Salgın, kışın gelmesi ile birlikte Suriye’deki kalabalık El-Hol kampını tehdit ediyor

El-Hol kampındaki Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne bağlı izolasyon merkezi (Şarku’l Avsat)
El-Hol kampındaki Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne bağlı izolasyon merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

Salgın, kışın gelmesi ile birlikte Suriye’deki kalabalık El-Hol kampını tehdit ediyor

El-Hol kampındaki Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne bağlı izolasyon merkezi (Şarku’l Avsat)
El-Hol kampındaki Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne bağlı izolasyon merkezi (Şarku’l Avsat)

Haseke’nin güneyinde bulunan El-Hol Kampı’nda iki kişinin yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanmasının ardından sağlık personeli ve insani yardım kuruluşları Suriye’nin en büyük ve en kalabalık kampında Kovid-19 salgınının daha da kötüleşmesinden korkuyor. Zira kamp tıbbi malzeme ve kışın gelmesiyle birlikte kampı ısıtmak için gerekli olan yakıt sıkıntısından musdarip.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi iki gün önce insani ve kötü sağlık koşullarından musdarip olan El-Hol Kampı’nda iki vakanın tespit edildiğini duyurdu. İlk vaka Ağustos ayının sonunda çıkmıştı. El-Hol Yönetimi kamp sakinleri arasında salgının yayılma ihtimalinin ortaya çıkmasının ardından bir felaket yaşanabileceğine dair uyarıda bulundu. Aynı ayın içerisinde Kürt Kızılayı’nda çalışan sağlık personelinden üç kişiye Kovid-19 tanısı konmuştu.
Haseke vilayetinin yaklaşık 45 kilometre doğusunda bulunan kamp, birçoğu Suriyeli ve Iraklı olmak üzere 65 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusundaki terör örgütü DEAŞ’ın binlerce militanının ailesine ev sahipliği yapıyor ve kampta yeterli sayıda sağlık malzemesi bulunmuyor.
Fırat’ın doğusundaki bölgeler, bu yılın başlarında Rusya ve Çin’in vetosuyla El-Yarubiye sınır kapısı üzerinden yapılan yardımın askıya alınmasının ardından sağlık ve tıbbi malzeme konusunda sıkıntı yaşıyor. Bu da Kovid-19 salgınının oluşturduğu tehlikeyi iki katına çıkarıyor. İnsani yardım kuruluşları -uluslararası ve yerel- ve Kürt yetkililer salgının kontrol altına alınamayacağına dair uyarıda bulundu. Suriye’de 9 yıldır devam eden iç savaş, sağlık sistemlerinde ağır hasarlar oluşmasına yol açtı. Hastanelerin çoğu yıkıldı ve birçok tıbbi nokta ve klinik hizmet dışı kaldı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Bilgi ve İletişim Temsilcisi Nathalie Bekdaş “Gıda ve ilaç sıkıntısı ile birlikte 16 hastaneden sadece biri tam kapasite ile çalışıyor. Sekizi yarı kapasite ile çalışıyor, yedisi ise hiç çalışmıyor. Bu durumda, ülkenin kuzeydoğusundaki hiçbir bölge acil durum sınırını -her 10 bin kişiye 10 aile- karşılamıyor” dedi.
Kamp sakinleri, Kovid-19 ile mücadele etmek için kişisel temizliği önleyici bir silah olarak kullanıyor. Deyrizor’un doğu kırsalındaki es-Suse beldesinde yerinden edilmiş Suriyeli Sümeyye, beş aydır kaldıkları yerde aile bireylerini olabildiğince Kovid-19’dan korumak için tuvaletlerin önünde dört yaşındaki kızı Süreyya’nın tuvaletten çıkıp ellerini yıkamak için bekliyor.
Bu sırada yüzünde şaşkınlık belirtileri görülen Sümeyye “Altı yaşında bir çocuğum var ve zayıf bir bünyesi olduğu için tıbbi bakıma ihtiyacı var. Hastalığın yayıldığını duyduktan sonra kızlarımı, küçük kız kardeşlerini korumak için temiz tutmaya çalışıyorum” dedi. Kızlarının yanında oturan Sümeyye “Ben, eşim ve üç kızım 30 metreyi geçmeyen bu yerde yaşıyoruz. Gerekli tedbirler alınmadığı için virüsün yayılmasından korkuyorum” dedi.
Hama (Suriye’nin merkezi) şehrinin kırsalında yerinden edilen ve üç yıl önce kampa gelen 41 yaşındaki Abdulcebbar televizyon ve radyonun olmadığı, dünyada neler olup bittiğinin bilinmediği ve Kovid-19’un nasıl bu kadar geniş çapta yayıldığı hakkında bilginin alınamadığı kampta “Etrafımızda neler olup bitiyor bilmiyoruz. Herkes salgının yayılmasından korkuyor. Kampta yönetim, hoparlörler üzerinden Kovid-19’a karşı uyarılarda bulunmak için bilinçlendirme mesajları yayınlıyor” dedi. Eşi ve beş çocuğu ile bir çadırın insafına kalmış bir şekilde yaşayan Abdulcebbar “Kamp içinde uygulanan yasağa bağlıyız ancak tuvalet ve banyolar temiz değil” dedi.
ICRC, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile işbirliği yaparak Kovid-19’un yayılma ihtimaline karşı hazırlık yapma kapsamında salgın ile mücadele etmek için temmuz ayı ortasında özel bir izolasyon merkezi kurdu. İzolasyon merkezi, acil servis ve analizler için bir laboratuvar ile donatılmış bir şekilde ilk aşamada 80 yatak içeriyor.
Nathalie Bekdaş “Kovid-19 salgınının herhangi bir yayılma ihtimaline karşı hazırlıklı olma kapsamında pandemi tehdidiyle mücadele etmek için tüm tıbbi ekipman ve araçlarla donatılmış 80 yatak kapasiteli merkezin tasarım çalışmaları tamamlandı” dedi. Bekdaş genel olarak kamplarda “risklerin daha büyük olduğuna, sosyal mesafeyi korumanın imkansız bir lüks olduğuna, aynı şekilde sabun ve temiz su bulmanın zorluğuna ve temel sağlık hizmetlerinden yoksun olduğuna” dikkat çekti. Bekdaş’a göre merkez yatak, örtü ve yastıklarla donatıldı ve özel bir jeneratör ile elektrik akımı sağlandı. Nathalie Bekdaş, UNHCR gibi diğer ortaklara dikkat çekerek “UNHCR çadır, battaniye, mutfak ve aydınlatma malzemeleri verirken, UNICEF tüm temiz su ihtiyacını karşıladı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tıbbi ekipman ve insani yardımlar sağladı. Proje Suriye Arap Kızılayı ile işbirliği içerisinde yürütülüyor” dedi.



İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırılarında en az 7 kişi hayatını kaybetti

Geçen hafta İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki Zutar eş-Şarkiyye beldesinde evleri patlatması sonucu yükselen duman ve alevler. (AP)
Geçen hafta İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki Zutar eş-Şarkiyye beldesinde evleri patlatması sonucu yükselen duman ve alevler. (AP)
TT

İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırılarında en az 7 kişi hayatını kaybetti

Geçen hafta İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki Zutar eş-Şarkiyye beldesinde evleri patlatması sonucu yükselen duman ve alevler. (AP)
Geçen hafta İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki Zutar eş-Şarkiyye beldesinde evleri patlatması sonucu yükselen duman ve alevler. (AP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in düzenlediği hava saldırılarında ülkenin güneyinde en az 7 kişinin hayatını kaybettiğini ve bir hastane ile çevresindeki bazı yapıların yıkıldığını açıkladı. Bakanlık, saldırı sırasında hastanenin boş olduğunu ve içeride hasta ya da sağlık personeli bulunmadığını bildirdi.

Bakanlık, Arab Salim köyünü hedef alan saldırılarda 2 kişinin öldüğünü belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre perşembe günü İsrail'in güçlerinin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladığı stratejik bir tepenin yakınındaki Nebatiye el-Fevka'da da 2 kişi hayatını kaybetti. Nebatiye et-Tahta köyünde ise İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) otoparkı hedef alması sonucu 3 kişi öldü. Bakanlık ayrıca saldırılarda aralarında 3 çocuk ve 5 kadının bulunduğu en az 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail ordusu, son saldırıların dün Hizbullah tarafından düzenlenen ve Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerini hedef alan bir İHA saldırısına misilleme olduğunu belirtti. Ordu, Hizbullah'ın boş durumdaki hastaneyi komuta merkezi olarak kullandığını öne sürdü.

İsrail ile Hizbullah arasında ateşkesin iki aydan uzun süre önce yürürlüğe girmesinden bu yana, Lübnan'ın güneyinde düşük yoğunluklu çatışmalar ve İsrail'in hava saldırıları devam ediyor.


İç savaşın sürdüğü ülkede kimyasal korku: Yüzden fazla klor bombası kullanıldı

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ın da aralarında olduğu yetkililer, yönetimin kimyasal silah ürettiği ya da kullandığı iddialarını reddediyor (AP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ın da aralarında olduğu yetkililer, yönetimin kimyasal silah ürettiği ya da kullandığı iddialarını reddediyor (AP)
TT

İç savaşın sürdüğü ülkede kimyasal korku: Yüzden fazla klor bombası kullanıldı

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ın da aralarında olduğu yetkililer, yönetimin kimyasal silah ürettiği ya da kullandığı iddialarını reddediyor (AP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ın da aralarında olduğu yetkililer, yönetimin kimyasal silah ürettiği ya da kullandığı iddialarını reddediyor (AP)

Orduyla paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların sürdüğü Sudan'dan korkutucu bir haber daha geldi. 

Washington Post'un incelediği gizli belgeler, videolar ve mesajlara göre, Sudan ordusu ülkede üç yılı aşkın süredir devam eden iç savaş sırasında gizli bir kimyasal silah programı yürütüyor olabilir. 

Kimyasal silah programının; en büyük insani krizlerden birinin yaşandığı, 13 milyonu aşkın kişinin evinden olduğu ve tarafların soykırımla suçlandığı ülkedeki iç savaşı daha da korkunç hale getirmesinden korkuluyor. 

ABD, Eylül 2024'te klor gazı saldırıları düzenlendiği iddiasıyla temmuzda Sudan yönetimine yeni ekonomik yaptırımlar uygulamıştı. 

Ortadoğu'daki güvenlik yetkililerinin Sudan'daki kaynaklardan alıp kendileriyle paylaştığı belgeleri inceleyen Washington Post, o dönem ABD yönetiminin sunduğu bilgilerden daha fazlasına ulaştı. 

Amerikan gazetesi, Sudan askeri yönetiminin su arıtımında kullanılacağı düşünülen klorla kimyasal silah ürettiğini, bunları çöllerde test ettiğini ve zehirli gazın düşman mevzilerine ulaşabileceği hedeflerin listelerini hazırladığını bildiriyor. 

Komutanlar arasındaki mesajlara göre, stoktaki kimyasal mühimmat sayısının 290'ı bulduğu belirtiliyor.

Amerikan gazetesi, 20'yi aşkın Batılı istihbarat yetkilisi, kimyasal silah denetçisi ve insan hakları uzmanına elindeki belgeleri gösterdi. "Bunlar bir kimyasal silah programına ilişkin güvenilir kanıtlar" diyen uzmanlar, kesin bir doğrulama için silahların bulunduğu tesislere ve tanıklara erişilmesi gerektiğini vurguladı.

Eskiden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nde görev yapan Gareth Williams, "Eldeki kanıtlar hem alarm verici hem de derin bir endişe kaynağı" ifadesini kullandı. 

Washington Post, patlamaların ardından sarı ve yeşil renkli bir gazın yükseldiğini gösteren videoların yanı sıra hem gaz hem de patlayıcıyla tesir eden "çift etkili" bombaları anlatan belgelere erişti. 

Bunlardan birinde, yeni tasarımın "kimyasal kullanımına ilişkin tüm kanıtları gizleme" özelliğine sahip olduğu belirtiliyor.

Diğer mesajlarsa 106 klor bombasının kullanılmış olabileceğine işaret ediyor. 

Hava saldırılarında görev alan bir askere gönderilen ve derisi yanmış bir kurbanın videosunun da yer aldığı mesajda "Senin eserin" denmiş.

1999'dan beri Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne taraf olan Sudan'da yetkililer kendilerine yöneltilen kimyasal silah üretme ve kullanma suçlamalarını reddediyor.

General Abdülfettah Burhan'la işbirliği yapan General Muhammed Hamdan Dagalo, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soykırımla suçladığı Ömer el Beşir'i 2019'da devirmişti. 

Ülkeyi sivil yönetime döndürme ve 100 bin kişilik paramiliter kuvvet HDK'yi ordu bünyesine dahil etme süreci nedeniyle iki general anlaşmazlığa düşmüş, 2023'te yeniden iç savaş patlak vermişti. 

Hem Burhan yönetimindeki ordu hem de Dagalo liderliğindeki HDK savaş suçları işlemekle itham ediliyor. 

Independent Türkçe, Washington Post, AP


Şarku’l Avsat, Halep ve kırsalında eski rejim kalıntıları ve Şebbihalara yönelik geniş güvenlik operasyonunu takip ediyor

Halep ve kırsalında düzenlenen geniş kapsamlı güvenlik operasyonunda gözaltına alınanlar (Güvenlik kaynakları)
Halep ve kırsalında düzenlenen geniş kapsamlı güvenlik operasyonunda gözaltına alınanlar (Güvenlik kaynakları)
TT

Şarku’l Avsat, Halep ve kırsalında eski rejim kalıntıları ve Şebbihalara yönelik geniş güvenlik operasyonunu takip ediyor

Halep ve kırsalında düzenlenen geniş kapsamlı güvenlik operasyonunda gözaltına alınanlar (Güvenlik kaynakları)
Halep ve kırsalında düzenlenen geniş kapsamlı güvenlik operasyonunda gözaltına alınanlar (Güvenlik kaynakları)

Suriye güvenlik güçleri, ülkenin kuzeyindeki Halep'te eski rejimin savaş suçları işlemekle suçlanan eski lider ve mensuplarını yakalamak amacıyla başlattığı geniş kapsamlı operasyonu üçüncü gününde sürdürüyor.

İç Güvenlik Güçleri ve Terörle Mücadele Birimi öncülüğünde yürütülen operasyon, Halep kentinde bu yıl gerçekleştirilen ikinci kapsamlı güvenlik harekâtı olma özelliğini taşıyor. Operasyonda devrik rejimin çok sayıda subayı gözaltına alınırken bunların en dikkat çekenlerinden biri, Nubul beldesinde yakalanan Tuğgeneral Pilot Hamada Ali Murad oldu. Operasyon ayrıca eski rejim unsurları ve ona bağlı milislerden oluşan bir ağı da kapsadı.

Halep İç Güvenlik Müdürlüğü kaynakları, şu ana kadar gözaltına alınanların sayısının 50'yi aştığını belirtti. Terörle Mücadele Biriminin de katıldığı operasyonlarda eski rejime mensup subaylar, unsurlar ve muhbirler, kent ve kırsalın farklı bölgelerinde yakalandı.

FVGTHY
Halep'teki güvenlik operasyonunda çok sayıda aranan kişi gözaltına alındı (Güvenlik kaynakları)

Operasyon, Halep'teki Halvaniye, Meysir, Bab Yolu, Bab el-Hadid, Eski Halep, Beni Zeyd, Halidiye ve Hamdaniye mahallelerinin yanı sıra kuzey kırsalındaki Nubul ve Zehra beldelerini de kapsadı.

Nubul'da gözaltına alınan Tuğgeneral Pilot Hamada Ali Murad, sivillere yönelik çok sayıda ihlalden sorumlu olmak ve ailesinin yürüttüğü iddia edilen şüpheli faaliyetleri kolaylaştırmakla suçlanıyor. Bu faaliyetler arasında evlerin yağmalanması, taşınmazlara el konulması ve bunların satılması da bulunuyor.

CDVFGTHYJU
Halep'in kuzey kırsalında gözaltı ve takip operasyonları (güvenlik kaynakları)

Kaynaklar, operasyonun hedef alınan kişiler hakkında kapsamlı inceleme yapılması, faaliyetlerinin takip edilmesi ve sivillere yönelik geniş çaplı suç ve ihlallere karıştıklarına ilişkin delillerin toplanmasının ardından başlatıldığını belirtti. Haklarında yöneltilen suçlamalar arasında savaş suçları, terör, şantaj, yağma ile sivillere ve yerinden edilmiş kişilere ait taşınmazların istismar edilerek satılması yer alıyor.

Kaynaklar, Halep ve kırsalındaki güvenlik operasyonlarının hedeflerine ulaşılıncaya kadar devam edeceğini vurgulayarak amacın eski rejim güçlerine mensup aranan kişilerin yanı sıra terör örgütleriyle bağlantısı ve sivillere yönelik şiddet eylemlerine karıştığı tespit edilen diğer suçluların yakalanması olduğunu ifade etti.

Pilot tuğgeneral ve suçlamalarla karşı karşıya olan ailesi

Tuğgeneral Pilot Hamada Ali Murad, Nubul beldesi nüfusuna kayıtlı ve Hava Harp Okulunun 30. dönem mezunlarından. Helikopter pilotu olarak uzmanlaşan Murad, daha önce İdlib kırsalındaki Taftanaz Havalimanı'nda bulunan 63. Hava Helikopter Tugayı'nda görev yaptı.

Burada önce tugayın güvenlik subaylığı görevini üstlenen Murad, daha sonra eğitmen olarak Hava Harp Okuluna, ardından da Hava Enstitüsüne atandı.

Suriye'de devrik rejime karşı protesto hareketinin başlamasıyla Murad, irtibat subayı sıfatıyla Halep'teki Hava İstihbarat Şubesine nakledildi. Kaynaklara göre Murad, şube ile pilotlar arasındaki koordinasyonu sağlıyor, hava harekâtlarına ilişkin bilgilerin iletilmesi ve yönlendirilmesi ile Halep kenti ve kırsalında bombardıman hedeflerinin belirlenmesinde görev alıyordu.

DFGTHYJU
Tuğgeneral Pilot Hamada Ali Murad (Dolaşıma giren görüntü)

Halep'teki çatışmaların durmasının ardından Hamada, Hava Yeterlilik Enstitüsünün müdürlüğüne getirildi.

Bilgilere göre ailesinin bazı üyeleri de devrim yıllarında Murad'ın konumundan yararlanarak hırsızlık ve evlere el koyma faaliyetlerine karıştı.

Halep İç Güvenlik Müdürlüğü, resmi hesapları üzerinden yayımladığı açıklamada, adını vermediği pilotun Terörle Mücadele İdaresi ile iş birliği içinde yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alındığını bildirdi.

Açıklamada, operasyonun sivillere karşı suç işlemekle suçlanan bazı aranan kişileri hedef aldığı belirtilerek gözaltındaki pilotla ilgili soruşturmanın, devrik rejim dönemindeki faaliyetlerinin tüm ayrıntılarını ortaya çıkarmak amacıyla sürdüğü ifade edildi.

Kardeşi ve kuzenlerini ihbar etmekle suçlanıyor

Halep İç Güvenlik Müdürlüğü kaynaklarına göre son operasyon yalnızca belirli isimleri hedef almadı. Eski rejim saflarında yer alan ve onun yanında savaşan grupların tamamı operasyon kapsamında incelendi ve bazı grup liderleri ile mensupları gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında daha önce Eski Halep mahallelerinde faaliyet gösteren Halid Hazari grubunun dağıtıldığı, grup lideri ile Firas Kakko, Zekeriya el-Ahmed ve diğer bazı kişilerin gözaltına alındığı belirtildi.

Ayrıca Hamdi Mardeli'nin liderliğini yaptığı başka bir grubun da dağıtıldığı, Mardeli'nin Eski Halep'teki Bab el-Hadid Mahallesi'nde gözaltına alındığı ve Nureddin Alvan'ın da yakalandığı kaydedildi.

DFVGTHYJ
Hasan Rağıd ve babası... İhbarlar ve Eski Halep'te yerinden edilenlerin evlerinin yağmalanması (Dolaşıma giren görüntü)

Halep Valiliği Medya İlişkileri Müdürü Mu'tez Hattab, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda aralarında Hasan Rağıd İbrahim ile oğlu Rağıd Hüseyin İbrahim'in de bulunduğu bazı aranan kişilerin gözaltına alındığını açıkladı.

Baba ve oğlun daha önce 4. Tümen bünyesindeki 555. Alayda görev yaptığı, daha sonra eski Cumhuriyet Muhafızlarına bağlı 155. Tabura geçtiği belirtildi.

Babanın, kardeşinin gözaltına alınmasına yol açmakla suçlandığı ve kardeşinin Saydnaya Hapishanesi'nde hayatını kaybettiği ifade edildi. Ayrıca üç kuzeninin de gözaltına alınmasına neden olmak ve mallarına el koymakla suçlanıyor.

Söz konusu kişinin devrim yıllarında Halep'ten yerinden edilen ve göç etmek zorunda kalan kişilere ait 40'tan fazla taşınmazın yasa dışı yollarla satılmasına karıştığı da iddia edildi.

Hattab ayrıca Suriyelilere karşı suçlara karıştığını belirttiği Nur Alvan'ın yanı sıra eski Kudüs Tugayı'nın eski mensubu Husam es-Saad ile devrik rejim döneminde Hava İstihbaratında çalışmakla suçlanan ve “Ebu Vatan” olarak bilinen Halid eş-Şuhud'un da isimlerini paylaştı.

İç güvenlik birimi itiraz başvurusunu değerlendirdi

Öte yandan gözaltına alınan Halid Muhammed Abid'in babası, İç Güvenlik Komutanlığına bir itiraz dilekçesi sundu.

Baba, son güvenlik operasyonunda gözaltına alınan oğlu Halid'in dosyasının ve kendisine yöneltilen suçlamaların daha kapsamlı biçimde incelenmesinin ardından serbest bırakılmasını talep etti. Oğlunun devrim yılları boyunca devrik rejimin kontrolündeki bölgelerde bulunmadığını savundu.

Gözaltındaki kişinin babası, oğlunun kalp kası yetmezliği nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekerek başvurunun acilen incelenmesini istedi.

CDFRGTHYJ
Daha sonra babasının başvurusu üzerine serbest bırakılan gözaltındaki Halid el-Abid (Güvenlik kaynakları)

Baba, güvenlik güçlerinden oğlunun durumu ve kendisine yöneltildiğini söylediği asılsız suçlamaların incelenmesinin ardından uygun görülecek kararın alınmasını talep etti. Ayrıca oğlunun yaşanan süreçte sosyal medya üzerinden maruz kaldığı karalama ve itibarsızlaştırma nedeniyle itibarının medya ve hukuk yoluyla iade edilmesini istedi.

Halep İç Güvenlik Müdürlüğü, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada gözaltına alınan Halid Abid'in, hakkında yeterli delil bulunmaması ve kendisine yöneltilen suçlamaların zayıf kalması nedeniyle serbest bırakıldığını bildirdi.

Açıklamada, Abid'in sağlık durumunun da dikkate alındığı, kalp rahatsızlığı nedeniyle soruşturma sürecinin hızlandırıldığı ve bu doğrultuda serbest bırakılmasına karar verildiği belirtildi.