IKBY, maaşları teminat altına almak için borçlanma yoluna gidecek

IKBY, maaşları teminat altına almak için borçlanma yoluna gidecek
TT

IKBY, maaşları teminat altına almak için borçlanma yoluna gidecek

IKBY, maaşları teminat altına almak için borçlanma yoluna gidecek

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Bağdat’ın memur maaşlarının finansmanı için taahhüt ettiği miktarı göndermemesinden kaynaklanan açığı kapatmak ve maaşları güvence altına almak için 205 milyon dolar borçlanma kararı aldı. Kaynaklar, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’ye yapılan ‘baskıların’ Bağdat ve Erbil arasında yapılan anlaşmanın uygulanmasını engellediğini belirtti.
IKBY Başbakan Yardımcısı Sözcüsü Samir Hurmay, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bakanlar Kurulu, (dün) doğrudan gerçekleştirdiği olağan toplantıda, IKBY’nin iç kaynaklarını kullanmak suretiyle memur maaşlarını perşembeden (bugün) başlayarak ödeme kararı aldı” dedi.
Hurmay, açıklamasının devamında, “Bakanlar Kurulu, yakın zamanda onaylanması amacıyla meclise gönderilmesi kararlaştırılan 2021 bütçesinin detaylarını görüşmek üzere Bağdat’a müzakere heyeti gönderme kararı aldı. IKBY hükümeti, Bağdat ve IKBY arasında askıda duran tüm sorunları, iki tarafın yasal haklarını koruyan Anayasa’ya göre çözme noktasında merkezi hükümet ile yaptığı müzakerelere bağlıdır” dedi.
Bakanlar Kurulu toplantısı hakkında bilgi sahibi olan kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, IKBY hükümeti, merkezi hükümetin üzerinde uzlaşılan miktarı göndermemesinin neden olduğu açığı kapatmak için 205 milyon dolar borçlanma kararı aldı. Kaynaklar, hükümetin, memur maaşlarını tam bir şekilde finanse edemediğini ve bu nedenle memurların düzenli maaşlarından yüzde 21, bakan ve üst makamlardaki yetkililerin maaşlarında da yüzde 50 oranında kesinti yapacağını aktardı.
IKBY Hükümet Sözcüsü Cotyar Adil, dünkü Bakanlar Kurulu oturumunun ardından düzenlediği basın toplantısında, “Başbakan Mesrur Barzani, IKBY’nin istihkakını göndermesi için Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ve Bakanlar Kurulu ile sürekli temas halinde. Zira Bağdat’taki yetkililer sorunu çözme sözü verdi. IKBY’nin mali istihkakı, Kürdistan halkının meşru hakkıdır ve bundan asla taviz vermeyeceğiz. Anayasal haklarımızı teminat altına almak için merkezi hükümet ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu.
Merkezi hükümet, 15 Ağustos’ta IKBY hükümeti ile yaptığı anlaşma uyarınca, bütçe yasası oylamaya sunulana dek üç ay süreyle Erbil’e 320 milyar dinar göndermeyi taahhüt etmişti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Irak hükümetine yakın bir kaynak, Bağdat’taki siyasi partilerin, Kazimi’ye, IKBY’deki memur maaşlarının ödenmesi için Bağdat’ın taahhüt ettiği meblağı göndermeyi kabul etmemesi için baskı uyguladığını ve gensoru önergesi sinyali verdiklerini söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “Kazimi, IKBY’nin memur maaşlarını göndermek istiyor. Fakat Meclis’teki bazı gruplardan aldığı açık mesajlar Kazimi’yi bunu yapmaktan alıkoyuyor. Söz konusu gruplar bu mesajlarda, Kazimi’ye, IKBY’ye herhangi bir meblağ göndermesi halinde, halkın parasını boşa harcama maddesiyle Meclis’e gensoru önergesi vereceklerini ifade ediyorlar” dedi.
Kaynak, Kazimi’ye bu mesajları gönderen partilerin Mukteda es-Sadr başkanlığındaki Sadr Hareketi, Nuri el-Maliki’nin başkanlığındaki Kanun Devleti Koalisyonu ve Haşdi Şabi gruplarının çoğunun temsil edildiği Hadi el-Amiri başkanlığındaki Fetih Koalisyonu olduğunu ifade etti.
Kaynak, “IKBY Başkanı’nın yanı sıra Başbakan ve Yardımcısı, Kazimi üzerindeki baskıcı tutumlarını değiştirmeleri ve IKBY memurlarının maaşlarıyla ilgili üzerinde uzlaşılan miktarın gönderilmesi için Bağdat’taki siyasi grupların liderleriyle sürekli temas halindeler” dedi.
Bu gelişmeler, IKBY’deki siyasi partilerin, memur maaşları ve Bağdat ile yapılan müzakere sebebiyle anlaşmazlık yaşadığı bir döneme denk geldi. Nitekim IKBY Parlamentosu’nda pazartesi günü düzenlenen ve memur maaşlarının görüşüldüğü oturumda, muhalefet temsilcileri başta olmak üzere bazı vekiller, sözlü atışmalara girerek tepki göstermiş, bunun üzerine maaş krizini görüşmek amacıyla hükümet heyetinin de katılacağı özel bir oturum düzenleme kararı alınmıştı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.