Kafkas Savaşı Türkiye ve İsrail için kolay bir zaferdir

Kafkas Savaşı Türkiye ve İsrail için kolay bir zaferdir
TT

Kafkas Savaşı Türkiye ve İsrail için kolay bir zaferdir

Kafkas Savaşı Türkiye ve İsrail için kolay bir zaferdir

Husam Aytani
Rusya’nın yüzyıldan fazla bir süredir nüfuz sahibi olduğu bir bölgede, Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes yapılması, Vladimir Putin’e kolay bir zafer kazandırmış oldu. Moskova’nın 9 Kasım’da taraflara dayattığı anlaşma, Rusya’nın Kafkasya bölgesindeki vazgeçilmez ve organize yönetimini yansıttı.
Yapılan bu açıklamalar 1990’larda Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan savaştan bu yana Rus– Ermeni ilişkilerinde kamuoyu desteğinin devam ettiğini, Azerbaycan ile Rusya arasında ise, özellikle petrol ve silah alımı alanlarında ortak çıkarlar konusunda dalgalanmaların olduğunu ortaya koydu.  Ancak Azerbaycan’ın zaferi, Rusya’nın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan üzerindeki baskısını artırmasına ve her biri güney Kafkasya’da büyük güvenlik ve ekonomik çıkarlara sahip olan iki yeni oyuncu olan Türkiye ve İsrail’e fırsat doğmasına neden oldu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yaptığı açıklamada; Ermenistan’da konuşlandırılan Rus kuvvetlerinin yaptığı gibi, Türk kuvvetlerinin de ateşkesi denetlemeye katılacağını duyurdu. Rusya’nın ateşkes yapılmasında Türklerin rolünü inkâr etmesi, Bakü’nün, savaşın kazanılması nedeniyle Ankara’ya teşekkür etmesini engelleyemedi. Mütarekeden birkaç gün öncesine kadar, Bakü'nün topraklarının yüzde 20'sini kaybetmesi ve Ermenilerin ele geçirdiği Karabağ ve çevresinde yaşayan bir milyon kişinin mülteciye dönüşmesi sonucunda savaşın sona ermesiyle Ermeni güçlerinin 1994'te yenilgiye uğratmasına benzer yeni bir yenilgiyle karşı karşıya kalınacak gibiydi.
Öte yandan Kafkasya'nın Türk imparatorluk algısında önemli bir yere sahip olduğunu belirtmekte fayda var. Osmanlı Türkiyesi'nin Rusya lehine yavaş yavaş kaybettiği bölge burasıdır. 1877-1878 savaşında Türklerin Kars ve Van'ın gerisine çekilmesiyle kalıcı olarak kaybedildi. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle bölge, yeniden ‘İttihat ve Terakki’ hükümetinin kaygılarının merkezinde yer edindi. O dönem İstanbul'daki iktidar üçlüsü, imparatorluğun kaybettiği toprakları geri kazanmayı ve Doğu Avrupa'da Almanya'nın önderliğindeki ‘Merkez’ güçlerin üzerindeki yükü hafifleten bir güney cephesiyle Rusya'yı işgal etmeyi amaçlayan ‘Kafkasya Harekâtı’ örgütledi. İttihat ve Terakki’nin hayallerini süsleyen bir diğer hedef ise saltanatın 17. yüzyılın sonundan itibaren Avrupa ülkelerine ve Balkan halklarına uğradığı kayıpların Kafkasya ve Orta Asya'da tazmin edilmesiydi. İttihat ve Terakki, eski Türk mirası ve halkları ile Kafkasya ve Orta Asya'nın hala Türk dil ailesinin dillerini konuşmasının yeni Türk imparatorluğunun kurulması için verimli bir zemin oluşturacağına inanıyordu. Rus ve Türk taraflarında yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan kampanyanın, Bolşevizmin Ekim Devrimi ve Moskova, Berlin ve müttefikleri arasındaki savaşı sona erdiren ve Sovyet Rusyası'nın dünya savaşından çekildiğini ilan eden Brest-Litovsk anlaşmasının ardından durduğu biliniyor.
Müttefiklerin zaferi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü ve üç paşa; Enver, Talat ve Cemal'in İstanbul'dan kaçmasına neden oldu. İroni şudur ki, bu trajik son, Enver ve Cemal'in kafasından Turan birliği hayallerini silemedi. Enver Paşa, Bolşevikleri aldattıktan ve onları kendi kuvvetlerinin saflarına dahil etmenin mümkün olduğuna ikna ettikten sonra Orta Asya'daki Sovyet iktidarına karşı isyancılara katıldı. Ardından orada öldürüldü. Cemal Paşa ise Afganistan'dan Sovyetlerle Afganistan ve Moskova arasındaki ilişkileri müzakere etmek için ordusunun eğitimini denetlediği Tiflis'e geçtikten sonra, Ermeni milliyetçileri tarafından öldürüldü. Bu olay Türkiye'nin Kafkasya ve Orta Asya'daki macerasını, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından ve ‘Adalet ve Kalkınma’ Partisinin Ankara'da iktidara gelmesinden sonra yeniden ortaya çıkıncaya kadar sona erdirdi.
Azeri zaferine bir diğer katkıyı sunan son yıllarda Bakü ile özellikle insansız hava araçları ve elektronik harp alanlarında askeri ve güvenlik ilişkileri geliştiren ve 1994 yılında Azeri ordusuna karşı büyük bir zafer kazanan Ermeni ordusunu yenmede ön askeri raporların belirleyici bir rol oynadığını gösteren İsrail oldu. İsrail, Azerbaycan’ın konumuyla özellikle İran’ın derinliklerinde keşif ve casusluk operasyonlarını kolaylaştırdığı için ilgileniyor. Bu İsrail’in Kafkasya bölgesinde ilk deneyimi değildi. Gürcistan ile 2008’de Rus- Gürcü savaşı ile gelişimi askıya alınan derin ilişkiler kurmuştu.



Kel kartaldan ballı dondurmaya... Trump ve Şi’nin Beyaz Saray’daki yemeğinin detayları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
TT

Kel kartaldan ballı dondurmaya... Trump ve Şi’nin Beyaz Saray’daki yemeğinin detayları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i Çinli liderin ziyaretinin ikinci gününün sonunda dün akşam Beyaz Saray’da düzenlenen resmi akşam yemeğinde ağırladı. Trump, etkinlik sırasında Şi’ye sembolik bir hediye olarak kel kartal heykeli takdim etti. Ayrıca Şi ve yemekteki diğer konuklara, yapımı halen devam eden Beyaz Saray’ın yeni büyük balo salonunu gezdirdi.

d
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı Beyaz Saray’da ağırladı. (DPA)

‘Amerika’yı simgeleyen’ kel kartal heykeli

Trump, Çin Devlet Başkanı’na, ABD’nin ulusal sembolü olan kel kartal heykeli hediye etti. Trump, hediyenin ‘olağanüstü bir Amerikalı sanatçı’ tarafından yapıldığını söyledi.

Trump, akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “Kel kartal, ABD’nin ulusal sembolü ve özgür Amerika’nın yükseklerde süzülen ruhunun bir temsilidir” dedi. Trump ayrıca, “Umarız Pekin’de kendisine güzel ve görkemli bir yer bulur” ifadesini kullandı.

f
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e bir kel kartal heykeli takdim ederken (EPA)

Balo salonuna davet

Çin Devlet Başkanı Şi’ye vereceği hediyeyi açıklamadan önce Trump, akşam yemeğinin konuklarını yapımı halen devam eden Beyaz Saray’ın yeni büyük balo salonunda gezmeye davet etti.

Trump, “Başkan Şi ve Bayan Peng onuruna özel bir jest olarak, buradaki herkesi arka kapıdaki şu güzel perdenin ardında bulunan yeri ziyaret etmeye davet etmek istiyorum. Burası tamamen aydınlatıldı ve harika görünüyor” dedi.

Trump sözlerini şöyle sürdürdü: “Oraya ilk ayak basan sizler olacaksınız. Muhtemelen bu geceki eğlence programının ardından bunu gerçekleştireceğiz. Herhangi birinizin, temiz ve pırıl pırıl olmasıyla dikkat çeken bu inşaat alanını ziyaret etmesinden onur duyarız.”

Söz konusu ziyaret, Beyaz Saray’da büyük resmi etkinlik ve törenlere ev sahipliği yapması amacıyla yeni bir balo salonu inşa edilmesi projesi kapsamında gerçekleştirildi.

Amerikan lezzetlerini Çin dokunuşlarıyla bir araya getiren akşam yemeği

Resmi akşam yemeğinin menüsü üç yemekten oluştu. Menüde ‘Amerikan malzemeleri ve hafif Çin dokunuşları’ bir araya getirilirken, yemekler First Lady Melania Trump’ın damak zevkinden ilham alınarak hazırlandı.

Melania, “Bir devlet yemeğinin planlanması çok sayıda ayrıntıyı içeriyor. Uyulması gereken bir protokol var ve bu etkinliğin her detayında yer aldım” dedi.

cyjuhgd
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda verilen devlet yemeğinde tercümanlar aracılığıyla konuşurken, First Lady Melania Trump Elon Musk’ı dinliyor. (AFP)

First Lady’nin ofisinin Fox News’e sunduğu etkinlik menüsüne göre, yemekte mevsimsel malzemelerin yanı sıra Amerikan ve Asya mutfaklarından esinlenen çeşitli yemekler yer aldı.

Başlangıç ​​olarak çorba ve mantar

İlk yemek, kadifemsi sarı kabak çorbası, yavaş pişirilmiş yabani mantar, çıtır pastırma ve taze soğan yağıyla hazırlandı.

Menüde yemek, tatlı sarı kabaktan hazırlanan, mevsimsel aromalarının zarif biçimde öne çıkarılması amacıyla özenle harmanlanmış, ipeksi kıvamda kadifemsi bir çorba olarak tanımlandı. Çorbaya ayrıca taze otlarla sotelenmiş yabani mantar eşlik etti.

Bu malzemeler bir araya gelerek zengin aromalı bir çorba oluştururken, çıtır pastırma yemeğe lezzetli ve isli bir tat kattı. Üzerine gezdirilen taze soğan yağı ise yemeğe ferahlatıcı bir dokunuş ve hafif sarımsak aroması verdi.

Susam kaplamalı levrek

Bir sonraki yemek, susam kabuğuyla kaplanmış levrek filetosu, yavaş pişirilmiş Çin lahanası, közlenmiş patlıcan ve Fransız usulü yeşil ot sosundan oluştu.

Menüdeki açıklamaya göre susam kabuğu, balığın yumuşaklığını korurken yemeğe kuruyemişi andıran aromatik bir tat kattı. Levrek, küçük ve çıtır Çin lahanası ile hafif karamelize bir lezzet kazanan közlenmiş patlıcanla servis edildi.

Yemeğin üzerine taze otlardan hazırlanan canlı yeşil renkte bir sos gezdirildi. Bu sos, yemeğe ferahlatıcı bir tat ve belirgin bir ekşilik kazandırırken, bahçe atmosferini çağrıştıran bir dokunuş sundu.

Vanilya ve ballı tatlı

Yemeğin sonunda ise iki lider ve konukları vanilyalı krema, Beyaz Saray balıyla hazırlanan dondurma, cevizli franjipan ve vişne reçelinin tadını çıkardı.

vfghyju
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in konuşmasını dinliyor. (AP)

Washington ile Pekin arasındaki ilişkiye övgü

Resmi akşam yemeğinde Trump, ABD ile Çin arasındaki ilişkilere övgüde bulunarak, iki ülkenin siyasi sistemleri arasındaki farklılıklara rağmen halklar arasındaki bağların devam ettiğini vurguladı.

Trump, “Başkan Şi de ben de iki farklı sistemi temsil ettiğimizin farkındayız, ancak halklarımız arasındaki bağlar sürüyor. Hiçbir zaman şu anda olduğundan daha iyi ilişkiler içinde olmadık” dedi.

Şi Cinping ise ziyaret sırasında Trump ve eşi Melania’ya gösterdikleri ‘cömert misafirperverlik’ nedeniyle teşekkür etti.


Gazze’de bir İHA’nın kazara patlaması sonucu iki İsrail askeri öldü

İsrail’in güneyindeki Aşkelon’da bir güvenlik olayı ihbarına müdahale eden iki İsrail askeri, 10 Ekim 2023 (Reuters)
İsrail’in güneyindeki Aşkelon’da bir güvenlik olayı ihbarına müdahale eden iki İsrail askeri, 10 Ekim 2023 (Reuters)
TT

Gazze’de bir İHA’nın kazara patlaması sonucu iki İsrail askeri öldü

İsrail’in güneyindeki Aşkelon’da bir güvenlik olayı ihbarına müdahale eden iki İsrail askeri, 10 Ekim 2023 (Reuters)
İsrail’in güneyindeki Aşkelon’da bir güvenlik olayı ihbarına müdahale eden iki İsrail askeri, 10 Ekim 2023 (Reuters)

İsrail ordusundan bir yetkilinin bugün yaptığı açıklamaya göre, dün Gazze Şeridi’nde bir İsrail insansız hava aracının (İHA) kazaen infilak etmesi sonucu iki İsrail askeri öldü.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, kimliğinin açıklanmasını istemeyen askeri yetkili, Gazze Şeridi’ndeki bir askeri mevzi yakınlarına düşen İsrail İHA’sının patlaması sonucu iki askerin yaralandığını belirtti.

İki askerin ‘patlamadan kısa bir süre önce İHA’ya yaklaştıklarını’ ifade eden yetkili, ölümlerinin kaldırıldıkları hastanede ilan edildiğini aktardı.

İsrail ordusu, ölen askerlerin 24 yaşındaki Nadav Kaley ve 23 yaşındaki Ofek Mualem olduğunu açıkladı.

Bu gelişmeyle birlikte, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği ve bin 200’den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırının ardından başlayan savaşta Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 970’e yükseldi.

Ölen askerlerden yedisinin, geçen yıl yürürlüğe giren ateşkesten bu yana öldüğü bildirildi.

7 Ekim saldırısına yanıt olarak İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği askerî harekâtta ise Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 74 bin Filistinli hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler (BM) bu verileri güvenilir kabul ediyor.


Brezilya lideri Lula, Trump'ı hedef aldı: Bizi sömürgeleştirmek istiyor

Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
TT

Brezilya lideri Lula, Trump'ı hedef aldı: Bizi sömürgeleştirmek istiyor

Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkenin doğal kaynaklarını ele geçirmek amacıyla seçime müdahale etmek istediğini söyledi.

Lula'nın seçim kampanyası ekibinin perşembe günü yayımladığı televizyon reklamında Cumhuriyetçi liderin, seçimi Lula'nın radikal sağcı rakibi Flavio Bolsonaro'nun lehine etkilemeye çalıştığı savunuldu.

Reklamda, "Flavio Bolsonaro, Trump'ın adayıdır ve Trump'ın istediği şey Brezilya'yı sömürgeleştirmek, zenginliklerimizi ele geçirmek, geleceğimizi çalmak ve bizi toz yığını içinde bırakmaktır" dendi.

Lula da X'teki paylaşımında rakibi Bolsonaro'yu Brezilya'nın doğal kaynaklarını ABD'nin kontrolüne açmak istemekle suçladı. "Ona kalsa Brezilya tekrar sömürgeye dönüşürdü" diye de ekledi.

İşçi Partili (PT) Devlet Başkanı Lula, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda salı günü yaptığı konuşmada da "Brezilya hiçbir ülkenin arka bahçesi değildir" diyerek üstü kapalı şekilde Trump'ı uyarmıştı.

PT'nin iletişim sorumlusu Eden Valadares, sözkonusu kampanya reklamının "Brezilya halkını uyarmak" amacıyla hazırlandığını belirtti.

Trump, eski Brezilya lideri Jair Bolsonaro'nun oğlu Flavio'ya açıkça destek verdiğini duyurmuştu.

ABD yönetimi ayrıca Brezilya'dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 25 gümrük vergisi getirmişti. Lula yönetimi, bu hamlenin ekonomik ve diplomatik baskı unsuru olarak kullanıldığını savunuyor. Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira karara tepki göstererek "ABD'ye teslim olmayacaklarını" söylemişti.

Diğer yandan radikal sağcı Liberal Parti'nin (PL) adayı olan Senatör Flavio'nun, iktidara gelmesi halinde babası hakkındaki mahkeme kararını iptal ettirmeyi planladığı da düşünülüyor. 

Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2025'te verdiği kararla Jair Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra "demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan" 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bolsonaro sağlık sorunları nedeniyle ev hapsinde tutuluyor.

Brezilya'da devlet başkanı seçiminin ilk turu 4 Ekim'de yapılacak. Guardian'ın aktardığına göre anketlerde Lula ve Bolsonaro başa baş gidiyor. Herhangi bir aday oyların yarısından fazlasını kazanamazsa 25 Ekim'de ikinci tura gidilecek.

Independent Türkçe, Guardian, El Pais