İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Beyaz Saray’a lanet çağrısının ardından, İran hükümeti hem reformist hareket içindeki gazeteciler, hem de muhafazakar hareket içindeki rakip gazetecilerin yoğun eleştirilerine maruz kaldı.
Reformist aktivistlerden gazeteci Abbas Abdi, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, ikinci dönem cumhurbaşkanlığı görev süresinin bitimine yaklaşık 10 ay kala istifasını sunması talebini yeniledi. “Etemad” gazetesinin dün manşetten yayınladığı haberde Abdi, ülkeyi içinde bulunduğu durumda kurtarmak ve daha iyi bir duruma getirmek amacıyla Ruhani’ye istifa talebine yer verildi. Abdi bundan 10 ay önce, 2017 protestoları ve Kasım 2019’daki “Akaryakıt Protestolarının” ardından reformist hareketin destekçileri arasındaki hoşnutsuzluk nedeniyle, özellikle reform hareketini destekleyenlerin saflarında yaşanan çöküşün ardından, Ruhani’yi istifaya çağırmıştı.
Abdi, dün İranlı çevrelerde geniş bir yankı uyandıran makalesine, 10 ay önce Cumhurbaşkanı Ruhani’ye benzer çağrılar yaptığında, muhafazakarlar tarafından nasıl eleştirilere maruz kaldığına atıfta bulunarak başladı.
Abdi, şu anki mevcut parlamentonun oluşumunu kontrol altına aldıktan sonra, geçen Şubat ayında yapılan seçimlerde İran Cumhurbaşkanı’nın muhafazakarlarla ilişkisini, “yutulması mümkün olmayan, yutulsa dahi hazmedilmesi ya da ağızdan geri çıkarılması imkansız olan bir kemiğe” benzeterek, Ruhani hükümetini destekleyenlerle ona muhalif olan iki akım arasındaki “siyasi çelişkileri” eleştirdi. “Bu yüzden, Ruhani’ye katlandıklarını söylüyorlar. Ancak bu mesele onların buna mecbur olmasından kaynaklanıyor, zira bu onlar için bir seçenek değil” ifadelerine yer verdi.
Siyasi aktivist, “Parlamento’nun Ruhani’yi sorgulama iznine ya da kudretine sahip olmadığını” belirterek, “Mevcut siyasi sürtüşmenin devam etmesi, halihazırdaki problemlerin azaltılmasına yönelik siyasi fırsatların suya düşmesine yol açacaktır. 10 aydır sorunlar azalmadı, bilakis daha da kötüye gitti” şeklinde eklemede bulundu. Abdi, ABD ve İran maslahatgüzarları arasındaki gizli müzakereler hakkında ortalıkta dolaşan bilgilere itibar etmediğini ifade etti. Ancak her iki ülkenin er ya da geç müzakere masasına dönmesi gerektiğini beklediğini, ABD’deki başkanlık seçimlerinde bir şey olması durumunda, ülkesinin “siyasi bir idareye” ihtiyacı olacağına işaret etti ve mevcut koşullar göz önüne alındığında, hükümetin Ruhani ve ekibine ihale edilmeyeceği umudunu taşıdığını belirtti.
Hamaney Ruhani’ye destek verince plan suya düştü
Muhafazakarların parlamentoya ulaşmasının ardından, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hesap verebilir duruma geldi. Ancak İran dini lideri “rehber” Ali Hamaney, mevcut hükümetin görev süresinin son gününe kadar devam etmesini desteklediğini ifade edince, milletvekilleri tarafından önerilen hesap verme projesi suya düştü.
Reform yanlısı aktivist Abdi’nin makalesi, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, vatandaşlardan İran’ın içinde bulunduğu mevcut sorunların müsebbibi olarak gösterdiği Beyaz Saray’a lanet etmelerini isteyen bir konuşma yapmasının ardından geldi.
Bunun bir hafta öncesinde Ruhani, ABD’nin BM’deki yenilgisiyle övünmüş, ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” stratejisinin, ABD yönetiminin “aşırı izolasyonu” haline dönüştüğünü söylemişti. Yine Eylül başlarında ABD Başkanı Donald Trump, İran ile bir anlaşma imzalama olasılığı hakkında, “Onlar seçimleri bekliyorlar. Çünkü ülkeleri çöküşün eşiğinde. Gayri safi yurtiçi hasılat yüzde 24’e düştü” ifadelerine yer verdi.
Ruhani daha sonra bunun üzerine yaptığı açıklamada, “Sayın ABD, ekonomimiz yüzde 25’e düşmedi, sadece 0.6 oranında düşüş yaşadı” şeklinde karşılık verdi.
Son iki gün içinde dolar fiyatları yükselişe geçerek 1 dolar 290 bin İran riyali sınırın aştı. Trump’ın Mayıs 2018’de ABD yaptırımlarını yeniden devreye koyduğunu açıklamasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Ruhani’nin açıklamalarını yorumlayan muhafazakar Vatanemrooz gazetesi, dünkü manşetinde, “Washington DC’ye lanet olsun… Ama sen suçlusun” ifadelerine yer verdi.
Gazete Ruhani’ye 3 not gönderdi. Bu notların ilkinde, “ABD düşmanlığı doğrudur, ancak hükümetinizin 7 yıllık performansının ekonomi üzerinde ABD yaptırımlarını aşan etkileri var ve bundan siz sorumlusunuz” ifadelerine yer verdi.
İkinci notta, Ruhani’yi “Batı’ya güvenmek, insanların geçim kaynaklarını Beyaz Saray’ın kararlarına bağlamak ve iç yetenekleri görmezden gelmekle” itham ederek, bu durumun “ABD’lileri uyguladıkları yaptırımları iki katına çıkarmaya teşvik edici bir unsur olduğu” belirtti.
Üçüncü notta ise, “İranlı yetkililerin, ABD yaptırımlarının mevcut ekonomik durum üzerindeki etkisiyle ilgili açıklamalarının, Washington’a dahili çözümlerin yetersiz kaldığı ve baskıların işe yaradığı mesajı verdiği” hatırlatıldı.






