Artan Kovid-19 vakalarına rağmen Irak'ta kısıtlama yok

Irak Milli Futbol Takımının bir yıldızı da virüse yakalandı

Bir sağlık çalışanı, önceki gün Sadr Şehri’deki bir camide namaz kılanların üzerine steril çözelti püskürtüyor (EPA)
Bir sağlık çalışanı, önceki gün Sadr Şehri’deki bir camide namaz kılanların üzerine steril çözelti püskürtüyor (EPA)
TT

Artan Kovid-19 vakalarına rağmen Irak'ta kısıtlama yok

Bir sağlık çalışanı, önceki gün Sadr Şehri’deki bir camide namaz kılanların üzerine steril çözelti püskürtüyor (EPA)
Bir sağlık çalışanı, önceki gün Sadr Şehri’deki bir camide namaz kılanların üzerine steril çözelti püskürtüyor (EPA)

Koronavirüs vakalarının artış göstermesine ve teyit edilen vakanın 350 bin eşiğine yaklaşmasına rağmen, Iraklı yetkililer geçtiğimiz aylarda uyguladıkları gece sokağa çıkma yasağını devam ettirme konusunda isteksiz görünüyorlar. Vaka sayısının sürekli artması ve nüfusun büyük bir kısmı tarafından dikkate alınmayan kısıtlamaların etkili olmamasıyla birlikte gece sokağa çıkma yasağının işe yaramayacağı konusuna ikna olunduğu anlaşılıyor. Iraklılar, gece sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından, yaklaşık 5 gündür herhangi bir kısıtlamaya bağlı kalmadan hareket ediyor. Ayrıca virüs salgınına karşı alınan tedbirlere en az seviyede uyarak, pazarlar, restoranlar, kafeler ve ziyaret etkinliklerinde salgından öncekine benzer bir duruma geri döndüler.
Iraklı sağlık yetkilileri, ülkedeki sağlık koşullarının kötüye gitmesini önlemek amacıyla vatandaşları koruyucu sağlık tedbirlerine uyma konusunda uyarırken, dini ziyaret amacıyla Irak’a gelen kafilelere sınır kapılarının kapatılması, yalnızca yabancı delegasyon ve misyonlara izin verilmesi çağrısında bulundu. Irak dün 4 bin 270 yeni enfeksiyon vakası kaydetti. Böylece, vaka sayısı toplamı 354 bin 969’a yükseldi. Irak’ta bu güne kadar koronavirüs sebebiyle 8 bin 935 kişi hayatını kaybederken, enfekte vakalar arasındaki iyileşme oranı yüzde 80’e ulaştı.
Öte yandan, Irak Milli Futbol Takımı’nın golcüsü ve Katar’ın Al Sailiya futbol kulübünün “Mimi” lakaplı oyuncusu Muhannad Ali koronavirüse yakalandı. Spor çevreleri, Mimi’nin Katar’ın başkenti Doha’da geçen hafta AFC Şampiyonlar Ligi’ne katılmak üzere son ekibin karşısına çıktığı sırada “Al-Shorta” Kulübündeki eski arkadaşları bir araya geldiği sırada virüsten etkilendiğini ileri sürüyor. Mimi, virüsten kurtulmak ve Al Silia kulübündeki çalışmalarına geri dönmek için 14 gün boyunca karantinada kalacak.
Al-Shorta Kulübü önceki gün yaptığı açıklamada, kulüp oyuncuları arasından Kerrar Muhammed ve Hüsam Kazım’ın yanı sıra İspanyol antrenör Gonzalo Rodriguez’in de virüsten etkilendiği duyuruldu. Bu vakaların öncesinde Irak, uluslararası iki yıldızını, Ahmed Radi ve Nazım Şakir’i koronavirüs nedeniyle kaybetmişti.
Öte yandan, İran Havayolları Şirketler Birliği Genel Sekreteri Maksut Esadi Samani dün yaptığı açıklamada, Kerbela’daki Erbain Ziyaretlerinin sonuna kadar Irak’a yapılacak uçuşların ertelendiğini duyurdu. Samani İran medyasına yaptığı açıklamada, Erbain Ziyaretleri sona erene kadar Necef ve Bağdat’a yapılacak havayolu seferlerinin geçici olarak durdurulduğunu belirterek, “İran’daki Iraklı vatandaşları kendi ülkelerine taşımak için seferler düzenleyen Iraklı bir havayolu şirketinin bu karardan istisna tutulduğunu” açıkladı. Samani, koronavirüs salgını nedeniyle Irak hükümetinin yabancı ziyaretçi kabul etmeyeceği bilgisine yer verdi.
Irak Ulaştırma Bakanlığı geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran havacılık otoritesi tarafından Irak tarafına sunulan resmi talebe dayanarak, 25 Eylül’den 9 Ekim tarihine kadar İran-Irak arasındaki havayolu seferlerinin karşılıklı olarak askıya alınmasının kararlaştırıldığını duyurdu.
Ulaştırma Bakanlığı, “Bu karar, yurtiçindeki tüm havaalanlarından İran İslam Cumhuriyeti havalimanlarına yapılacak direkt uçuşların tümünü kapsıyor” açıklamasında bulundu.
Iraklı yetkililer, Erbain ziyaretlerinin gerçekleştirildiği tarihler arasında yabancı ülke vatandaşlarına turist vizesi verilmesi uygulamasını askıya aldı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.