Husiler Hudeyde’de ihlallerine devam ederken hükümet örgütün barışa ulaşma konusundaki ciddiyetini sorguladı

Hudeyde yakınlarındaki hükümete bağlı güçler  (EPA)
Hudeyde yakınlarındaki hükümete bağlı güçler (EPA)
TT

Husiler Hudeyde’de ihlallerine devam ederken hükümet örgütün barışa ulaşma konusundaki ciddiyetini sorguladı

Hudeyde yakınlarındaki hükümete bağlı güçler  (EPA)
Hudeyde yakınlarındaki hükümete bağlı güçler (EPA)

Husi milisleri, dün Birleşmiş Milletler’in (BM) ateşkes anlaşmasını ihlal ederek ülkenin batısında yer alan Hudeyde’de kurtarılmış bölgelere yönelik saldırılarını yinelerken, Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik, darbeci grubun barış ve siyasi çözüme ulaşma konusundaki ciddiyetini eleştirdi.
Yemen Başbakanı Abdulmelik, Avrupa Birliği'nin (AB) Yemen Büyükelçisi Hans Grundberg ile görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 
"Suudi şehirlerine, yerleşim yerlerine ve diğer şehirlere füze ve insansız hava araçlarının (İHA) fırlatılması da dahil olmak üzere bu tırmanış (Husi saldırıları), Husi milislerinin barış ve siyasi çözüm konusundaki ciddiyetsizliğinin açık bir göstergesi.” 
Resmi kaynaklar, Başbakan Abdulmelik’in AB’nin Yemen Büyükelçisi ile barışa yönelik BM ve uluslararası çabaları ve Husi milislerinin bu çabaları engellemede devam eden başarısızlıklarını görüştüğünü belirtti. Aynı kaynaklara göre Yemen Başbakanı, yerel olarak kabul edilen ve uluslararası alanda desteklenen üç referansa göre BM elçisinin barış getirme çabalarına olumlu yaklaşmada hükümetin pozisyonunun aynı olduğunu yineledi. Ayrıca kaynaklar Başbakan’ın, hükümetin olumlu yaklaşımının Husi milislerinin çeşitli cephelerde tırmanışı ve Hudeyde'ye yönelik Stockholm Anlaşması'nın giderek artan ihlalleri ile karşılaştığını belirttiğini aktardı. Aynı zamanda, BM’nin, AB’nin ve uluslararası toplumun konu hakkındaki gerekli rolüne değindiği kaydedildi. 
Diğer taraftan, Yemen ordusuna ait askeri medya kaynakları, Husi milislerinden iki üst düzey komutanın öldüğünü açıkladı. Ölen komutanların ilkinin Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi'ye yakın olduğu ifade edilen Ebu el-Betul el-Akhumi olduğu, ikincisinin ise Husilere bağlı 10'uncu Tugay komutanı ve Husilerin Birleşmiş Milletler (BM) Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi (RCC) ile irtibat ekibinde yer alan Ahmed Cabir el-Matari'nin olduğu belirtildi.
Aynı kaynaklar, Husi grubunun ihlalleri ile ilgili olarak, milislerin Hudeyde’nin güneyindeki Tuhayta kentindeki yerleşim mahallelerine top mermisi fırlattığını ve ayrıca konuşlandığı bölgelerden Tuhayta şehir merkezinin kuzeyindeki yerleşim yerlerine rastgele bir dizi havan mermisi atarak halk arasında korkuya yol açtığını belirtti. Ayrıca bu durumun, halkın şehir merkezindeki işlerini bırakmalarına neden olduğu kaydedildi.
Söz konusu kaynaklar, Husi grubunun Hudeyde şehrinin güneyindeki el-Havak kasabasına bağlı Manzar mahallesini hedef aldıklarını belirtti. Kaynaklar Husilerin Hudeyde’nin doğusundaki Salih ve Kilo 16 bölgesini, 82 kalibrelik ağır top mermileri ve 14,5 ve 12,7 orta boy silahlar kullanarak sürekli olarak hedef aldıklarını bildirdi.
Amalika (Devler) Tugayları’na ait medya merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, ortak güçlerin Husi milislerinin Hudeyde’nin doğusundaki Kilo 16 bölgesine başlattığı silahlı saldırıya karşılık verdiği ve Husi tarafında can ve ekipmanlarda ağır kayıplara neden oldukları aktarıldı. Medya merkezinin sahadaki askeri kaynaklardan aktardığı habere göre, "Milislerle bağlantılı silahlı grupların kendileriyle silah ve füze türlerinin kullanıldığı şiddetli çatışmalara girdikten sonra ortak güçlerin karşılık verdiği büyük bir saldırı başlatıldı.”
Aynı kaynakların aktardığı bilgilere göre İran destekli Husi milislerinin söz konusu saldırısı, Husilerin aralarında üst düzey komutanlar da olmak üzere yüzlerce kayıp verdiği Dureyhimi, Tuhayta ve Hays cephelerinde ortak güçlere karşı yenilgiye uğradıktan birkaç gün sonra gerçekleşti. 
Yemen’deki resmi kaynaklar, Husi darbeci milislerle şiddetli çatışmaların ardından, Yemen Ulusal Ordu güçlerinin Taiz'in doğusunda yeni bir ilerleme kaydettiğini bildirdi. Yemen resmi haber ajansı SABA’nın askeri bir kaynaktan aktardığına göre, Ulusal Ordu güçleri 10 Husi üyesinin ölümü ve çoğunun yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmalardan sonra Taiz'in doğusundaki Husilere ait tarihi bir kaleye doğru yeni bir ilerleme kaydetti. Aynı kaynaklar, Taiz şehrinin batı cephesindeki “şiddetli” olarak nitelendirdikleri çatışmalarla ilgili yaptıkları açıklamada, çatışmaların er-Rubayi, Medarat çevresi ve Cebel Han'ın batısındaki Haneş Vadisi bölgelerinde gerçekleştiğini söyledi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.