Avrupa'da Kovid-19 vakalarındaki artış yeni bir salgın felaketinin habercisi oldu

Paris'te dün neredeyse tamamen boş olan bir sokaktan geçen vatandaşlar. (EPA)
Paris'te dün neredeyse tamamen boş olan bir sokaktan geçen vatandaşlar. (EPA)
TT

Avrupa'da Kovid-19 vakalarındaki artış yeni bir salgın felaketinin habercisi oldu

Paris'te dün neredeyse tamamen boş olan bir sokaktan geçen vatandaşlar. (EPA)
Paris'te dün neredeyse tamamen boş olan bir sokaktan geçen vatandaşlar. (EPA)

Avrupa ülkeleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının İtalya ve İspanya'dan başlayarak diğer ülkelere yayılmasının üzerinden 8 ay geçmesinin ardında ilk salgından daha şiddetli olmasından endişe edilen ikinci bir dalga felaketi ile karşı karşıya kaldı. Avrupa’da birçok ülkede yoğun bakım ünitelerinin bir kısmı maksimum kapasitesine ulaşmış durumda. İkinci dalganın genellikle sağlık tesislerinde yoğunluğun arttığı grip mevsimi ile aynı zamana denk gelme riski endişeleri daha da artırıyor. 
AB Komisyonu ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC), AB ülkelerinin Mart ayında ilk dalgadaki durumun tekrar yaşanmasını önlemek için son bir fırsatla olduğuna ilişkin uyarılarının ardından bazı ülkeler Ekim ayının başından itibaren yeni bir tam kapanma dönemi için hazırlanmaya başladı. AB’ye üye ülkeler, ülkedeki mevcut durumun ciddiyetine göre zamanlamasının değişmesi beklenen izolasyon dönemlerinde AB ülkeleri arasındaki seyahatin minimuma düşürülmesi ve temel ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesini sağlamak için bir ortak önlemler paketini sonuçlandırmaya hazırlanıyorlar.
ECDC’nin son periyodik raporuna göre Avrupa hala sürü bağışıklığından çok uzak bir noktada duruyor. Bazı ülkeler ise aşı için henüz resmi bir tarih verilememesine rağmen sürü bağışıklığı stratejisini savunuyor. Ancak sürü bağışıklığı için nüfusun yüzde 60-65’inin bu koruyuculuğu sağlamış olması gerektiği halde çoğu Avrupa ülkesinde kayıtlı bağışıklık oranı yüzde 15'in altında. 
Rapor, Avrupa'daki mevcut epidemiyolojik durumun ciddiyetinin iki şeyden kaynaklandığı konusunda uyardı: vaka artış oranının yapılan testlere göre yüzde 5'e kadar artmış olmasının virüsün bulaşma hızını göstermesi. Diğer nokta ise , yeni vakaların çoğunun 50 yaşın altındaki yaş grubunda tespit edilmesi ve ciddi vakaların yüzde 44'ünün bu gruptan olması.
AB Sağlık Komiseri Stella Kyriakides, AB’ye üye tüm ülkeleri salgını çok geç olmadan kontrol altına almak için gerekli önlemleri alma konusunda hızlanmaya çağırdı. Kyriakides şunları kaydetti:
“Salgın karşısında tam bir izolasyon son savunma hattı olsa da vatandaşların salgına karşı tutumu en etkili ilk savunma hattı. Tam bir kapanma demek ruh sağlığımız, ekonomimiz, çocuklarımızın eğitimi ve hayatın tüm yönleri için korkunç sonuçları olacak önlemlerin uygulanmasına geri dönüş demek.”
ECDC Direktörü Andrea Ammon, son raporda yer alan sonuç ve tavsiyeler hakkında yaptığı açıklamada, “Ağır vakaların artışının, bazı ülkelerde ilk dalgada zirve oranları aşan yeni vakalardaki artışla eş zamanlı olması, bu virüsle ilgili birçok temel kuralı hala göz ardı ettiğimiz anlamına gelir. Aynı zamanda, ikinci dalganın geçen baharda bazı Avrupa ülkelerinde görülenden daha kötü olacağını dikkate almadığımızı da gösteriyor” diye konuştu.

IMF: Salgın son 30 yılda elde edilen kazanımları tehdit ediyor
Uluslararası Para Fonu (IMF), Kovid-19 krizinin gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler üzerindeki ekonomik sonuçlarının, son 30 yılda elde edilen kalkınma başarılarını ortadan kaldırmakla tehdit ettiği konusunda uyardı. Ayrıca, bazı Afrika ülkelerinin yakın bir açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.
IMF, krizle başa çıkmalarına yardımcı olmak için fakir ülkelerin borçlarını tam bir yıl boyunca ertelemeleri için G7 ülkelerine çağrıda bulundu. Ancak G7 ülkelerinin maliye bakanları dün düzenlenen toplantıda bu süreyi 6 ay olarak belirledi. Ayrıca toplantıda, bu ülkelere yönelik gelecek zirve toplantısında sunulacak yardım planı tartışıldı.

Madrid "viral bombaya" dönüştü
Krizin başlangıcından bu yana 700 bini aşan toplam vaka sayısı ve son 24 saat içinde 10 binden fazla yeni vaka kaydeden İspanya, Avrupa'da ana endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Harvard Üniversitesi Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Miguel Hernan'ın ifadesiyle, başkent Madrid'in bir "viral bombaya" dönüşmesinin ardından başkentteki sağlık yetkilileri hastanelerdeki yoğun bakım ünitelerinin kapasitelerinin yüzde 95'ine ulaştığını bildirdi.  Yetkililerin açıklamasına göre ordu birimleri ve polis teşkilatı, bu haftanın başından itibaren kısmi tecrit altına alınan 37 mahallenin yanı sıra 8 yeni mahalleyi de kapsayacak şekilde tecrit ve önleme tedbirlerinin uygulanmasını önümüzdeki ayın başından itibaren takip etmeye başlayacak. Öte yandan, Madrid Özerk Yönetimi hükümeti, bilimsel ve tıbbi otoritelerin yanı sıra merkezi hükümetin çok geç olmadan bölgenin tamamen kapatılması yönündeki baskılarına karşı çıkmaya devam ediyor. İspanya'nın başkenti ve hastanelerinde şu an Mart ayının ikinci yarısında yaşanan trajik manzara tekrarlanıyor.

Fransa'da 16 bini aşan vaka sayısı
Salgının başlangıcından bu yana ilk kez günde 16 bini aşan vaka sayısı ile önceki gün rekor kıran Fransa'da toplam vaka sayısı yarım milyona yaklaşırken, hükümet binden fazla kişinin bir arada olduğu etkinliklerin yasaklandığını duyurdu. Fransa Sağlık Bakanı yaptığı açıklamada, “Salgının kontrolden kontrolden çıkmasını önlemek için alınacak kararlar şu an masada” dedi.

Hindistan'da günlük vaka sayısı 86 bini aştı
Hindistan'da günlük vaka sayısı 86 bini aşarken, günlük ölüm oranı hala bine yakın olan Brezilya'da 33 bine ulaştı. İngiltere ise dün ikinci kez rekor kırarak 6 bini aşan vaka kaydetti. Öte yandan riskli bölgeler listesine Danimarka, İzlanda, Çekya ve Slovakya gibi başka bir grup ülke daha dahil edildi. Çinli yetkililer, 40 gündür yeni bir yerel vakanın ortaya çıkmadığını bildirirken, Çin'in en gelişmiş aşısını geliştiren Sinovac Şirketi’nin başkanı, önümüzdeki yılın başlarında yoğun aşılama kampanyasının ülke genelinde başlayacağını ve yoksul ülkelere de tıbbi personel ve temel hizmet çalışanları için yeterli miktarda aşı dağıtılacağını kaydetti. 
Almanya'da Lufthansa havayolu şirketi, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) hava taşımacılığına büyük zarar veren karantina uygulamasından kaçınmak için bir alternatif olarak önerdiği tavsiyelerine karşılık, önümüzdeki ay başlayacak ilk aşamada ABD'ye gidecek yolcuların uçağa binmeden önce kontrollerinin yapılmaya başlanacağını duyurdu.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.