Irak Cumhurbaşkanı Salih: Irak bölgedeki çatışmalardan uzak durmaya çalışıyor

Irak Cumhurbaşkanı, dün Bağdat’ta İranlı Büyükelçi ile görüştü (Irak Cumhurbaşkanlığı)
Irak Cumhurbaşkanı, dün Bağdat’ta İranlı Büyükelçi ile görüştü (Irak Cumhurbaşkanlığı)
TT

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Irak bölgedeki çatışmalardan uzak durmaya çalışıyor

Irak Cumhurbaşkanı, dün Bağdat’ta İranlı Büyükelçi ile görüştü (Irak Cumhurbaşkanlığı)
Irak Cumhurbaşkanı, dün Bağdat’ta İranlı Büyükelçi ile görüştü (Irak Cumhurbaşkanlığı)

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, dün başkent Bağdat’ta İran Büyükelçisi İrec Mescidi ile görüşmesi sırasında İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade suikastını kınadı ve ülkesinin bölgedeki çatışmalardan uzak durmaya çalıştığını vurguladı.
Irak Cumhurbaşkanlığı’ndan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “Salih, İran’ın Irak Büyükelçisi ile iki ülke arasındaki ilişkileri ve ortak işbirliği imkanlarını iki komşu ülkenin halklarının çıkarlarına hizmet edecek şekilde her alanda geliştirmenin yollarını ele aldı. Ayrıca bölgesel alandaki en son gelişmeler görüşüldü” ifadelerine yer verildi.
Açıklamaya göre, Irak Cumhurbaşkanı, gerekçeleri her ne olursa olursun ülkelerin güvenlik ve vatandaşlarının huzuruna uzanan her türden saldırı ve şiddet eylemlerini reddetmenin ve bölgedeki gerilimleri hafifletmenin zorunluluğunu vurguladı. Salih, tırmanışı engelleme, istikrarı koruma ve bölgesel barış ve güvenliği güçlendirmenin zorunluluğuna işaret ederek, Fahrizade’ye düzenlenen suikast eylemini kınadı.
Salih, Irak’ın, bölgedeki istikrar ve güvenliği baltalayan şiddet eylemleri ve gerginlikleri reddetme hususundaki mutlak inancından hareket ettiğini, iç güvenliği ve istikrarı etkileyen çekişme ve çatışmalardan uzak durmaya çalıştığını, bölge ülkeleri ve halkları için barışı tesis etmek ve istikrarı pekiştirmek adına uluslararası ve bölgesel işbirliği ve dayanışmayı güçlü bir şekilde desteklediğini ifade etti.
Irak Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasına göre, İran Büyükelçisi İrec Mescidi, “ülkesinin Irak’ın güvenlik ve istikrarını desteklemeye ve iki komşu ülke ve halk arasındaki ekonomik ve sosyal ilişkilerin bağlarını güçlendirme taahhüdünü” vurguladı.
Salih’in Fahrizade suikastını kınaması, Irak’ta Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan ilk resmi kınama açıklaması olarak kayıtlara geçti. İran nükleer programın beyni olarak nitelendirilen Fahrizade, yaklaşık 4 gün önce suikast saldırısında öldürüldü. Irak’ta İran’a yakınlığıyla bilinen çok sayıda siyasi parti ve kuruluş, Fahrizade suikastı için kınama mesajı yayınlarken, bazıları Irak Dışişleri Bakanlığı’nın kınama mesajı yayınlamada gecikmesini eleştirdi.
En-Nahreyn Üniversitesi Siyasal Bilgiler Öğretim Üyesi Prof. Yasin el-Bekri, Irak’ın bölgedeki çatışmalardan uzak durma imkanının olup olmadığı sorusunu Şarku’l Avsat’a yanıtladı:
“Irak, İran ile ABD arasındaki gerilim ve tırmanışı hafifletme rolü oynamak istiyor. Çünkü tırmanışın olumsuz etkileri, doğrudan taraf olmadığı bir düşmanlıkta ağır bir bedel ödeyecek olan Irak’a yansıyacak. Cumhurbaşkanı’nın İran Büyükelçisi ile görüşmesi ve bu görüşmeden iki gün önce yani İran nükleer programın babasına düzenlenen suikastın sonrasında İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan Sorumlu Devlet Bakanı ile yaptığı görüşme, Irak’ın böyle bir rol oynamak istediğine işaret ediyor. Bu istek ayrıca, İran’ın misillemede bulunması ve ABD’nin geçiş sürecinde olduğu bir dönemde karşı misilleme yapmasına yönelik endişelerden kaynaklanıyor. Böyle bir senaryo, ABD’deki yeni yönetimi, arzu etmeyeceği sonuçların içine sürükleyebilir ve bunun bölge üzerinde uzun süreli yansımaları olabilir. Bu nedenle Irak, ABD’deki geçiş tamamlanana kadar gerginliği düşürmeye çalışıyor. Irak, nükleer dosya müzakereleriyle ilgili olarak Umman Sultanlığı’na alternatif bir rol oynayabilir veya belki de bunu istiyor. Böylece kendini, iki düşman arasındaki savaş alanı olmak yerine buluşma noktası olarak takdim edebilir. Eğer İran ve ABD bu rolden memnun kalırsa, Irak üzerindeki baskı büyük ölçüde hafifleyecek ve Irak çatışma noktası olmak yerine müzakerelerin koruyucusu olacak.”



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.