El-Hol kampındaki 70 Rus yetim çocuk ülkelerine dönmek için bekliyor

Suriye’nin Haseke Müdürlüğü’ne bağlı el-Hol kampında yaşayan yabancı çocuklar. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin Haseke Müdürlüğü’ne bağlı el-Hol kampında yaşayan yabancı çocuklar. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hol kampındaki 70 Rus yetim çocuk ülkelerine dönmek için bekliyor

Suriye’nin Haseke Müdürlüğü’ne bağlı el-Hol kampında yaşayan yabancı çocuklar. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin Haseke Müdürlüğü’ne bağlı el-Hol kampında yaşayan yabancı çocuklar. (Şarku’l Avsat)

35 yaşındaki Varyuşa, 2014 yılının ortalarında küçük çocukları ile birlikte Rusya'nın başkenti Moskova'dan İstanbul'a giden bir uçak yolculuğuyla uzun bir mesafe kat ettikten sonra otobüsle Şanlıurfa’ya geçti. Suriye'ye yasadışı yollardan girerek yaklaşık bir hafta süren zorlu bir yolculuktan sonra hedeflediği Rakka şehrine ulaştı.
Varyuşa, Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajın başında, Fatıma adını kullanarak iki ay önce Suriye'ye giden Rus kocasına katılmaya karar verdiğini ve DEAŞ saflarında bir savaşçı olarak yer aldığını belirtti. Suriye’nin farklı bölgeleri arasında nasıl hareket ettiğini anlatan Varyuşa, örgütün bir bölgeden çıkarılmasının ardından diğer bölgeye çocuklarıyla göç ettiğini, ABD destekli Kürt-Arap Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Mart 2019'daki Bağuz savaşında bölgeyi kontrol altına almasından sonra teslim olduğunu ifade etti.
Haseke’nin doğusundaki el-Hol kampındaki çadırının altından 45 dereceyi aşan sıcaklıkta konuşan Varyuşa, yüzünü örttüğü peçesini kaldırarak insanı hayrete düşürecek çehresi ve ortaya çıkan mavi gözleri ile sözlerine şöyle başladı:
“Kocam Rakka’da 2017 yılındaki çatışmalarda öldürüldü ve iki kez kaçmaya çalıştım. İlkinde tutuklandım ve bir ay hapishanede kaldım. İkinci denememde ise DEAŞ beni 5 ay hapiste tuttu.”
Rus görünümlü, sarı saçlı ve mavi gözlü 8 yaşındaki oğlu Maksim ve kız kardeşi ile 70 Rus çocuk ülkelerine dönmek için bekliyor. Varyuşa, ülkesinden bir sağlık ekibinin geçen yılın sonunda el-Hol kampına geldiğini ve burada DNA örneklerini aldıklarını belirterek, "Gelen ekip, çocukların geri dönüşlerini kolaylaştıran kişisel belgeler çıkarmadan önce Rusya'daki aileleriyle eşleştirmek için yaptıklarını söylediler" dedi.
Suriye'nin kuzeydoğusundaki el-Hol ve Rouge kamplarında yaklaşık iki bin kadın ve çocuğun Rusya’dan geldiğine dikkati çeken Varyuşa, bazı çocukların babalarının DEAŞ cephelerine gittiğini ve orada öldüğünü veya bir Rus aile ile yaşayan 10 yaşındaki İskender gibi hem annesinin hem de babasının Suriye'deki savaşlarda öldürüldüğünü ifade etti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) logosunun olduğu çadırının önünde duran ve Varyuşa gibi siyah peçe takan Yevgenia adlı bir Rus kadın, "Bağuz kampının yönetimi tarafından kaydedilen ve anne-babası Rus olan iki çocuğa bakıyorum. Hiç kimse ebeveynlerin kaderini bilmiyor çoğunlukla öldürülmüş oluyorlar" dedi.
Rusya Çocuk Hakları Komiseri Anna Kuznetsova, geçtiğimiz Cuma günü yaptığı basın açıklamasında Rus yetim çocukların Suriye'den dönüşleri için dört uçuş ayarlandığını belirterek “70 kayıt belgesinin ve dört uçuşun hazırlandığını” bildirdi. Ayrıca Rusya'nın geçen yıl 35 çocuğu kurtardığını ve Rus doktorların Suriye'ye giderek Şam'daki resmi makamların kontrolü altında olmayan mülteci kamplarında 70'den fazla yetimin DNA örneklerini alabildiklerini ifade etti.
Haseke'nin 45 km doğusunda bulunan el-Hol kampında 65 bin kişi yaşıyor. Suriyeliler ve Iraklılar kampın büyük kısmını oluşturuyor. Kampta, 54 Batı ve Arap ülkesinden gelen yabancı kadın ve çocukların kaldığı yaklaşık 12 bin kişilik bir bölüm yer alıyor. Rusya listenin başında geliyor. Kamp sıkı bir güvenlik kontrolüne tabi tutuluyor. Kamp yönetiminden sorumlu yetkililere göre 40 milletten kayıtlı 300 yetim çocuk bulunuyor.
Rusya ve çoğu Batı ve Arap ülkesi, bu kamplarda kalan vatandaşlarını ve Suriye Demokratik Güçleri’nin esir aldıkları vatandaşlarını geri almayı reddediyor. Deyrizor savaşlarında babalarının öldürülmesinden sonra üç çocuğu ile kalan bir Rus kadın ülkesine seslenerek şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımla ülkeme dönmeyi reddeden hükümetimize bir yük haline mi geldik? Herkes gibi bizde kandırıldık. Çocuklarım resmi olarak kayıtlı değil ve pasaportları veya kimlik belgeleri yok.”
Varyuşa ya da Fatıma, Rusya'ya dönmeyi reddettiğini, bir Avrupa ya da Arap ülkesine mülteci olarak gitmeyi tercih ettiğini belirtti. Bu tercihinin nedeni sorulduğunda ise Varşuya, "Rusya'da dini özgürlüğün olmaması, peçe takmanın yasak oluşu ve hatta başörtüsünün bile yasaklanması” şeklinde yanıt verdi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.