İspanya artan koronavirüs vakalarında ABD’yi geride bıraktı

Guernica şehrinde bir gün önce koronavirüs muayenesi olmak için bekleyen İspanyollar (AFP)
Guernica şehrinde bir gün önce koronavirüs muayenesi olmak için bekleyen İspanyollar (AFP)
TT

İspanya artan koronavirüs vakalarında ABD’yi geride bıraktı

Guernica şehrinde bir gün önce koronavirüs muayenesi olmak için bekleyen İspanyollar (AFP)
Guernica şehrinde bir gün önce koronavirüs muayenesi olmak için bekleyen İspanyollar (AFP)

ABD’de de bulunan ve Kovid-19 salgınının yayılması ve bundan kaynaklanan vakalarla ilgili verilere dair küresel bir referans olan Johns Hopkins Üniversitesi’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı son periyodik rapora göre İspanya, 7 bin 117 vaka kaydettikten sonra günlük vaka sayısı açısından ABD'yi geride bıraktı. Raporda İspanya’da vaka sayısının son 24 saatte 2 bin 415 arttığı kaydedildi. Böylece son iki hafta içinde toplam yeni vaka sayısı bir önceki hafta kaydedilen 86'ya kıyasla,  her 100 bin vatandaştan 173 vaka olacak şekilde yükseldi. Raporda ayrıca, toplam nüfusa kıyasla yeni günlük vaka sayısının Ağustos ayının başından itibaren azalmaya başlayan ABD’deki  vakaları aştığı belirtildi.
Başkent Madrid, İspanya'daki salgının ana merkez üssü olmaya devam ediyor. Salı günü bölgede bin 927 yeni vaka ile ülkedeki toplam vakaların dörtte birinden fazlası kaydedildi. İspanya Bulaşıcı Hastalıklar Derneği Başkanı Jose Miguel Cisneros, geçen ayın ortasında virüsü kontrol altına alma konusunda en başarılı ülkelerden biri olmasının ardından İspanya'yı bu ayın başından beri salgının Avrupa'da yayılmasının ana odak noktası haline getiren nedenleri belirleyecek yeterli bilgi olmadığını belirtti. Cisneros, sağlık krizinin yönetiminde kapsamlı bir inceleme yapılması ve genellikle mevsimsel virüslerin ortaya çıkışına tanıklık eden sonbahar mevsimini yaklaşırken virüsü kontrolden çıkmadan önce önlemek ve kontrol altına almak için yeni bir plan geliştirmek çağrısında bulundu. 
Cisneros açıklamasında, Avrupa sağlık hizmetleri arasındaki koordinasyonun hala gerekli seviyeden çok uzak olduğunu belirterek Avrupa Epidemik Kontrol Merkezi'nin tavsiyeleri ve direktifleri doğrultusunda pandemiyle mücadele etmek için Avrupa Birliği'nin (AB) fırsatı kaçırdığını vurguladı. Aynı zamanda, koordinasyon eksikliğinin sağlık krizinin tekrar alevlenmesine ve bu durumunda herkesi etkileyeceği konusunda uyarıda bulunarak önceki fedakarlıklar ve son zirvede Avrupa Birliği tarafından onaylanan devasa yardımların büyük bir kısmında savurganlığa yol açacağını kaydetti. 
İspanyol sağlık yetkilileri, nüfusu 1,2 milyonu geçmeyen ve salı günü 909 yeni vaka kaydeden Balear Adaları’ndaki vakaların seyrini endişeyle izliyor. İspanya'da önemli bir turizm merkezi olarak kabul edilen bu adalar, Katalonya'dan Endülüs'e kadar doğu kıyısında bulunan çoğu turistik bölgeye benzer şekilde, geçen haftanın başından bu yana yeni vaka sayısında dikkate değer bir artışa tanık oluyor.
İspanya'daki salgın durumunun kötüleşmesi ile Başbakan Pedro Sanchez, salgının yayılmasını kontrol altına almak için olağanüstü hal ilan etmeye karar verilen tüm bölgelere gerekli lojistik desteği sağlamaya hazır olduklarını duyurdu. Sanchez, gelecek hafta pazartesi gününden itibaren silahlı kuvvetlerden 2 bin üyenin yeni vakaların takibine yardımcı olacağını ifade etti. İçişleri Bakanlığı sözcüsü, son haftalarda salgın merkezlerinin sayısında artış kaydeden turistik bölgelerde ek polis birimlerinin önleyici tedbirlerin uygulanmasını sağlayacağını kaydetti.
Diğer taraftan, Merkez Bankası Başkanı, ekonomiye ölümcül bir darbe oluşturacak yeni ve kapsamlı bir izolasyon ihtiyacını önlemek için teftiş ve takip tedbirlerinin mümkün olan tüm yollarla güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Merkez Bankası'ndan gelen alışılmadık bir açıklamada, "sağlık hizmetlerinin, diğer nüfus gruplarıyla ilişkili olan yaşlıları inceleme, izleme ve koruma kapasitesini ve sağlık sisteminin yeteneklerini artırmaya yönelik merkezi ve bölgesel düzeyde azami çaba sarf edilmesi" çağrısında bulunuldu. Ayrıca Merkez Bankası, önleme ve sınırlama önlemlerinde gerekli olan harcamaların yapılması çağrısında bulunarak, "Çünkü maliyetleri, ekonominin kaldıramayacağı kapsamlı bir izolasyondan sonra oluşacak zarardan çok daha az” dedi.
Avrupa'daki beş büyük havayolu, İspanyol ekonomi çevreleri tarafından gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 13'ünü oluşturan turizm sektörüne büyük bir darbe olarak nitelendirilen bir kararla gelecek ay itibarıyla İspanya’ya uçuş sayısında kapsamlı bir azalmaya gidildiğini duyurdu. Bu duyuru, İspanyol yetkililer tarafından alınan yeni önleyici tedbirlerin ardından ve birçok hükümetin, vatandaşlarına zorunlu haller dışında İspanya’ya seyahat etmekten kaçınmalarını tavsiye ettiği ve çoğu Avrupa ülkesinin İspanya'dan gelen yolculara uyguladığı karantina tedbirlerinin ardından geldi. İspanyol havayolları, eylül ayından itibaren bir sonraki duyuruya kadar Amerika kıtasına planlanan tüm uçuşları iptal etti, bunlardan birkaçının yurdışındaki İspanyol vatandaşlarını geri getirmek için uçuşlara devam edeceğini belirtti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe