Irak Meclis Başkanı Halbusi’den siyasi gruplara ‘seçim yasasını tamamlama’ çağrısı

Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi
Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi
TT

Irak Meclis Başkanı Halbusi’den siyasi gruplara ‘seçim yasasını tamamlama’ çağrısı

Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi
Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi

Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, seçim yasasının cumartesi günü düzenlenecek oturumda genel kurula sunulabilmesi için siyasi gruplara, yasayla ilgili eksikleri tamamlama hususunda ‘sorumluluk üstlenme’ çağrısında bulundu. Iraklı milletvekilleri, seçime hile karıştırılmasının önüne geçmek amacıyla elektronik kart yerine biyometrik kart kullanımının geçerli olması için yasa değişikliği talebiyle imza toplamaya başladılar.
Halbusi, Twitter hesabından dün paylaştığı mesajda, “Halkın beklentilerini karşılayan ve iradelerini yansıtan erken bir seçim yapılabilmesi için adil ve insaflı bir yasanın çıkarılmasında seçim bölgelerinin tamamlanması bir zorunluluk haline geldi. Siyasi gruplar yasanın çıkarılmasında sorumluluklarını üstlenmeli ve birinci gündem maddesi seçim bölgelerini tamamlamak olan cumartesi günkü oturuma katılmalıdırlar” ifadelerini kullandı.
Halbusi, Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Mustafa el-Kazimi’nin yanı sıra siyasi grup liderlerinin önceki akşam bir araya geldiği toplantıda seçimde biyometrik sistemin esas alınması konusunda mutabık kalındığı bildirildi. Kazimi’nin ofisinden toplantıya ilişkin yapılan açıklamada, önceki gün Yüksek Yargı Konseyi Başkanı ile çoğu siyasi grubun liderleriyle siyasi ve güvenlik alanındaki gelişmelerin yanı sıra merkezi hükümetin bütçesi ve erken seçim dosyasının ele alındığı bildirildi.
Açıklamada, katılımcıların “Meclis’in yeni seçim yasasını tamamlanmış son haliyle en kısa zamanda oylanması ve Federal Mahkeme Yasası’yla ilgili değişiklik taslağının yasalaştırılması için sürecin hızlandırılması gerektiğini” vurguladıkları belirtildi. Önümüzdeki seçimlerde, oylamada biyometrik kartın kullanılmasının gerekliliğinin altı çizilen açıklamada, Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği’ne, göçmen ve yerinden edilmişleri istisna etmeden ülke genelinde seçmenlerin seçim kartlarını uygun vakitte alabilmesi için gerekli tedbirleri alma çağrısı yapıldı.
Katılımcıların, Komiserlik’ten, gelecek seçimlerin düzenlenmesine hazırlık için çabalarını ikiye katlamasını talep ettiği kaydedilen açıklamada, Birleşmiş Milletlerin Komiserliği destekleme, seçimleri yürütme konusundaki yeteneklerini artırma ve şeffaflığın sağlanmasını garanti edecek şekilde gözetleme konusunda rolünü yoğunlaştırmasının önemine vurgu yapıldı.
Iraklı Milletvekili Abdullah el-Harbit, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Seçim yasası değişikliğinden istediklerimiz gerçekten çok fazla olabilir. Ancak en nihayetinde bizi ilgilendiren şey, erken seçim sonuçlarının Irak halkı tarafından kabul görmesidir. Irak sokağı seçimlerin şeffaflığı konusunda ikna edilmediği sürece, ister eski ister yeni olsun hiçbir yasanın ve hiçbir erken veya geç seçimin önemi yok. Denge şu an iki unsur üzerine kurulu; bu seçimlerin yapılması için kararlaştırılan tarih ve halkın seçim sonuçları konusunda ikna edilmesi. Bunu gerçekleştirmek için de yasaların işletilmesi ve devlet itibarının yeniden sağlanması gibi diğer meselelerin önemi ortaya çıkarıyor” dedi.

Federal Mahkeme yasasında anlaşmazlık
Seçimlerdeki oylamada biyometrik kartın kullanımında uzlaşı sağlanmasına rağmen Federal Mahkeme Yasası’yla ilgili düzenlemede anlaşma yapılması noktasında şüpheler var. Zira üç ana bileşen olan Kürt, Sünni ve Şii taraflar başta olmak üzere siyasi gruplar, İslam hukukçuları ve Federal Mahkeme’nin üyelik yaşıyla ilgili bazı konularda ihtilaf ediyor.
Sünni Güçler Birliği Milletvekili Muhammed el-Kerbuli, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Federal Mahkeme, yönetimin başındaki kişilerin tarafında yer alması ve tartışma yaratan gerekçeler sunması nedeniyle halkın siyasi sürece olan güveninin zayıflamasında en önemli unsurlardan birini oluşturuyordu. Federal Mahkeme’nin çoğu üyesi emeklilik yaşını geçmiş durumda. Bu üyelerin yerlerinin değiştirilmesi artık ulusal bir zorunluluk haline geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Kerbuli, Federal Mahkeme Yasası’ndaki değişiklikle ilgili beklentisi hakkında, “Yeni Federal Mahkeme Yasası’nın çıkarılması, Irak’ın halen sıkıntısını çektiği (Anayasa’nın) 76’ıncı maddesine ilişkin sorunların giderilmesinin güvencesi olacaktır” ifadesini kullandı. Anayasa’nın 76’ıncı maddesi Meclis’teki en büyük bloğun hükümeti kurmasını öngörüyor. Birçok siyasi gruba göre, bu madde 2010 yılında ‘keyfi’ yorumlara maruz kaldı ve bazı grupların iradesine uygun olarak diğer bazı siyasi grupların aleyhine işletildi.
Beyarık el-Hayr Bloğu Başkanı Muhammed el-Halidi, dün basına yaptığı açıklamada, “Federal Mahkeme Yasası taslağı, siyasi gruplar arasındaki iki ihtilaf konusuyla karşı karşıya; birincisi, İslam hukukçularının ataması diğeri ise bileşenlerin temsil meselesidir. Siyasi gruplar ile aşılabilir veya iyileştirilebilir temel sorunlar bulunuyor. Federal Mahkeme Yasası önemli ve riskli yasalardan. Bu nedenle İslam hukukçuları ve bileşenlerin temsiliyle ilgili tüm ihtilaflar, yasa, Meclis çatısı altında kabul edilmeden önce çözülmelidir” dedi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.