LUO, Sirte’de gövde gösterisi yapıyor

Mısrata’nın doğusundaki Ebu Kurayn bölgesinde UMH’ye sadık milisler (EPA)
Mısrata’nın doğusundaki Ebu Kurayn bölgesinde UMH’ye sadık milisler (EPA)
TT

LUO, Sirte’de gövde gösterisi yapıyor

Mısrata’nın doğusundaki Ebu Kurayn bölgesinde UMH’ye sadık milisler (EPA)
Mısrata’nın doğusundaki Ebu Kurayn bölgesinde UMH’ye sadık milisler (EPA)

Birleşmiş Milletler (BM) ve Batının Libya’da müzakere masasına geri dönme çağrıları ortasında Mareşal Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) ait savaş uçakları, başkent Trablus’un 450 km doğusunda bulunan stratejik Sirte şehri çevresinde sürpriz bir gövde gösterisinde bulundu.
LUO Ahlaki Rehberlik Dairesi Başkanı Halid el-Mahcub, Libya ordusuna saha ziyaretinde bulunurken, Türkiye, Katar ve paralı askerlere hitaben “Yaptıkları en büyük hata Libya topraklarında bulunmaktır” dedi.
Öte yandan uluslararası toplum, BM’nin Libya’daki misyonunun himayesindeki siyasi süreci yeniden canlandırmak amacıyla Sirte şehri ve çevresindeki gerginliği artırma çabalarını sürdürüyor. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephen Dujarric, Libya’daki mevcut durumun askeri bir çözümü olmadığını ifade ederken, “Bu çatışmaya tek çözüm, müzakere edilmiş siyasi çözümdür” dedi.
Dujarric, bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Genel Sekreterin Mısır ve diğer taraflara göndermek istediği mesaj, Libya’daki mevcut koşulların askeri bir çözümü olmadığı ve tek çözümün müzakere edilen siyasi çözüm olduğudur. BM Libya Misyonunun geçici başkanı Stephanie Williams’ın çatışmaya karışan tüm taraflarla temasa geçtiği konu da budur” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Devlet Yüksek Konseyi Başkanı ve Müslüman Kardeşler’in (İhvan-ı Müslimin) Libya’daki üst düzey lideri Halid el-Mişri, buna karşılık geçen salı günü Williams’a, Konsey’in sabitleri hakkında bilgi verdiğini ve başta da Hafter ile herhangi bir diyalog masasına oturmayacaklarını belirttiğini dile getirdi. Misri, diyalog hakkında yayınlanan kararların, 2015 yılı sonunda Fas’ın Suheyrat kentinde imzalanan siyasi anlaşmaya uygun olması gerektiğini vurguladı.
Bu açıklamalarla eş zamanlı olarak Avrupa Birliği (AB) de bölgesel oyuncuları Libya çatışmasına çekme faaliyetlerini durdurma çağrısında bulundu. Aynı şekilde askeri müdahaleye yönelik tehditlerin tehlikeli olduğu, Libyalı taraflar arasındaki doğrudan çatışmayı şiddetlendirdiği ve daha fazla tırmanışa yol açtığı belirtildi.
AB, yaptığı açıklamada, Libya’nın, Libyalıların ve bir bütün olarak bölgenin çıkarına yönelik tek sorumlu yanıtın, müzakere edilen siyasi çözüme yönelik ortak çabaları artırmak olduğunu vurguladı. AB, “Hepimiz, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yönetilen Berlin süreci çerçevesinde Libya konusunda güçlü taahhütler verdik. Ve artık, bunu somut bir eyleme dönüştürme ve Libya’daki yabancı müdahaleyi durdurma zamanı geldi” dedi.
AB, Berlin çıktıları hususunda uzlaşı ruhuna geri dönmeyi teşvik etmek ve Libya liderliğindeki bir geçiş yolunun önünü açacak siyasi müzakerelere dönmek için tüm uluslararası, bölgesel ve Libyalı taraflarla iletişim kurmayı sürdürme taahhüdünde bulundu.

Mısır-Fransa- Almanya telefon görüşmeleri
Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, 22 Temmuz’da Fransız mevkidaşı Jean-Yves Le Drian ve Alman mevkidaşı Heiko Maas ile bir telefon görüşmesi sırasında Libya’daki koşullara ilişkin olarak Mısır’ın tavrını ele aldı. Şukri, Mısır tarafının ateşkes için çalışmaya, Libya- Libya siyasi müzakere çözümüne verdiği önceliğe dikkati çekti. Mısırlı Bakan, Berlin süreci yolunu tamamlayan Kahire Bildirgesi’nin, Libya Ulusal Devletini ve toprak bütünlüğünü koruyan böyle bir çözüme ulaşma şansını artırmayı hedeflediğine vurgu yaptı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsüne göre Şukri, talep edilen siyasi çözüme ulaşmada elde edilen başarının, Libya topraklarında radikalizm yanlısı örgütlerin yayılması ve sadece Mısır’ın çıkarlarını tehdit etmeyen, aksine Akdeniz’e komşu olan ülkelerin güvenliğini ve genel olarak bölgesel ve uluslararası istikrarı da etkileyen dış müdahale ile kararlı şekilde mücadeleyi gerektirdiğini kaydetti.
Aynı şekilde UMH güçlerinin yürüttüğü Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) Operasyon Odası, 22 Temmuz’da unsurlarına ‘Ulusal Muhafızlar birimini canlandırmak için’  Trablus’un Canzur bölgesinde bir toplantı düzenleme çağrısı yaptı.
Ulusal Muhafız fikrine üst üste beşinci kez dikkati çeken Operasyon Odası, milisleri veya UMH’ye destek veren güçleri birleştirmeyi amaçlıyor.
Diğer taraftan UMH İçişleri Bakanı Fethi Baş Agha, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Libya’daki koşullar dolayısıyla suçladığı Halife Hafter’i destekleyen ülkeleri kovuşturmakla tehdit etti.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.