İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, hem Avrupa ülkelerini hem de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı (UAEA) İran'ın nükleer programı hakkında ‘mezar kazmamaları’ konusunda uyardı. Ruhani ülkesinin, UAEA’nın son toplantısında alınan ve İran’dan kayıt dışı nükleer malzeme stokladığı ya da kullandığı düşünülen iki tesisi incelemeye açmasını talep eden karar karşısında ‘sert bir tepki’ verebileceğini söyledi.
İran hükümetinin dünkü haftalık toplantısında konuşan Ruhani, İran'ın bu karar karşısında ‘kolaylıkla’ sert bir yanıt verebileceğini ancak UAEA ile iş birliği yapmayı tercih ettiğini söyledi. Ruhani, uluslararası müfettişlerle kanuni olarak ilgilendiğini belirttiği ülkesinin UAEA ekibi tarafından talep edilen yerleri teftiş etmek ve rapor hazırlamak için günlük olarak burada bulunulmasına izin verdiğini kaydetti.
Söz konusu açıklamalar, Tahran’ın UAEA Yönetim Kurulu’nun geçen hafta aldığı karara yönelik öfkesini yansıtıyor. Söz konusu tesislere erişim çağrısında bulunan ve İran’ın 2012’den bu yana ilk defa eleştirildiği karar; Almanya, Fransa ve İngiltere (Avrupa üçlüsü) tarafından teklif edilmiş, Rusya ve Çin’in reddi ile karşı karşıya kalmıştı. İran ise tesislerde nükleer faaliyet yürüttüğü iddialarını reddetmişti.
AFP’nin haberine göre Ruhani konuşmasında, “Ajansın yasal denetimini kabul etmeye halen hazır olan İran, yasal çerçevede yakın iş birliği içinde olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
Avrupa üçlüsünün söz konusu kararı, UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi’nin İran’ın söz konusu tesislerde kayıt dışı nükleer faaliyet ve malzemelerle ilgili teftiş için müfettişlerin buraya girmek istemesini dört aydır kabul etmediğini hatırlatmasının ardından gelmişti. Grossi, İran’ın bu konu hakkındaki soruları açığa kavuşturmak için ajansın yapıcı tartışmalarına bir buçuk yıldır hiçbir şekilde katılmadığını hatırlatmıştı. Nitekim UAEA, söz konusu alanlardaki faaliyetlerin nükleer anlaşma imzalanmadan önce 2000’lerin başında yürütüldüğünden şüpheleniyor. İran ise UAEA’nın teftiş için yasal bir dayanağı olmadığı konusunda ısrar ediyor.
“UAEA, yasal yolundan sapmamalıdır” ifadelerinde bulunan Ruhani sözlerine UAEA’nın 18-20 yıl öncesine dönmek için ‘mezar kazdığını’ da ekledi. İran Cumhurbaşkanı’nın bu ifadeleri, geçmişte bu tür faaliyetlerin varlığına ilişkin örtük de olsa bir onay taşıyor. İranlı diplomatlar ise ajansı ‘gerçekçi olmayan, temelsiz’ bilgilere güvenmekle suçluyor.
İran’ın erişimi reddettiği iki tesisten birinin 2004’te yıkıldığını söyleyen UAEA, Temmuz 2019 itibariyle tesisin dezenfeksiyon çabalarına eşzamanlı faaliyetler gözlemlediğini vurguluyor. Kurum, üçüncü bir tesisin ise 2003 ve 2004'te kapsamlı bir şekilde sterilize edilip düzeltildiğini, burayı incelemenin kayda değmeyeceğini belirtiyor. Aynı zamanda İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını artırmaya ve nükleer anlaşmayı ihlal etmeye devam ettiğinin de altını çiziyor.
AFP’nin haberine göre Ruhani, ajansın ‘bağımsızlığını kaybetme’ riski taşıdığına dikkat çektiği açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Siyonist varlık ve ABD, 18 yıl önceki faaliyetlerin araştırılması için baskı yaptıkları UAEA'yı aldatıyor ve yanlış yola saptırıyorlar. Bizim için esas olan ajans ile iş birliği sağlamaktır. Ancak yasal yoldan sapmamalı ve bağımsızlığını korumalıdır.”
İsrail ve ABD'nin UAEA’nın itibarını zedelediğini söyleyen Ruhani, nükleer anlaşmayı imzalayan taraflardan biri olan Avrupa üçlüsünü söz konusu kararı sundukları için kınadı. ABD ve İsrail ile iş birliği yaparak ‘hiç sebepten’ itibarlarını zedelediklerini vurguladı.
Ruhani konuya dair yaptığı açıklamasında şunları söyledi:
“Avrupalılardan bunu beklemiyorduk. Yasal yükümlülüklerini yerine getirmediler. İran'a verdikleri sözleri ne ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden önce ne de sonra yerine getirdiler. Siyonist varlığın ve ABD’nin elinden çıkan özel koşullarda kendilerini haksız hale getirdiler.”
Grossi’ye atıfta bulunan Ruhani ayrıca “UAEA’daki bu yeni beyefendi, ajansın itibarının uluslararası sistem için önemli olduğunu bilmelidir” dedi.
Ruhani hükümetinin ABD seçimlerinin müzakere masasına dönmedeki rolü hakkındaki görüşlerini ise kayda almadı. Reuters’ın haberine göre Washington nükleer anlaşmadan çekildiği için özür dilediği ve Tahran'a tazminat sağladığı takdirde İran’ın müzakerelere hazır olacağını vurgulayan Ruhani, tartışma çağrılarının samimi olmadığı hakkında ABD’yi uyardı.
Ruhani, televizyonda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Washington nükleer anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, 2015 anlaşmasından çekildiği için özür dilediği ve Tahran’a tazminat ödediği takdirde ABD ile konuşmakta sorun yaşamayız. Ancak Tahran'la diyalog çağrılarının yalnızca birer söylem ve yalan olduğunu biliyoruz.”
Tahran ve Washington arasındaki çekişmenin tansiyonu, ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilip yaptırımları yeniden aktif hale getirdiği 2018 yılından bu yana hızla artıyor. Yaptırımların kaldırılması ve asıl anlaşmaya geri dönülmesini isteyen İran ise yeni bir anlaşmayı müzakere etmek için baskı yapmaya çalışan ABD ile yapılacak herhangi bir görüşmeyi reddediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ı nükleer faaliyetlerine daha fazla kısıtlama getirecek, balistik füze programını kısıtlayacak ve bölgedeki vekalet savaşlarına son verecek daha geniş kapsamlı bir anlaşma yapma hedefiyle, haziran ayı başlarında Twitter hesabından yaptığı açıklamada İran’ı ABD ile yeni bir anlaşma imzalamaya çağırmıştı.






