ABD’ye sınırların açılması, AB’yi ikiye böldü

İspanyol bir polis memuru geçen pazar günü İspanya- Fransa sınırının yeniden açılışını organize ediyor (EPA)
İspanyol bir polis memuru geçen pazar günü İspanya- Fransa sınırının yeniden açılışını organize ediyor (EPA)
TT

ABD’ye sınırların açılması, AB’yi ikiye böldü

İspanyol bir polis memuru geçen pazar günü İspanya- Fransa sınırının yeniden açılışını organize ediyor (EPA)
İspanyol bir polis memuru geçen pazar günü İspanya- Fransa sınırının yeniden açılışını organize ediyor (EPA)

Avrupa Birliği’nin (AB) gelecek ayın başlarında dış sınırları açmak için belirlediği tarih yaklaşırken, ortak liste geliştirmek üzere üye ülkeler arasında devam eden müzakereler durdu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ülkelerin dış sınırlarını açmak için acele etmesi ve havaalanlarında sağlık kontrollerinin hafifletilmesi’ tehlikelerine karşı uyardı. Havaalanı ve sınırlar, WHO uzmanları tarafından dünya genelinde yaygın olan Kovid-19 salgınının ana geçiş noktası olarak görülüyor. Öyle ki sağlık kontrollerinin ne kadar katı olduğuna bakılmaksızın herhangi bir belirti göstermeyen vakaların tespitinin imkansız olduğu belirtildi.
Gelişme, Avrupa Komisyonu’nun gelecek çarşamba günü itibariyle AB’nin dış sınırları açmakta ısrar ettiği birleşik liste hususundaki müzakerelerde Avrupa ülkelerinin duruşlarını güçlendirmek üzere yaşandı. Şarku’l Avsat’ın diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçen cumartesi akşamı siyasi bir savaşa dönüşen ve ‘AB’nin dış sınırlarının belirli ülkelere açılmasına izin veren sağlık ve teknik standartlarının birleştirilmesi üzerine odaklı’ müzakere hattına bizzat dahil oldu. Listenin cuma günü tamamlanmasının ardından, Hırvatistan Cumhurbaşkanlığı, müzakerelerin son yarısında ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek ve engelleri aşmak için üye ülkelere cumartesi gününe kadar mühlet verdi. Ancak üçüncü ülkelerle ekonomik ve politik bağlardan kaynaklanan pozisyonların gerginleşmesi, Komisyon Başkanını, salgının ikinci bir dalgaya yol açabileceği korkusu dolayısıyla müzakereleri kurtarmak üzere müdahale etmeye itti.
Ursula von der Leyen, AB’nin Kovid-19 salgını öncesinde vizesiz 67 ve vizeli 105 ülkenin vatandaşlarına giriş izni verdiğini hatırlatırken, salgına ilişkin gelişmeler çerçevesinde vatandaşlara her 15 günde bir giriş izni verilen ülkelerin listelerinin yeniden gözden geçirilmesi şartıyla sınırların açılması sonrasında sayının bir düzineden fazla olmamasının beklendiğini belirtti. ABD üyesi ülkeler, 28 Haziran Pazar günü Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) talimatlarına dayalı olarak salgın kriterleri hususunda fikir birliğine ulaştı. ECDC, bu istatistiksel standardın ülkelerdeki sağlık sistemlerinin kapasitesiyle ilişkilendirilmesinin ve seyahatin tüm aşamalarında önleyici uygulamaların gerekliliğine dikkati çekti.
Diplomatik kaynaklar, Yunanistan, İtalya ve Portekiz gibi ülkelerin AB’nin sınırlarını ABD ve Rusya Federasyonu vatandaşlarına açması için ısrar etmeleri, ancak İsveç ve Danimarka gibi diğer ülkelerin de bu iki ülkede epidemiyolojik koşulların iyileşmesinin beklenmesi için ilk aşamada bu ülkelere sınırların kapalı tutulmasında ısrar etmeleri sonrasında müzakerelerin çıkmaza girdiğini vurguladı. Bazı ülkeler, sınırları tamamen siyasi ve ekonomik meselelerle açmanın, ‘sağlık ve epidemiyolojik standartlara göre listenin dışında kalan ülkelere diplomatik hakaret’ olacağını ve salgının ikinci bir dalgaya neden olabileceği dolayısıyla bazı riskler oluşturacağını belirtti. AB ülkelerinin, geçen yıl Rus vatandaşlarına 4 milyon vize verdiği bildirildi. ABD ve AB arasındaki uçuş sayısı ise 200 bine, yani günlük ortalama 550 uçuşa ulaşırken, Atlas Okyanusu üzerindeki sivil havacılık trafiğinin ise yüzde 20’sini oluşturdu.
Ancak komisyondan resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, AB’nin ABD ile sınırlarının bir süre kapalı kalmasını önemsiz görürken, ABD’de salgına yakalanan insan sayısının artmaya devam ettiğini hatırlattı. Kaynak, salgının en sert şekilde etkilediği New York’un, sınırlar açıldığında Avrupa’ya uçuşların başlangıç ​​noktası olacağını söylerken, AB yönetiminin de hala Avrupalıların ABD’ye girişlerini engellediğini söyledi.
ECDC, son analizinde salgının, son birkaç gün içinde binden fazla yeni vakanın kaydedildiği Polonya ve İsveç hariç, 31 Avrupa ülkesinin 29’unda azaldığını duyurdu. Bununla birlikte geçen perşembe günü merkez uzmanları, birkaç ülkede yeni vakaların görülmeye başlamasına karşı uyarırken, sağlık makamlarının bazı bölgelerde yeni karantina önlemleri alması gerektiğine dikkati çekti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe