Suudi Arabistan'da yasalar feminist mi? Erkekler de korunma talep ediyor

Aile içinde saldırıya uğrayanlar, utanç korkusuyla sessizliğe başvuruyor

Kadına yönelik şiddet hala en yaygın vakaları teşkil ederken şiddete maruz kalan erkek sayısında ise artış kaydediliyor (Getty)
Kadına yönelik şiddet hala en yaygın vakaları teşkil ederken şiddete maruz kalan erkek sayısında ise artış kaydediliyor (Getty)
TT

Suudi Arabistan'da yasalar feminist mi? Erkekler de korunma talep ediyor

Kadına yönelik şiddet hala en yaygın vakaları teşkil ederken şiddete maruz kalan erkek sayısında ise artış kaydediliyor (Getty)
Kadına yönelik şiddet hala en yaygın vakaları teşkil ederken şiddete maruz kalan erkek sayısında ise artış kaydediliyor (Getty)

Suad el-Yala
Suudi Arabistan Başsavcılığı, kadına yönelik şiddet biçimlerine, fiziksel veya psikolojik baskı ve tehditlere karşı uyarılarını yeniledi. Nitekim bu tür suçların failleri, bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve 5 bin Suudi riyali ila 50 bin riyal arası para cezası ile karşı karşıya kalıyor. Suç tekrarlandığı taktirde cezalar ise iki katına çıkıyor. Bir hukuk danışmanı, kadına bağırmanın da 5 bin riyale kadar para cezasına sebep olacağını düşünüyor.
Yeni olmayan bu uyarı, bu dosyanın onlarca yıldır görmezden gelinmesi sonrasında Suudi Arabistan'daki kadınların durumunu daha iyi bir hale getirme çabaları kapsamında geçmiş yıllarda da ilgili makamlar tarafından sık sık tekrarlanmıştı.

Yasa ‘feminist’ mı?
Bu uyarıların yeniden gündeme getirilmesi, yalnızca kadınlara yönelik olması dolayısıyla hukukçuları kızdırdı. Avukat Saad el-Vehibi, “Erkeklere yönelik şiddet, iktidarı ele almak için aile içinde çatışmaya azmettiren sorumsuzca ifadeler yüzünden, kadınlara yönelik şiddeti aştı” ifadelerini kullanıyor. Aynı zamanda, belirtilen para cezasının sadece erkeği değil her iki tarafı da kapsadığını vurguluyor.
Hukuk danışmanı Sultan el-Mahlafi ise yönetmeliklerin kısaltıldığı, sanki yalnızca belli bir cinsiyete özel hazırlanmış hissi verildiği, adaleti uygulama değil de yalnızca bir cinsiyetin haklarını himaye etme amacı taşıyormuş gibi göründüğü uyarısında bulunarak şöyle söylüyor:
“Kanuni esas, genel ve soyuttur; her iki kişi için de aynıdır. Ancak belli bir olay veya cinsiyete hizmet etmeye yönlendirmenin olumsuz bir etkisi vardır. 2012 Aile İçi Şiddetten Korunma Yasası’nda belli bir cinsiyetten söz edilmiyor, yalnızca birine mâl edilmiyor. Aksine her iki cinsiyeti de içeren genel tanımlardan bahsediliyor. Nitekim yasanın her iki cinsiyeti de kapsadığı anlaşılıyor. Örneğin kadın da erkeğe, özellikle de yaşlı erkeklere zarar verebiliyor. Hasarın tanımı kanunun ilk maddesinde veriliyor: Hasar, bir kişinin başka bir kişiye karşı yürüttüğü her türlü suiistimal veya fiziksel, psikolojik veya cinsel yöndeki kötü muameledir; velilik, yetki veya sorumluluk sınırlarını aşmaktır. Bir kişinin aile üyelerinden veya kanunen sorumlu tutulduğu başka bir kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamadaki görev ve yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınması veya getirememesi de bu tanım kapsamındadır. Kanun, bir kişinin bir diğeri karşısında verdiği zarardan bahseder; yalnızca erkeğin kadına verdiği zarardan değil. Zarar veren her kimse, cinsiyet fark etmeksizin kanun nezdinde suçludur.”

Suçlunun cezalandırılması
Hukukçular, zararın şekli ya da sebebi birden fazla olduğunda hükümlerin ‘veya’ kelimesi ile ifade edildiğini söylerken dilbilimciler ise ‘veya’ kelimesinin aynı değerde tutulan iki şeyi anlattığını söylüyor. Dolayısıyla hasar kadın tarafından eşine yönelik olduğu taktirde de bu kişinin suçlu bulunup adalete teslim edileceği belirtiliyor.   
Mahlafi ise ifadelerine şu şekilde devam ediyor:
“Aile içi şiddetin yalnızca bağırmak ile ifade edilmesini onaylamıyorum. Zirâ bu başkalarına zarar vermeyebilir, eylem ve zarar arasındaki nedensel ilişki hakkındaki başka bir yasal tartışmadır. Bu yüzden, bir kadının eşine yönelik veya aile geçindiren, ya da elinde otorite bulunan bir kadının adama yönelik zararı da kanun kapsamındadır. Fiilin 13. maddede öngörülen cezası ise bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve 5 bin Suudi riyali ila 50 bin riyal arası para cezası veya ikisinden biridir. Kanunun ilk maddesinde belirtilen fiillerden herhangi birini işleyen kişinin aynı suçu ikinci defa işlemesi ise iki katı ceza verilmesine sebep olur. Yetkili mahkeme ise alternatif ceza verebilir. Nitekim ceza, hakimin verdiği karar kapsamındadır ve kesin tanımlı değildir.”

Erkeklere yönelik şiddette sessizlik
Ulusal Aile Güvenliği Programı İcra Direktörü Meha bint Abdullah el-Minif, Suudi Arabistan'da geçen yıl kaydedilen şiddet vakalarının yüzde 7'sinin erkeklere yönelik olduğunu, mağdurların genelde kendilerinden genç kadınlarla evli olan veya çocukları tarafından dövülen yaşlı kişiler olduğunu söylüyor.
İnsan Hakları Derneği Toplumsal Koruma Birimi Direktörü Salih Serhan el-Gamidi, “Erkeklere yönelik şiddet, sessiz kalınan konulardandır. Vakalar doğru bir şekilde izlenemez ve takip edilemez. Aynı zamanda kadın ve çocuklara yönelik aile içi şiddetten çok daha azdır” diyor.
Erkeğe yönelik şiddet vakaları da kaydediliyor. Ancak yetkililerin ifade ettiğine göre, kayıt altına alınmaları veya belgelenmeleri nadiren oluyor. Aynı zamanda erkek, davayı kalıcı olarak çözmek için eşinin ailesine başvuruyor.
İnsan Hakları Derneği'nin yakın tarihli verilerine bakıldığında, erkeklerin adalete başvurdukları vakalarda artış görüldüğü anlaşılıyor. 2015 ila 2019 yılları arasında en çok dava açanların erkekler olduğu; bu süre zarfında kadınların 7 bin 566 dava, erkeklerin ise 13 bin 889 dava açtığı kaydedildi.

Diğer rakamlar
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Mısır’daki Sosyal Araştırmalar Ulusal Merkezi’nin yıllar önce yürüttüğü bir araştırma, eşlerini döven Mısırlı kadın oranının yüzde 28’e vardığına işaret etmişti.
Irak İçişleri Bakanlığı ise son altı ayda yaşanan aile içi şiddet vakalarının sayısıyla ilgili bir istatistik açıkladı. İstatistiklere göre, kadınların eşlerine yönelik şiddetlerine dair 453 vaka, erkeğin kadına yönelik şiddet gösterdiği 3 bin 637 vaka kaydedildi.
Bahreyn’de Başsavcılık istatistiklerine göre, kadınların eşlerine yönelik şiddet vakaları 2019 yılında 452’ye ulaştı.
Ürdün’de ise Ulusal Adli Tıp Merkezi 2020'nin yarısında yayınladığı istatistikler erkeğe yönelik şiddette yalnızca 7 vakanın kaydedildiğine işaret etti.
Ancak yine de, bu alandaki sınırlı istatistiklere rağmen kadına yönelik şiddet vakalarının daha yaygın olmaya devam ettiği görülüyor.



“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü
TT

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün New York’ta Birleşmiş Milletler nezdindeki Suudi Arabistan Daimi Temsilciliği’nde Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la bir araya geldi. Görüşme, Mekke Müşterek Savunma Anlaşması kapsamında gerçekleştirildi.

Toplantıda, anlaşma kapsamında Genel Sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının oluşturulmasına ilişkin kaydedilen ilerleme ile bunların çalışmalarına başlaması için yürütülen hazırlıklar ele alındı.

Bakanlar, toplantıda Mekke-i Mükerreme’ye ve Suudi Arabistan’daki sivil ve ekonomik tesislere yönelik saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını belirtti. Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’nin teyakkuz halini ve ülkenin güvenliğini savunma kapasitesini takdir eden bakanlar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü tedbirleri alma hakkının bulunduğunu vurguladı.

Toplantıda ayrıca, üç ülkenin genelkurmay başkanlarının acil bir toplantı gerçekleştirmesine yönelik hazırlıklar ele alındı. Söz konusu toplantının, Mekke Müşterek Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a destek sağlanmasının yollarını görüşmek amacıyla düzenlenmesi planlanıyor. Anlaşmada, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının bütün taraflara yönelik saldırı olarak kabul edileceği hükme bağlanıyor.

Bakanlar ayrıca bölgedeki mevcut durumu değerlendirdi. Görüşmede uluslararası hukuk ilkelerinin, iyi komşuluk ilişkilerinin ve devletlerin egemenliğine karşılıklı saygının pekiştirilmesinin, ülkelerin içişlerine müdahale edilmemesinin ve deniz ulaşımının güvenliği ile serbestisinin güvence altına alınmasının önemine vurgu yapıldı.

Bakanlar, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için çalışmalarını sürdürme kararlılıklarını yineleyerek, gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları destekleme ve mevcut krizlere barışçıl çözümler bulunması yönünde girişimleri ilerletme konusundaki kararlılıklarını ifade etti.


Sivil Savunma, Mekke’nin de aralarında bulunduğu 5 kentte tehlikenin sona erdiğini açıkladı

Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
TT

Sivil Savunma, Mekke’nin de aralarında bulunduğu 5 kentte tehlikenin sona erdiğini açıkladı

Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerinin çalmasından kısa süre sonra tehlikenin sona erdiğini açıkladı. Uyarı, olası bir tehlikeye karşı uygulanan tedbirler kapsamında yapıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü, X hesabından yaptığı açıklamada, halktan ve kent sakinlerinden talimatlara uymayı sürdürmelerini, kesinlikle toplanmamalarını ve görüntü çekmemelerini istedi. İhtiyaç halinde “998” numaralı acil yardım hattının aranması çağrısında bulundu.

Sivil Savunma Müdürlüğü daha önce Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’teki Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformu üzerinden tehlikeye karşı uyarı yayımlandığını duyurmuş ve halktan sakin olmalarını ve resmi talimatlara uymalarını istemişti.

Yayımlanan talimatlarda, vatandaşlardan derhal en yakın güvenli alana, yani bir binanın içine veya pencerelerden uzak iç bölümlere geçmeleri ve tehlike sona erene kadar burada kalmaları istendi. Uyarı süresince evlerden veya binalardan çıkılmaması gerektiği belirtildi.

Sivil Savunma ayrıca açık alanlardan, pencerelerden ve camlardan uzak durulması, balkonlarda veya binaların çatılarında bulunulmaması gerektiğini vurguladı. Dışarıda bulunan kişilerin ise en yakın binaya girmeleri veya sağlam bir siperin arkasına geçerek korunmaları istendi.

Toplanma ve görüntü çekme konusunda da uyarıda bulunan Sivil Savunma, tehlikeli bölgelere yaklaşılmaması çağrısı yaptı. Araç sürücülerinden ise seyir halindeyken uyarı mesajı almaları durumunda köprü, tünel ve yüksek binalardan uzak bir noktada yolun kenarına çekerek durmaları istendi.

Sivil Savunma Müdürlüğü, bilgilerin resmi kaynaklardan takip edilmesinin önemine dikkat çekerek, söylentilerin ve kaynağı belirsiz görüntülerin paylaşılmaması uyarısında bulundu. Yetkili kurumların resmi kanallar üzerinden yayımladığı talimatlara uyulması gerektiğini vurguladı.


New York’tan dörtlü bildiri: Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırısı kınandı

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları, bugün New York’ta gerçekleştirdikleri toplantının ardından toplu fotoğraf çektirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları, bugün New York’ta gerçekleştirdikleri toplantının ardından toplu fotoğraf çektirdi. (SPA)
TT

New York’tan dörtlü bildiri: Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırısı kınandı

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları, bugün New York’ta gerçekleştirdikleri toplantının ardından toplu fotoğraf çektirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları, bugün New York’ta gerçekleştirdikleri toplantının ardından toplu fotoğraf çektirdi. (SPA)

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları, bölgede sürdürülebilir çözümlere ulaşmanın tek yolunun diyalog ve diplomasi olduğunu vurgularken, devam eden çatışmalardan ve bölgesel gerilimlerden duydukları ciddi endişeyi dile getirdi. Bakanlar, yayımladıkları ortak bildiride, kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla İslamabad Mutabakatı’na bağlı kalınmasının önemini teyit etti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında çarşamba günü New York’ta gerçekleştirilen istişare toplantısının ardından yayımlanan bildiride bakanlar, Suudi Arabistan topraklarını hedef alan tüm terör saldırılarını, son dönemdeki Husilerin saldırı girişimleri de dahil olmak üzere, en güçlü ifadelerle kınadı. Bakanlar ayrıca Suudi Arabistan’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve güvenliğine yönelik sarsılmaz ve mutlak desteklerini vurguladı.

Bakanlar, Suudi Arabistan’ın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca kendisini, topraklarını ve halkını savunma konusunda asli ve meşru hakkı bulunduğunu belirtti. Bölgede deniz ulaşımının güvenliği ve serbestisinin güvence altına alınmasının önemine de dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları New York’taki toplantı sırasında (SPA)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları New York’taki toplantı sırasında (SPA)

Toplantıda bakanlar, bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Dört ülke arasındaki istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin, Orta Doğu’da ve genel olarak bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahın desteklenmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca meşru Yemen hükümetine ve Başkanlık Konseyi’ne verdikleri sürekli desteği yineledi. Yemen’de güvenlik, istikrar ve kalkınmanın sağlanmasına yönelik çabaların; tüm tarafların katılımıyla yürütülecek kapsamlı bir Yemen içi siyasi süreç ve diyalog yoluyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Bakanlar, Filistin meselesinin Orta Doğu’da barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasındaki merkezi rolünü de yeniden vurguladı. Filistin halkının meşru haklarına, kendi kaderini tayin etme konusundaki devredilemez hakkı da dahil olmak üzere desteklerini yineleyen bakanlar, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen, bağımsız, yaşayabilir ve coğrafi açıdan bütünlük arz eden bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini bildirdi.

Sudan konusunda ise bakanlar, Sudan’ın egemenliğini, birliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü destekleyen değişmez tutumlarını vurguladı. Meşru ulusal devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çeken bakanlar, Sudan’ın egemenliğini ve birliğini zayıflatabilecek paralel oluşumları reddettiklerini belirtti. Ayrıca Sudan topraklarına yasa dışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçı akışının durdurulması gerektiğini ifade etti.

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası gelişmeler konusunda yakın koordinasyon ve istişareyi sürdürme konusunda mutabık kaldı. Bu çabaların kolektif güvenliğin güçlendirilmesine ve uzun vadede bölgesel istikrarın pekiştirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.