Bilgi kirliliğine kapılmayın: Kovid-19’la ilgili 10 net gerçek

Koronavirüsle ilgili sahte haberler yayılırken, uzmanlar gerçekleri açıklamaya devam ediyor (Pixabay)
Koronavirüsle ilgili sahte haberler yayılırken, uzmanlar gerçekleri açıklamaya devam ediyor (Pixabay)
TT

Bilgi kirliliğine kapılmayın: Kovid-19’la ilgili 10 net gerçek

Koronavirüsle ilgili sahte haberler yayılırken, uzmanlar gerçekleri açıklamaya devam ediyor (Pixabay)
Koronavirüsle ilgili sahte haberler yayılırken, uzmanlar gerçekleri açıklamaya devam ediyor (Pixabay)

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) eski direktörü Dr. Tom Frieden, ABD Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu’nda yaptığı konuşmada Kovid-19’a dair "10 net gerçeği" ortaya koydu.
Şimdi Resolve to Save Lives (Hayat Kurtarmak için Çözüm) adlı küresel bir halk sağlığı organizasyonunu yöneten Frieden, pandemiyle ilgili şöyle konuştu:
"Küresel halk sağlığı alanında geçirdiğim 30 yılda hiç böyle bir şey görmedim. Bunun benzeri görülmedi, korkutucu."
CNN’in aktardığına göre Frieden’ın bahsettiği 10 gerçek, şöyle sıralandı:

1. New York’ta durum gerçekten kötü
Frieden, ölümlerin önemli ölçüde azaldığı son günlerde bile New York’taki Kovid-19 ölümlerinin diğer bölgelerden daha yüksek olduğunu ifade etti.
Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre New York, 321 bin 192 kişiyle ülkedeki herhangi bir eyaletten daha fazla doğrulanmış vakaya sahip. Eyalette 25 bin 231 bin hastanın hayatını kaybettiği bildirildi.

2. Bu daha başlangıç
Frieden ayrıca, salgının hala başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.
Uzmanlar John Barry ve Marc Lipsitch de koronavirüs pandemisinin iki yıl daha sürebileceğini öngören yeni bir rapor yazmıştı. Durumun "şimdiye kadar gördüğümüzden çok daha kötü" olabileceği düşünülüyor.

3. Veriler, virüse karşı güçlü bir silah
Frieden, eğilimleri izlemek için kullanılan verilerin, kümelenmelerin salgınlara dönüşmeden durdurulmasını sağlayabileceğini söyledi. Buna göre veriler sayesinde küçük çaplı salgınlar, epidemilere dönüşmeden engellenebilir.

4. Virüsün kuşatılması gerekiyor
Evde kalma emirleri virüsün yayılmasını yavaşlatıyor ve New York’la California gibi eyaletlerde eğriyi düzleştiriyor.
Buna göre ABD’deki eyaletler kısıtlamaları hafifletmeyi değerlendirirken, ülke enfeksiyonlarda artış riskiyle karşı karşıya. Frieden bu yüzden virüsün kuşatılması ve hareket etmesine izin verilmemesi gerektiğini düşündüğünü bildirdi.

5. Ekonomi ve sağlık arasında denge bulunmalı
Bunların yanı sıra Frieden, ekonomiyi yeniden kalkındırma ve virüsün yayılmasına neden olma arasında denge bulunması gerektiğini söyledi. Uzman, ekonominin halk sağlığına mal olmaması gerektiği vurguladı.
Washington Üniversitesi Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü'nün hazırladığı bir modellemede kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte 134 bin Amerikalının Ağustos’a kadar ölebileceği ortaya konmuştu.

6. Ön cephedeki kahramanları korumalı
Frieden ayrıca, “Sağlık çalışanlarını ve diğer gerekli personeli ya da bu savaşın ön cephesindeki kahramanları korumalıyız” dedi.
CDC’nin tahminine göre, ülkede 9 bin 200'den fazla sağlık çalışanı koronavirüsle enfekte oldu.
Uzmanlara göre sağlık çalışanları koronavirüs konusunda en büyük riski taşıyor. Ancak birçok hastanede, çalışanların virüsten korunması için gereken N95 maskeleri gibi temel koruyucu ekipman sıkıntısı yaşanıyor.

7. Toplumdaki en savunmasız kişiler de korunmalı
CDC, ABD'de bildirilen 10 koronavirüs ölümünden 8’i, 65 yaş ve üstü yetişkinlerden oluştuğunu açıkladı. Astım, kalp hastalığı, yüksek tansiyon veya diyabet gibi rahatsızlıkları olan kişilerin de daha fazla risk altında olduğu biliniyor.

8. Hükümetlerin ve özel şirketlerin birlikte çalışması gerekiyor
Frieden’a göre hem hükümet hem de sanayi kuruluşları, geliştirelecek bir aşının test edilmesi ve dağıtımını mümkün olan en kısa sürede olanaklı kılmak için büyük ve uzun erimli yatırımlar yapmalı.
Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü başkanı Dr. Anthony Fauci, Mart'ta yaptığı açıklamada, aşının bir yıldan 18 aya kadar mevcut olabileceğini öne sürmüştü. Ancak Johns Hopkins Üniversitesi Sağlık Güvenliği Merkezi'nden Dr. Amesh Adalja, “Endüstriyel ölçekte bir aşının 18 ayda mevcut olacağını sanmıyorum, aşıların gelişim süreci genellikle aylar değil yıllarla ölçülür” demişti.

9. Kovid-19 dışındaki sağlık sorunları ihmal edilmemeli
Koronavirüs pandemisi dünya çapında birçok hastanenin kaynaklarını baskı altında bıraktı. Önceden belirlenen birçok prosedür iptal edildi veya ertelendi. Diğer hastalar tedaviyi beklettikçe endişeler de artmaya başladı. Ayrıca birçok hasta da virüse yakalanma korkusuyla hastanelere başvurmak istemiyor.

10. Hazırlık her şeyden önemli
Frieden, bir daha asla salgınlara hazırlıksız yakalanmamak gerektiğini söyledi ve ekledi:
"Gelecekteki salgınlar kaçınılmaz. Bu kadar hazırlıksız kalmaya devam etmemiz ise kaçınılmaz değil."



Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting


İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
TT

İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)

Netflix'in sevilen hukuk draması Güneşin Karanlığında'nın (The Lincoln Lawyer) takipçileri, 4. sezonuyla Netflix'e dönen dizinin yeni bölümlerini bu hafta sonu "tek oturuşta" bitiriyor..

Yeni bölümler, üçüncü sezon finalinin bıraktığı yerden devam ediyor. Michael Connelly romanlarından uyarlanan dizide Manuel García-Rulfo'nun canlandırdığı savunma avukatı Mickey Haller, bu sezon bir cinayet davasında sanık koltuğunda.

Hikaye, serinin 6. kitabı The Law of Innocence'tan (Masumiyet Yasası) uyarlanıyor: Mickey, eski bir müvekkilini öldürmekle suçlanınca adını temize çıkarmak için zamanla yarışıyor.

Geçen yıl hayranlar, iptal halinde "isyan edeceklerini" söylemişti. Dizinin geleceğiyle ilgili endişeler de şimdilik rafa kalktı. Yayın devi, yapımın 5. sezonuna onay verdiğini geçen ay duyurmuştu.

Önceki sezonlardan tanıdık yüzler de geri dönüyor: Lorna Crane rolünde Becki Newton, Izzy Letts'i canlandıran Jazz Raycole ve Cisco'ya hayat veren Angus Sampson bu sezonda da kadroda.

Çığlık (Scream) serisinin yıldızı Neve Campbell da Mickey'nin eski eşi ve eski savcı Maggie McPherson rolüyle diziye geri dönüyor.

Güneşin Karanlığında'nın 4. sezonundaki 10 bölümün tamamının 5 Şubat'ta yayımlanmasının ardından izleyiciler X'te diziye övgü yağdırdı. 

Bir izleyici, "Güneşin Karanlığında, Netflix'in çıkardığı en iyi dizilerden biri" diye yazarken, bir diğeri ekledi: 

Güneşin Karanlığında son dönemde izlediğim en iyi hukuk dizilerinden biri; Suits ve Boston Legal'la aynı seviyede.

Başka bir hayran da "Güneşin Karanlığında'nın 5. sezonuna bugün ihtiyacım var. Yeni sezonun tamamını dün gece bitirdim" ifadelerini kullandı. 

5. sezon Connelly'nin Resurrection Walk (Diriliş Yürüyüşü) adlı romanını temel alacak ve 10 bölümden oluşacak.

Güneşin Karanlığında, Netflix için istikrarlı biçimde güçlü performans sergileyen yapımlardan biri. Nielsen verilerine göre dizi, 2024'te 12 milyar dakikayı aşan izlenme süresiyle ABD'de en çok seyredilen 4. orijinal dizi olmuştu.

Diziyi televizyona uyarlayan David E. Kelley aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yapımı geliştiren Ted Humphrey de yürütücü yapımcı ve Rodriguez'le birlikte ortak yapım sorumlusu görevlerini üstleniyor.

Independent Türkçe, Metro, HELLO!


Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
TT

Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)

Ranveer Singh'in başrolünü üstlendiği, Hindistanlı bir gizli ajanın Karaçi'nin suç dünyasına sızmasını konu alan casus filmi Dava Adamı (Dhurandhar), Netflix'in küresel İngilizce dışı filmler listesinde zirveye yerleşti. Film ayrıca hem Hindistan'da hem de Pakistan'da bir numara oldu.

Netflix'in haftalık Tudum listesine göre Dava Adamı, İngilizce olmayan filmler arasında dünya genelinde 7,6 milyon izlenmeyle zirveye çıktı. Yapımın Güney Asya genelindeki performansı da dikkat çekici: Film, Bangladeş ve Sri Lanka gibi pazarlarda da üst sıralara tırmanarak bölgeye yayılan bir çekim gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Pakistan'daki başarı ise ayrı bir ağırlık taşıyor çünkü Hint filmleri yıllardır Pakistan sinemalarında yer bulamıyor. Bu durum, iki ülkenin artan ikili gerilimler nedeniyle son yıllarda karşılıklı olarak filmleri sinema salonlarında engellemesiyle daha da sertleşti. Başka bir deyişle, Hindistan'ın Pakistan içindeki istihbarat varlığını merkeze alan bu hikaye, normal koşullarda sınırın öte yanında izleyiciyle buluşmayabilirdi. Netflix sayesinde film, Pakistan'da geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış görünüyor.

Yönetmen koltuğunda Aditya Dhar'ın oturduğu filmin Ranveer Singh'in başı çektiği oyuncu kadrosunda kötü karakteri canlandıran Akshaye Khanna da yer alıyor. 

Dhurandhar iki bölüm halinde anlatılıyor: İlk film, bir gizli ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızdığı, 10 yıla yayılan bir Hint istihbarat operasyonunu izliyor. Dhurandhar: The Revenge adlı ikinci bölümünse 19 Mart'ta ülke sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor. Devam filminin hem hikayeyi sürdürmesi hem de Singh'in canlandırdığı karakterin geçmişine ışık tutması öngörülüyor.

Serinin ilk bölümü, Hindistan'da en yüksek hasılata ulaşan Hintçe film konumuna yükselmişti. Yapım, ülkede 116 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 32 milyon dolar gişe hasılatı elde etmişti.

Independent Türkçe, Variety, Mashable