Taliban, esir aldığı gardiyanı idam etti

Başkent Kabil’deki BM genel merkezinin önünde eylemciler, tırmanış gösteren şiddet eylemlerini kınadı (New York Times)
Başkent Kabil’deki BM genel merkezinin önünde eylemciler, tırmanış gösteren şiddet eylemlerini kınadı (New York Times)
TT

Taliban, esir aldığı gardiyanı idam etti

Başkent Kabil’deki BM genel merkezinin önünde eylemciler, tırmanış gösteren şiddet eylemlerini kınadı (New York Times)
Başkent Kabil’deki BM genel merkezinin önünde eylemciler, tırmanış gösteren şiddet eylemlerini kınadı (New York Times)

Afganistanlı yetkililerin geçen salı günü belirttiğine göre Taliban, Afganistan’ın Gazne vilayetinde bir gardiyanı kaçırarak, hakkında idam cezası kararı aldı. Kararla eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler (BM) de Afganistan’da devam eden savaşa dair endişelerini dile getirdi.
Polis memuru olmak için eğitim alan 23 yaşındaki Fatıma Racabi, iki hafta önce Cağhuri bölgesindeki köyüne dönerken sivilleri taşıyan bir minibüsten zorla dışarı çıkarıldı. Kardeşi Samihullah Racabi’ye göre Taliban, genç kadını 2 hafta boyunca esir olarak alıkoyduktan sonra, idam ederek cesedini ailesine gönderdi.
Samihullah, “Kız kardeşim 8 kurşuna maruz kaldı. Üzerindeki örtüyü açtığımda elleri arkasında birbirine sıkıca bağlanmıştı. Onu öyle görünce ellerinin kelepçelendiğini ve bize gönderilmeden önce de ellerini çözmediklerini kolayca anlayabilirsiniz” dedi.
Öte yandan geçen salı günü yayınlanan bir raporda, yılın ilk altı ayında Afganistan’daki çatışmanın ortasında sivillerin maruz kaldığı zarara ilişkin BM, Taliban’ın artan kaçırma ve cinayetleri hususunda endişelerini dile getirdi. Raporda, kaçırma olaylarında bir önceki yıla göre 5 kat artış olduğu belirtildi.
BM tarafından yayınlanan rakamlara göre yılın ilk altı ayında yaklaşık bin 300 sivil öldürüldü ve yaklaşık 2 bin 200 sivil yaralandı. Sivil kayıpların yüzde 43’üne Taliban neden olurken, yüzde 23’üne de Afgan güçlerin yol açtığı görüldü. BM, şiddet olaylarının ölümcül bir şekilde arttığını ve Taliban’ın neden olduğu ölümlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33 oranında arttığı belirtildi. BM, kadınlar ve çocukların toplam öldürülen ve yaralanan vatandaşların yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyarken, hükümet yanlısı güçler de çocuk kayıplarının sorumlusunun Taliban olduğunu vurguladı. Afgan güçlerin hava saldırılarına bağlı sivil kayıp sayısı da 2019’un ilk yarısında üç kat arttı. Yayınlanan raporda, “Gerçek şu ki, Afganistan’da hala siviller açısından dünyanın en ölümcül çatışmalarından biri yaşanıyor. Her yıl binlerce sivil Afganistan’daki çatışma taraflarından biri tarafından öldürülmekte, yaralanmakta, kaçırılmakta, yerlerinden edilmekte ve tehdit edilmektedir. Buna rağmen rakamlar, geçen yılın aynı dönemine ait kayıp ve ölümlere kıyasla, sivil kayıpların toplam sayısında yüzde 13’lük bir düşüşe işaret ediyor” ifadelerine yer verildi.
Bu durumun ardındaki en büyük faktörün ise ABD hava saldırılarının ve ülke içerisinde DEAŞ tarafından yürütülen saldırıların sayısında önemli düzeyde görülen azalma olduğu belirtilebilir. Şubat ayında Taliban ile imzalanan geri çekilme anlaşması çerçevesinde ABD’nin, Afgan müttefiklerinin yenilgi yaşadığı olaylar gibi durumlar dışında hava kuvvetlerini harekete karşı konuşlandırmayacağı öngörüldü.
Taliban ile imzalanan anlaşmaya göre ABD, ülkedeki asker sayısını yaklaşık 8 bin 600’e azaltırken, 14 ay içerisinde de geri çekilme faaliyetinin tamamen tamamlanmasını planladı. Söz konusu barış anlaşması başka unsurlar da içerirken, Afgan taraflar arasında güç paylaşımı hususunda doğrudan müzakereler yürütülüyordu. Ancak müzakereler şiddetin devam etmesi nedeniyle askıya alındı.
BM Genel Sekreterinin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, yaptığı açıklamada “Afganistan hükümetinin ve Taliban’ın, barış görüşmeleri düzenlemek amacıyla müzakere masasında oturmak için bir fırsata sahip olduğu bir dönemde çatışmalar, her gün sivillere korkunç düzeyde zararlar vermeye devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Kabil’de, Afgan liderlerin yanı sıra Doha’da ikamet eden Taliban’a bağlı müzakere ekibi ile görüşmek üzere yeni bir tura başladı. Dışişleri Bakanlığı’na göre Halilzad, iki taraf arasında doğrudan müzakerelere başlamak için baskı uygulamayı amaçlıyor. Müzakerelerin Mart ayında başlaması bekleniyordu. Ancak Afgan hükümetinin, bin kuvvete karşılık 5 bin Taliban savaşçısını serbest bırakması beklenen esir takası hususundaki anlaşmazlıklar nedeniyle müzakereler ertelendi.
Diğer taraftan Racabi’nin, kaçırıldığı sırada ailesini ziyaret etmek üzere gittiği Cağhuri bölgesi, Hazara etnik grubunun yaşadığı gergin bölgeler arasında güvenli bir alan sayılıyor. 2018 yılında Taliban, bölgeye saldırıda bulundu ve bölgenin bir kısmını kontrol altına aldı.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.