Neom’daki ‘The Line’ şehri dünyayı korumada öncü model oluşturuyor

Suudi Arabistan dünyaya çevre dostu The Line’ı tanıttı.

Neom’daki ‘The Line’ şehri dünyayı korumada öncü model oluşturuyor
TT

Neom’daki ‘The Line’ şehri dünyayı korumada öncü model oluşturuyor

Neom’daki ‘The Line’ şehri dünyayı korumada öncü model oluşturuyor

Dünyanın en büyük petrol ülkesi olan Suudi Arabistan, kuzeybatısındaki Neom’da ‘The Line’ projesi aracılığıyla çevreyi ve gezegeni korumaya yönelik atılımının tanıtımını gerçekleştirdi. Tanıtım, Neom Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman aracılığıyla yapıldı.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, “The Line’deki yatırımın temelini Suudi Arabistan hükümeti, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve Neom projesinin yerel ve uluslararası yatırımcılarının 10 yıllık bir süre boyunca 500 milyar dolarlık desteği oluşturacaktır” açıklamasında bulundu. Projenin altyapısının maliyetini 100 ila 200 milyar dolar arasında olduğunu belirtti.
Veliaht Prens’e göre The Line projesinin ilanı, son üç yıllık hazırlık ve planlamanın bir özeti niteliğindeydi. Bu yılın ilk çeyreğinde başlayan ve şu an Neom’da devam eden yoğun geliştirme çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturan projenin şehirdeki tüm sistemlerle teknik şekilde entegre olacağı kaydedildi.
Muhammed bin Selman açıklamasını devamında “Örneğin navigasyon, nüfus için benzersiz bir kullanıcı deneyimi sağlamak üzere sistemlerin geri kalanıyla bağlantılı olacak ve yapay zeka tekniklerine dayanacak” dedi. Muhammed bin Selman projenin, insanlık için bir medeniyet devrimi olacağına dikkat çekti. Çevre dostu kılan özellikleriyle doğa koruma alanında da devrim yapacaklarını vurguladı.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman geçen pazar günü ‘gelecekte kentsel toplumların nasıl olabileceğine dair devrimci bir model ve doğa ile yaşamak için bir denge sağlayan bir plan olarak’ Neom’a bağlı ‘The Line’ şehri projesinin tanıtımını yaptı.
Muhammed bin Selman, tanıtımda şu açıklamalarda bulundu:
“Çağlar boyunca şehirlerde insanları dar alanlarda himaye etmek ve insanlığa öncelemek için sanayi devrimi, ardından makine, araba ve fabrika inşa edilmiştir. Bu tarz şehirler dünyanın en iyisi olduğunu iddia etmiş, içerisindeki insanlar ise yıllarını seyahat etmekle geçirmiştir. Bu süre 2050’de ikiye katlanacak. Artan karbon emisyonları ve yükselen deniz seviyeleri nedeniyle bir milyar insan yerinden olacaktır. Peki, gelişim yolunda niçin doğayı feda ediyoruz? Niçin çevre kirliliği nedeniyle her yıl 7 milyon insan ölüyor? Niçin yılda bir milyon kişiyi trafik kazalarında kaybediyoruz? Bir insan hayatının işe gidip gelmekle heder oluşunu neden kabulleniyoruz? Şehir kavramını fütürist şehirlere taşımamız gerekiyor. Bugün ise Neom Başkanı olarak size The Line’ı sunuyorum: Neom topraklarında 170 kilometrekarelik bir alana yayılan, doğanın yüzde 95’ini koruyan milyonluk şehir. Araçlar, caddeler ve karbon emisyonu yok.”
11 Ocak’ta şehrin, dünyanın en büyük şehir ve başkentlerini alaşağı ettiği kalite ve uygulamanın şaşırtıcı yönlerine değinen projenin detayları yayınlandı. İşte mega projenin ayrıntıları:

Çevre dostu
Son resmi veriler, The Line projesinin dünyanın en saf küresel şehri ve dünyadaki en çevre dostu şehir olacağı yönünde. Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik’in kara ve deniz koruma alanları tanımına göre The Line’ın da dahil olduğu Neom, yüzde 54 ile Yeni Kaledonya, yüzde 48 ile Butan ve yüzde 19 ile Avustralya gibi vahşi doğa ile ilgilenen, ve ayrıca yüzde 49 ile Fransa, yüzde 43 ile İngiltere ve yüzde 41 ile Avustralya’nın önde geldiği deniz doğasına ilişkin çalışan bölgelerin başında yer alıyor. Karada ve denizde yüzde 95 oranı ile en büyük kentsel doğa koruma alanı olacak.
Neom’un coğrafi konumunun sahil, kıyı çölü, dağlar ve yüksek vadiler olmak üzere 4 doğal bölgeyi birbirine bağlayan kapsamlı özelliklere sahip olduğu biliniyor.

Navigasyon ayrıcalığı
The Line şehri, büyük şehir modellerinin planlarına benzemeyen küresel bir ayrıcalığa sahip olacak ve böylece Neom da geleneksel altyapının sınırlamalarından uzak, yenilikçi bir tasarım için ideal bir bölge haline gelecek. Öyle ki ‘günlük hayatın tüm ihtiyaçları aynı mesafede’ bulunacak.
The Line şehri, rekor zamanlamasıyla en yakın rakiplerinin planlarından farklı olacak. New York şu an 2050 yılında açık alanlara yürüyerek 10 dakikada ulaşılması için çalışıyor. Fransa’nın başkenti Paris ise (halkın ihtiyaçlarının çoğunu karşılayabilmesi için) 2030’a kadar mahalleler içerisindeki yürüyüş mesafesini 15 dakikaya düşürmeyi hedefliyor. Aynı şekilde Avustralya’nın güneyindeki Melbourne de 2050 yılına kadar mahalleler içerisindeki yürüyüş mesafesini 20 dakikaya indirmek için çalışıyor.

Sıfır kalabalık
The Line, küresel düzeyde meydan okunması zor bir denklemde, son 10 yılda büyük şehirlerdeki nüfusun arttığı bir zamanda, kalabalığın olmadığı (sıfır kalabalık- sıfır sokak) bir şehir olacak. Mevcut en son istatistikler, dünyanın en kalabalık 10 şehrindeki araç sürücülerinin kalabalık nedeniyle yılda ortalama 168 saati boşa harcadığını gösteriyor.
The Line, Paris ve Çin’in başkenti Pekin gibi en yakın rakiplerinden yüzde 9, Londra’dan yüzde 14, New York’tan yüzde 30 ve Los Angeles’tan da yüzde 36 oranında uzak.
The Line üç kat olacak şekilde tasarlandı. İlk kat yalnızca yayalara özel, gizli bir alt yapı katmanı şeklinde inşa edilecek. İkinci kat hizmetlere özel olacak. Üçüncü kat da yeni nesil teknolojiler, yüksek hızlı ulaşım araçları ve yapay zeka destekli ulaşım araçlarıyla çalışan lojistik için omurga olarak değerlendirilecek.

Bilişsel toplum
The Line şehri, Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki Neom sahilinin 170 kilometrelik bölümünde, gürültü ve kirlilik olmayan, araç ve kalabalık bulunmayan bir ortamda, yapay zeka ile birbirine bağlı ve geliştirilmiş bilişsel toplumlar fikrini sunuyor. Harap olmuş altyapı, çevre kirliliği, kentsel ve nüfus yayılımı gibi insanlığın ilerlemesini engelleyen kentsel genişlemeye meydan okuyor.
11 Ocak’ta açıklanan verilere göre bilişsel ‘The Line’ toplumları çevreyle uyumlu, tamamen yenilenebilir enerji ile çalışan, kirlilik ve gürültüden uzak sağlıklı bir çevre yaratacak akıllı bir altyapıya dayanıyor.
The Line, insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli alanlardan yetkinlikleri, bilimsel akılları ve becerileri kucaklamak için bilgi ekonomisi inşa ederek sağlam bir temel oluşturacak, Suudi Arabistan’ın GSYİH’sine yaklaşık 180 milyar dolar katkıda bulunacak ve 380 bin kişiye istihdam sağlayacak.
Proje tarafından yayınlanan belgeler, bilişsel The Line toplumlarının yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımının yanı sıra çevreyi koruma sorumluluğunun her düzeyde sürdürülebilir uygulamaları teşvik eden yasal yasa ve yönetmeliklerin ayrılmaz bir parçası olacağını açıkça ortaya koydu. Aynı şekilde özellikle yürümeyi teşvik etmek, yeni güzellik ve huzur ufukları oluşturmak için tasarlanan şehir, arabaları değil insan konforunu ve sağlığını önceliyor.
The Line, çok kullanımlı mahalleleri ile bilişsel topluluklarının sakinleri açısından hızlı ve kolay hareketlilik sağlayacak. Mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılayan tüm tesislere kısa bir yürüme mesafesinde erişimi kolaylaştıracak. Bu mahalleler, aynı zamanda parklar, bahçeler, çevre ve sürdürülebilir gıda üretimi ile gelişecek.

Önce insan
Neom, 11 Ocak’ta projeyle ilgili yapılan çeşitli açıklamalarda da belirtildiği gibi ‘Önce İnsan’ ilkesine odaklanıyor. Açıklamalarda, The Line şehrinin temel noktasının ‘insan’ olduğu toplumların ilerlemesi yoluyla kentsel gelişim kavramını yeniden tanımlayacağı belirtildi. Bu durum, 150 yıldan daha uzun bir süredir ilk kez yaşam kalitesini artırıyor ve tıp merkezleri, okullar ve eğlence tesisleri de dahil olmak üzere tüm temel hizmet tesislerine erişimi sağlıyor. Ayrıca şehir, yeşil alanlara 5 dakikalık yürüme mesafesi olmasına odaklanıyor. Yüksek hızlı ulaşım çözümleri navigasyonu kolaylaştıracak.
Proje, inovasyonu teşvik eden iş ortamı ile sakinleri için olağanüstü bir yaşam kalitesine dayalı bir yaşama odaklanıyor.

Yapay zeka
The Line toplumları, insanlarla iletişim sürecini daha önce görülmemiş yeteneklerle donatılmalarına ve etkileşime girmelerine olanak tanıyacak bir şekilde yapay zeka tekniklerine dayalı olarak yönetilecek. Böylece konut sakinlerinin ve şirketlerin zamanından tasarruf edilecek.
Proje belgelerinde, toplumların kendi aralarında birbirlerine bağlı olacağı belirtildi. Verilerin yüzde 90’ı altyapı yeteneklerini geliştirmek için kullanılacak.
The Line şehri, dünya yaşamına yeni bir anlam veriyor ve gelecekteki şehirleri doğayla uyumlu hale getirmek için benzersiz bir yaklaşımı yansıtıyor. Karbon salınımı açısından olumlu bir gelecek sağlarken tamamen temiz enerjiye bağlı olması planlanıyor. Açıklamalarda ayrıca bilişsel The Line toplumlarındaki tüm eylemlerin, yapay zekanın ve robotik içerik de dahil dijital çerçevenin tutarlı bir şekilde birbirine bağlı olacağı kaydediliyor.
Yayınlanan belgelere göre bu durum isürekli büyümeye ve gelişmeye izin veren kolektif zeka platformunun ortaya çıkmasını sağlıyor. Ayrıca akıllı sistem, yalnızca etkileşimi değil, toplanan verilerin yüzde 90’ını da kullanarak analiz edebiliyor. Böylece bilişsel The Line toplumları, sakinlerinin bölgenin ve içerdiği sektörlerin kişiliğini yansıtacak bir şekilde kendi kendine yeterli olabilecek.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.