Paris, Afrika kıyılarından kısmi bir askeri çekilme duyurusu yapma hazırlığında

Fransa’da 2017'den bu yana aşırı sağcılar tarafından planlanan 5 saldırı engellendi

2020'nin son haftasında Mali'de öldürülen üç Fransız askerin cenaze alayı dün Paris'teki III. Alexandre Köprüsü'nden geçerken çekilen bir kare (AFP)
2020'nin son haftasında Mali'de öldürülen üç Fransız askerin cenaze alayı dün Paris'teki III. Alexandre Köprüsü'nden geçerken çekilen bir kare (AFP)
TT

Paris, Afrika kıyılarından kısmi bir askeri çekilme duyurusu yapma hazırlığında

2020'nin son haftasında Mali'de öldürülen üç Fransız askerin cenaze alayı dün Paris'teki III. Alexandre Köprüsü'nden geçerken çekilen bir kare (AFP)
2020'nin son haftasında Mali'de öldürülen üç Fransız askerin cenaze alayı dün Paris'teki III. Alexandre Köprüsü'nden geçerken çekilen bir kare (AFP)

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’nin dün Le Parisien gazetesinde yayımlanan açıklamalarının ardından bugün Fransa’nın Afrika Sahel bölgesi ülkelerinde, özellikle de Mali’de konuşlandırılan Barkhane Operasyonu gücünün kaderi hakkındaki söylentiler ve ortaya atılan bir tez neredeyse netleşti diyebiliriz. Parly, Fransa’nın ‘büyük bir ihtimalle geçtiğimiz yıl 600 kişilik takviye gücünü, geçici bir önlem olarak gönderildiklerinden ötürü yeniden konuşlandırmak zorunda kalabileceğini’ açıkladı.
Paris, 2014 yazında başlayan Barkhane Operasyonu çerçevesinde bölgede 5 bin 100 civarı asker konuşlandırdı. Parly'nin açıklamaları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un G5 Sahel Ülkeleri’nin (Moritanya, Mali, Burkina Faso, Nijer ve Çad) liderleri ile birlikte katılacağı ve bu ayın sonlarında veya gelecek ayın başlarında Çad’ın başkenti Encemine’de yapılması planlanan Fransa-Afrika Zirvesi vesilesiyle açıklayacağı bir kararın ‘ön hazırlığı’ olarak görülebilir.
Fransız kaynakları, kısmi geri çekilme talebinin veya ‘bir yeniden konuşlandırmanın’ askeri açıdan kabul edilebilir olduğunu belirtiyorlar. Kaynaklara göre Parly’nin açıklamaları ayrıca, Paris'in bugüne kadar 20’si Fransız devriyelerinin geçiş güzergahına yerleştirilen el yapımı patlayıcıların (EYP) infilak etmesi sonucu olmak üzere 50 askerini kaybettiği Sahel bölgesindeki Fransız askeri operasyonunun ne zaman sona ereceği ile ilgili kamu oyunda dillendirilen sorulara da yanıt veriyor.
Paris'in sadece geçtiğimiz hafta radikal İslamcı örgütlerin faaliyet gösterdiği Mali, Nijer ve Burkina Faso'nun sınırlarının birleştiği üçgende iki ayrı bombalı saldırıda 5 askerini kaybettiğini hatırlatmakta fayda var. Parly, Fransız askerlerinin sayısının azaltılmasını, özellikle geçtiğimiz yaz iki ana örgüte, yani DEAŞ ve İslami Mağrip El Kaidesi'ne (Tanzim el-Kaide fi Bilad el-Mağrib el-İslami) karşı elde edilen ‘büyük askeri başarılarla’ ilişkilendirdi.
Parly'e göre Barkhane Operasyonu 2020 yılında ‘gerek terörist grupların bazı üst düzey liderleri etkisiz hale getirilerek olsun gerek tedarik zincirlerine yönelik baskınlar düzenlenerek olsun büyük askeri başarılar elde etti’. Fransız bakan açıklamasında, özellikle geçtiğimiz Haziran ayında Mali'nin kuzeyinde düzenlenen bir hava saldırısıyla öldürülen Mağrib El Kaidesi liderlerinden Cezayirli Abdulmalek Droudkel ve Bah Ag Moussa’ya atıfta bulunuyordu.
 Ancak geçtiğimiz cumartesi günü hayatını kaybeden iki askerin öldürülmesi olayında olduğu gibi tuzaklanan EYP’lerin neden olduğu askeri kayıpların artmasıyla, askerleri taşıyan hafif zırhlı araçların sağladığı korumada ve istihbarat kanallarında bir zayıflık olduğunun düşünülmesi, Fransız ordusu komuta kademesi için bir başka sorunu teşkil ediyor. Bu yüzden Fransız ordusunda, askerleri, ‘cihatçı’ gruplar için tercih edilen bir silah haline gelen EYP’lerden koruyacak daha korumalı araçların kullanılması talepleri dillendirilmeye başladı.
Parly açıklamasında, “Teröristler korkakların silahını kullanıyor. Askerlerimizi daha iyi korumak için daha fazlasının yapılacağını umuyorum” dedi.
Öte yandan Fransa ve Mali arasında isyancı gruplarla nasıl başa çıkılacağı konusunda eski bir görüş ayrılığı olduğu herkes tarafından biliniyor. Paris, Bamako’nun istediği uzatılmış politikaya her zaman karşı çıkarken bu durum, geçtiğimiz sonbaharda bir Fransız olmak üzere 5 rehinenin serbest bırakılması karşılığında yüzlerce isyancının serbest bırakılmasına yol açan müzakerelerde açıkça görüldü.
Aslında Parly'in açıklamalarından da anlaşılacağı üzere sinyaller Paris’in tutumunu değiştirdiği yönünde işaret ediyor. ‘El Kaide ve DEAŞ gibi terörist gruplarla müzakere yapılmazsa, ayrım gözetmeksizin herkesi öldürebileceklerini’ söyleyen Parly, ‘silahlarını bırakan ve aşırılık yanlısı suç ideolojisine göre hareket etmeyen insanlarla’ müzakere kapılarını açık bıraktı.
Paris, kendisiyle diyalog kurmak isteyenleri, 2015 yılında Cezayir’de imzalanan barış ve uzlaşı anlaşmalarına katılanlar olarak görüyor. Hiç şüphesiz Paris, asker sayısını azaltma sürecini tamamlamak için G5 Sahel Ülkeleri Ortak Gücü ile iş birliği içinde sürdürülen Barkhane Operasyonu bölgesinde elde edilen ‘başarılara’ güveniyordu. Dolayısıyla bazı gözlemciler, ‘cihatçı’ örgütlerin Barkhane Operasyonu çerçevesinde görev yapan asker sayısını azaltmayı bir zayıflık işareti olarak görebileceklerini göz ardı etmiyorlar. Paris'in insani ve maddi yüklerini azaltmak için Afrika güçlerinin ‘cihatçılarla’ mücadeleye daha fazla dahil olacağını düşündüğü bilinen bir gerçek. Ayrıca özellikle yavaş yavaş ortaya çıkan ve Avrupalı komandolardan oluşturulan ‘Takuba Task Force’ (Takuba Görev Gücü) aracılığıyla Avrupa ülkelerinin Barkhane Operasyon bölgesinde daha fazla desteğinin olmasını bekliyor.
Bir diğer gelişmede ise Fransa İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Laurent Nunez, güvenlik güçlerinin 2017'den bu yana toplam 33 operasyon gerçekleştirdiğini ve geçtiğimiz yıl ‘iki terör saldırısını girişimini engellemeyi’ başardığını açıkladı. Fransız yetkili, tarihler ve hedefler hakkında herhangi bir ayrıntı vermedi. Dün düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, radikal ​​İslamcı terörizmin ‘öncelikli bir tehdit’ olarak gördüklerini belirten Nunez, teröristlerin planlarını bozmanın daha da zorlaştığını kaydetti.
Nunez ayrıca, 2017 yılından bu yana Fransız aşırı sağcılar tarafından planlanan 5 saldırının da önlendiğini sözlerine ekledi.
Öte yandan Fransa parlamentonun üst kanadı Senato’da ve alt kanadı Millet Meclisi’nde bu ay, hükümetin radikal İslamcılarla mücadele tasarısı ele alınacak.



Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
TT

Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)

Venezuela muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado, muhalefet üyesi Juan Pablo Guanipa'nın dün hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Karakas'ta "ağır silahlı adamlar" tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Machado, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Dakikalar önce Juan Pablo Guanipa, Karakas'ın Los Choros mahallesinde kaçırıldı. Sivil kıyafetli, ağır silahlı dört araç geldi ve onu zorla götürdü. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
TT

Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)

Güney Kore ordusu, bugün Kuzey Gapyeong eyaletinde rutin bir eğitim görevi sırasında bir AH-1S Cobra askeri helikopterinin düştüğünü ve iki kişilik mürettebatının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ordu yaptığı açıklamada, helikopterin saat 11:00 civarında, nedeni henüz netleşmeyen bir şekilde düştüğünü belirtti. İki mürettebat yakındaki bir hastaneye kaldırıldı ancak yaralanmaları nedeniyle hayatlarını kaybetti.

Kaza sonrasında, ordu bu modeldeki tüm helikopterlerin uçuşlarını durdurdu ve kaza nedenini araştırmak üzere bir acil müdahale ekibi oluşturdu. Ordu, eğitim görevinin motor çalışır haldeyken acil iniş prosedürlerinin uygulanmasını içerdiğini belirtti.


İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.