IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Erdoğan ve Çavuşoğlu ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti (AP)
TT

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Erdoğan ve Çavuşoğlu ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti (AP)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, dün Ankara’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. Görüşmelerde ekonomi başta olmak üzere ikili ilişkiler ve PKK ile mücadelede işbirliği ele alındı.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Barzani ile görüşmesinin ardından Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ve beraberindeki heyeti konuk ettik. PKK ile ortak mücadele başta olmak üzere ilişkilerimizi ele aldık” diye yazdı.
Çavuşoğlu ve Barzani ekonomi alanında ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili olarak, Türkiye ve IKBY arasındaki ticaret hacminin daha da artırılmasının gerekliliğini vurguladılar. İkili ayrıca koronavirüs salgını ve ekonomiye etkilerini görüştü. Çavuşoğlu, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelede IKBY’ye yardım etmeye ve tıbbi malzeme göndermeye hazır olduğunu dile getirdi.
Görüşmelerde ayrıca terörizm endişelerini ve sorunlarını iyileştirme konusunda IKBY ve Bağdat merkezi hükümet arasındaki temasların yanı sıra genel olarak bölgedeki gelişmeler ve iki tarafın ortak ilgili alanına giren meseleler masaya yatırıldı.
Barzani’nin IKBY hükümetinden üst düzey yetkililerin yer aldığı bir heyet eşliğinde gerçekleştirdiği Ankara ziyareti, Barzani’nin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin hemen ardından geldi. Ziyaret aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’ta PKK mevzilerine yönelik askeri operasyonlarının sürdüğü bir ortamda gerçekleşti. Türkiye’nin Haziran ortalarında başlattığı Pençe Kaplan Harekatı kapsamında çok sayıda PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi, 7 Türk askeri hayatını kaybetti.
Türkiye’nin Kuzey Irak operasyonları Bağdat yönetimini kızdırdı. Irak hükümeti Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ne çok sayıda protesto notası verdi. Bağdat ayrıca geçtiğimiz haftalarda, Türkiye’ye ve Irak’ın egemenliğine yönelik saldırılarına karşı dayanışma cephesi kurmak için Arap ülkeleriyle temaslar kurmuştu.
Türkiye, Kuzey Irak’taki müdahalelerinin uluslararası hukuk çerçevesinde olduğunu belirterek, Bağdat ve Erbil’den PKK’ya karşı işbirliği talep ediyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Irak’a düzenlediği ilk resmi ziyaretinde Irak’ın egemenliğine zarar verme noktasında uyarıda bulunarak Türkiye’ye dolaylı mesajlar vermişti. Fransa, Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’a destek vermesi sebebiyle Ankara ile ilişkilerinde eşi görülmemiş bir gerilim yaşarken, son dönemde Irak’a olan desteğini artırma sinyalleri veriyor. Nitekim Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian Temmuz ayında Irak’a düzenlediği ziyarette “Bağdat’ın kendini bölgedeki gerilimlerden uzak tutması gerektiğini” söylemişti. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly da 27 Ağustos’ta Bağdat ve Erbil’de temaslarda bulunmuştu. Parly, ziyareti sırasında DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin sürdürülmesinin önemini vurgulayarak, Irak’ın egemenliğine zarar verilmesine karşı uyarmıştı.
Ankara, özellikle PKK’nın faaliyetleri konusunda Bağdat ile ilişkilerinde ne zaman bir gerilim yaşasa, genellikle Erbil ile yakınlaşmayı artırma yoluna gidiyor. Türkiye, PKK’nın IKBY’de çok sayıda kasaba ve köyü güvenli sığınak olarak kullandığını belirtiyor.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.