Irak Başbakanı Kazimi 20 Ağustos’ta ABD’yi ziyaret edecek

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (Başbakanlık ofisi)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (Başbakanlık ofisi)
TT

Irak Başbakanı Kazimi 20 Ağustos’ta ABD’yi ziyaret edecek

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (Başbakanlık ofisi)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi (Başbakanlık ofisi)

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’nin 20 Ağustos’ta ABD’yi ziyaret edeceği bildirildi.
Başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kazimi’nin ABD’deki temasları kapsamında, “iki ülke ilişkilerin yanı sıra sağlık, enerji, güvenlik, yatırım ve ekonomi alanlarında ortak işbirliği, iki ülkenin ortak ilgi alanına giren meseleler, koronavirüsle mücadele ve iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek ikili işbirliğini ele alması” bekleniyor.
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, daha önce yaptığı bir açıklamada, Kazimi’nin Washington-Bağdat hattında başlatılan stratejik diyalog görüşmelerini tamamlamak için ABD’yi ziyaret edeceği bilgisini paylaşmıştı. Söz konusu görüşmelerin birinci ayağı 11 Haziran’da başkent Bağdat’ta gerçekleşmişti. Kazimi, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’in rahatsızlanmasının ardından Riyad ziyaretini ileri bir tarihe erteleyerek, ilk yurtdışı ziyaretini 21 Haziran’da İran’a yapmıştı.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada da ziyaretin 20 Ağustos tarihinde gerçekleşeceği belirtildi.
Açıklamada, Trump ve Kazimi’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelenin yanı sıra, ekonomik, enerji ve güvenlik meseleleriyle ilgili konuları ele alacakları aktarıldı.
Kazimi’nin ABD’ye düzenleyeceği ziyaretin, Irak siyasetinde gerginliğin tırmanmasına yol açabileceği yönünde değerlendirmeler var. ABD ordusunun Irak’tan çekilmesinde ısrar eden İran destekli siyasi grupların bu ziyarete karşı oldukları biliniyor.
Ulusal güvenlik uzmanı ve El-Nahreyn Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Allavi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Irak, 2019 yılında birçok badireden geçti. Kazimi’nin yönetime gelmesiyle toplumda yönetimin değişeceği, devletin saygınlığını yeniden tesis edileceği ve hükümet aygıtının bir kez daha doğru yola gireceğine dair umut oluştu” dedi.
Allavi, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
- ABD, ekonomik ve enerji alanında dondurulan ilişkileri yeniden canlandırarak Bağdat-Washington ilişkilerinin yeni bir ufka doğru ilerlemesi gerektiği görüşünde. Irak hükümeti koronavirüs salgının ekonomide yol açtığı etkilerin üstesinden gelmek, elektrik ve su alanındaki altyapının yenilemek ve askeri teknolojilerin kullanmak, DEAŞ kalıntıları ve iç güvenliğe oluşturduğu tehditlerle mücadele gibi alanlarda nasıl hareket edeceğini düşünüyor.
- Siyasi gruplardan edindiğim kulis bilgilerine göre, herkes ABD ile iyi ilişkilere sahip olmanın ülkeye faydası olacağı ve ülkenin yeni ufuklara yöneleceği görüşünde. Ancak aynı zamanda ABD-Irak ilişkilerinin gelişmesini istemeyen gruplar da bulunuyor. Bunların gerekçesi ise İran ve ABD arasındaki çatışmalardır.
- Irak’taki özel silahlı gruplar, füzelerle ABD çıkarlarını hedef alarak mesaj vermeye devam ediyorlar. Bu nedenle Irak hükümetinin ilişkilerin boyutunu ve ortaklık faktörlerini bilmesi için iki yönlü yola ve diyaloğa ihtiyacımız var. Önceki hükümetlerden garip bir gelenek devraldık o da ABD-Irak ilişkilerinin seyrini şeffaflıktan uzak tutulmasıdır. Irak hükümeti bu ilişkilerin gidişatıyla ilgili şeffaf olduğu sürece farklı güçlerden de destek alacaktır.
- (ABD ziyaretinde) Kazimi ekonomi ve enerji sektörlerinde ABD hükümetinden ABD merkezli şirketleri Irak’ta çalışmaya teşvik etmesini talep edecektir. Bu çalışmalarla Irak’ın doğalgaz alanındaki bağımlılıktan kurtarılması hedeflenecektir. Ancak bunun için yatırımlar için güvenli ortamın tesis edilmesi ve bunu güvence altına alacak yasaların çıkarılmalı, gerekli reformlar yapılmalıdır.
ABD ziyaretinin siyasi boyutuna da değinen Allavi, Irak’ın demokratik ilkelere bağlı kalması ve Kazimi’nin erken seçimler üzerinden ülkedeki demokrasi skalasının yükseltmesi yönünde taleplerin dile getirilmesini beklediğini söyledi.
Kazimi’nin beklenen ziyaretini Şarku’l Avsat’a değerlendiren İstişare Konseyi Başkanı Ferhad Alaaddin, “Bu ziyaret Irak ve ABD hükümetleri için önemli. Özellikle bu ziyarette konuşulacak olan meseleler, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerinin bundan sonraki gidişatını belirleyecek ve bu da gelecekteki siyasi gelişmelere etki edecektir. ABD ve uluslararası koalisyon güçlerinin Irak’taki akıbetinin de ele alınması beklenen ziyaret, ABD ile diyaloğa karşı çıkan muhalifler tarafından tepkiyle karşılanabilir” diye konuştu.
 



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.