Suriye-Irak sınırında ABD ve Rusya yine karşı karşıya geldi

Irak-Türkiye sınırının karşısında Kamışlı-Malikiye otobanı üzerinde duran bir Amerikan askeri (Şarku’l Avsat)
Irak-Türkiye sınırının karşısında Kamışlı-Malikiye otobanı üzerinde duran bir Amerikan askeri (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye-Irak sınırında ABD ve Rusya yine karşı karşıya geldi

Irak-Türkiye sınırının karşısında Kamışlı-Malikiye otobanı üzerinde duran bir Amerikan askeri (Şarku’l Avsat)
Irak-Türkiye sınırının karşısında Kamışlı-Malikiye otobanı üzerinde duran bir Amerikan askeri (Şarku’l Avsat)

Suriye’deki ABD ve Rus askerleri arasında yeni bir sürtüşme yaşandı. Kamışlı kentinin doğu kırsalındaki Irak sınırına yaklaşmaya çalışan Rus konvoyu, ABD konvoyu tarafından durduruldu.
Kamışlı ve Malikiye (Derik) arasında bulunan ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) sınırlarına uzanan otobanda, ABD konvoyu, Simelka Sınır Kapısı’na ulaşmaya çalışan Rus askeri polislerine ait konvoyu durdurdu. ABD tarafının geçişe izin vermemesinin ardından Rus konvoyu hareket noktası olan Kamışlı’ya geri döndü.
Olay sırasında bölgede bulunan görgü tanıklarının aktardığına göre, ABD’ye ait 4 zırhlı araçtan oluşan konvoy, Rus askeri polislerine ait 3 askeri aracı durdurdu. ABD askerleri, Rus konvoyunun Kamışlı’nın 30 kilometre doğusundaki El-Kahtaniye’den (Gıre Spi) geçmesine izin vermedi. Olay esnasında iki Rus savaş uçağının bölge üzerinde uçuş yaptığı bildirildi.
Türk ordusu ve desteklediği silahlı muhalif grupların Haseke’ye bağlı Rasulayn ile Rakka’ya bağlı Tel Abyad bölgesini kontrol altına almasının ardından Washington destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye rejimi arasında Ekim 2019’da bir anlaşma yapılmıştı. Bu anlaşma doğrultusunda Suriye ve Türkiye sınır hattı boyunca Esed’in düzenli ordusu ve Rus askerleri konuşlanmıştı.
Bölge sakinlerinin aktardığına göre, ABD konvoyu geçtiğimiz günlerde Rus konvoyunu takip etmek amacıyla rutin devriye faaliyetleri gerçekleştirdi. ABD askerleri Rus konvoyunun geçişlerini engellemek amacıyla Kamışlı ve Derik kırsalında anayol ve tali yollarda duruyor. Ruslar Simelka Sınır Kapısı’na ulaşarak Türkiye sınırı karşısında konuşlanmaya çalışıyor. Ancak Washington Fırat’ın doğusunda konuşlanan güçlerine destek sağlamak amacıyla söz konusu kapıyı komşu Irak’taki üslerden gelen askeri konvoyların geçişi için kullanıyor.

ABD askeri takviyeleri sürdürüyor
ABD, Haseke’deki üssüne askeri takviyeleri sürdürüyor. Bu kapsamda Pazar günü ABD’nin IKBY’deki üslerinden lojistik malzeme ve askeri teçhizat taşıyan 50 tır Simelka Kapısı’ndan geçerek Tel Bedr köyüne girdi. Köy uluslararası yolun (M4) kavşağında batıdaki Tel Tamir kasabasına, kuzeyde Dırbesiye beldesine, güneyde Haseke vilayetine ve doğudaki Kamışlı kentine uzanır. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, 50 tırdan oluşan konvoyun, geçen hafta Haseke’nin Eş-Şeddadi beldesindeki ABD üssüne lojistik malzeme ve askeri teçhizat taşıyan ikinci konvoy olduğunu belirtti.
Gözlemevi, yaptığı açıklamada, Suriye rejim bölgelerinden silah, mühimmat ve lojistik malzeme taşıyan 13 Rus askeri aracın Rakka’nın kuzey kırsalındaki Ayn İsa beldesindeki rejim üssüne yöneldiğini bildirdi.
Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Myles Caggins, yaptığı açıklamada, Suriye’deki Uluslararası Koalisyon güçleri ile Rus güçleri arasında 5 yıl önce saldırmazlık anlaşması imzalandığını hatırlatarak, “Rus güçleriyle saldırmazlıkla ilgili özel bir ofisimiz var. Moskova’nın da her iki tarafın askeri devriyelerinin günlük hareketini koordine eden, programları, devriyenin hedefini ve askeri ve hava sahasını belirlemek için bir ofisi var” dedi.
Caggins, koordinasyonun her iki tarafın askeri önceliklerine göre şekillendiğini, bu çerçevede müttefik güçlerin sahadaki konuşlanmasıyla ilgili tüm düzeylerde görüşmelerin yapıldığını belirterek, “Her iki taraf da karşı tarafın nereye gideceğini ve bu bölgede devriye gerçekleştirme gerekçelerini tamamen biliyor” ifadesini kullandı.
Caggins, ABD devriyelerinin DEAŞ’ın yenilgiye uğratıldığı Fırat’ın doğusunda konuşlandığını söyledi. Tel Tamir, Kamışlı ve Derik sakinleri ABD konvoyunun Rus konvoyunu engellediği durumlara zaman zaman şahit oluyor. Caggins, bu tür durumlarda irtibat subaylarının derhal Ortak Harekât Odası ile iletişimi geçtiğini, gerginliği tırmandırmama, sorunu çözme ve hareket noktalarına dönüşle ilgili emirler geldiğini ve iki tarafın askerlerinin disipline bağlı kaldıklarını kaydetti. ABD askerlerine yaklaşan yerel sakinlerin selam verdiğini aktaran Caggins, “Evet, onları izliyoruz. ABD bayrağının bulunduğu devriyelerin geçişinde bize gülümsüyorlar” dedi.
Yerel haber sitesi ve ajanslarından Welayeti News, North Press, Aso Ağı ve Hawar Ajansı’nın servis ettiği fotoğraf ve videolarda yerel halkın Rus devriyelerine taş atarak kovduğu görülüyor. Rus güçlerinin askeri karargahlar inşa etme çabalarıyla ilgili yayınlanan görüntülerde halk bu durumu protesto ederek Rus güçlerinin bölgeden çıkması yönünde sloganlar atıyor.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.