Musk, robotaksilerin "yıl sonuna kadar ABD nüfusunun yarısına" ulaşabileceğini ve "çığ gibi bir seviyede" büyüyebileceğini söylemişti. Ancak nisana gelindiğinde Musk beklentilerini aşağı çekerek yatırımcılara şirketin artık yıl sonuna kadar "bir düzine kadar eyalette" faaliyet göstermeyi hedeflediğini söylemiş ve güvenliğe odaklanan daha "ihtiyatlı bir yaklaşımı" vurgulamıştı.

 Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Çin, turizmde ABD'yi sollamak üzere

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Çin, turizmde ABD'yi sollamak üzere

(Unsplash)
(Unsplash)

Natalie Wilson Junior Seyahat Yazarı 

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) yeni araştırmasına göre Çin, dünyanın en büyük yurtdışı seyahat pazarı olarak ABD'yi geride bırakma yolunda.

Yeni 2026 Ekonomik Etki Araştırması'ndan elde edilen veriler, Çin'in uzun vadeli altyapı yatırımlarının "yüksek etkili turizm büyümesini nasıl tetikleyebileceğini" gösterdiğini ortaya koydu.

Rapora göre 50'den fazla ülke için 30 güne kadar uzatılan vizesiz kalış süreleri, hava ve demiryolu altyapısına yatırımlar ve giriş noktalarında biyometrik sistemlerin uygulanması, daha fazla uluslararası turistin Çin'e seyahat etmesini sağladı.

Çin, 2025'te 68 milyondan fazla yabancı ziyaretçiyi ağırladı; bu, bir önceki yıla göre yüzde 15,5'lik bir artış anlamına geliyor.

Uluslararası ziyaretçi harcamaları da yüzde 10,5 artarak 135 milyar dolara ulaştı ve pandemi öncesi seviyeleri aştı.

WTTC'ye göre toparlanma, ilerici politika reformları ve teknolojik yeniliklerin birleşimiyle sağlanırken, seyahat ve turizm Çin hükümeti için ulusal ekonomik büyümenin temel dayanaklarından biri.

WTTC, Doğu Asya ülkesinin harcamalarının 2026'da yüzde 22,5 artarak yaklaşık 280 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

İş seyahatlerinde Çin, kurumsal segmentlerde 192 milyar dolarlık harcamaya dünya genelinde ikinci sırada yer alıyor.

Araştırma, 2026 için seyahat ve turizm trendlerini tahmin etmek amacıyla Oxford Economics'le ortaklaşa yapıldı.

WTTC, yeni turizm bölgeleri, kültürel cazibe merkezleri ve tema parklarının "Çin'in turizm teklifini çeşitlendirdiğini ve küresel rekabet gücünü artırdığını" belirtti.

Rapora göre Çin ayrıca 2036 itibarıyla küresel turizm sektöründe yaratılacak yeni işlerin beşte birini oluşturacak.

Gelecek 10 yılda yüzde 6,5'lik büyüme artışıyla sektörün büyüklüğünün neredeyse iki katına çıkarak 3,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara şunları söyledi:

Çin'in toparlanması, hedefli politika reformlarının doğrudan daha güçlü bir turist talebine ve sürdürülebilir büyümeye nasıl dönüşebileceğini gösteriyor. Vize kolaylaştırmada devam eden ilerleme, bu ivmeyi sürdürmek için çok önemli olacaktır. Bu yaklaşım, zamanla, Çin’in bu yolda ilerlemeye devam etmesi halinde dünyanın önde gelen seyahat ve turizm merkezi haline gelmesini sağlayabilir.

Independent Türkçe,independent.co.uk/travel/news-and-advice


Buz Adam Ötzi'de aktif mikroplar bilim insanlarını şaşırttı

Ötzi, bugüne kadar keşfedilen en eski ve en iyi korunmuş insan mumyalarından biri (Güney Tirol Arkeoloji Müzesi)
Ötzi, bugüne kadar keşfedilen en eski ve en iyi korunmuş insan mumyalarından biri (Güney Tirol Arkeoloji Müzesi)
TT

Buz Adam Ötzi'de aktif mikroplar bilim insanlarını şaşırttı

Ötzi, bugüne kadar keşfedilen en eski ve en iyi korunmuş insan mumyalarından biri (Güney Tirol Arkeoloji Müzesi)
Ötzi, bugüne kadar keşfedilen en eski ve en iyi korunmuş insan mumyalarından biri (Güney Tirol Arkeoloji Müzesi)

Bilim insanları Buz Adam Ötzi'nin vücudunda aktif mikroorganizmalar tespit etti. Bulgular, ünlü mumyanın hâlâ yaşama ev sahipliği yaptığına işaret ediyor.

İtalya-Avusturya sınırındaki Ötztal Alpleri'nde yürüyüş yapan kişiler tarafından 1991'de bulunan Ötzi'nin, ilk başta yakın zamanda ölmüş bir dağcı olduğu düşünülmüştü.

Ancak bu donmuş cesedin yaklaşık 5 bin 300 yıl önce hayatını kaybetmiş bir adama ait olduğu kısa süre içinde ortaya çıkmıştı.

Sıfırın altındaki sıcaklıklar ve buzdaki dehidrasyon sayesinde derisi, iç organları ve kas dokuları büyük ölçüde korunmuştu.

Ötzi'nin 46 yaşında hayatını kaybettiği, cildinin dövmelerle kaplı olduğu ve çeşitli hayvanların derisinden yapılmış kıyafetler giydiği artık biliniyor.

Daha önce yapılan çalışmalarda bağırsak florasının, modern Batı popülasyonlarından ziyade sanayileşmemiş eski insan gruplarınınkine daha çok benzediği saptanmıştı.

Öte yandan ünlü mumyada aktifliğini sürdüren mikroorganizmalar olup olmadığı incelenmemişti.

İtalya'daki Eurac Research'ten Mohamed Sarhan ve ekibi, Ötzi'nin kalıntılarındaki mikrobiyal yaşamı araştırmak için mumyanın bütün vücudundan ve içindeki erimiş sudan süprüntü örnekleri topladı. Araştırmacılar önceki çalışmalardan elde edilen bağırsak ve mide dokusu verilerinin yanı sıra Ötzi'nin bulunduğu noktadan, o dönemde alınmış toprak örneğini de test etti.

DNA ve RNA incelemesinden geçirilen bu örneklerde mikroorganizma örüntüleri arandı. 

Bu mikroorganizmalar genel itibarıyla iki ana gruba ayrılırken bunlardan ilki, Ötzi'nin yaşayan mikrobiyomunun parçası olan eski mikroplardı.

Diğerleriyse Ötzi'nin derisinde ve içinden alınan erimiş suda saptanan mayalardı. Soğuk ortamlara uyum sağlamış bu mayalar, Antarktika gibi bölgelerdeki mikroorganizmaların akrabasıydı.

Bilim insanları bu mikropların, Ötzi'nin bedenini koruyan buzul ortamda ortaya çıktığını düşünüyor.

Araştırmacılar ilginç bir sonuçla daha karşılaştı. Antik DNA genellikle parçalanmış ve ağır hasar görmüş olur ancak Ötzi'den 2019'da alınan maya DNA'sı, 2010'da toplanan örneklere kıyasla çok daha az bozulma belirtisi gösteriyordu. 

Bulguları hakemli dergi Microbiome'da bugün (3 Haziran) yayımlanan çalışmaya göre bu durum, aktif olarak bölünen hücrelerden yeni sentezlenen DNA'nın varlığına işaret ediyor.

Makalenin yazarlarından Frank Maixner "Burada bir süreklilik görüyoruz" diyerek ekliyor:

Bu mayalar, binlerce yıllık yolculuğunda Ötzi'ye eşlik etmiş.

Araştırmacılar 5 bin 300 yıl boyunca donmuş halde kalmalarına rağmen bu mayaların bazılarının hâlâ canlı olduğunu düşünüyor.

IFLScience'a konuşan Sarhan şu ifadeleri kullanıyor:

Aslında mayaları laboratuvarda yetiştirdik. Ötzi'nin vücudundan alınan örneklerden canlı koloniler yetiştirdik. Büyüyen bir koloni karşısında tartışmaya yer yok.

Öte yandan bu aktif mikroorganizmaların Ötzi'nin vücudunda binlerce yıl sessizce yaşadığı mı, yoksa uykuda kalıp mumya çözündükten sonra mı canlandığı bilinmiyor.

Ancak kanıtlar, Ötzi'nin vücudunun onların hayatta kalmasını bir şekilde desteklediğini gösteriyor.

Sarhan "Ötzi, esasen bir kavram kanıtı görevi gördü; antik mumyaların zamanda donmuş bir anın görüntüsünden ziyade dinamik biyolojik sistemler olduğunu gösterdi" diyerek ekliyor: 

Çalışmamızın, dünya çapında iyi korunmuş diğer antik kalıntılar üzerinde benzer mikrobiyom araştırmalarına ilham vermesini umuyoruz.

Independent Türkçe, Science Alert, IFLScience, Microbiome