BM'nin Libya diyaloguna ilişkin çabaları sürüyor

Williams, siyasi süreçte aylardır yaşanan tıkanıklığın üstesinden gelmek için bir danışma komitesi kurulduğunu açıkladı (AFP)
Williams, siyasi süreçte aylardır yaşanan tıkanıklığın üstesinden gelmek için bir danışma komitesi kurulduğunu açıkladı (AFP)
TT

BM'nin Libya diyaloguna ilişkin çabaları sürüyor

Williams, siyasi süreçte aylardır yaşanan tıkanıklığın üstesinden gelmek için bir danışma komitesi kurulduğunu açıkladı (AFP)
Williams, siyasi süreçte aylardır yaşanan tıkanıklığın üstesinden gelmek için bir danışma komitesi kurulduğunu açıkladı (AFP)

Zayed Hediyye
Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams, misyonunun desteklediği siyasi yol haritasını bu yılın sonunda genel seçimler doğrultusunda uygulamak için geri sayımın başladığını duyurdu.
BM misyonu, siyasi süreçte askıdaki yükümlülükleri yerine getirme ve diğer süreçlerde imzalanan anlaşmaların uygulanması önündeki engelleri aşma amacıyla diyalog taraflarına baskı uyguluyor. Türkiye'nin ise ‘çatışan taraflara silah tedarikinin durdurulmasını, yabancı savaşçıların ülkelerine gönderilmesini ve Libya’nın doğu ve batısındaki askeri unsurlara yönelik eğitim faaliyetlerinin dondurulmasını’ öngören askeri komite anlaşmalarını ihlal ettiği öne sürülüyor.

Williams diyalog komitelerine baskı yapıyor
Williams, Libya Siyasi Diyalog Forumu üyelerine kapalı devre yayın üzerinden yaptığı açıklamada, “Libya’da geçiş aşamasını ve onu yöneten tüm organları sonlandırmak için geri sayım, Tunus’ta kabul edilen yol haritasında belirtildiği üzere 21 Aralık’ta başladı” dedi. Yetkili, seçim tarihinden (24 Aralık 2021) ise vazgeçilmeyeceğini vurguladı.
Siyasi süreçte aylarca süren tıkanıklığın üstesinden gelmek için mevcut sorunların çözülmesine katkı sunacak bir danışma komitesinin kurulduğunu belirten Williams, “Libyalıların, tüm tartışmalı konularda uzlaşıya varmalarına yardım etmek için 15 üyeden oluşan bir danışma komitesine ihtiyaçları var” dedi.
Stephanie Williams, söz konusu danışma komitesinin adaylarını tanıtma mekanizması hakkında da şunları söyledi:
“Her adaylık üç imza ile desteklenmelidir. Misyon daha sonra, cinsiyet dengesi, gençlerin temsili ve çeşitli etnik kesimler de dahil olmak üzere tüm bileşenler arasında bir denge sağlama ihtiyacını dikkate alarak komite üyeliğini tamamlayacaktır.”
Williams, komite çalışmalarının ‘danışma niteliğinde olacağını ve bir zaman çerçevesi belirleneceğini’ vurgularken askıdaki meseleleri tartışmak, genel oturum için somut ve gerçek önerilerde bulunmak ve bu konularda karar almak için iki hafta müddet verileceği bilgisini paylaştı.

Zor bir görev ve kasıtlı bir baskı
Trablus’taki Devlet Yüksek Konseyi üyelerinden Saad bin Şerade, “Libya Siyasi Diyalog Forumu aracılığıyla kurulması önerilen danışma komitesi, Başkanlık Konseyi ve yeni hükümeti kurma mekanizmaları hakkında görüşleri birleştirmekle görevlendirilecek” dedi.
Şerade, danışma komitesinin, Siyasi Diyalog Forumu üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları, sınırlı basit bir zaman çizelgesinde çözme yeteneğinden şüphe duyduğunu belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Temel olmadan inşa edilen her şey yanlıştır. Siyasi diyalog komitesindeki bölgeler arası eşitsizlik kriz oluşturdu. Diyaloga üye 75 isim arasında devam eden bu anlaşmazlık, söz konusu kusurun sürmesi nedeniyle 15 kişilik danışma kuruluna taşınacak. Danışma Komitesi, 1 Ocak’ta göreve başlayacak ve bağımsız yürütme pozisyonlarını üstlenme hususundaki oylama mekanizmasına dair anlaşmazlığı aşmak için çözümler arayacak. Çalışmaları iki hafta boyunca devam edecek.”
Libyalı araştırmacı ve akademisyen Farac el-Carih de Stephanie Williams’ın Siyasi Diyalog Forumu üyelerine hitaben yaptığı açıklamaları, ‘anlaşmazlıkların üstesinden gelmeleri ve anlayışlara ulaşmaları için bir baskı girişimi’ olarak değerlendirdi.
Carih açıklamasına şöyle devam etti:
“Stephanie, diyalog komitelerinde sahada kalmak ve seçimlere ilişkin yol haritasını sabote etmek için kasıtlı olarak siyasi yolu engellemeye çalışan Libyalı taraflar olduğuna inanıyor. Zira seçimler, siyasi arenadaki varlıklarının sonlandığı anlamına geliyor.”
BM Temsilcisi'nin siyasi süreçteki her türlü müzakereden sonra oluşan inanç nedeniyle, birkaç kelimeyle özetlenebilecek bu mesajı gönderdiğini belirten Farac el-Carih, Stephanie’nin mesajının ‘siz kabul etseniz de etmeseniz de seçimler zamanında yapılacak ve siyasi arenada varsayılan ömrünüz kısa” anlamı taşıdığını vurguladı.

Türk askeri tatbikatları
BM misyonunun siyasi süreçte kapsamlı bir anlaşmaya varma çabalarına paralel olarak Türkiye, Cenevre ve Gadames’te imzaladığı askeri komiteler anlaşması ve hükümlerine yönelik adımlarına devam ediyor.
‘Çatışma taraflarına yönelik eğitim niteliği taşıyan tüm faaliyetlerin dondurulmasını’ öngören Cenevre Anlaşması’nın 2’inci maddesinin ihlali olduğu öne sürülen yeni bir adımla Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Savunma Bakanı Selahaddin en-Nimruş ve Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad, Türkiye ile ortak bir eğitim programı hazırlıklarına başladılar ve Trablus’un doğusundaki el-Hums şehrinde bulunan deniz üssünü denetlediler.
UMH’ye bağlı Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) Operasyon Odası da sosyal medya aracılığıyla şu açıklamalarda bulundu:
“Ziyaret, iki taraf arasında imzalanan askeri ve güvenlik iş birliği muhtırası çerçevesinde, Türk ordusu tarafından denetlenen UMH unsurlarına yönelik ortak eğitim programlarının uygulanmasına hazırlık olarak Hums Üssü'nün donanımlarının tamamlanmasını takip etmeyi amaçlamaktadır.”
İtalyan medya kaynakları açıklamayla eş zamanlı olarak, Libya’nın batısındaki el-Vatiyye Üssü'ne inen, Türkiye’den gelen iki askeri kargo uçağıyla ilgili haberlere yer verdiler.
Libya arenasında bir süredir rutin hale gelen kargaşa durumunun tek nedeni söz konusu haberler değil. Ancak İtalyan haber ajansı Nova, ‘bu uçaklardan birinin, yalnızca Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üye devletlere ait olan gelişmiş hava savunma sistemleri taşıdığını’ iddia etti. Ajans haberinde, “İkinci uçak, Suriye’nin kuzeyindeki Türkmen azınlığa ait unsurların yanı sıra bir dizi lojistik malzeme ve gıda malzemesi taşıyor” ifadelerini kullandı.
Bu noktada, el-Vatiyye’nin Libya ve Afrika’daki en büyük askeri üslerden biri olduğunu belirtmekte fayda var. Türk ordusuna ait birlikler, bir yılı aşkın süredir Misrata şehrindeki bir deniz üssünde bulunuyordu.

Suriyeli savaşçıların isyanı
Trablus’taki Libyalı kaynaklar, Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) karşı yürütülen savaşlarda UMH kuvvetlerini desteklemek için ülkeye gelen Suriyeli savaşçılar arasında bir hoşnutsuzluk atmosferinin olduğunu aktardılar.
Kaynaklar, sosyal medya organları aracılığıyla, Trablus’taki polis kolejinde onlarca Suriyeli paralı askerin, maaşlarının 5 aydır gecikmesini protesto ettiğini gösteren videolar yayınlandığına dikkat çektiler.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Libya’ya silah ve savaşçı tedarikine yönelik uluslararası ambargo ihlallerine yanıt olarak yaptığı açıklamada ülkedeki ateşkesi desteklemek için uluslararası gözlemcileri görevlendirme hususunda Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerine bir öneri sundu.
Guterres BMGK’ya Afrika, Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği gibi bölgesel kuruluş ve örgütlerden sivil ve askeri personelleri de içeren bir izleme grubunun oluşturulması için mesaj gönderdi.
Mesaj ile tüm ülkelere ‘BM’nin Libya’ya uyguladığı silah ambargosuna saygı duyulması’ çağrısı da yapılıyor. Zira yapılan açıklamalar ambargonun daha önce açık şekilde ihlal edildiği yönünde.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.