Irak, ordusunun silah kaynağını çeşitlendirmek için yönünü Fransa’ya çevirdi

Irak’ın silah ihtiyacı, ülkenin boğucu ekonomik kriz yaşadığı bu dönemde kaynak oluşturma engeliyle karşılaşabilir (Reuters)
Irak’ın silah ihtiyacı, ülkenin boğucu ekonomik kriz yaşadığı bu dönemde kaynak oluşturma engeliyle karşılaşabilir (Reuters)
TT

Irak, ordusunun silah kaynağını çeşitlendirmek için yönünü Fransa’ya çevirdi

Irak’ın silah ihtiyacı, ülkenin boğucu ekonomik kriz yaşadığı bu dönemde kaynak oluşturma engeliyle karşılaşabilir (Reuters)
Irak’ın silah ihtiyacı, ülkenin boğucu ekonomik kriz yaşadığı bu dönemde kaynak oluşturma engeliyle karşılaşabilir (Reuters)

Müeyyid et-Tarfi
Irak hükümeti, Bağdat'ın herhangi bir ülkeyle ilişkilerinin bozulması halinde ulusal ordusunun çalışmalarını baltalayabilecek muhtemel bir krizi önlemek için ordunun silah kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Bağdat'ın herhangi bir ülkeyle ilişkilerinin bozulması durumunda, DEAŞ saldırılarının yeniden başlaması ve silahlı gruplar ile milislerin nüfuzunu dayatmak için yaptığı hamleler gibi ülkenin güvenlik alanında sorun yaşadığı bir dönemde askeri yeteneklerinin büyük ölçüde felç olmasına sebep olacaktır.
Bu senaryo doğrultusunda, Bağdat, büyük bir bölümü mevcut ekonomik kriz ve DEAŞ ile savaşta zarar gören askeri kurumunun yeteneklerini destekleyecek anlaşmalar imzalamak için silah üretiminde uzman bazı ülkelerle iletişim kurmaya çalışıyor. Ülkedeki mevcut kriz, Savunma Bakanlığı’nın orduya teçhizat tedarik etme planlarını kötü etkiledi.
Bu sebeple, Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, ülkenin silah kaynaklarını çeşitlendirme planının bir parçası olarak 4 Kasım’da Fransa’yı ziyaret etti. İnad’ın açıklamasına göre, ziyaret kapsamında, Rafale tipi savaş uçağı başta olmak üzere hava savunma sistemi, helikopter ve Fransız silahlarının alımı için ön anlaşma yapıldı.
İnad, Savunma Bakanlığı’nın resmi sitesinde yayınlanan video mesajında, Fransız bir askeri üssü ziyaret ettiğini belirterek, “4’üncü nesil Rafale uçaklara binmek istediğimi dile getirdim. O, gelişmiş bir uçak. Satın almak istediğimiz uçak sayısını Fransa tarafına bildirdim” diye konuştu.

95 savaş uçağı
İnad’ın ifadesine göre, Irak’ın bu yöndeki arzusu, ülkenin silah kaynaklarını çeşitlendirme isteği ve 40 yıldan bu yana F1 uçakları, obüs ve uçaksavar füzeler gibi Fransız silahlarının kullanımıyla ilgili tecrübeden kaynaklanıyor.
Bağdat, geçtiğimiz yıllarda hava muharebe yeteneklerini ve helikopterleri geliştirmek için ABD (Bağdat ve Washington arasında daha önce Stratejik Çerçeve Anlaşması imzalanmıştı) Rusya ve Güney Kore ile yaptığı bir dizi anlaşmalar sonucunda bir uçak filosu oluşturdu. Ancak Bağdat, özellikle ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyondan aldığı destekle, 2014’te Irak’ın geniş bir alanını kontrol altına alan DEAŞ’a karşı verdiği savaş, hava gücünü geliştirme ve yenileme ihtiyacını ortaya çıkardı.
Irak’ın halihazırda ABD, Rusya, Kore ve Çekya menşeli 95 savaş uçağı bulunuyor. Bu uçakların hepsi, 2003 sonrası yapılan anlaşmalarla satın alındı. Ancak uzmanlara göre, bu sayı, özellikle çöl arazilerinin ülke topraklarında geniş yer tutması dikkate alındığında Irak semalarını korumak ve düşman hedeflerini vurma için yeterli değil.

Şimdi silah alma zamanı değil
Irak’ın silah ihtiyacı, ülkeyi memur maaşlarını ödemek için borçlanmaya zorlayan boğucu bir ekonomik krizin gölgesinde kaynak oluşturma engeliyle karşılaşabilir.
Bu bağlamda, Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Latif Mustafa, mevcut ekonomik kriz nedeniyle şu anki durumun silah anlaşması yapmaya müsait olmadığını belirterek, “Meclis, ekonomik durumların iyileşmesinin ardından Irak ordusuna hava savunma sistemi başta olmak üzere modern silahların alımını destekleyecek” dedi. Kaynak ayırma noktasında önceliklerin bulunduğunu söyleyen Mustafa, “Irak, özellikle DEAŞ’ın ülke için tehlike oluşturmaya devam etmesi nedeniyle çeşitli menşelerden gelişmiş silahlara acil ihtiyaç duyuyor” ifadesini kullandı. Mustafa, Komisyon’un, bu tür silahların alandaki uzmanlar tarafından uygulanan testlerden geçmesinin ardından orduya tedarik edilmesini desteklediğini kaydetti.

Silaha karşılık petrol
Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Bedr ez-Ziyadi, silah satın alma anlaşmalarını finanse etme hususunda silah karşılığında petrol verme ilkesinden yararlanılmasını umduğunu söyledi. Ziyadi, “Silahlanma kaynaklarının çeşitlendirilmesi oldukça önemli. Irak’a silah tedariki meselesi belirli bir devletin tekelinde olmamalıdır” dedi.
Ziyadi, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’nin bu konuda bir prensip anlaşması imzalamasını beklediğini belirterek, Güvenlik ve Savunma Komisyonu’nun ister Fransa ister Çin isterse Rusya olsun birden fazla devletle silah anlaşması yapılmasını ve silah kaynağının çeşitlendirilmesini destekleyeceğini dile getirdi.
Irak’ın hava savunma alanı başta olmak üzere gelişmiş silahlara ihtiyacı var. Irak ve Fransa arasındaki ilişkilerin gözle görülür şekilde ilerleme kaydetmesi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Irak Başbakanı Kazimi’nin karşılıklı ziyaretlerinin ardından geldi.

Hava savunma sistemine acil ihtiyaç var
Eski Savunma Bakanlığı Müsteşarı ve Askeri Uzman Safa el-Asam, Irak’ın son yıllarda eksikliğini hissettiği hava savunma sistemine acil ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Bu ihtiyacın, Bağdat’ı, kendisine hava savunma sistemi satmayı reddeden ABD dışında başka ülkeler aramaya zorladığını anlatan Asam, “Washington, Irak’a gelişmiş silahlar tedarik etme noktasında ciddi olmadı. Yetkililer özellikle hava savunma sistemiyle ilgili talep ettikleri askeri ekipmanların tamamını alamadılar” dedi.

Borca batan Irak
Mustansıriyye Üniversitesi Siyasi Bilimler Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsam el-Feyli, Irak’ın yönünü Fransa’ya çevirmesinin, ABD’nin dışında başka bir silah kaynağı bulma arayışının sonucu olduğunu ancak ülkenin içinden geçtiği mevcut ekonomik krizin Paris ile bu alanda bir anlaşma imzalamaya imkan tanımayacağını söyledi. Feyli, “Özellikle Bağdat silah alanında ABD ile yaptığı anlaşmaya bağlıyken, yeni bir silah anlaşması imzalaması, Irak’ın borç ve kriz bataklığında boğulmasına sebep olacak” ifadesini kullandı. Feyli, Paris ile silahlanma anlaşması yapılmasının Fransız uzmanların Irak’ta bulunması anlamına geleceğini ve bu uzmanların güvenliğini sağlama ihtiyacının ortaya çıkacağını belirterek, dünya ülkelerinin savaş görevlerinde uzaktan yönetilen silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) rağbet ettiğine dikkat çekti.



Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.


Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
TT

Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)

Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamaya göre ABD, Ortadoğu’daki savaş sırasında İran yanlısı silahlı gruplar tarafından defalarca hedef alınan Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Müsteşarı ile ABD Maslahatgüzarının dün ABD’nin Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki Büyükelçilik Diplomatik Destek Sahası’nın Irak Hükümetine Devri Anlaşması’nı imzaladığını duyurdu.

Açıklamada, söz konusu adımın ‘Irak hükümetinin Uluslararası Koalisyonun misyonunu ve Irak’taki yabancı askeri varlığını 30 Eylül 2026 olarak belirlenen takvime uygun şekilde sonlandırmaya yönelik prosedürleri tamamlama çabaları kapsamında’ atıldığı belirtildi.

İran ile müttefik olan gruplar, yıllardır Washington liderliğindeki DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu bünyesinde Irak’ta konuşlu yabancı güçlerin çekilmesi çağrısında bulunuyor ve ülkedeki ABD tesisleri ile çıkarlarını hedef alıyordu.

Ortadoğu’daki savaş süresince bu gruplar, Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki tesis de dahil olmak üzere ABD mevzilerini 600’den fazla kez hedef aldı.

Iraklı bir güvenlik yetkilisi ve diplomatik bir kaynak, bu ayın başlarında AFP’ye yaptıkları açıklamada ABD güçlerinin tesisi tahliye ettiğini bildirdi.

Bağdat ve Washington, radikal örgütün Irak’ın kuzeyi ve batısında geniş alanları ele geçirmesinin ardından 10 yıl önce başlatılan koalisyon misyonunu sonlandırma konusunda 2024 yılında anlaşmaya varmıştı.

Koalisyon güçleri şu anda yalnızca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’deki havalimanında konuşlanmış durumda.

Koalisyonun varlığı, özellikle DEAŞ’ın 2017 sonlarında mağlup edilmesinden bu yana Irak makamları ile gruplar arasında sürekli bir gerilim kaynağı oluşturuyordu.

Bu yıl göreve gelmesinden bu yana Başbakan Ali ez-Zeydi, silahların devletin elinde toplanması ve grupların cephaneliklerini teslim etmesi sözü verdi.

Yetkililer, koalisyon misyonunun sona ermesinin, söz konusu grupların silahlarını ellerinde tutmak için dayandıkları temel gerekçelerden birini ortadan kaldırdığını belirtiyor.