Kazimi ve Johnson stratejik ortaklık konusunda anlaştılar

Kazimi ve Johnson dün Londra’da bir araya geldiler. (AFP)
Kazimi ve Johnson dün Londra’da bir araya geldiler. (AFP)
TT

Kazimi ve Johnson stratejik ortaklık konusunda anlaştılar

Kazimi ve Johnson dün Londra’da bir araya geldiler. (AFP)
Kazimi ve Johnson dün Londra’da bir araya geldiler. (AFP)

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile İngiliz mevkidaşı Boris Johnson dün Londra’da gerçekleştirdikleri toplantıda iki ülke arasında ‘çok eksenli stratejik ortaklık’ konusunda anlaştılar.
Durakları arasında Fransa ve Almanya'nın da yer aldığı başarılı bir Avrupa turu sonunda Londra’ya geçen Kazimi’nin medya ofisi tarafından yapılan açıklamada, Johnson ile gerçekleştirilen görüşmede endişe verici ortak konuların gündeme geldiği belirtildi. Bölgedeki genel gelişmeler, siyasi ve güvenlik pozisyonları, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin barışa, yerel ve bölgesel istikrara hizmet edecek şekilde ilerletilmesi gibi başlıkların da görüşüldüğü bilgisi verildi.
Söz konusu açıklamada iki tarafın da terörle mücadele konusunda, küresel petrol fiyatlarındaki düşüş ve koronavirüs salgını nedeniyle Irak'ın karşılaştığı ekonomik zorluklar ışığında siyasi ve ekonomik alanlarda daha fazla iş birliği kurulması konusunda anlaştığı bilgisi yer aldı. Irak ile İngiltere arasında birden fazla başlıkta stratejik iş birliği kuruması için adım atmanın gerekliliğine değinildiği aktarıldı.
Dün İngiltere Prensi Charles ile de bir araya gelen Kazimi geçen salı günü Fransa’da başlayan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştüğü, ardından Almanya’da Şansölye Angela Merkel ile bir araya geldiği Avrupa turunu İngiltere ziyaretiyle tamamlıyor. Nitekim Irak ile söz konusu Avrupa üçlüsü; ekonomi, petrol, enerji, ulaştırma ve eğitim alanlarında çok sayıda mutabakat anlaşmasına imza attı.
İngiliz hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, Kazimi’nin Irak'ın ekonomi ve güvenlik alanlarında karşı karşıya olduğu zorlukları aktardığı, hükümetinin mali reform ve istikrar programını sunduğu bildirildi. Ayrıca iki tarafın da kritik öneme sahip siyasi ve güvenlik meselelerini ve istikrarla ilgili başlıkları ele almak için birlikte çalışmayı kabul ettiği belirtildi. Johnson’ın ‘İngiltere'nin reformları uyguladığı sırada Irak hükümetine destek çıkacağı sözü’ verdiğine dikkat çekildi.
İki taraf da Irak Ekonomi Temas Grubu'nun Londra’daki ilk toplantısını memnuniyetle karşıladı. İngiltere tarafından yapılan açıklamada, toplantının Irak'ın karşı karşıya kaldığı zorlukların üstesinden gelme çabalarının ilerletilmesine yardımcı olacağı, Irak halkı için fırsatlar yaratacağı vurgulandı.
Irak Nehreyn Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında çalışmalar yürüten Profesör Dr. Yasin el-Bekri konuya dair Şarku’l Avsat’a şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kazimi’nin gerçekleştirdiği tur, Fransa, Almanya ve İngiltere ziyareti açısından önemli. Fransa ve Almanya Avrupa Birliği’nin liderliğini temsil ederler. İngiltere’nin ise Avrupa ve uluslararası düzeyde bir ağırlığı vardır. Bu ülkelerin Irak aleyhindeki gözlemlerine, kara para aklama ve terörizm konularında riskli ülkeler listesine konmasına rağmen Irak’ın önde gelen Avrupalı ​​aktörlerin güvenini ve desteğini sağlamaya devam ettiği, onlarla iş birliğinde bulunma fırsatını elinde tuttuğu görülüyor. Söz konusu liste, Irak’a uygulaması gereken şartlar koşuyor. Bence bu nokta ziyaretin temelini, yani Irak'ı bu listeden çıkarma amacını temsil ediyor. Diğer yandan, ortaklıklar, yatırımlar ve uzmanlıkların da içerisinde bulunduğu ekonomik dosyanın ayrıntılarına dikkat etmeden herhangi bir ziyaretin öneminden bahsetmek mümkün değildir. Bunlar, bu ülkelerin ortaklık yürütebileceği alanlardır. Siemens ile elektrik enerjisi dosyası ya da Fransız şirketleriyle Bağdat metrosu konusu da bunların arasında yer alıyor. Ekonomi ve bankacılık yapısını değiştirme alanında Irak'ı uzmanlıkla desteklemek de ziyaretin önemli başlıklarından biri. Diğer yandan terörizmle mücadele alanındaki anlayışlar, istihbarat alışverişi, silah yeteneklerini geliştirme ve silahlı kuvvetlerin etkinliğini artırma alanlarında da Irak'a destek çıkmak ziyaretin uzandığı noktalar arasında bulunuyor.”
Iraklı milletvekili Aras Habib Kerim de Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları söyledi:
“Başbakan’ın Avrupa gezisi, Irak'ın bölgesel ve uluslararası alandaki öncelikli konumu açısından önemlidir. Bu, Avrupalıların da bildiği, bu doğrultuda hareket ettiği bir husustur. İkinci önemli konu ise Irak'ın gelecek vaat eden bir yatırım pazarı için rekabet eden ve çok büyük fırsatları elinde tutan sağlam uluslararası şirketlere yönelik ihtiyacıdır. Ziyarette hedeflenen amaca ve buradan doğabilecek mutabakatlara ulaşmak için siyasi güçlerin bu iki yolla etkileşime girmesi gerekiyor.”
Ulusal Hikmet Akımı milletvekili Rahim el-Abbudi de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Başbakan'ın Avrupa turu, hızlı yatırım yoluyla para çekme, mali yardım alma ve bunları kurtarılmış şehirlerdeki altyapı projeleri için iş alanında kullanma girişimi doğrultusunda gerçekleşti. Yatırıma girmek ve mali yardım almak, kurtarılan şehirlerde ve valiliklerde iş fırsatları yaratacak ve ekonominin uzun süredir duran çarkını harekete geçirecektir.”
“Kazimi’nin ülkedeki maaş krizini aşma yolunda 5 milyar dolara varan yumuşak kredi almak için Fransa, Almanya ve hatta İngiltere'den onay aldığını” belirten Abbudi, sözlerinin devamında şunları söyledi:
“Bunlar hızlı kredilerdir. Yani yatırım ve yeniden yapılanma sürecinde Fransız, Alman ve İngiliz yatırım şirketlerinin önceliğine karşılık günler içerisinde yumuşak kredi ile temin edilebilirler.”



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.