Williams: Libya’da barış için "nadir bir fırsat" yakalandı

Stephanie Williams
Stephanie Williams
TT

Williams: Libya’da barış için "nadir bir fırsat" yakalandı

Stephanie Williams
Stephanie Williams

Libya’da tüm taraflar kapsamlı bir ateşkes taahhüdünde bulundu ve Libya’daki taraflar genel seçimler için siyasi bir harita ve zaman çerçevesi üzerinde anlaştı. Sağlanan uzlaşı, ülkenin uluslararası destekle siyasi süreç yolunda bugüne kadar kaydettiği en büyük ilerleme. 
Bu gelişme üzerine iyimserliğini dile getiren Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams, Güvenlik Konseyi'ni bu süreci desteklemeye ve ülkede barış ve istikrarın sağlanması için ayağına gelen bu "nadir fırsatı" kaçırmamaya çağırdı.
Williams, video konferans yoluyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerine yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Libya'da barış ve istikrar arayışında büyük ilerleme kaydettik. Yıllarca süren baskı, bölünme, kaos, sefalet ve çatışmadan sonra Libyalılar, Libya vizyonunu ileriye taşımak için bir araya geliyor. Bu Libyalılara, ülkenin egemenliğinin vurgulanması için vatanlarının birliğini koruma fırsatı sunuyor. Ateşkesin devam etmesi ile birlikte Libya'daki Birleşmiş Milletler Destek Misyonu (UNSMIL), Güvenlik Konseyi ve Berlin Grubu'nun da desteğiyle, Libya’daki taraflar arasında kolayca diyalog kurulmasını sağladı. Çabalar ilk olarak ülke çapında kalıcı bir ateşkes anlaşmasının imzalanmasına yol açtı. Libya (5 + 5) Ortak Askeri Komisyonu (JMC) üyeleri Cenevre’de toplantılar gerçekleştirdi. Toplantıya katılan üyeler anlaşmazlıkları bir kenara bıraktılar, milli bir ruh ile hareket edip BM Genel Sekreteri António Guterres’in küresel ateşkes çağrısına kulak verdiler. Bu, tarihi bir anlaşmaydı."
Williams sözlerine şöyle devam etti: “Profesyonellik ve sorumluluk Ortak Askeri Komisyon tarafından ortaya kondu. Bu da 9 Kasım'da Tunus'taki Libya Siyasi Diyalog Forumu oturumuyla resmen başlatılan siyasi sürecin yeniden hayat bulmasının yolunu açtı. Libya Siyasi Diyalog Forumu, Güvenlik Konseyi’nin 2510 sayılı kararı ile onayladığı Berlin konferansının sonuçları esas alınarak oluşturuldu. 15 Kasım'da, Libya Siyasi Diyalog Forumu, 24 Aralık 2021 tarihinde başkanlık ve anayasa seçimlerinin yapılması için belirlenecek siyasi bir yol haritasını kabul etti. Üzerinde mutabık kalınan "Kapsamlı Çözüme Hazırlık Aşaması" başlıklı belge siyasi anlaşma ile entegre durumda, ilkeleri ve hedefleri belirlendi. Geçiş sürecine ve önemli zaman dilimlerine rehberlik eden hedefler, yeni bir yürütme otoritesinin, anayasal düzenlemelerin ve seçimlerin Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını amaçlıyor.”
Seçimlerin tarihinin belirlenmesi ile aynı zamanda yol haritasının da belirlendiğine değinen Williams, “Tarihlerin nihai olarak belirlenmesi, bağımsız pozisyonlar belirlemek ve yeni yürütme organını onaylamak üzere ilgili kurumları harekete geçmeye zorluyor. Başarısızlık durumunda forum, Berlin konferansı ve 2510 sayılı kararın sonuçları doğrultusunda yeni kararlar almak için yeniden bir araya gelecek. Libya Siyasi Diyalog Forumu, yol haritasının uygulanmasını izlemek ve seçimlere yönelik gerekli standartları ortaya koymak için düzenli olarak toplanmakla görevlendirildi. Bu mekanizmalar, Libya halkının seçimlere yönelik mutlak talebinin bir garantörü olması kapsamında sonsuz bir geçiş sürecini engelliyor. Forum katılımcıları “otoritelerin ve Başkanlık Konseyi'nin yetkilerinin reforme edilmesi ve ayrı bir başbakanlık görevi oluşturulması" konularında anlaşmaya vardılar. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından yürütülecek olan geçiş sürecinde “seçimlerin yapılması, devlet kurumlarının yeniden birleştirilmesi ve seçimler yapılana kadar halka güvenlik ve temel hizmetlerin sağlanması” hükümetin temel sorumlulukları olacak. Libya Ulusal Mutabakat Hükümetine, Başbakan ve iki yardımcısı başkanlık edecek.
BM Libya Özel Temsilcisinin Yardımcısı Stephanie Williams sözlerini şöyle noktaladı: “Libyalılar, üzerine düşen rolü oynadı. Libyalı taraflar arasında yapılan anlaşmalar desteklenmeli. Libya'nın içişlerine müdahale edilmemeli. BM tarafından konulan silah ambargosu tam anlamıyla uygulanmalı. Güvenlik Konseyi barışın yeniden tesis edilmesi için ayağa kadar gelen bu nadir fırsatı baltalamaya yönelik girişimleri engellemeli ve barışın tehlikeye atılmasına müsaade etmemeli."



Suriye'de işkence suçlamasıyla ilgili Lübnan'da ilk tutuklama kararı

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Suriye'de işkence suçlamasıyla ilgili Lübnan'da ilk tutuklama kararı

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan yargısı, dün Lübnan’da gözaltına alınan eski bir Suriyeli yetkili hakkında işkence ve cinayet suçlamaları yöneltti. Bu adım, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından bir ilk olarak değerlendiriliyor.

Suriye ordusu eski Tuğgenerali Adil İsa hakkında yürütülen soruşturma kritik bir aşamaya geldi. Lübnan Temyiz Savcılığı, Şam’ın iade talebi doğrultusunda yapılan sorgulamanın ardından İsa hakkında Suriye’de cinayet, işkence ve fitne çıkarmak suçlamalarıyla tutuklama kararı verdi. Lübnan yargısı, İsa’nın Suriye makamlarına teslim edilmesi ya da Lübnan’da yargılanmaya devam edilmesi seçeneklerini değerlendiriyor.

Bu gelişme, Washington’un Lübnan-İsrail müzakerelerini kurtarmak için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı. Lübnan Özel Askeri Koordinasyon Grubu (MCG4L) Başkanı ABD’li General Joseph Clearfield, Beyrut’u ziyaret ederek üst düzey yetkililerle görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ziyaret, güneyde gerilimin sürdüğü bir ortamda müzakere sürecini ilerletmeyi amaçlıyor.

Beyrut, İsrail’in yıkım operasyonlarının durdurulması, “pilot bölgelerin” kapsamının genişletilmesi ve İsrail güçlerinin çekilmesi için net bir takvim belirlenmesi taleplerinde ısrar etti. Gelecek müzakere turunun koşullarına ilişkin anlaşmazlıklar ise çözüme kavuşturulamadı. Bu süreçte İsrail’in düzenlediği hava saldırıları ve gerçekleştirdiği saldırılar sahadaki baskının daha da artmasına neden oldu.

Mevcut süreci reddeden bir açıklama yapan Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise gündemdeki “çerçeve anlaşmasının” “ne bir anlaşma ne de bir çerçeve, aksine yönetimin imzaladığı İsrail dayatmaları” olduğunu söyledi. Kasım, 2024 tarihli anlaşmayı ise “üzerinden hareket ettiğimiz tavan” olarak gördüklerini belirterek, bu anlaşmaya bağlılıklarını yineledi.


Yerleşimciler Kusra'daki Filistin evlerini kuşattı... Washington, Netanyahu'ya saldırıyı kınaması için baskı yapıyor

Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
TT

Yerleşimciler Kusra'daki Filistin evlerini kuşattı... Washington, Netanyahu'ya saldırıyı kınaması için baskı yapıyor

Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)

Batı Şeria’nın işgal altındaki Kusra beldesinde dün çekilen görüntülerde, yerleşimcilerin Filistinli bir ailenin evinin önüne çadır kurduğu görüldü. Bir süre sonra İsrail güçleri bölgeye gelerek çadırı söktü. Yerleşimcilerin, Filistinlilerin topraklarını terk etmeye zorlamayı amaçladığını söylediği abluka ise sürüyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre yerleşimciler yaklaşık bir haftadır Kusra’daki Filistinlilerin evlerini kuşatıyor. Bu durum, insan hakları örgütlerinin yerleşimcilerin daha fazla toprağı ele geçirmek amacıyla koordineli faaliyet yürüttüğünü belirttiği bölgede Filistinliler üzerindeki baskıyı artırıyor. Söz konusu gelişmeler, Filistinlilerin gelecekte devlet kurmayı hedeflediği alanın giderek daralmasına yol açıyor.

ABD’li ve İsrailli iki yetkili Reuters’a yaptıkları açıklamada, ablukaya ABD’den tepki geldiğini ve Beyaz Saray yetkililerinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ablukayı kamuoyu önünde kınaması yönünde baskı yaptığını söyledi.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan ve konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, Washington’un ablukaya karşı çıkmaya, kuşatılan evlerden birinin ABD vatandaşı bir Filistinliye ait olduğunu öğrenmesinin ardından başladığını belirtti.

Netanyahu, Kusra’daki evlerin kuşatılması konusunda henüz herhangi bir açıklama yapmadı.

Aktivistler, yerleşimciler tarafından altı gündür kuşatılan üç Filistinli ailenin evlerine giden yolu kapatan İsrail askerlerinin önünde gıda ve su yardımı topluyor. (AP)
Aktivistler, yerleşimciler tarafından altı gündür kuşatılan üç Filistinli ailenin evlerine giden yolu kapatan İsrail askerlerinin önünde gıda ve su yardımı topluyor. (AP)

İsrail tarihindeki en sağcı hükümet olarak nitelendirilen mevcut Netanyahu Hükümeti, İsrail’in 1967 Savaşı’nda ele geçirdiği Batı Şeria’da yerleşimlerin hızla genişletilmesini destekliyor. İsrail, bölgede onlarca yerleşim yeri ve yasa dışı yeni yerleşim noktası kurdu. İsrail, Batı Şeria’yı “Yahudiye ve Samiriye” olarak adlandırıyor.

Reuters’ın ulaştığı ve evinde mahsur kalan Filistinli bir bölge sakini tarafından çekilen görüntülerde, yedi yerleşimcinin evin dışında mavi bir çadırın yanında durduğu görülüyor. Yerleşimcilerden biri yakındaki köye taş atarken, bir diğerinin sandalyeler taşıyarak bölgeye geldiği görülüyor.

İsrail ordusuna ait askeri araçlar ve askerler bölgeye gelirken, görüntülerde daha sonra sökülen çadırın yerde olduğu görülüyor.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, “İsrailli siviller Kusra bölgesine bir çadır kurdu. İsrail askerleri, yerel halkın güvenliğini sağlarken, çadırın kaldırılması için çalışma yürüttü” ifadelerini kullandı.


Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Mısır ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında, bölgesel meselelerde uyum ve iki ülke arasındaki ortaklığın desteklenmesi konusunda belirgin bir yakınlaşma olduğu görüldü.

Abdulati ve Fidan, Kuzey Sahili'ndeki El Alameyn kentinde, geçen şubat ayında Kahire'de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen İkinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın sonuçlarının uygulanmasını takip etmek amacıyla düzenlenen İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı'na başkanlık etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) yapılan açıklamaya göre, perşembe akşamı gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini güçlendirme ve iki ülke liderlerinin 2024 yılında üzerinde mutabık kaldığı üzere ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma yolları ele alındı.

vfghyju
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de askeri iş birliği anlaşması imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

İki bakan, ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin ve iki ülkenin mevcut potansiyelinden tam anlamıyla yararlanılmasını engelleyebilecek tüm zorlukların aşılmasının önemini vurgularken, Serbest Ticaret Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.

Abdülati, Türk yatırımcıların faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla Mısır'ın attığı adımları gözden geçirirken, Türk tarafının Mısır'da Türk yatırımlarını daha fazla çekmek amacıyla, özellikle Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde otomotiv, ekipman, kimya ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösterecek tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini beklediklerini ifade etti.

İki bakan ayrıca, yük taşımacılığını artırmak amacıyla Mısır ile Türkiye arasındaki Ro-Ro deniz taşımacılığı hattının yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin istişarelerdeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, Mısır ve Türkiye limanları arasındaki tedarik zincirlerinin ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi de gündeme geldi.

fvg
Mısır ile Türkiye arasındaki İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı El Alameyn'de gerçekleştirildi (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Rakha Ahmed Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire ile Ankara arasında Sudan, Yemen, Suriye ve Gazze gibi bölgesel dosyalarda uyum bulunduğunu söyledi. Hassan, iki ülkenin Orta Doğu'daki krizlerin çözümü için arabuluculuk rolü üstlendiğini belirtti.

Hassan, Libya dosyasının da iki ülkenin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, krizin çözümü için seçimlerin yapılıp yapılamayacağının ele alındığını, seçimlerin Libya krizinin çözümü açısından temel bir adım olduğunu ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın da gündemde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Ankara'da, 2025 yılının Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıl dönümüne denk geldiğine ve iki ülkenin tüm alanlarda ortaklık ve iş birliğini stratejik düzeye yükseltme iradesine vurgu yapılan bir ortak bildiri imzalamıştı.

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel meseleler uzmanı Kerem Said ise Türkiye'nin, bölgedeki nüfuzunu güçlendirmesinin merkezi bir ülke ve gerek Libya meselesi gerekse Doğu Akdeniz konusunda temel bir dayanak olan Mısır'la yakınlaşmasını güçlendirmesine bağlı olduğuna inandığını belirtti.

Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Türk Dışişleri Bakanı'nın Mısır ziyaretinin, ticari ve askeri ilişkilerin yanı sıra diplomatik koordinasyon açısından da ikili ilişkilerde dikkat çekici bir gelişme yaşandığı bir döneme denk geldiğini söyledi.

fdfrgthy
Abdulati ve Fidan, bugün (Cuma) ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin önemine dikkat çekt. (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Said, ziyaretin Libya sahasındaki koordinasyona odaklandığını belirterek, Mısır ve Türkiye'nin Libya'da birleşik bir siyasi sistem ve birleşik bir askeri yapı oluşturulmasının önemi konusunda ortak bir yaklaşım ve vizyona sahip olduğunu ifade etti.

Said ayrıca, İsrail'in bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik hamlelerinin nasıl ele alınacağının da görüşmelerde gündeme geldiğini belirtti. Özellikle İsrail'in Filistin toprakları, güney Suriye ve güney Lübnan'daki operasyonlarını genişletme konusundaki ısrarına dikkat çeken Said, İsrail'in Kızıldeniz bölgesindeki girişimlerine, özellikle Somaliland’ı tanımasının ve Kızıldeniz kıyısında bu bölgede askeri üs kurma çabasının da değinilen konular arasında olduğunu söyledi.

Said, Sudan'daki savaşla bağlantılı dosyaya da değinerek, Mısır ve Türkiye'nin Sudan'daki resmi yönetimin desteklenmesi ve her türlü ayrılıkçı hareketle mücadele edilmesinin önemi konusunda ortak bir görüşe sahip olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) açıklamaya göre Abdulati ve Fidan, ikili düzeyde ve Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Dörtlü Mekanizma çerçevesinde yakın koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Bu mekanizmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlama çabalarını desteklemeyi amaçladığı belirtildi.

Görüşmelerde ayrıca bölgedeki gerilimi düşürme ve tansiyonu kontrol altına alma çabaları ile siyasi ve diplomatik çözümlerin ilerletilmesi ele alındı. Bu kapsamda, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına uyulmasını sağlamaya yönelik girişimler de değerlendirildi.

Abdulati ve Fidan, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki ihlallerini kınarken, Filistin topraklarındaki gerilimin derhal durdurulması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birinci ve ikinci aşamalarından oluşan barış planının, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesi de dahil olmak üzere hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki bakan ayrıca, ateşkesin sağlanması ve Sudan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan, Sudan halkının beklentilerini karşılayan siyasi bir çözüme ulaşılması yönündeki çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.