BAE’li iki iş insanı, Ben Gurion Havalimanı'nda yapılan hatalar nedeniyle İsrail’e giremedi

BAE’li iki iş insanı, Ben Gurion Havalimanı'nda yapılan hatalar nedeniyle İsrail’e giremedi
TT

BAE’li iki iş insanı, Ben Gurion Havalimanı'nda yapılan hatalar nedeniyle İsrail’e giremedi

BAE’li iki iş insanı, Ben Gurion Havalimanı'nda yapılan hatalar nedeniyle İsrail’e giremedi

İsrail hükümeti dün, BAE ile düzenli havacılık ilişkileri kurulması için hazırlanan anlaşmayı onayladığını duyurdu. Açıklamada ayrıca Tel Aviv'de, Ben Gurion Havaalanı’nda meydana gelen ve iki ülkeden iş insanlarına “utanç ve rahatsızlık” veren iki diplomatik olay yaşandığı bildirildi.
Söz konusu olaylardan ilkinde, İsrail havaalanı yetkilileri cumartesi günü BAE'den gelen iki üst düzey iş insanı ve eşlerine korona testlerine ilişkin ellerinde bulunan belgelerle İsrail'e girmelerine izin vermeyeceklerini bildirdi. Ülkelerinde tanınmış söz konusu iş insanları, iki ülke arasındaki uçuşların başlamasından sadece iki gün sonra İsrail’e gitti. Israel Hayom gazetesinin internet sitesinde, uçağın Ben Gurion Havaalanı’na inmesinin ardından, iş insanlarının "Laser Modeling" şirketinden özel bir davetle geldiklerini belirtmelerine rağmen havalimanındaki yetkili makamları İsrail’e girmelerine izin vermedi. Konut ve Göçmenlik Dairesi çalışanları, iş insanları ve eşlerinin koronavirüsle  ilgili sağlık izin formu bulundurmadıklarını iddia etti. Yetkililerin bu tavrından öfkelenen BAE’li misafirler ise ülkelerine geri döndüler. 
Yaşanan ikinci olayda, aralarında tanınmış iş insanlarının da bulunduğu 10 İsraillinin Dubai'ye giden uçağa binmesi engellendi. Söz konusuziyareti  Café Cafe ağının sahibi Ronen Namni organize etmişti. Namni konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
"Bir iş gezisi için Dubai'yi ziyaret etmemiz gerekiyordu. Orada bizi bekleyenler vardı. Uçağa binmemiz, vizelerde sorun olduğu gerekçesiyle engellendi. Garip olan şey, bizim projelerimize ortak olan eşimin geçen ay oraya iki kez seyahat gerçekleştirmesi ve herhangi bir sorunla karşılaşmamasıdır.”
Söz konusu olaylar, havalimanı yetkilileri tarafından "kasıtsız bir hata" olarak görülmesine karşın iki ülke arasındaki ilişkilerle ilgilenen iş insanları ve yetkililer arasında hoşnutsuzluk yarattı. İsrailli havayolları, 3 İsrail ve 2 BAE havayolları şirketinin düzenlediği uçuşlarla Dubai'yi önümüzdeki ay 50 bin İsraillinin ziyaret edeceğine yönelik tahminler yayınlamıştı.
İsrail’de hükümetin dün düzenlediği haftalık toplantıda BAE ile ilki düzenli havacılık ilişkilerinin kurulması, ikincisi de ileri bilim ve teknolojinin desteklenmesi ve geliştirilmesi alanlarında iş birliği tesis dilmesiyle ilgili iki anlaşmayı onayladı.



Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
TT

Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu ve Riyad’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumak amacıyla attığı tüm adımları desteklediğini vurguladı.

Avn, dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi kabul etti. Görüşmede, iki ülke arasındaki mevcut iş birliğini güçlendirmeye yönelik çeşitli konular ele alındı.

Taraflar ayrıca Suudi Arabistan’ın, Lübnan’ın bütün toprakları ve kaynakları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etme çabalarına verdiği desteği ve ülkenin güvenliği ile istikrarını güvence altına almaya yönelik girişimleri değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüşmede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın geçen haziran ayında Lübnan’ın Suudi Arabistan’a ihracatına yönelik askıya alma kararını kaldırmasının olumlu sonuçları da ele alındı.

Söz konusu kararın ardından Lübnan’ın ihracatı son üç ayda istikrarlı biçimde arttı. Bu gelişme, iki ülkenin ilgili kurumlarının ithalat ve ihracat süreçlerinde karşılaşılan engelleri aşmak için yürüttüğü iş birliğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.


Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
TT

Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Ortadoğu’daki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmelerde özellikle savunma, güvenlik, ekonomi, enerji ve teknoloji alanlarındaki iş birliği ele alındı.

Macron, Fransa’nın Bahreyn’in güvenliğinin korunmasına yardımcı olma taahhüdünü yineleyerek ülkenin yeni saldırılara maruz kalması durumunda Paris’in yeniden destek vermeye hazır olduğunu vurguladı. Fransa ile Bahreyn arasındaki savunma iş birliğinin genişletilmesinin planlandığını belirten Macron, bu kapsamda füze üretimi ve Bahreyn’in üretim süreçlerine katılımı, deniz kuvvetleri arasındaki iş birliği, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesinin gündemde olduğunu açıkladı.

Fransa ile stratejik ortaklığın önemine dikkat çeken Macron, “Savunma alanında güvenlik ve savunma konularında birlikte daha fazlasını yapmak istiyoruz” dedi.

Macron sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fransız silahlarının çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle bu ortaklık, önemli füze kapasitesine sahip olmamızı sağlayacak. Siz de bu sürecin ve üretim faaliyetlerinin bir parçası olabilirsiniz. Daha fazlasını yapmak istiyoruz. Bahreyn Deniz Kuvvetleriyle, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında da birlikte çalışmayı hedefliyoruz.”

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa ise Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik adımlarını desteklediğini belirtti. Kral ayrıca Fransa’nın deniz yollarının korunması ve bölgesel istikrarın sağlanmasındaki rolünü takdir etti; Fransa ve ABD’nin Lübnan ile Suriye’ye verdiği desteği övdü.

Kral Hamad, Macron’a hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ziyaretiniz, bölgemizdeki ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini hedef alan haksız saldırıların yaşandığı hassas bir döneme denk geliyor. Bunların son örneklerinden biri, kardeş Suudi Arabistan’a yönelik alçakça terör saldırılarıdır. Bu saldırıları en güçlü ifadelerle kınıyor, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tüm tedbirlerde ülkemizin tam dayanışma içinde olduğunu ifade ediyoruz.”

Kral Hamad, bölgesel ve uluslararası meselelerde Fransa ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bünyesinde koordinasyonun önemini vurguladı. Filistin meselesinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Kral, iki devletli çözüme dayalı bir barışın sağlanması, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve krizlerin çözümünde diyaloğun esas alınması gerektiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı’nı karşılamak üzere yaptığı konuşmada ikili ilişkilerde kaydedilen ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kral Hamad, şunları kaydetti:

“İkili ilişkilerimizin kaydettiği belirgin gelişmeden memnuniyet duyuyoruz. Bu gelişmenin son örneklerinden biri, geçen şubat ayında Fransa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında savunma iş birliği anlaşmasının imzalanmasıydı. Bu adım, güvenlik, enerji ve teknoloji alanlarında daha kapsamlı bir iş birliğinin önünü açarken iki ülke arasındaki ticari, bilimsel ve kültürel alışverişi de destekliyor.

Ayrıca enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerinde Fransa ile yürütülen büyük projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyor. Bunlar arasında yeni köprüler üzerinden Bahreyn’i Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi de bulunuyor.”

Ekonomi alanındaki görüşmelerde enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerindeki iş birliği de ele alındı. Bahreyn’i KİK ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi üzerinde durulurken Macron, enerji iş birliği kapsamında Fransa’ya aylık 100 bin ton dizel tedarik edilmesinin güvence altına alındığını belirtti.

Macron, enerji alanındaki ortaklığın önemine değinerek, “Total şirketinin başkanının da bizimle birlikte olmasından memnuniyet duyuyorum” dedi. Macron ayrıca Bahreyn’in Fransa’ya ayda 100 bin ton dizel tedarik edilmesine katkıda bulunacağını açıkladı.

Ziyaret kapsamında sivil nükleer enerji alanında barışçıl amaçlı kullanımlara yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı. Anlaşma, eğitim ve uzmanlık programları aracılığıyla Bahreyn’in sivil nükleer enerji programı için gerekli yetkinliklerin ve becerilerin geliştirilmesini amaçlıyor.

Kral Hamad, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Macron’a Şeyh İsa bin Selman Al Halife Nişanı’nın üstün dereceli nişanını da takdim etti.

Macron’un Manama ziyareti, Fransa’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefleyen Körfez turunun bir parçasını oluşturuyor. Görüşmelerde ayrıca bölgesel gelişmelerin yanı sıra Ortadoğu’daki savaşın enerji tedariki ve deniz ulaşımı üzerindeki etkileri ele alınıyor. Macron’un Körfez turunu çarşamba günü Katar’da tamamlaması bekleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Körfez turu, ülkede hafta sonu hayat pahalılığına ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından gerçekleşiyor. Bu gelişmeler, Macron üzerindeki iç siyasi ve ekonomik baskıyı da artırıyor.

Dizel tedariki

Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee, salı günü yaptığı açıklamada Macron’un Körfez turu sırasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’den ayda toplam 200 bin ton ilave dizel tedariki konusunda taahhüt aldığını duyurdu. Her iki ülkenin aylık 100’er bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Anlaşma, toplumsal huzursuzluklar ve hayat pahalılığına yönelik protestoların sürdüğü Fransa’da akaryakıt piyasası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Elysee Sarayı, söz konusu miktarın Suudi Arabistan’dan daha önce güvence altına alınan tedarike ekleneceğini bildirdi. Suudi Arabistan’ın ekim ve kasım aylarında aylık 95 bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Böylece Fransa’nın Körfez ülkelerinden aldığı tedarik taahhütleri ayda toplam 295 bin tona ulaşacak. Bu miktar, Fransa’nın toplam dizel tüketiminin yüzde 10’undan biraz fazlasına karşılık geliyor.

Paris yönetimi, yakıt fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmek ve iç piyasada istikrarı sağlamak için bu tedariklere güveniyor. ABD ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamalar, enerji taşımacılığı ve deniz sigortası maliyetlerini artırmış durumda.

Bu çerçevede Elysee Sarayı, Kuveyt’in Hint Okyanusu’ndaki Fransız denizaşırı toprakları Mayotte ve Réunion’a dizel ve jet yakıtı tedarik etme taahhüdünde bulunduğunu da açıkladı. Sevkiyatların, savaşın başlamasından bu yana deniz trafiğinin aksadığı Hürmüz Boğazı’ndan geçmemesi için Umman üzerinden gerçekleştirilmesi planlanıyor.

sxcdfvgbh
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Bahreyn’deki Sakhir Hava Üssü’ne gelişinde karşılarken (AFP)

Fransa ayrıca deniz taşımacılığına ilişkin sigorta maliyetlerini düşürmek amacıyla bölge ülkeleriyle görüşmeler yürütüyor. Bu girişimin, şirketlerin boğaz üzerinden daha fazla miktarda yakıt taşımasını sağlaması ve güvenlik risklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlaması hedefleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanlığı, söz konusu düzenlemelerin Körfez ortaklarıyla uzun vadeli taahhütler aracılığıyla ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. İlave tedarikin, Fransa’nın stratejik rezervlerinin bir bölümünün piyasaya sunulmasıyla birlikte fiyat baskısını hafifletebileceği ifade edildi. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki fiyatların ne ölçüde düşeceğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.

Macron, pazar günü Fransız halkına televizyondan yaptığı konuşmada, Körfez turu sırasında ilave enerji tedarikini güvence altına almak için çalışacağı sözünü vermişti. Bu girişim, enerji krizinin tüketiciler ve Fransa ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlandırmayı amaçlıyor.

Fransa’nın bu adımları, enerji ithal eden ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye ve Körfez’deki ticaret akışının kesintiye uğramasından kaynaklanan riskleri azaltmaya çalıştığı bir dönemde atılıyor. Paris yönetimi, deniz ulaşımının güvenliği ve enerji piyasalarının istikrarı konusunda bölgesel ortaklarıyla temaslarını sürdürüyor.


Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
TT

Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)

Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin sayısı, geçen eylül ayında 21 milyonu aştı. Haremeyn İşleri Genel Başkanlığı tarafından açıklanan istatistik raporuna göre, söz konusu dönemde camiyi ziyaret edenlerin sayısı 21 milyon 615 bin 977’ye ulaştı.

Kurumun dün yayımladığı raporda, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) selam veren ziyaretçilerin sayısının 21 milyon 615 bin 977 olduğu, 1 milyon 449 bin 791 kişinin ise Ravza-i Mutahhara’da namaz kıldığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığına göre 355 bin 130 ziyaretçi yön bulma ve mekânsal rehberlik hizmetlerinden, 287 bin 886 ziyaretçi ise misafir hizmet merkezlerinden yararlandı. Açıklamada, bu hizmetlerin, Mescid-i Nebevî ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kapsamlı bir hizmet sistemi çerçevesinde sunulduğu ifade edildi.