Lübnan’da koronavirüse bağlı ölümler artıyor

 Lübnan hastaneleri koronavirüs vakaları ile dolu (AFP)
Lübnan hastaneleri koronavirüs vakaları ile dolu (AFP)
TT

Lübnan’da koronavirüse bağlı ölümler artıyor

 Lübnan hastaneleri koronavirüs vakaları ile dolu (AFP)
Lübnan hastaneleri koronavirüs vakaları ile dolu (AFP)

Lübnan’da, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) bağlı günlük vaka sayılarının artması, yoğun bakıma alınması gereken vaka sayılarının ve can kayıplarının yükselmesine neden oluyor. Aynı zamanda ülkede, çoğu hastanedeki hizmet kapasitesi aşıldığı için, kötüleşen epidemiyolojik duruma yönelik uyarılar yapılıyor.
Refik Hariri Üniversitesi Hastanesi'nin Müdürü Firas el-Abyad, ülkede son günlerde günlük olarak yaklaşık 30 vakanın daha yoğun bakıma alınması gerektiğini, yaklaşık 40 kişinin de virüs sebebiyle hayatını kaybettiğine dikkat çekerek gelecek haftaların zor olacağına yönelik uyarıda bulundu. Lübnan’da salgının başlangıcından bu yana kaydedilen toplam vaka sayısı 252 bini aşarken bin 900 kişi de virüs sebebiyle hayatını kaybetti.
El-Abyad Twitter hesabından paylaştığı bir yazıda, hastanelerin şu anda aşırı kalabalık olduğuna ve daha fazla yatağa acil ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, özel hastanelerin herhangi bir mali hesaba bakmaksızın kapasitelerini geçici olarak artırmaları gerektiğini vurguladı.
Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hasan dün, hastane faturalarının ilgili şirket tarafından incelenmesinin tamamlanmasının ardından, koronavirüs hastalarının Dünya Bankası kredisinden tedavi edilmesi kapsamında devlet ve özel hastanelere ilk ödemenin yapılması için belgeleri imzaladı.
El-Abyad Refik Hariri Üniversite Hastanesi'nin bu hafta ek bakım yatakları temin edeceğini, geri kalan zorunlu olmayan tıbbi faaliyetlerin durdurulacağını ve kaynaklarının koronavirüs bölümlerine tahsis edileceğini ve bir aşılama merkezinin hazırlanacağını duyurdu.
İlgili kişiler Lübnan’ın İtalya örneğinin konumuna ulaşmasına yönelik uyarıda bulunurken, Ulusal Sağlık Dairesi Başkanı Dr. İsmail Sukkariye İtalya'nın “Tüm hastanelerini seferber ettiğini halde koronavirüse vakaları seli ile başa çıkamadığını ancak Lübnan’ın tüm hastanelerini seferber etmediğini” belirterek “Ülkedeki karar alma çevrelerini ve bilimsel olsa bile her şeyi üzerinde anlaşmazlık olmasını” eleştirdi.
Sukkariye, “Devlet hastanelerini donatılması için yıllar boyunca kredi olarak harcanmış olan milyarlarca dolar ve bu konularla ilgili yargı organlarında bugüne kadar 50 dosya olduğunu” olduğunu belirtti ve ekledi: “Özel hastaneler geçmişte milyarlar kazandılar ve şimdi sorumluluklarını üstlenmeleri gerekiyor.”
Diğer yandan, (Dürzi) İlerici Sosyalist Partisi’ne bağlı yerel Güney Bekaa Haber Ajansı, her geçen gün artan koronavirüs vaka sayısı ve bunun hastaneler üzerinde yarattığı baskı sebebiyle “Koronavirüs Hastalarına Evde Bakım” girişimini başlattı. Ajans “Evde bakım girişiminin, Rashaya’nın tüm köylerinde ve güney Bekaa'da, ateş ölçer, tansiyon aleti, oksijen aleti ile donatılan doktorlar, hemşireler, sağlık görevlileri ve gönüllülerden oluşan bir ekip (25 sağlık görevlisi ve hemşire) ve her hastanın tıbbi durumunu değerlendirmek için merkezi bir uzman doktor ekibi (3 doktor) aracılığı ile, uzman doktora danışılmasının ardından gerekli talimatların ve rehberliğin verilmesi, hastaların sağlık durumlarını evlerinde takip edilmesi ve gerektiğinde oksijen makinelerinin temin edilmesinin sağlanması ile evlerinde tedavi gören tüm vakaların tıbbi takibini hedeflediğini” açıkladı.
Öte yandan Lübnan’ın önümüzdeki hafta başlarında sona erecek olan genel kapanma süresini uzatması bekleniyor.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.