Washington, Tahran'a uygulanan silah ambargosunun uzatılmasıyla ilgili bir karar tasarısını Moskova'yla paylaştı

ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook  (Reuters)
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook (Reuters)
TT

Washington, Tahran'a uygulanan silah ambargosunun uzatılmasıyla ilgili bir karar tasarısını Moskova'yla paylaştı

ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook  (Reuters)
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook (Reuters)

ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Kelly Craft, İran’a uygulanan silah ambargosunu süresiz olarak uzatmak için BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) oylamaya sunulmasını umduğu bir taslak kararı Rus mevkidaşı Vasily Nebenziya ile paylaştığını açıkladı.
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Nebenziya geçtiğimiz ay Şarku’l Avsat’ın bir sorusuna verdiği yanıtta, “Moskova, Washington’ın İran’a uygulanan ancak 18 Ekim 2020'de sona erecek olan silah ambargosunu uzatma girişimlerine ve BM'nin İran'a yeniden yaptırımlar uygulaması çabalarına karşı çıkacaktır” ifadelerini kullanmıştı.
İran’a Mart 2007’den bu yana uygulanan silah ambargosu, BMGK’nın 1747 sayılı kararıyla sona erdi ve 2010 yılında 1929 sayılı kararıyla yeniden uygulanmaya başladı. Bu kararlar o tarihlerde oybirliğiyle alındı. İran üzerinde çalışan ABD'li diplomatlar, BMGK’nın 2231 sayılı kararından beş yıl sonra İran’a yönelik silah ithalat ve ihracat yasağının kaldırılmasının ‘büyük bir hata’ olacağını söylüyorlar. ABD Başkanı Donald Trump, iki yıl önce ülkesinin birçok nedenden ötürü bir ‘felaket’ olarak nitelediği İran’la Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (nükleer anlaşma - KOEP) tek taraflı olarak çekildiğini duyurdu.
Nükleer anlaşmadaki maddelerden biri, İran hükümetinin Ekim 2020 tarihinden sonra dünyanın her hangi bir yerinden gelişmiş silah sistemleri satın almasına izin veriyor. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ‘BMGK’nın 2231 sayılı kararının ABD'ye bunu önleme yetkisi verdiğine’ inanıyor. Öte yandan Rus şirketleri silah ambargosunun sona ermesiyle İran’la önemli anlaşmalar yapılmasını bekliyor.
ABD’nin BM Özel Temsilcisi Craft, düzenlediği basın toplantısında, taslak kararın Rusya’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya ve Estonya ile de paylaşıldığını, geriye kalan 15 BMGK üyesine de ‘çok yakında’ teslim edilmesini umduğunu belirterek, “Ama biliyorsunuz, büyük bir titizlik ve dikkatle çalışmaya özen gösteriyoruz” dedi.
Öncelikle BM temsilcileri ile görüşmek istediğini belirten Craft, “Herkesin İran’a uygulanan silah ambargosunun Ekim ayında sona ermesine izin vermeyeceğimizi anlamasını sağlamak istiyoruz. 18 Ekim'de Rusya'nın İran'a silah satmasını istiyor muyuz? Çin’in satmasını istiyor muyuz? İran'a herhangi birinin silah sağlamasını veya satmasını istiyor muyuz? Rusya ve Çin'in, İran'ın bölgesel davranışlarına dair oluşan küresel fikir birliğine katılmaları gerektiğinin altını çiziyorum. Bu sadece İran halkıyla değil, tüm Ortadoğu’da yaşayan halklarla da ilgili” şeklinde konuştu.
İran’a uygulanan beş yıllık silah ambargosu, Barack Obama yönetiminin, nükleer anlaşma imzalanır imzalanmaz ambargonun kalkmasını isteyen Rusya ve Çin ile yapılan bir uzlaşı sonunda uygulandı. ABD iki yıl önce tek taraflı olarak çekilmesine rağmen 2015 yılında İran’la BMGK’nın 5 daimî üyesi İngiltere, ABD, Çin, Fransa, Rusya ile Almanya (P5+1) arasında imzalanan nükleer anlaşma ile ‘snapback’ adlı, yaptırımların otomatik olarak yeniden uygulanması mekanizmasını aktifleştirmek amacıyla, İran’ın nükleer anlaşma ihlal etmeye devam ettiği hakkında BMGK’ya bir şikâyette bulunabileceğini düşünüyor. Craft, ABD’nin 2231 sayılı snapback maddesini kullanma hakkını saklı tuttuğunu belirtti. Öte yandan Batılı bazı ülkeler, silah ambargosunun süresinin uzatılması halinde İran'ın Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) müfettişlerinin görevlerini yerine getirmesine izin vermekten vazgeçmesine ve nükleer silah geliştirme programına devam etmesine yol açmasından korkuyorlar.
IAEA’nın yayınladığı son rapora göre İran, zenginleştirilmiş uranyum stoğunu artırarak nükleer programındaki kısıtlamalar karşılığında ekonomik teşvikler vaat eden nükleer anlaşmayı ihlal etmeye devam ediyor.
Buna karşın ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesine yanıt olarak nükleer anlaşmadaki taahhütlerinin bir kısmını terk eden İran, silah ambargosu süresinin uzatılmasının nükleer anlaşmanın sona ermesi anlamına geleceği konusunda uyardı.



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."