İran’ın Bender Abbas Limanı önündeki taklit uçak gemisi

Bender Abbas Limanı önünde geçen şubat ayında görüntülenen uçak gemisi. (EPA)
Bender Abbas Limanı önünde geçen şubat ayında görüntülenen uçak gemisi. (EPA)
TT

İran’ın Bender Abbas Limanı önündeki taklit uçak gemisi

Bender Abbas Limanı önünde geçen şubat ayında görüntülenen uçak gemisi. (EPA)
Bender Abbas Limanı önünde geçen şubat ayında görüntülenen uçak gemisi. (EPA)

Sosyal medyada paylaşılan uydu fotoğrafları, gerçek boyutlardaki bir İran yapımı Amerikan Nimitz tipi uçak gemisi modelinin birkaç gün önceki deniz tatbikatında kullanıldıktan sonra Bender Abbas Limanı’nın hemen açıklarında yan yattığını gösterdi. Açık kaynak istihbarat kurumları “Aurora Intel” ve “Cris Biggers” tarafından yayınlanan fotoğraflar, savaş gemisinin güvertesinin yarısının suya battığını gözler önüne serdi.
 Uydu görüntüleri ilk kez 2013-2014 yıllarında uçak gemisi modelinin inşa edildiğini göstermiş ve başlangıçta bunun bir sinema filmi olduğu iddia edilmişti. Ancak daha sonra Şubat 2015 tarihinde, söz konusu savaş gemisi İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından deniz tatbikatında hedef olarak kullanıldı. Patlayıcıların infilak etmesi sonucunda gemi ağır hasar gördü.
2019 yılında çekilen uydu fotoğrafları, gerçek boyutlardaki  modelin onarımı için yeni bir çalışmanın yapıldığını ortaya koyarken bir süre önce, 20-23 Temmuz tarihleri arasında savaş gemisinin Hürmüz Boğazı’na çekildiği kaydedildi. İran Devrim Muhafızları kısa bir süre önce aralarında araç üzerinden fırlatılan gemi-savar füzeleri, teknelerden fırlatılan gemi-savar cruise füzeleri, ranger tipi helikopterler, sürat tekneleri tarafından ateşlenen güdümlü füzeler ve su altı personeli tarafından döşenen deniz mayınları gibi silahlarla saldırıya uğrayan gemi maketinin yeni görüntüleri paylaşıldı. İran medyası, nisan ayında fırlatılan yeni uydu “Nur” tarafından tatbikatın izlendiğini ve insansız hava araçlarının köprüyü ve komuta merkezini hedef alan saldırılar gerçekleştirdiğini öne sürdü.
 İran komandolarının tanker gemisinin güvertesine helikopterle saldırdıkları anlarda tatbikatın en şiddetli bölümüne geçildi. Bununla birlikte video görüntülerinde gemi-savar füzelerden birinin deniz yüzeyinde süzüldüğü ve savaş gemisinde iz bıraktığı görüldü. Uydu görüntüleri, savaş gemisi modelinde 2015 yılındakinden daha az seviyede hasar gördüğünü ortaya koydu. 2015’teki tatbikatta savaş gemisinin üzerindeki uçaklar da zarar görmüştü. ABD’nin Ortadoğu’daki casus detektörleri tatbikat sırasında kullanılan balistik füzeleri fark etmesine rağmen uydu görüntüleri bu silahların savaş gemisinin güvertesinde sebep olması muhtemel olan hasarı göstermedi. Bu ise İran Devrim Muhafızları’nın taklit zırhlıları gelecekte yapılacak tatbikatlarda kolayca tekrar kullanabilmesi için iyi durumda tutmak istediği izlenimini bıraktı.
Yeni uydu görüntüleri, taklit savaş gemisini tatbikattan sonra yan yattığını gösterdi. Geminin Bender Abbas’taki deniz üssüne çekildiği düşünülüyor. Söz konusu devasa boyutlardaki geminin bir hata veya tatbikat sırasında meydana gelen hasar sonucu yan yattığı düşünülüyor. İran Devrim Muhafızları, İran Deniz Kuvvetleri’nin Arap Körfezi’nin dar ve sığ sularında ABD Donanması’na ait uçak gemileri gibi büyük savaş gemilerinin ve petrol tankerlerinin girişimlerine karşı caydırıcı unsur olarak İran donanmasına ait sürat tekneleri, gemi-savalar, mayınlar ve küçük denizaltı gibi kuvvetlerine güveniyor.
Taklit savaş gemisinin kullanıldığı tatbikatlar, Tahran yönetimi için propagandaya hizmet ettiği gibi Devrim Muhafızları’na hava, deniz ve kara operasyonunda bu stratejiyi uygulamaya koymak için nadir bir fırsat sunuyor. Deniz trafiği açısından tehlike arz etmesine rağmen Bender Abbas Limanı’nın girişinin yakınında maket savaş gemisini İran’ın yeniden inşa edip etmeyeceği ise bilinmezliğini koruyor.



İsrail, iki Filistinli-İsraillinin vatandaşlığını iptal etti ve sınır dışı edilmeleri emrini verdi

İsrail'de atlı polis memurları, 10 Şubat 2026'da Hayfa'da İsrail Araplarının düzenlediği bir gösteri sırasında (AFP)
İsrail'de atlı polis memurları, 10 Şubat 2026'da Hayfa'da İsrail Araplarının düzenlediği bir gösteri sırasında (AFP)
TT

İsrail, iki Filistinli-İsraillinin vatandaşlığını iptal etti ve sınır dışı edilmeleri emrini verdi

İsrail'de atlı polis memurları, 10 Şubat 2026'da Hayfa'da İsrail Araplarının düzenlediği bir gösteri sırasında (AFP)
İsrail'de atlı polis memurları, 10 Şubat 2026'da Hayfa'da İsrail Araplarının düzenlediği bir gösteri sırasında (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, İsraillilere yönelik saldırılar düzenlemekten suçlu bulunan iki Filistinli İsraillinin Doğu Kudüs'ten işgal altındaki Filistin topraklarına sınır dışı edilmesi emrini imzaladığını duyurdu.

2023 yılında kabul edilen bir yasa kapsamında ilk kez uygulanan bu önlem, İsraillilere karşı saldırı düzenlemekten suçlu bulunan ve aileleri tutuklandıktan sonra Filistin Yönetimi'nden mali yardım alan kişilerin İsrail vatandaşlığının veya oturma izinlerinin iptal edilmesine olanak tanıyor.

Netanyahu, "İsrailli sivillere karşı bıçaklı ve silahlı saldırılar düzenleyen ve suç eylemleri nedeniyle Filistin Yönetimi tarafından ödüllendirilen iki İsrailli teröristin vatandaşlığının iptal edilmesi ve sınır dışı edilmesi" kararını imzaladığını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre metin, daha sonra benzer birçok kararın daha verileceğini gösteriyordu.

İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden birine başkanlık eden Netanyahu, iki Filistinlinin isimlerini açıklamadı, ancak çeşitli İsrail medya kuruluşları bunların Doğu Kudüs'ten Muhammed Hamad el-Salihi ve Muhammed Halasa olduğunu bildirdi.

İsrail, Haziran 1967 savaşında Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ü işgal etti. Şehrin doğu kısmını uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir hamleyle ilhak etti.

Filistinli Mahkumlar Kulübü'ne göre El-Salihi, 23 yıl hapis yattıktan sonra 2024 yılında serbest bırakılan ve İsrail vatandaşlığına sahip bir mahkum.

Halsa, İsrail yetkilileri tarafından Doğu Kudüs'te ikamet eden Filistinlilere verilen bir İsrail kimlik kartına sahip. Bu kart, İsrail vatandaşlığı değil, ikamet izni görevi görüyor.

Halsa'nın bir akrabası AFP'ye verdiği demeçte, Halsa'nın reşit olmadan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve cezasının yaklaşık yarısını çektiğini söyledi. Aynı kaynak, Halsa'nın daha önce İsrail vatandaşlığına sahip olduğunu ancak 18 ay önce bu vatandaşlığının iptal edildiğini belirtti.

Çeşitli İsrail medya kuruluşları, El-Salihi'ye verilen sınır dışı etme cezasının yakında uygulanacağını, Halsa'ya verilen cezanın ise hakkında hüküm verilene kadar uygulanmayacağını bildirdi.

Yasanın kabul edilmesinin ardından, Arap azınlığın haklarını savunan İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Adalah, kararı kınayarak, "sadece Filistinlileri hedef aldığını" ve "etnik bölünmeyi ve Yahudi üstünlüğünü" daha da kötüleştirdiğini belirtti.

Yasa, Filistinlilerin Batı Şeria veya Gazze Şeridi'ne sürülmesini öngörüyor.

Filistin Yönetimi 2025 yılının başlarında, İsrail'de İsraillilere karşı saldırı düzenledikleri gerekçesiyle hapsedilen Filistinlilerin ailelerine verilen mali yardımların iptal edildiğini duyurdu; ancak İsrail hükümeti bu sistemin başka biçimlerde hâlâ devam ettiğini söylüyor.


Trump-Netanyahu görüşmesinde İran füzeleri masada

Trump, 29 Aralık'ta Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısının sonunda bir soruya cevap veriyor (AP)
Trump, 29 Aralık'ta Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısının sonunda bir soruya cevap veriyor (AP)
TT

Trump-Netanyahu görüşmesinde İran füzeleri masada

Trump, 29 Aralık'ta Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısının sonunda bir soruya cevap veriyor (AP)
Trump, 29 Aralık'ta Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısının sonunda bir soruya cevap veriyor (AP)

İran'ın füzeleri konusu, bugün Washington'da yapılacak olan ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki görüşmelerin gündeminin en üst sırasında yer alacak.

Netanyahu, Trump'ı İran'ın balistik füze programına ilişkin Washington'un tutumunu sertleştirmeye ve devam eden müzakerelerin kapsamını nükleer dosyanın ötesindeki konuları da içerecek şekilde genişletmeye çağırıyor.

Netanyahu, Washington'a gitmeden önce dün yaptığı açıklamada, görüşmelerinin “öncelikle” İran'a odaklanacağını belirterek, Trump'a müzakereler için gerekli gördüğü ve İsrail'in güvenlik endişeleriyle ilgili ilkeleri sunacağını ifade etti.

, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ise Washington'u, İsrail'in müzakerelerin seyrini etkileme girişimlerine karşı uyararak, "akıllıca" hareket etmeye ve görüşmeleri raydan çıkarabilecek herhangi bir "sabotaj"a izin vermemeye çağırdı.

Larijani bu açıklamaları, dün Maskat'ta Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile yaptığı görüşmeler sırasında yaptı. Sultan, ülkesinin Tahran ve Washington arasında "adil ve dengeli" bir anlaşmaya varılmasına desteğini teyit etti. Laricani ayrıca Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile de ayrı bir görüşme gerçekleştirdi, görüşmede cuma günü yapılan müzakereler ele alındı. Laricani'nin, Tahran'ın Amerikan koşullarına verdiği yanıtla ilgili bir mesaj ilettiği yönünde haberler de var.


ABD Ticaret Bakanı, Epstein ile herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetti

ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick (Reuters)
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick (Reuters)
TT

ABD Ticaret Bakanı, Epstein ile herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetti

ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick (Reuters)
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick (Reuters)

ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick dün, cinsel suçlardan hüküm giymiş olan finansçı Jeffrey Epstein ile "hiçbir ilişkisi olmadığını" söyleyerek, kendisini ondan uzaklaştırmaya çalıştı. Bu açıklama, aralarındaki bağlantıya dair yeni bilgilerin yayınlanmasının ardından görevden alınması yönündeki çağrılar arasında geldi.

 Ocak ayında Adalet Bakanlığı, Epstein ile ilgili milyonlarca yeni dosya yayınladı. Bu dosyalar arasında, Lutnick'in Epstein ile bağlarını kestiğini iddia etmesinden yıllar sonra, Epstein'in Karayipler'deki özel adasında öğle yemeği için bir araya geldiğini gösteren e-postalar da yer alıyordu.

Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump tarafından geçtiğimiz yıl atanan Lutnick, hem Demokratlardan hem de Cumhuriyetçilerden istifa çağrılarıyla karşı karşıya.

Lutnick, Senato'daki bir duruşmada milletvekillerine Epstein ile yalnızca yaklaşık 10 e-posta alışverişinde bulunduğunu ve 14 yıllık bir süre içinde üç kez görüştüklerini söyledi. Epstein ile öğle yemeğine katılmasının nedenini ise adanın yakınlarında bir teknede olması ve ailesinin de yanında bulunması olarak açıkladı.

Demokrat Senatör Chris Van Hollen'ın soruları sırasında Lutnick, Senato komitesine "Onunla hiçbir bağlantım yoktu," dedi. "Bu kişiyle yapabileceğim hiçbir şey yoktu."

Beyaz Saray sözcüsü Carolyn Leavitt dün yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanı'nın "Başkan Trump'ın ekibinin kritik bir üyesi olmaya devam ettiğini ve Başkanın Bakanı tamamen desteklediğini" söyledi.

Ancak 2012'deki öğle yemeğine ilave olarak e-postalar, Epstein'in yardımcısının kendisine Lutnick'ten, o zamanki Demokrat başkan adayı Hillary Clinton için finans şirketinde Kasım 2015'te düzenlenecek bir bağış toplama etkinliğine katılma daveti aldığını ortaya koydu.