Karabağ Anlaşması… İran kaybetti, Erdoğan’a zafer takdim edildi

Görünen o ki, Moskova'nın Bakü ile Erivan arasında ortaya koyduğu ve dayattığı anlaşmanın en büyük kaybedeni Tahran olacak.

Karabağ Anlaşması… İran kaybetti, Erdoğan’a zafer takdim edildi
TT

Karabağ Anlaşması… İran kaybetti, Erdoğan’a zafer takdim edildi

Karabağ Anlaşması… İran kaybetti, Erdoğan’a zafer takdim edildi

Hasan Fahs
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev’in Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyareti sıradan bir durum olarak değerlendiremeyiz. Lavrentiev’in Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ile gerçekleştirdiği görüşmede, Suriye arenasındaki son gelişmeler, Rusya'nın Suriye anayasa hazırlama komitesindeki çalışmaları yeniden canlandırma çabaları, Astana müzakere süreci, İdlib'de yaşananlar, Suriyeli mültecilerin koşulları ve bazı terörist grupların faaliyetleri gibi gündem maddeleri masaya yatırıldı.
Rusya'nın Ankara ziyareti, Moskova'nın, Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan ve Azerbaycan devletleri arasında yeniden patlak veren savaşta elde ettiği başarının ardından geldi. Doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gözetiminde yapılan anlaşma Bakü'ye, Erivan veya Tahran karşısında net bir zafer verdi. Bu anlaşma Ankara’ya ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir zafer takdim etmiş oldu. Bahse konu anlaşma bu savaşta Erdoğan’ın Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev'in arkasında durma seçeneğinin yerinde olduğunu ortaya koydu ve başarısının Güney Kafkasya bölgesine yayılma olasılığı konusundaki arzularını perçinledi. Arzuladığı ihtişamı ve yeni Osmanlıyı inşa etme hayali tekrar canlandı. Daha önce Suriye, Libya ve Mısır'da bu hayallerini alt üst eden veya akamete uğratan engellerle karşı karşıya kalmıştı.
Dağlık Karabağ bölgesinde elde edilenlerin etkisiyle olsa da Moskova ve Putin, Suriye krizi hattındaki çabalarını harekete geçirmek için tekrar kolları sıvadı. Moskova’nın bu adımı, ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili tartışmaların Demokrat aday Joe Biden lehine neredeyse çözülmesinden sonra geldi. Başka bir deyişle, Suriye rotasının yeniden canlandırılması, Beyaz Saray yönetiminin Ortadoğu'da alabileceği ve Rus politikalarına uymayan herhangi bir Amerikan girişimini engelleme adımının bir parçasıdır. Bu girişimler; yeni savunma bakanının son açıklamalarına göre, gerek Başkan Donald Trump tarafından Amerikan kuvvetlerinin bölgeden tamamen çekilmesi kararının uygulanması, gerekse eski Başkan Barack Obama'nın stratejisine benzer farklı bir stratejinin yeni başkan Joe Biden tarafından benimsenmesi olabilir. Biden, Obama döneminde başkan yardımcısı olduğu için onun stratejisini en ince ayrıntılarına kadar biliyor.
Hiç şüphe yok ki İdlib'deki durum, Suriye krizinin çözümü, siyasi çözüm aşamasına geçiş, güvenlik sorunun çözüme kavuşturulması gibi konularda Rus yönetiminin önünde önemli bir sorun teşkil etti. Bu da İdlib’deki duruma ilişkin Rusya-Türkiye müzakerelerinin yapılmasını zorunlu kıldı. İdlib; Rusya, İran ve Türkiye ortaklığıyla varılan Astana Anlaşması’na göre “gerilimi azaltma bölgelerinin” sonuncusu olmuştu. Soçi’de Putin ile Erdoğan arasında gerçekleşen ikili görüşme çok önemli bir konudur. İdlib’deki durum, Suriye arenasındaki çözüm çabalarını ve bu ülkenin ekonomik, kalkınma ve politik açıdan yeniden yapılanma aşamasına geçişini baltalayabilecek dramatik gelişmelerin engellenmesi için Rusya'nın bir ön hamlede bulunmasını gerekli kıldı.
Azerbaycan'ın zaferi, Erdoğan'ın doğuya yönelip Kafkasya ve Orta Asya'daki Türk halklarıyla yeniden temasa geçmesine yol açıyor. Bu durum Erdoğan’ın stratejik vizyonunun açıklaması niteliğinde. Dolayısıyla Ankara, Suriye'deki çözüm sürecini kolaylaştırarak Moskova'nın bu gizli anlaşmasına karşılık vermelidir. Bahse konu anlaşma Erdoğan ve Türkiye'yi Rusya'ya yakın olmaya zorluyor. Özellikle Moskova’nın Karabağ'daki anlaşmayı, Minsk Komitesi olarak bilinen ve Ermenistan-Azerbaycan krizi ile ilgilenen ülkelerden çok daha ötesine dayatabilmesinden beri. Rusya hem Washington'u hem de Paris'i bu hayati bölgede meydana gelen stratejik ve jeopolitik çatışmalardaki etki çemberinden çıkarttı. Moskova ayrıca kuzey sınırlarında olup bitenler, bölgedeki jeopolitik etkisinin büyüklüğü ve etki ile rol haritasındaki konumu ile en alakadar ülkelerden biri olmasına rağmen İran’ı da bu hususta çemberin dışında bıraktı.
Moskova'nın Bakü ile Erivan arasında hazırlayıp dayattığı anlaşma sonucunda İran, çeşitli hususlar sebebiyle jeopolitik olarak en çok kaybeden ülke olabilir. Belki de bunun en önemli nedenlerinden biri, yaşananların önemine ve bölgesindeki yansımalarına rağmen iki taraf arasında müzakere kanallarını açmak için hızlı hareket etme inisiyatifini almamış olmasıdır. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi’nin önderliğindeki girişimin ve diplomatik hareketliliğin uzatmalarda gelmesi de bir başka önemli neden olabilir. Moskova, anlaşmayı ve maddelerini açıklamaya hazırlanırken, imzalanan anlaşma Bakü'ye Azerbaycan ile Nahçıvan’ı birbirine bağlayan yeni bir kara koridoru sunuyor. Bu adım Rusya'nın himayesinde ve denetiminde gerçekleşecek. Bu durum, iki ülke arasında 1994'te krizin patlak vermesinden bu yana İran’ın oynadığı rolü bugün kaybettiğini ortaya koyuyor.
Tahran, Azerbaycan'ın Ermenistan'ın işgal ettiği toprakları geri alma hakkını destekleyerek ilan ettiği yeni konuma yatırım yapabilir ve anlaşmayı destekleyebilir. Tahran, İran'da ikinci milliyetçi bloğu oluşturan Azerbaycan bileşenini sakinleştirmek ve bu hassas aşamada iç istikrarı tehdit edebilecek her türlü hareketin ve yaşadığı karmaşık krizlerin gölgesini ortadan kaldırmak doğrultusunda adımlar atabilir. Tahran, Moskova ile ilişkilerinde stratejik ve jeopolitik konumu hakkında geniş incelemelere kapı aralıyor ve Suriye arenasına kadar bu bölgedeki işbirliğinin geleceği hakkında pek çok soruyu gündeme getiriyor.

*Bu makale, Şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevirilmiştir.



Brezilya lideri Lula, Trump'ı hedef aldı: Bizi sömürgeleştirmek istiyor

Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
TT

Brezilya lideri Lula, Trump'ı hedef aldı: Bizi sömürgeleştirmek istiyor

Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)
Lula, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında "Brezilya demokrasisi Brezilyalılarındır" demişti (AP)

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkenin doğal kaynaklarını ele geçirmek amacıyla seçime müdahale etmek istediğini söyledi.

Lula'nın seçim kampanyası ekibinin perşembe günü yayımladığı televizyon reklamında Cumhuriyetçi liderin, seçimi Lula'nın radikal sağcı rakibi Flavio Bolsonaro'nun lehine etkilemeye çalıştığı savunuldu.

Reklamda, "Flavio Bolsonaro, Trump'ın adayıdır ve Trump'ın istediği şey Brezilya'yı sömürgeleştirmek, zenginliklerimizi ele geçirmek, geleceğimizi çalmak ve bizi toz yığını içinde bırakmaktır" dendi.

Lula da X'teki paylaşımında rakibi Bolsonaro'yu Brezilya'nın doğal kaynaklarını ABD'nin kontrolüne açmak istemekle suçladı. "Ona kalsa Brezilya tekrar sömürgeye dönüşürdü" diye de ekledi.

İşçi Partili (PT) Devlet Başkanı Lula, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda salı günü yaptığı konuşmada da "Brezilya hiçbir ülkenin arka bahçesi değildir" diyerek üstü kapalı şekilde Trump'ı uyarmıştı.

PT'nin iletişim sorumlusu Eden Valadares, sözkonusu kampanya reklamının "Brezilya halkını uyarmak" amacıyla hazırlandığını belirtti.

Trump, eski Brezilya lideri Jair Bolsonaro'nun oğlu Flavio'ya açıkça destek verdiğini duyurmuştu.

ABD yönetimi ayrıca Brezilya'dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 25 gümrük vergisi getirmişti. Lula yönetimi, bu hamlenin ekonomik ve diplomatik baskı unsuru olarak kullanıldığını savunuyor. Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira karara tepki göstererek "ABD'ye teslim olmayacaklarını" söylemişti.

Diğer yandan radikal sağcı Liberal Parti'nin (PL) adayı olan Senatör Flavio'nun, iktidara gelmesi halinde babası hakkındaki mahkeme kararını iptal ettirmeyi planladığı da düşünülüyor. 

Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2025'te verdiği kararla Jair Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra "demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan" 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bolsonaro sağlık sorunları nedeniyle ev hapsinde tutuluyor.

Brezilya'da devlet başkanı seçiminin ilk turu 4 Ekim'de yapılacak. Guardian'ın aktardığına göre anketlerde Lula ve Bolsonaro başa baş gidiyor. Herhangi bir aday oyların yarısından fazlasını kazanamazsa 25 Ekim'de ikinci tura gidilecek.

Independent Türkçe, Guardian, El Pais


ABD ve İran, Hürmüz Boğazı için kademeli anlaşmada uzlaşabilecek mi?

ABD ve İran arasında anlaşmaya varılamaması nedeniyle Hürmüz'deki kriz devam ediyor (Reuters)
ABD ve İran arasında anlaşmaya varılamaması nedeniyle Hürmüz'deki kriz devam ediyor (Reuters)
TT

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı için kademeli anlaşmada uzlaşabilecek mi?

ABD ve İran arasında anlaşmaya varılamaması nedeniyle Hürmüz'deki kriz devam ediyor (Reuters)
ABD ve İran arasında anlaşmaya varılamaması nedeniyle Hürmüz'deki kriz devam ediyor (Reuters)

ABD ve İran arasında, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi için kademeli bir anlaşma üzerinde çalışılıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan kaynaklar, ABD'li ve İranlı müzakerecilerin New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda iletişim kurduğunu söylüyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de dünkü açıklamasında, ABD tarafına arabulucular üzerinden 7 günlük bir plan sunulduğunu belirtti.

Tahran yönetimi, 7 gün boyunca Lübnan'daki saldırılar da dahil askeri operasyonların sonlandırılmasını talep ediyor. ABD'nin, İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması, İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırması ve Hürmüz'deki ablukayı bitirmesi isteniyor. Bu aşamaların ardından Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi ve iki ülke arasında İran'ın nükleer programıyla ilgili kapsamlı görüşme yürütülmesi öngörülüyor.

İranlı yetkililere göre plan, haziranda üzerinde anlaşılan 60 günlük mutabakat zaptıyla aynı özellikleri taşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, temmuzda Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde İran'la geçici mutabakatın sonlandığını söylemişti.

New York Times'a konuşan Amerikalı bir yetkili, Beyaz Saray'ın plana olumlu yaklaştığını ancak süreci aceleye getirmek istemediklerini söylüyor.

Ancak müzakerelerde temel anlaşmazlıkların çözülemediği de aktarılıyor. Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan diplomatlara göre iki taraf da ilk adımı atarak elindeki kozu bırakmaya yanaşmıyor. Washington ve Tahran'ın birbirlerinden kalıcı tavizler elde etmeden hamle yapmak istemediği yazılıyor.

Ara seçimlerden önce varılacak bir anlaşma Trump'ın yararına olabilir zira Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması Körfez'deki gerilimi hafifleteceği gibi petrol fiyatlarının kontrol altında tutulmasını da sağlayabilir.

Öte yandan İran da ABD ablukası altında iyice ağırlaşan ekonomik krizden kurtulmak istiyor.

Eski ABD müzakerecilerinden Dennis Ross ise ABD'de kasımda yapılacak ara seçim öncesi anlaşmaya varılma ihtimalinin yüzde 30 olduğunu savunuyor. Analist, ara seçimlerin ardından Trump'ın Tahran yönetimine baskıyı artırabileceğine, çeşitli askeri operasyon seçeneklerini değerlendirebileceğine dikkat çekiyor.

Diğer yandan Tahran yönetimi de ABD'nin yeniden saldırıya geçme ihtimaline karşı hazırlanıyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen İranlı bir diplomat şu ifadeleri kullanıyor:

Parmağımız tetikte. Amerikalılar ne yapmaları gerektiğini biliyor ancak aşırı talepleri nedeniyle bu sorunun diplomasi yoluyla çözülme ihtimali son derece düşük.

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, Amerikan medya kuruluşu Fox News'da dün yayımlanan röportajında, "Biz savaş peşinde değiliz; ancak bize her saldırıldığında kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz" dedi.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times, Tesnim


Devrilen vinci kaldırmaya çalışan vinç de evin üzerine düştü

Florida'nın Fort Lauderdale kentindeki bir eve düşen vinci kaldırmaya çalışan itfaiye ekiplerinin kullandığı ikinci vinç de evin üzerine devrildi (Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma)
Florida'nın Fort Lauderdale kentindeki bir eve düşen vinci kaldırmaya çalışan itfaiye ekiplerinin kullandığı ikinci vinç de evin üzerine devrildi (Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma)
TT

Devrilen vinci kaldırmaya çalışan vinç de evin üzerine düştü

Florida'nın Fort Lauderdale kentindeki bir eve düşen vinci kaldırmaya çalışan itfaiye ekiplerinin kullandığı ikinci vinç de evin üzerine devrildi (Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma)
Florida'nın Fort Lauderdale kentindeki bir eve düşen vinci kaldırmaya çalışan itfaiye ekiplerinin kullandığı ikinci vinç de evin üzerine devrildi (Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma)

ABD'nin Florida eyaletindeki bir eve düşen vinci kaldırmaya çalışan itfaiye ekiplerinin kullandığı ikinci vinç de evin üzerine devrildi.

Kamyona bağlı vincin çatının üzerine düşmesinin ardından itfaiye ekipleri, perşembe günü TSİ 16.15 civarında Fort Lauderdale'deki eve acilen gitti.

Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma Servisi sözcüsü Frank Guzman, The Independent'a yaptığı açıklamada "Vincin düştüğü ev, ciddi yapısal hasar gördü" dedi.

İtfaiye ekiplerinin çektiği videoda, vincin ağırlığı nedeniyle kamyonun havaya kalktığı ve sadece ön yolcu tarafındaki lastiğin yerde kaldığı görülüyor. Vinç, evin garajının İspanyol kiremitli çatısına oturdu.

Miami Herald'a konuşan Guzman, ekiplerin ilk vinci kaldırmak için kamyona bağlı başka bir vinç getirdiğini ancak taşıdığı ağırlık nedeniyle bu vincin kirişinin evin üzerine düştüğünü söyledi.

Olayda kimse yaralanmadı. Bir komşu, ev sahibinin tadilat yaptığını söyledi.

Yayın kuruluşu WSVN'e konuşan Mike isimli komşu, "Böyle bir şeyin yaşandığına şahit olmak çok üzücü. Bu benim yeni bir arkadaşım; mahalleye yeni taşınmıştı ve evi yeniliyordu" dedi.

Şu anda ona ve ailesine çok üzülüyorum çünkü bu eve taşındıkları için çok heyecanlanmışlardı ve şimdi sırf biri yeterince dikkatli davranmadığı ve yapması gerekeni yapmadığı için bu trajediyle başa çıkmak zorundalar.

fvgthyju
Yetkililere göre itfaiye ekipleri ilk vinci kaldırmak için başka bir vinç getirdi ancak taşıdığı ağırlık nedeniyle kirişi evin üzerine çöktü (Fort Lauderdale İtfaiye ve Kurtarma)

İlk vincin çökmesine neyin yol açtığı henüz belli değil. Hasarı incelemek üzere bir itfaiye müfettişi ve belediyenin imar birimi olay yerine çağrıldı.

Haberlere göre geçen perşembe günü New Jersey'nin River Vale kasabasında, bir ağaç bakım şirketine ait kamyonun altındaki zemin çökünce araca bağlı vinç iki evin üzerine devrilmişti.

Hasar gören evlerden birinin sahibi Dina DeMayo, yayın kuruluşu WABC'ye yaptığı açıklamada, "Vinç garajı ikiye böldü, tavandan içeri girip aşağıya doğru bir yarık açtı. Ben de 911'i aradım ve onlar da evden çıkmamızı söyledi" demişti.

Olayda kimse yaralanmamıştı.

Independent Türkçe