Rusya, Suriye’deki kazançlarını hesaplıyor

Rusya, Suriye’deki kazançlarını hesaplıyor
TT

Rusya, Suriye’deki kazançlarını hesaplıyor

Rusya, Suriye’deki kazançlarını hesaplıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz günlerde ortaya koyduğu dikkat çekici söz, Suriye’ye beş yıl süren doğrudan askeri müdahalenin ardından sahadaki ve siyasi düzeydeki Suriye sahnesini özetlemek için yeterli olabilir. Lavrov, “Suriyeli yetkililer ve muhalefet arasındaki silahlı çatışma sona erdi” ifadelerini kullanmıştı. Biri İdlib’de ve diğeri Fırat’ın doğusunda olmak üzere sadece iki gerilim odağının geriye kaldığını söyleyen Lavrov, ancak tavrının, bu iki alanda ‘askeri bir çözüm olmadığı’ hususunda net olduğunu belirtmişti.
İfade, birden fazla tarafa hitap eden birkaç siyasi mesaj taşıyordu. Ve Rusya’nın bu krize tam olarak müdahil olmasından beş yıl sonra, kazanımlarını toplayan ve başarısızlıklarını takip eden Moskova’nın tavrını da özetledi.
Eylül 2015 sonlarında Rus ordusunun Suriye’deki kanlı sivil çatışma hattına girmesi, sahadaki güç dengesini tersine çevirdi. Yoğun askeri operasyonların ‘aktif’ bölümünde Moskova, silahlı muhalefeti parçalamayı ve onu Rus- Türk ortak gözetimi altında İdlib’e sıkıştırmayı başardı. Moskova, siyasi olarak ‘Astana sürecini’ başlattı ve Cenevre’deki siyasi çözüme alternatif olarak ‘çatışmasızlık bölgelerini’ icat etti. Bu durum, muhalefetin kontrolündeki topraklarda askeri operasyonları kademeli olarak kemirmesine olanak tanıdı.

Askeri ve jeopolitik kazanımlar
Askeri yetkililerin açıklamasına göre kazanımlar arasında ‘paha biçilmez’ olan savaş deneyimi birikimi de var. Durum, gerçek bir savaşta denenmemiş yüzlerce modern silah modelinin saha denemeleriyle sınırlı değil ve ülke genelinde tüm sektörlerde ve Suriye sahasında Rus askerlerinin rehabilite edilmesi ve eğitilmesine kadar uzanıyor. Rusya’nın 2008 yılında Gürcistan’da, 2015 yılında Ukrayna’da ve ardından 2020’deki ‘Suriye deneyimi’ sonrasında askeri yeteneklerini gösteren sahneler arasında basit bir karşılaştırma yapmak yeterli.
Savunma Bakanı Sergey Şoygu, 30 Eylül’de Rusya Savunma Bakanlığı'nın resmi gazetesi Kızıl Yıldız’da yayınlanan yazısında, Rusya’nın Suriye’deki askeri operasyonuna yönelik hazırlıkların heyecan verici detaylarına değindi. Şoygu, “Operasyonun başlamasından önce Hmeymim üssünde gizlice bir askeri güç oluşturuldu; Bu, 34’ü bombardıman uçağı ve 16’sı helikopter olmak üzere 50 modern ve modernize edilmiş uçağı kapsıyor. Üste, teknik destek birimleri, koruma ve özel harekat kuvvetleri konuşlandırıldı” ifadelerini kullandı. Şoygu, onlarca ekipman parçasının, yüzlerce askerin ve çeşitli malzemelerden oluşan beton stoğun, benzeri görülmemiş kamuflaj önlemleri altında 2,5 bin km mesafeye hızla taşındığına dikkat çekti. Sergey Şoygu, Rus topraklarından binlerce kilometre ötede böylesine güçlü bir oluşumun ortaya çıkmasının ‘birçokları için sürpriz’ olduğunu vurguladı.
Rusya Savunma Bakanı, Rusya’nın Suriye’deki askeri operasyonu sonucunda 865’i silahlı gruplarda lider olmak üzere 4,5 bini eski Sovyetler Birliği’nden, 133 binden fazla militanın ortadan kaldırıldığını doğruladı.
Şoygu, “Bizim açımızdan önemli olan sonuç ve avantaj, iki Rus askeri üssünün kalıcı olarak konuşlandırılmasıydı. Hmeymim’de her türlü uçağı karşılayabilen birinci sınıf bir hava üssümüz ve Rus Donanması için lojistik merkezi statüsündeki Tartus üssümüz var” dedi. Rus Bakan, Suriye savaşının ‘Rusya’nın pozisyonunu güçlendirdiğini, uluslararası etkisini artırdığını ve jeopolitik rakiplerin Rusya’yu siyasi ve diplomatik olarak izole etme girişimlerini etkisiz hale getirdiğini’ vurguladı.

Şam ile ayrılık
Moskova, Rus askeri operasyonlarının beşinci yıldönümünde kendisini yeni koşullarla ve ciddi yetkilerle karşı karşıya buldu.
Moskova’nın siyasi çözümü ilerletmek için önerdiği adımlar karşısında ‘rejimin uzlaşmazlığı’, Moskova’nın Suriye yaklaşımını kapsamlı bir şekilde gözden geçirmesine yol açtı. Rusya, geçen yıl Anayasa Komitesi’nin iki tur çalışmalarını engelleme çabalarıyla karşı karşıya kaldı. Ayrıca rejimi, çözüm sürecini ilerletmek için ‘iyi niyet’ çerçevesinde herhangi bir adım atmaya zorlamadı. Öyle ki rejim, tutukluların serbest bırakılması meselesinde inatçılığını sürdürdü ve mültecilerin güvenli bir şekilde geri dönüşünü sağlamak için Rusya’nın hareketlerini kolaylaştırarak adımlar atmadı. Moskova, birçok durumda gönüllü olarak geri dönenlerin hedef alındığına dikkati çekmişti. Suriye rejimi, Kürt bileşenlerle müzakerelerde biraz esneklik gösterilmesi gerektiğine dair Rusya’nın ortaya koyduğu mesajı anlayamadı ve zorunlu askerlik konusu ile Rusya’nın hoşnutsuzluğunu uyandıran diğer birçok nokta da dahil olmak üzere Kürtlere karşı sert ve kabul edilemez koşullar belirledi. Bunun da ötesinde İranlıları, iki yıl önce güney bölgelerinden sınır dışı etme anlaşması gibi Rusya’nın desteklemiş olduğu yükümlülükleri ihlal etti. Tüm bunlarla eş zamanlı olarak ise yolsuzluk açısından ve Moskova tarafından defalarca teşvik edilen yaşam ve ekonomik durumu iyileştirmek için ciddi reformların uygulanması çerçevesinde iç durum kötüye gitti.
Bu gerçekle karşı karşıya kalan Moskova, Suriye’deki önceliklerini yeniden düzenlemeye başladı. Doğrudan askeri müdahalenin beşinci yılı, Rusya’nın Şam Büyükelçisi Aleksandr Yefimov’un Suriye ile ilişkilerden sorumlu Cumhurbaşkanı Özel Elçisi olarak atanmasından, ona küçük ve büyük her koşulda müdahale etmek için Kremlin’den geniş bir yetki vermesine kadar, Rusya’nın rejimle sahadaki ve siyasi düzeylerdeki ilişki mekanizmalarında kapsamlı bir yeniden yapılanmaya tanık oldu. Doğrudan Rus varlığının alanını genişleten ve Rus ordusuna karadan ve denizden daha fazla hareket kabiliyeti sağlayan yeni anlaşmalar yoluyla askeri varlığının özelliklerini yeniden çizdi. Ateşkes hatları düzeltildi. Aynı şekilde yeni düzenlemeler arasında ABD’nin saha hareketleriyle mücadele çerçevesinde Fırat’ın doğu bölgelerindeki ana oyunculara açılım da var.
Moskova, ‘Rusya liderliğinin Suriye’de yerleşim ve normal yaşamı geri getirmeyle ilgili çeşitli konulara ilişkin vizyonunu’ içeren 18 maddeden oluşmuş bir kaynağa göre önde gelen bir Rus heyetinin haftalar önceki ziyaretiyle Suriye liderliğinin önüne koyulan yaklaşımını yeniden düzenlemeyi başardı.

Tahran ile kronik sorunlar
Uzun vadeli ekonomik ve yatırım sözleşmelerinin kazanılması veya güvenlik ve askeri kurumlar üzerinde nüfuz açısından yoğun Rus- İran rekabet raporlarının artması ile Moskova, Astana eksenindeki ortakları olan Türkiye ve İran ile yakın çalışma arzusunu belirtmeye devam ediyor. Ancak Tahran’ın veya ona sadık silahlı grupların eylemleri hakkında bir kereden fazla açık bir Rus şikayetinden bahseden raporlar yoktu. 2016’da Suriye Uzlaşı Merkezi başkanlığını yürüten emekli Rus subay Sergey Chvarkov, İran’ın Suriye’ye yönelik devam eden ‘büyük müdahalesinin’, Şam hükümeti için iç sorunlar yaratacağını ve ABD, İsrail, Türkiye ve Arap ülkeleriyle ilişkileri bozacağını belirterek, Rusya’nın İranlılarla olan sorunlarının bir kısmına değindi. Chvarkov, Suriye’de geniş çaplı İran konuşlandırmasının artarak devam etmesinin, reformların ilerlemesi ve Suriye’deki siyasi sürecin gelişmesi önünde birçok tehlikeli engel oluşturacağını kaydetti.
Chvarkov’un, Rusya’nın ‘Suriye’deki ortak askeri harekat sırasında İranlılarla kronik sıkıntılarına değinmesi’ dikkat çekici.
Aynı şekilde yetkili, “Suriye’deki durumun barışçıl çözümüne yönelik amaç ve yaklaşımlardaki farklılığa rağmen, Rus Hava Kuvvetleri’nin İran kara kuvvetleri ve İran’a sadık Şii gruplarla işbirliği olumluydu. Ancak bununla birlikte İran askeri birimlerinin her zaman anlaşmaları yerine getirmemesi dolayısıyla teröristlerle mücadelede işbirliğinin etkinliğinin büyük ölçüde azaldığı kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı. Sergey Chvarkov, bunun, genel olarak Suriye’deki durumu daha da kötüleştirdiğini ve Suriye ordusu ile Şii oluşumlar arasında haksız kayıplara yol açtığını vurguladı.
Chvarkov’a göre Rusya ve İran’ın Suriye’deki politikalarında görülen farklılık, Tahran’ın yetkililere bağlı olmayan ve Suriye devletine tabi olmayan paralel ve bağımsız askeri yapıların
kurulması politikasından da kaynaklanıyor.

Oyuncular arasında denge
Suriye iç sahnesinin aksine Moskova, Suriye meselesine müdahalesinde beşinci yılını doldururken, Suriye’deki diğer aktörlerle ilişkilerini yeniden ele alması gerektiğine de ikna oldu. Moskova, İsrail ile ilişkiler meselesini ele alma ihtiyacının yanı sıra mevcut haliyle sonraki tüm adımlarını engelleyen İran varlığının kazanımlarının karşısında duruyor. İsrail, Moskova’nın Suriye tesislerini ve üslerini hedef almaktan kaçınma çağrılarına bakılmaksızın, İranlılara ve Suriye askeri bölgelerine karşı askeri saldırılar düzenlemeye devam etmişti. Moskova, Washington’un planlı bir geri çekilme taahhüdünde bulunması halinde Fırat’ın doğu bölgelerindeki durumla mücadele etmek için daha fazla yetkinin yanı sıra yorgun Türk ortağıyla koordinasyon sorunu yaşıyor.
Bu bağlamda Moskova’daki uzmanlar, Rusya’nın krize karışan taraflarla ilişkilerinde yıllar içinde kurduğu hassas dengenin son aşamaya geldiğini söylüyorlar.
Uzmanlar, Moskova’nın bakış açısına göre ana kaldıraç rolündeki anayasal girişle sınırlı olmayan bir çerçevede, siyasi süreci ilerletmek için hamlelerin çemberini genişletme eğilimine dikkati çekiyor. Ancak uzmanlara göre Moskova, 2254 sayılı kararı tüm maddeleriyle uygulamak için yeni mekanizmaların geliştirilmesini içerecek şekilde genişleyecek. Bu bağlamda Rusya’nın tercihlerinin, şu anda kapılarını açtığı altıncı yılda siyasi çözüm açısından belirleyici olacağını gösteriyor.



Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
TT

Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)

Libya halkı, Seyfülislam Kaddafi’nin cenazesini dün Beni Velid şehrinde toprağa vererek, siyasi tartışmalar ve çalkantılarla dolu Libya tarihinin bir dönemini kapattı.

Cenaze, Beni Velid Hastanesi’nden alınarak ambulansla şehrin havaalanı meydanına taşındı. Burada büyük bir beyaz çadır kurularak, cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenazenin hastaneden çıkarılması sırasında binlerce kişi yüksek sesle sloganlar attı ve Kaddafi’nin oğluna bağlılıklarını yeniledi. Eski rejimden bazı isimler de topluluğa hitap ederek, Seyfülislam Kaddafi’yi öldürenlerin ortaya çıkarılması ve hesap vermelerinin sağlanması çağrısında bulundu.

Beni Velid Emniyet Müdürlüğü, Seyfülislam Kaddafi’nin, kardeşi Hamis’in yanına defnedilmesine katılımı sınırlı tutarak, bunun ‘organizasyonel nedenler ve törenin planlandığı şekilde yürütülmesini sağlamak’ amacıyla yapıldığını açıkladı.


Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
TT

Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanlığı dün, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait kamyonlara insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı kınadı.

Bakanlık açıklamasında, yardım konvoylarını hedef almanın uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlali olduğunu ve ihtiyaç sahiplerine insani yardım ulaştırma çabalarını baltaladığını belirtti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, ihtiyaç sahiplerine yardımın engelsiz bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarıyla iş birliğine tam desteğini yineledi.

Daha önce, Sudan Doktorlar Ağı, Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı (WFP) yardım konvoyuna düzenlenen HDK saldırısında bir kişinin öldüğünü ve üç kişinin yaralandığını bildirmişti.


Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
TT

Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün, Başbakan Dr. Şai ez-Zindani’nin önerisi ve Başkanlık Konseyi’nin onayı doğrultusunda yeni hükümeti kurma ve üyelerini atama kararı aldı. Kararın, ülkenin yüksek menfaatleri doğrultusunda alındığı belirtildi.

Yeni hükümette Dr. Şai ez-Zindani, Başbakan ve Dışişleri Bakanı olarak görev yapacak. Bunun yanında, Muammer el-İryani Enformasyon Bakanı, Nayif el-Bekri Gençlik ve Spor Bakanı, Salim es-Sukatri Tarım, Sulama ve Balıkçılık Bakanı, General İbrahim Haydan İçişleri Bakanı, Tevfik eş-Şercebi Su ve Çevre Bakanı, Muhammed el-Eşvel Sanayi ve Ticaret Bakanı, Dr. Kasım Behaybih Sağlık Bakanı, Bedr el-Arida Adalet Bakanı, General Tahir el-Akili Savunma Bakanı, Mühendis Bedr Basleme Yerel Yönetimler Bakanı, Muti Demmac Kültür ve Turizm Bakanı, Dr. Enver el-Mehri Mesleki Eğitim ve Teknik Öğretim Bakanı, Mühendis Adnan el-Kaf Elektrik ve Enerji Bakanı, Mervan bin Ganim Maliye Bakanı ve Dr. Afrah ez-Zuvbe Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı olarak atandı.

Hükümet kadrosunda ayrıca Salim el-Avlaki Kamu Hizmetleri ve Sigortalar Bakanı, Hakim İşrak el-Mektari Hukuk İşleri Bakanı, Dr. Adil el-Abadi Eğitim Bakanı, Dr. Emin el-Kadesi Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırma Bakanı, Dr. Şadi Basira İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Dr. Muhammed Bamka Petrol ve Madenler Bakanı, Muhsen el-Ömeri Ulaştırma Bakanı, Mühendis Hüseyin el-Akrabi Bayındırlık ve Yollar Bakanı, Muhtar el-Yafii Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı, Meşdel Ahmed İnsan Hakları Bakanı, Şeyh Türki el-Vedai Vakıflar ve Rehberlik Bakanı, Dr. Abdullah Ebu Huriye Meclis İşleri Bakanı, Ekrem el-Amiri Devlet Bakanı, Abdulgani Cemil Devlet Bakanı ve Sana Başkent Yetkilisi, Abdurrahman el-Yafii Devlet Bakanı ve Aden Valisi, Ahmed el-Avlaki Devlet Bakanı, Dr. Ahad Casus Kadın İşleri Bakanı, Velid el-Kadimi Devlet Bakanı ve Velid el-Ibare Devlet Bakanı olarak görev yapacak.

Karar, Yemen Anayasası, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) girişimi ve uygulama mekanizması, 2022 yılı 9 sayılı yetki devri kararı, 7 Nisan 2022 tarihli Başkanlık Konseyi kurulması ve 2004 yılı 3 sayılı Bakanlar Kurulu Yasası ile Başbakan atama ve hükümet kurma yetkisini düzenleyen karar doğrultusunda alındı.