ABD, Suriye hava sahasında İran yolcu uçağını taciz eden savaş uçağının kendisine ait olduğunu doğruladı

İran yolcu uçağındaki yolcular ve oksijen cihazları (AFP)
İran yolcu uçağındaki yolcular ve oksijen cihazları (AFP)
TT

ABD, Suriye hava sahasında İran yolcu uçağını taciz eden savaş uçağının kendisine ait olduğunu doğruladı

İran yolcu uçağındaki yolcular ve oksijen cihazları (AFP)
İran yolcu uçağındaki yolcular ve oksijen cihazları (AFP)

ABD, Perşembe akşamı Suriye’nin doğusunda koalisyon güçlerine ait üssün üzerinden geçtiği sırada İran yolcu uçağına bin metreye kadar yakınlaşmaya çalışan savaş uçağının kendisine ait olduğunu doğruladı.

İran medyası, bu girişimin neredeyse yolcu uçağının felaketiyle sonuçlanmak üzere olduğunu ve Lübnan istikametinde giden uçaktaki yolcuların iniş sırasında şok geçirdiklerini bildirdi.

Wall Street Journal gazetesinin ABD’li bir askeri yetkiliden aktardığına göre, Mahan Hava Yolları'na ait yolcu uçağının Suriye’de uçuşa yasak bölge olmasın rağmen Tenef Askeri Üssü’nün üzerinden geçtiğini ve koalisyon güçlerinin güvenliğinden emin olmak için ABD'ye ait F-15 savaş uçağının İran yolcu uçağına bin metre yaklaştığını söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) sözcüsü Bill Urban, F-15 uçağının, “İran’ın yolcu uçağına bin metrelik güvenli bir mesafeden standart görsel teftiş” yaptığını söyledi.

Teftişin Tenef Üssü’ndeki koalisyon personelinin güvenliğini sağlamak üzere yapıldığını belirten Urban, F-15 pilotunun söz konusu uçağın İran’ın Mahan Havayolları’na ait bir yolcu uçağı olduğunun tespit etmesi üzerine, F-15 uçağının güvenli bir şekilde uçakla arasındaki mesafeyi açtığını söyledi.Urban, İran yolcu uçağına yönelik önlemenin uluslararası kurallara uygun şekilde yapıldığını belirtti.

Tahran: Uçaklar arasındaki mesafe 100 metre

Tahran ise ABD tarafını söz konusu yolcu uçağına zarar verme niyetinde olmak, uçağı inişe zorlamak ve yolcuların paniğe kapılmasına yol açmakla suçladı. Tahran, iki uçak arasındaki mesafenin ABD’nin iddia ettiği gibi bin metre değil 100 metreye yakın olduğunu zira yolcuların oturdukları koltuklarda askeri uçağın sesini duyduklarını ile sürdü.

Suriye hava sahasında yaşanan bu gerginlik, özellikle İranlı General Kasım Süleymani’nin ölümü sonrasında uzmanların iki taraf arasında çatışma çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunduğu ve son aylarda taraflar arasında tansiyonun giderek arttığı bir dönemde geldi.

Muhammed İslami: Olay, “terör eylemi”

İran Ulaştırma Bakanı Muhammed İslami, olayı bir “terör eylemi” olarak niteledi ve uluslararası kamuoyuna kınama çağrısında bulundu. 

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Musevi, ABD'nin İran'daki diplomatik temsilciliğini yürüten İsviçre’nin Tahran Büyükelçiliği’ne ve Birleşmiş Milletlere (BM), Tahran’a dönüş yolunda yolcu uçağının başına bir iş gelmesi halinde bu durumdan tamamen ABD’yi sorumlu tutacaklarını bildirdiklerini söyledi. Musevi, olayın incelenmesinin ardından siyasi ve hukuki adımları atacaklarını belirtti.

İran devlet televizyonu, olayın gerçekleştiği sırada uçakta çekildiğini iddia ettiği görüntüleri servis etti. Görüntülerden birinde bir yolcunun alnından kan aktığı görülüyor. Haberde uçağın aniden rotasını değiştirmesi nedeniyle söz konusu adamın başını çarptığı belirtiliyor. Bir başka görüntüde ise bilincini kaybeden yaşlı bir adam uçaktaki koridora yatırılıyor. Olay sırasında çekildiği öne sürülen başka bir görüntüde ise anons yapan görevlinin bağırdığı görülüyor.

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre, İran Sivil Havacılık Örgütü’nden yapılan açıklamada, ABD’nin bu hukuk dışı eylemi nedeniyle Uluslararası Sivil Havacılık Dairesi’ne (ICAO) şikâyette bulunulacağı bildirildi.

Tahran’dan harekete eden İran yolcu uçağı Lübnan’ın başkenti Beyrut’a gidiyordu. Washington, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu Ortadoğu’ya silah ve milisleri transfer etmek için Mahan Hava Yolları'nı kullanmakla suçluyor. Washington, Mahan Hava Yolları'nı yaptırım listesine almıştı.

Suriye devlet haber ajansı SANA, olayın ABD askerlerinin konuşlu bulunduğu, Ürdün sınırındaki Tanf bölgesi üzerinde yaşandığı bilgisini paylaştı. İran yolcu uçağının halihazırda Beyrut'a ulaştığı bildiriliyor.

Fransız haber ajansına (AFP) konuşan Beyrutlu bir güvenlik yetkilisi, uçağın iniş yaptığını ve 4 yolcunun hafif yaralandığını ifade etti.

Filistin’deki Hamas ve Cihad hareketleri, ABD savaş uçağının İran yolcu uçağını taciz etmesini kınadı.
 



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe