Sudan’da bütçe düzenlemesi onaylandı

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AFP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AFP)
TT

Sudan’da bütçe düzenlemesi onaylandı

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AFP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AFP)

Halid Minşavi
Sudan Egemenlik Konseyi ve Bakanlar Kurulu tarafından gerçekleştirilen ortak toplantıda, 2020 yılı için yapılan bütçe düzenlemeleri onaylandı. Sudan hükümeti, eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir iktidarının devrilmesinden bu yana ülke ekonomisini vuran şiddetli krizleri kontrol altına almaya yönelik yoğun çalışmalarını sürdürürken enflasyon ise rekor seviyelere yükselmeye devam ediyor.
Kültür ve Enformasyon Bakanı Faysal Muhammed Salih bütçe değişikliğinin ardındaki nedenin korona salgınının genel ekonomik durum üzerindeki olumsuz etkisini hafifletecek politikalar benimseme ihtiyacı olduğunu belirttiği açıklamasında salgının kamu gelirlerindeki olumsuz yansımalarına dikkat çekti. Salgından dolayı kamu harcamalarında da ciddi bir artışın olduğuna işaret etti. Salih ayrıca harcamaların çoğalması ve gelirlerin düşmesiyle birlikte bütçedeki açığın arttığını belirterek rasyonalizasyon, yakıt sübvansiyonları ve dolar kurlarının kademeli olarak ayarlanması gibi acil önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı. Stratejik sübvansiyonlar çerçevesinde özel sektöre benzin ithalatı için izin verileceğini ve böylece yakıt fiyatının rasyonelleştirilmesi sürecinin tamamlanacağını kaydetti.
Bakan Salih, un, ilaç, gazı ve elektriğe yönelik sübvansiyonların devam ettiğine dikkat çektiği açıklamasında tüketimi yüksek grupların elektrik fiyatlarında değişiklikler yapıldığını söyledi. Ayrıca bu önlemlerin ekonomik kalkınmada iyileşme sağlayacağını belirterek, takip edilen programın neticesinde ekonomide kademeli bir büyümeyi beklediklerini bildirdi. Salih açıklamarınınn devamında bu durumun yüksek seviyelere ulaşan enflasyonun kontrol edilmesine katkıda bulunacağını vurguladı.

Büyük mali açık
Maliye ve İktisadi Planlama Bakanı Hiba Muhammed Ali daha önceki açıklamasında açığın çok büyük olduğunu ve bütçenin gözden geçirilmesi ve döviz kurlarının kademeli olarak ayarlanması da dahil olmak üzere acil önlemler alınmasını gerektirdiğini söylemişti. Ayrıca yapılan çalışmalar çerçevesinde özel sektörün benzin ithal etmesine izin verilerek akaryakıt fiyatının rasyonel hale getirileceğini vurgulamıştı.
Bu önlemlerin zorluğuna rağmen 3 yıl içinde kademeli şekilde ekonomik büyümeye katkıda bulunması bekleniyor. Programın, yüksek rakamlara ulaşan enflasyonu orta ve uzun vadede kontrol etmeye destek olacağı düşünülüyor. Düzenlenen bütçe kapsamında buğday, ilaç ve gaz için sübvansiyonların devam edeceği teyit edildi. Ayrıca Sudan'ın uluslararası bağışçılardan 1,8 milyar dolar almasının beklendiğine işaret edildi.

Döviz piyasasını serbestleştirmek
Sudan'daki geçiş hükümeti birkaç gün önce döviz kurunun serbestleştirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli acil durum önlemleri alarak zorlu ekonomik reform programının ilk adımlarını uygulamaya başladı. Sudan hükümeti, iki yıl içinde döviz kurunu dolar karşısında olması gereken seviyeye çekmek için belirlenen acil durum önlemlerini onayladı ve buğday, ilaç ve gaz sübvansiyonlarına devam etme kararı aldı.
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, hükümetinin ağustos ayından itibaren akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırmaya ve ayrıca eylül veya ekim ayında döviz kurunu birleştirme çalışmalarına başlayacağını duyurdu.
Reuters'in haberine göre Sudan hükümeti, önümüzdeki ağustos ayından itibaren döviz kurunu ayarlamak için bir program başlatarak iki yıl içinde tam serbestleştirmeyi hedefliyor. Kaynakların aktardığına göre ağustos ayından itibaren özel sektöre serbest piyasa kuru üzerinden dolar kullanarak akaryakıt ithaline izin verilecek. Hükümet, arz kıtlığını gidermek için özel sektöre benzin ithal etmesine izni vermeyi kabul etti. Maliye Bakanı, arz sıkıntısının giderilmesi için özel sektörün benzin ithal etmesine izin verilerek akaryakıt fiyatının rasyonel hale getirileceği bilgisini verdi.

Enflasyon rekor seviyelerde
Hartum hükümetinin aldığı önlemlere rağmen enflasyon yükselmeye devam ediyor. Merkezi İstatistik Bürosu, gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle birlikte yıllık enflasyon oranının mayıs ayındaki yüzde 114,23'lük orandan yüzde 136,36'ya yükseldiğini açıkladı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Yüksek yiyecek ve içecek fiyatlarının yanı sıra dolar karaborsası nedeniyle ülkede son yıllarda enflasyon arttı. Ömer el-Beşir yönetiminin devrilmesinden bu yana ekonomi kötüleşti ve geçiş hükümeti ekonomik reform çalışmaları yaptı. Diğer yandan hükümetin aldığı önlemler ülke parasının karaborsadaki düşüşünü durduramadı. Sudan Egemenlik Konseyi'nin ‘resmi kanalların dışındaki döviz çıkışlarını kapatmak’ için başlattığı geniş çaplı uygulamaya rağmen ülke parası karaborsada halen rekor derecede düşük seviyelerde.
Sudan ekonomisi, ekmek ve akaryakıt ithalatına olan büyük ihtiyacın yanı sıra dolar likiditesi kıtlığından kaynaklanan ciddi baskılarla da karşı karşıya. Hükümet, geçtiğimiz aylarda uluslararası kuruluşlardan dolar fonu almaya çalıştı ancak söz konusu meblağ yeterli düzeyde değil.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.