Hafter güçlerinden Fas’taki Libya Diyaloğu’na eleştiri

Serrac, 7 Eylül’de İstanbul’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile bir araya geldi (Serrac’ın bürosu)
Serrac, 7 Eylül’de İstanbul’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile bir araya geldi (Serrac’ın bürosu)
TT

Hafter güçlerinden Fas’taki Libya Diyaloğu’na eleştiri

Serrac, 7 Eylül’de İstanbul’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile bir araya geldi (Serrac’ın bürosu)
Serrac, 7 Eylül’de İstanbul’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile bir araya geldi (Serrac’ın bürosu)

Libya’da yaşanan ihtilafın tarafları, beş yıl önce Fas’ta imzalanan Suheyrat Anlaşması’ndaki olası değişiklikleri görüşmek amacıyla Fas’ın Bouznika şehrinde müzakerelere devam ediyor.
Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) heyetiyle bir araya gelen Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) yanlısı Devlet Yüksek Konseyi heyetinin “Libya Diyaloğu” TM tarafından desteklenen Halife Hafter güçlerince eleştirildi.
General Halife Hafter’in komuta ettiği Libya Ulusal Ordusu’nun Sözcüsü Ahmed el-Mismari, yaptığı açıklamada, genel komutanlığının “Fas Diyaloğu’na ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapmadığını ve her zaman güvenlik ve barışı tesis etmeye çalıştıklarını” vurguladı.
Görüşmeleri üstü kapalı bir şekilde eleştiren Mismari, “Şu an bir kısırdöngüdeyiz. Aktivistlerden ve kabile liderlerinden bu toplantıların doğası hakkında sorular soran onlarca telefon aldım” diyerek, “Temsilciler Meclisi’nin amacını netleştirmemesinden duyduğu üzüntüyü” dile getirdi. Aynı şekilde Mismari, Libya’daki Birleşmiş Milletler (BM) Misyonu’nun (UNSMIL) eski Temsilcisi Gassan Selame’nin yerine yeni bir başkan atanmamasını eleştirerek, pozisyona ilişkin olarak diplomatik bir mücadelenin varlığına dikkati çekti. TM içerisinden de Libya Diyaloğu’na eleştiriler geldi. TM Savunma ve Milli Güvenlik Komitesi Başkanı Talal el-Mihub, geçen pazar akşamı, Devlet Yüksek Konseyi heyetiyle görüşmelerin ‘Türklerin, paralı askerlerin ve milislerin ülkeden çıkışı ve silahlarını temsil etmesi hususunda kararlı herhangi bir tavır takınmadan, zaman kaybı’ olacağını vurguladı. Ancak TM Sözcüsü Abdullah Belihak, TM komitesinin Fas toplantılarındaki görevinin, atama kararına göre belirlendiğini, ayrıca görevinin sadece egemenlik pozisyonlarının dağılımı konusunda uzlaşıya varmak, bunları TM’ye yönlendirmek ve UNSMIL himayesinde siyasi diyaloğun başlatılmasına hazırlık yapmak ile sınırlı olduğunu belirtti. Komitenin rolünün, yalnızca bu egemen pozisyonları dağıtmakla sınırlı olduğunu söyleyen Belihak, ilerleyen günlerde TM’yi BM himayesinde yapılacak diyalogda temsil edecek olan 13 seçim bölgesinden seçilen 13 komitenin alamadığını ifade etti.
Öte yandan Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Fas toplantılarının ‘açık olmadığını’ söyleyerek, Halife Hafter’i eleştirdi.
Mişri, 7 Eylül’de Trablus’a sürpriz bir ziyarette bulunan İspanya Dışişleri Bakanı Arancha Gonzalez Laya ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, “Fas’ta yaşananlar, kelimenin tam anlamıyla bir diyalog başlatmak değil, diyalog başlatma yollarını aramayı amaçlayan gayri resmi istişarelerdir” ifadelerini kullandı. Halid el-Mişri, Fas’taki toplantının ‘makamları paylaşmakla ilgili olduğu’ iddialarını yalanlarken, “Bu durum doğru değildir. Aksine Libya krizinin çözümlerini tartışma çabasıdır” dedi.
Devlet Yüksek Konseyi’nin resmi açıklamasına göre Mişri, İspanyol Bakan ile Libya’daki siyasi ve askeri duruma ilişkin gelişmeleri, ateşkes için önerilen girişimleri, siyasi diyaloğu yeniden başlatma fırsatlarını ve İspanya’nın siyasi süreci ilerletmedeki rolünü ele aldı. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Devlet Yüksek Konseyi, geçen pazar akşamı yaptığı açıklamada, heyetinin TM Heyetiyle Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita huzurunda gerçekleştirdiği resmi olmayan istişare toplantılarının, ‘başta Libyalı taraflar arasındaki siyasi diyaloğu canlandırma olmak üzere, girişimlere yönelik olumlu bir atmosfer çerçevesinde’ gerçekleştiğini duyurdu.

Serrac Erdoğan ile görüştü
Öte yandan UMH Başkanı Fayiz es-Serrac, Türkiye’nin UMH’yi destekleme hususundaki tavrına ve siyasi çözüm yolunun başarısına ilişkin kararlılığına övgüde bulundu.
Serrac, geçen pazar akşamı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede, Libya’da durdurulan altyapı projelerini tamamlamak için Türk şirketlerinin geri dönüş meselesini görüştüğünü ve açıklamadığı yeni projelerin yanı sıra Libya’daki gelişmelerle ortak güvenlik ve ekonomik işbirliği beklentilerini ele aldığını açıkladı.
Serrac, 7 Eylül’de yaptığı açıklamada, ‘kendi girişimi uyarınca, Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve Berlin konferansının sonuçları çerçevesinde’ ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield ile Libya krizine çözüm bulmak için ilerleme yollarını görüştüğünü açıkladı. Serrac tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıda, ABD ile Libya arasındaki ortaklığı genişletmenin yollarının yanı sıra Ulusal Petrol Kuruluşu yönetimi, UMH’nin denetimi altında petrol üretimi ve ihracatının yeniden başlatılma gerekliliği ele alındı.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.