Suudi Arabistan’dan Yemen havalimanlarına destek projesi

Aden Havalimanı’ndan bir görüntü (Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı)
Aden Havalimanı’ndan bir görüntü (Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı)
TT

Suudi Arabistan’dan Yemen havalimanlarına destek projesi

Aden Havalimanı’ndan bir görüntü (Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı)
Aden Havalimanı’ndan bir görüntü (Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı)

Yemen havalimanlarının onarılması ve geliştirilmesi ile ilgili Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı projeleri, havacılık alanında faaliyet gösteren yolcu ve şirketler için havalimanlarının düzeyini, verimliliğini ve hizmet kalitesini artırarak, Yemen ekonomi kolları için bir kol ve Yemen’deki kalkınma tekerleğinin hareketi için önemli bir katkı sağlıyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre program, bu özel projelerle Yemen kurumlarının yeteneklerini harekete geçirmek ve geliştirmek için havalimanlarını onarmaya, geliştirmeye ve Yemen halkına sağlanan altyapı ve temel hizmet düzeyini artırmaya çalışıyor.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı’nın Yemen’deki havalimanlarını onarmak ve geliştirmek için çeşitli projelerle ortaya koyduğu katkının, Yemen’in bölge ve dünyayla bağlantısını güçlendiren hedefleri olduğu sanılıyor.
Bu projeler, aynı zamanda ekonomik tarafa yansıtılan ticaret, turizm ve insani yardımı kolaylaştırarak, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına katkıda bulunuyor. Yemenli gençlere iş fırsatları sağlayarak, sosyal istikrarı destekleyerek, ekonomik hareketi teşvik ederek, ihracatı ve ticareti artırarak ve Yemen’e ekonomik faydalar sağlayarak istihdam olanakları sağlamayı ve yaşam standardını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Aden
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı’nın üstlendiği en önemli projelerden biri olan Aden Havalimanı, Ocak 2020’nin sonlarında Aden Uluslararası Havalimanı geliştirme ve onarma projesinin ilk aşamasını başlattı. Proje 3 aşamadan oluşuyor. İlk aşama enerji, güvenlik ve yolcuların transferini içeriyor. İkinci aşama havalimanı pistinin, trafik çalışmalarının, iletişim sistemlerinin onarımını, aydınlatma, ana pist çalışmaları, yardımcı koridorlarının çalışmalarını, havalimanı salonlarının, kamu ve özel otoparkların onarımını ve diğer VIP park yerlerinin oluşturulmasını, meteoroloji ve güvenlik kontrolü için nitelikli sistem ve cihazların sağlanmasını kapsıyor.
Üçüncü ve son aşama, uluslararası trafik gerekliliklerinin niteliklerini yerine getirmeyi içeriyor. Proje, Yemen’deki ulaşım sektörünün ve havalimanlarının desteklenmesine katkıda bulunuyor. Havacılık sektörünü olumlu yönde etkilemeye ve orada faaliyet gösteren şirketlere tesisler sunmaya hazırlanıyor.
Aden Uluslararası Havalimanı, es-Saide Havacılık Şirketi operasyon merkezinin ve ana binanın bulunduğu Aden şehrine 6 km uzaklıkta yer alıyor. Havalimanı, Aden ve yakınlardaki şehirlere hizmet ederken, Yemen’in dağlık doğası nedeniyle zemin bakımından Yemen’deki en iyi havalimanlarından biri olarak kabul ediliyor.
Aden Havalimanı’nın kuruluş tarihi 1927 yılına dayanıyor. 1996 yılında Aden Havalimanı, Sana Uluslararası Havalimanı’ndan sonra Yemen’deki ikinci en büyük havalimanı oldu.
Aden ve komşu şehirlerde nüfusun önemli düzeyde artışı çerçevesinde Aden Havalimanı’nı onarma ve geliştirme projesi, Yemen ekonomisine gerçek bir destek sağladı. Aynı şekilde havalimanının gelişimi, gelişmiş yollar ve tesislerle havalimanını çevreleyen alanların gelişmesine de katkıda bulunacak.
Aden Uluslararası Havalimanı, oldukça yüksek maliyetle haftada 6 uuş gerçekleştirirken durum, Yemen ekonomisine ek bir ekonomik değer kazandırıyor. Projenin, bu yıl havalimanındaki hava trafiğine yüzde 50 düzeyinde katkıda bulunması bekleniyor.
Havalimanlarını onarma ve geliştirme projeleri kapsamında, ilk aşamada yolcuların uçaklar ve varış kapısı arasında taşınması için bir proje de ortaya koyuldu. Proje, havalimanı içindeki yolcuları taşıma kapasitesini yüzde 400 artırdı.

El-Gayda
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı, el-Mahra vilayetindeki el-Gayda Havalimanı’nın onarım ve geliştirme projesini tamamladı. Çalışmaları arasında, tüm ulaşım sistemlerinin donanımı faaliyetleri de yer aldı. Proje çalışmaları aynı zamanda, bekleme ve kalkış salonlarının geliştirilmesini, onarım ve teftiş edilmesi ve bunların tüm cihaz ve ekipmanlarla donatılmasını da içerdi.
Program, hızları ve yönleri belirleme prosedürlerinin yanı sıra uluslararası akredite şirketlerle işbirliği dahilinde, el-Gayda Havalimanı için hava trafiği sistemlerinin çeşitli testlerini gerçekleştirdi.
Suudi Arabistan Programı, el-Gayda Havalimanı’nı uçuşlar için hava trafiğini düzenleyen Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) şartnamesi uyarınca uygun uluslararası navigasyon sistemleri ile donattı.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı projesinin tamamlanmasının ardından havalimanı, tüm iletişim sistemleri ve uluslararası seferlerin gereksinimleri ile donatıldıktan sonra iniş ve kalkış için güvenli olarak kabul edildi.
Gayda Havalimanı’nın onarım projesi, protokol ve VIP salonlarının, gözetleme kulesinin, yangın ve kurtarma ünitesinin yanı sıra, özellikle yolcuların ve ulaşım araçlarının bagajları olmak üzere uluslararası havalimanlarında bulunan tüm sistemlerle donatılmış bekleme, kalkış ve kontrol salonlarının geliştirilmesini içeriyor.
Proje, iletişim ve çevresel meteoroloji sistemine ek olarak, iniş açısını belirleyen ve pistin aydınlatmasını kontrol eden bir sistem olan R-NAV sistemi gibi tüm gelişmiş sistemlerle havalimanının güvenliğini ve çeşitli havaalanlarından sivil uçuşların kabulüyle ilgili her şeyi güvence altına alıyor.

Sokotra
Sokotra Havalimanı’ndaki Hava Güvenliği Sistemleri Destek Projesi, Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı’nın en önemli projelerinden biri olarak sayılıyor. 2020 yılının Nisan ayında programlar, en son teknolojilerle çalışan gelişmiş bir itfaiye aracı sağlayarak havalimanına destek sağladı. ICAO’ göre koşullar, havalimanı güvenliği ve yangınla mücadele için uluslararası standartlara uygun.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı, insan becerilerinin gelişimini de göz ardı etmezken, havacılık ve hava hizmetleri alanında uzman isimlerin yeteneklerini geliştirmeye de odaklandı. Program, havalimanlarında en üst düzeyde güvenlik sağlamak üzere havalimanlarını işletmek için gerekli bilgi birikimini aktararak, bu uzmanlık alanında çalışan bireylerin verimliliğini teknik gelişmeler doğrultusunda artırmaya katkıda bulundu. Öyle ki Aden Uluslararası Havalimanı’na yaklaşık 100 kadroluk güvenlik, bakım ve itfaiye eğitimi sağlandı.
Güvenliğin, havacılığın en önemli bileşenlerinden biri olması dolayısıyla program, Aden Havalimanı’nı ve el-Gayda Havalimanı’nı içeren Yemen Cumhuriyeti’ndeki havalimanları içerisinde tam donanımlı ambulanslar ve itfaiye araçları ile en son teknolojiyi sağlayarak, güvenlik planlarının başarısı için gereken her şeyi ortaya koydu.
Aynı şekilde Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı, Avrupa şartnamelerine uyumun yanı sıra, ICAO’nun havalimanı güvenliği ve yangın söndürme önerilerine uygun itfaiye araçları, tüm tıbbi ve acil durum ihtiyaçları için ambulanslar temin etti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.